AB'DE SERBEST DOLAŞIM TARİH Mİ OLUYOR?
Düzensiz göç endişesi ve aşırı sağın güçlenmesi, AB'de Schengen ile sağlanan serbest dolaşımın sulandırılmasına mı yol açtı? Schengen'in sonu, Avrupa ekonomisini nasıl etkiler? Uzmanlar neden siyasetçileri uyarıyor?

10 Temmuz 2025 Perşembe 21:00
İSTANBUL - Düzensiz göç endişesi ve aşırı sağın güçlenmesi, AB'de Schengen ile sağlanan serbest dolaşımın sulandırılmasına mı yol açtı? Schengen'in sonu, Avrupa ekonomisini nasıl etkiler? Uzmanlar neden siyasetçileri uyarıyor?
Hollanda, Belçika ve Almanya'dan sonra Polonya'nın da sınırlarında geçici kontrollere başlaması, Avrupa Birliği'nde (AB) serbest dolaşımın artık fiilen son bulacağı endişesini artırdı.
Polonya, pazartesi günü itibarıyla Almanya ve Litvanya ile sınırlarında başlattığı geçici sınır kontrollerini "insan kaçakçılarıyla mücadele" ve "düzensiz göçün önlenmesi" ile gerekçelendiriyor.
Kontrollerin, sınırdan yasadışı göçmen kaçakçılığı yapanlara yönelik olduğunu duyuran Polonya İçişleri Bakanı Tomasz Siemoniak, "normal yolcuların endişe etmesi gereken bir durum olmadığını" savundu.
Polonya'nın kara sınırlarında başlattığı ve şimdilik 5 Ağustos'a kadar sürmesi öngörülen sınır kontrolleri nedeniyle bu sınırlardan geçecek herkese kimliklerini, geçerli seyahat belgeleri ve pasaportlarını üzerinde bulundurma çağrısı yapıldı.
Sınır kontrollerine 5 bin askerin ve insansız hava araçlarının destek vereceği, ilk günkü denetimlerde ise 800 sınır muhafızı, 300 polis, 200 jandarma ve gönüllülerden oluşan iç güvenlik örgütlerinden 500 kişi katıldığı açıklandı.
Sınır muhafızları özellikle otobüs, minibüs ve çok sayıda yolcu taşıyan araçların yanı sıra renkli camlı araçlara odaklanacaklarını söylüyor.
Polonya Almanya'yı sorumlu tutuyor
Polonya Başbakanı Donald Tusk, neden kara sınırlarında kontroller başlattıklarını açıklarken Almanya'ya işaret ediyor.
Aslında ülkesinin kara sınırlarında kontrolleri yapmamayı tercih ettiğini söyleyen Tusk, bunun Almanya'nın tek taraflı sınır kontrollerini bir tepki olduğunu defalarca açıkça ifade etti.
Almanya Ekim 2023'ten bu yana Polonya ile sınırlarında geçici sınır kontrollerini başlatmış, Mayıs ayında göreve başlayan Friedrich Merz başbakanlığındaki yeni Alman hükümeti ise bu denetimlerin sıkılaştırılması talimatını vermişti.
Yeni İçişleri Bakanı Alexander Dobrint ayrıca Almanya'ya iltica etmek için gelenlerin de artık sınırlardan geri gönderileceğini ilan etmişti.
Alman İçişleri Bakanlığı, bu kararın uygulanmaya başlandığı 8 Mayıs'tan bu yana Polonya'dan gelen yaklaşık 1300 kişinin ülkeye girişine izin verilmediğini duyurdu.
Hristiyan Birlik Partileri'nin (CDU/CSU) Federal Meclis'teki Grup Başkanı Jens Spahn, Alman basınına yaptığı açıklamalarda sınır kontrollerini "komşuları kızdırmak için değil, Alman halkını düzensiz göçün oluşturduğu yükten korumak için" başlattıklarını savunuyor.
Alman Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da "Ben düzensiz göçün hepimizi etkilediği görüşündeyim ve bu nedenle daha fazla düzene ihtiyacımız var, Avrupa'da ve Avrupa ile birlikte daha fazla düzen bir gereklilik" sözleriyle, AB'nin iç sınır kontrollerinin bir gereklilik olduğunu, bunun bir geçiş süreci olduğunu belirtiyor.
Domino etkisi mi?
Schengen Anlaşmasıyla, AB'de bu anlaşmaya taraf üye ülkelerde kişilerin serbestçe seyahat etmesi sağlanmış, üye ülkeler arasında sınır denetimlerini kaldırılmıştı.
Ancak pek çok AB üyesi ülkenin sınır kontrollerinin geçici de olsa yeniden başlatılması, Schengen'in akıbeti ile ilgili endişeleri artırıyor, hareketli tartışmalara yol açıyor.
Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Katarina Barley, Almanya'nın sınır denetimlerini başlatması sonrasında Polonya'nın benzer adımlar atmasının "kısasa kısas yaklaşımının bir yansıması olduğuna" işaret etti.
