• BIST 87.143
  • Altın 219,609
  • Dolar 5,8507
  • Euro 6,6489
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C

Türkiye’de turizm diye, diye...

Öner Y. Ilgaz

Yıl 1976, Asta kongresi Madrid’te yapılıyor. TURSAB’ın ilk başkanı rahmetli can dostum Özcan Yuvalı, Wander Zee’den rahmetli Aydın Turuman, Bahattin Yücel ve diğer arkadaşlar birlikteler. 1618 sayılı Acenteler Birliği Kanunu’nun “ek maddesi” ile kurulan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği heyeti olarak Madrid’teler.
Ben de İspanya’da turizmin babası sayılan o zamanlar AP partisinin başkanı Fraga İribarne’den onların görüşmesi için randevu aldım.
Arkadaşlardan da ricam şuyudu: Geçmiş Franco rejimine dokundurmalı soru sorulmasın. Sadece İspanya nasıl turizm de buralara geldi gibi sorular daha şık olur.
AP partisinin genel merkezinde toplandık. Bizimkilerden biri, ismi lâzım değil ama uzun boylu olanı sanki uyarmamışım gibi “Efendim turizmde başarılı olmak için askeri rejim mi gerekir?” sorusunu patlatıverdi.
Ortada buz gibi bir hava esti. İribane ile gözgöze geldik. Bakışları “Bu soru nereden çıktı?” gibiydi.
Adam yine de cevap verdi:
“Turizmde başarılı olmak istiyorsanız kısır düşüncelerden uzak kalıp, kafa yapınızı değiştirmeniz lâzım...”

oner-ilgaz-madrid.jpg

Turizm Magazin'in Madrid temsimlcisi iken kısa adı WTO olan Dünya Turizm Örgütü Genel Sekreter Yardımcısı  Rajeh Rawat ile 1978’de yaptığım ropörtaj da aldığım cevap ta enteresandı
WTO ”Türkiye bizden hiçbir teknik talepte bile bulunmadı….”demişlerdi.
1976 yılından bahsediyoru. İspanya’nın o zamanki turizm geliri yılda 40 milyon dolardı.
1970 yılından itibaren profesyonel olarak ve 1964’te amatör olarak gönül vererek sektör olarak seçtiğim turizmde 50 yılım geçmiş.
Ülkemde halen turizm hak ettiği değeri bulamadı.Tabii ki ülke genelinden turizmi ayırmıyorum. Genelde ne oluyor ise turizm sektöründe de benzer şeyler yaşanıyor.
Türk turizmine her önüne gelen sahip çıkıyor. Her parası olan seyehat acentesi açıyor, otel açıyor, lokanta ve benzerlerini açıyor.
Bakanlık, TOBB, Türsab, Turob, Tureb, Türofed ve odalar... Hepsi tek başına Türk turizminin sahibi...
Bakanları artık takip etmiyorum.
Turizm Bakanlığı’na eskiden “ricacı bakanlık, kokteyl bakanlığı”denirdi. Şimdi sadece bakanlık oldu. Bu durumda yıllarını bu bakanlıkta tüketeten değerli bürokratları tenzih ederim.
Türkiye 70’li yıllardan beri plânlama yapmadığı için turizmde de böyle uzun vadeli plânlarımız yok maalesef...
Yukarıda saydığım kuruluşlar da bir araya gelerek “Türk turizmi için neler yaparız” görüşüyle bir çatı altında neden toplanamazlar?
Yedi bine yakın seyahat acentesi, binlerce yatak, oteller, 100’e yakın müze ve ören yerleri, özelliği olan Türk mutfağı var. Yani turizm için herşeyimiz var gibi görülüyor.
İstatistiklerde sınırlarımızdan giren TIR şoförünü bile turistten saysakta bir türlü istediğimiz turizm gelirlerine ulaşamıyoruz.
Farkındamısınız artık yıllardır dilimizde “tanıtım” diye bir şey yok.
Bu ülkemizin tanıtıma ihtiyacı olmadığındanmıdır?
Yoksa ülke yaşadıklarıyla dünyaya kendisini zaten tanıtıyor bir de turizm tanıtmasına gerek yok mu diyoruz acaba?
Ülkemin turkuaz denizleri, sıcak güneşi, altın renkli kumları filan derken mavi minicik bir kuş konuverdi klevyelerin üzerine...
Uç desem uçamaz, öt desem ötemez...
Dostlukla kalın

Bu yazı toplam 6332 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.