Alman televizyonlarına demeç veren Barney, "Bu domino etkisi elbette tüm Schengen sistemini sınırlarına getirir" diye uyardı.
Siyasi sembolizmden mi ibaret?
Brüksel'deki pek çok gözlemciye göre "kısasa kısas önlemleri" daha derin bir değişimi, Avrupa dayanışmasından ulusal reflekslere doğru bir kayışı yansıtıyor.
DW'ye konuşan Lüksemburg Üniversitesi öğretim üyesi Birte Nienaber'e göre Avrupa'da seyahat özgürlüğü, Schengen üyesi her üyenin geçici sınır kontrollerini başlatmasıyla yavaş yavaş erozyona uğruyor.
Nienaber, sınır kontrollerinin düzensiz göçü engellemede bir etkisi bulunmadığını söylüyor, "Bunlar tamamıyla siyasi sembolizmden ibaret” diyor.
Avrupa'da aşırı sağcı güçlerin yükselişiyle birlikte popülist söylemlerin tüm partilerde zemin kazandığının altını çizen Birte Nienaber'e göre göç konusunda sert tutum gösterme baskısı altındaki siyasetçiler, görünür ve kamuoyunda yankı uyandıran sınır kontrolleri ile kitleleri memnun etmeye çalışıyor.
Nienaber, "Kaçakçılar ya da düzensiz giriş yapmaya çalışanlar resmi kontrol noktalarından nasıl kaçacaklarını çok iyi biliyorlar... Kontroller onları durdurmuyor. Kontroller sadece düzensiz göçün kontrol edilebildiği izlenimini yaratıyor" sözlerini kaydediyor.
Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi'nin (CEPS) göç uzmanı Davide Colombi de bu tür politikaların sonuca ulaşmaktan çok algı yaratma ile sınırlı olduğu görüşünde.
DW'ye konuşan Colombi, AB'ye üye ülkelerin, şimdiye kadar göçü engellemek ya da terör saldırılarını önlemek için sınır kontrollerinin işe yaradığını kanıtlamakta başarısız olduklarının altını çiziyor.
Alman iş dünyası neden endişeli?
AB iç sınırlarındaki kontroller, Alman iş dünyasını endişelendiriyor.
Almanya Sanayi ve Ticaret Odası (DIHK) Genel Sekreteri Helena Melnikov, Polonya'nın sınır kontrollerini başlatmasıyla birlikte endişe verici geri bildirimler aldıklarını duyurdu.
Alman basınına konuşan Melnikov, Almanya-Polonya sınırında yaşayan ve bu sınırlardan işe gidenlerin artık güvenilir bir şekilde ve zamanında işlerine gidememeleri halinde ciddi sıkıntılar yaşanabileceği, Almanya'daki kalifiye eleman sıkıntısının büyümesine yol açabileceği konusunda uyardı.
Helena Melnikov, perakende sektörü, sınıra yakın yiyecek içecek sektörü, hasta bakım ve sağlık sektörü ile büyük sanayi şirketlerinin bu süreçten etkilendiğini de sözlerine ekleyerek, "Şirketlerin yeni sınırlara değil, güvenilirliğe ve hareket özgürlüğüne ihtiyacı var” dedi.
Almanya Toptancılık ve Dış Ticaret Birliği (BGA) Başkanı Dirk Jandura, Alman basınına yaptığı açıklamada sınır kontrolleri nedeniyle tedarik zincirlerinde de sorunlar yaşanabileceğine dikkat çekti, "sınır kontrolleri siyasi baskı aracı olarak kullanılmamalı" diye konuştu.
Düzensiz göçmenler araçsallaştırıyor mu?
Alman polis sendikasından da dikkat çekici bir uyarı geldi.
Alman Polis Sendikası (GdP), Almanya sınırından geri gönderilen düzensiz göçmenlerin Polonya'da geri kabul edilmesi için iki ülke makamları arasında gerilim değil işbirliği olması gerektiğine dikkat çekti.
Sendika yöneticisi Andreas Rosskopf, Almanya'nın geri gönderdiği düzensiz göçmenlerin Polonya'da kabul edilmemeleri halinde "siyasetçilerin pinpon topuna dönüşecekleri" endişesini dile getirdi. Rosskopf, insan hayatının söz konusunu olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasında "pinpon oyununa benzer bir süreç yaşanmamalı" diye konuştu.
Schengen sulandırılıyor mu?
AB hukuku, istisnai durumlarda iç sınır kontrollerine izin veriyor. Ancak bunların altı ay ile sınırlı tutulması gerekiyor. Uzatma da ancak somut ve makul gerekçelerle mümkün.
Oysa Fransa'da kontroller neredeyse on yıldır yenilenen uzatmalarla kesintisiz olarak devam ediyor. Avusturya, Danimarka, İsveç ve Almanya da ancak istisnai haller için geçerli sınır kontrollerini altı ay dolduktan sonra uzatıyor.
CEPS göç uzmanı Davide Colombi, "Bazı üye devletlerde bu sınır kontrollerinin kalıcı hale geldiğini görebiliyoruz. Bu asla Schengen Anlaşması'nın amacı değildi" diyor.
Schengen revize mi edilecek yoksa tamamıyla terk mi edilecek? İşte bu soruya yanıt aranıyor. Avrupa Komisyon'u, Schengen düzenlemelerinde güncellemeye gitmek için çalışmalar yürütüyor, bu reformların "Schengen'in çöküşü değil, evrimi olacağını" söylüyor.
Ancak Colombi, Schengen'in hayatta kalması için daha fazlasına ihtiyaç olduğunu savunuyor.
"AB'de siyasi cesarete ve üye devletler arasında karşılıklı güvenin yeniden inşa edilmesine ihtiyacımız var" diyen göç uzmanı, göç konususunun siyasi olmaktan çıkarıltılması ve tartışmaların sınır kontrolleri gibi etkisiz önlemlerden uzaklaştırılması gerektiğini aktarıyor. Ancak uzmanlar, bunu söylemekle birlikte kısa vadede bunun gerçekleşmesinin zor olduğuna işaret ediyor.
Schengen'in parçalanması Avrupa ekonomisini nasıl etkiler?
Lüksemburg Üniversitesi öğretim üyesi Birte Nienaber, aşırı sağ partilerin birçok ülkede siyasi söylemleri yeniden şekillendirmesiyle, ulusal egemenliği yeniden tesis etme baskısının arttığına dikkat çekiyor.
Nienaber, hükümetlerin iç sınırları siyasi olarak araçsallaştırmaya devam etmeleri halinde, Schengen Bölgesi'nin yakında parçalanabileceği konusunda uyarıyor.
Uzmanlara göre Schengen'in parçalanmasının Avrupa ekonomisine indireceği darbe de ağır olabilir. Malların, hizmetlerin, sermayenin ve insanların serbest dolaşımını, yani AB'yi ayakta tutan tek pazarının dört büyük sütununu sarsarak yıkabilir.
Fiyatlar artabilir, tedarik zincirlerinden büyük sorunlar yaşanabilir.
Davide Colombi'ye göre kayıp ekonomi ile sınırlı kalmaz.
Schengen'in, yani serbest dolaşımın, ortak Avrupa kimliğinin en önemli yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çeken Colombi, "Schengen düşerse, Avrupa halkları için AB'yi ulusötesi bir proje olarak deneyimlemenin en somut unsuru da düşecektir" diyor.
Kelebeklerin10 türünden biri yaşam alanını terk ettiYeni bir küresel araştırma, bilinen kelebek türlerinin yaklaşık her 10'undan birinin iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle yaşam alanını değiştirdiğini ortaya koydu.09 Ağustos 2026 Pazar 13:00GÜNDEM
Roma ile Madrid arasında gerilimİspanya hükümeti, Ceuta’daki kriz sonrası Roma’nın kısıtlamalarına karşılık İtalya’dan gelen yolculara sınır kontrolü başlattı. Evrak, çocuk ve hayvanlarla seyahat kuralları: bilmeniz gerekenler.09 Ağustos 2026 Pazar 12:30TURİZM
Akdeniz'de 1.300 yıllık Bizans gemisi bulunduAkdeniz'de Bizans dönemine ait en önemli arkeolojik keşiflerden biri gerçekleşti. Hırvatistan açıklarında bir Bizans gemisinin batığı bulundu.09 Ağustos 2026 Pazar 12:00TURİZM
Bedavacı “influencer”lardan bıktı, yasak koyduKanarya Adaları'ndaki bir restoran, "her şey bedava" diyen influencer'lardan bıktı ve girişine astığı bir tabela ve sosyal medya hesaplarından yaptığı bir duyuruyla, içerik üreticilerinin ( influencer) girişini yasakladığını açıkladı09 Ağustos 2026 Pazar 11:00GASTRONOMİ
TUI, yeni marka ile 'düşük maliyetli' segmente girdiTurizm devi, TUI orta ve üst segmentteki prestijini tehlikeye atmamak için ana markasından ayrı bir marka olan Sundeals'ı İngiltere'de piyasaya sürüyor.09 Ağustos 2026 Pazar 10:30ACENTELER
Tuna'dan Wehrmacht askerleri ve motosiklet çıkarıldıBudapeşte'de Tuna'nın su seviyesi öylesine düştü ki, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma kalıntılar ortaya çıkıyor; bir motosikletin yanı sıra iki askerin naaşı da çıkarıldı.09 Ağustos 2026 Pazar 10:00GÜNDEM
Kruvaziyerde, suç hikayesi temalı turlar ve çikolataDünyanın dört bir yanındaki filolara katılmaya hazırlanan çok sayıda yeni gemi ve hem yeni hem de geri dönen yolcuları çeken temalı rotalar sayesinde, kruvaziyer sektörü canlılığını koruyor.09 Ağustos 2026 Pazar 09:00ULAŞTIRMA
Tarihin En Eski Aşkı, Eski Şark Eserleri Müzesi’ndeDünyanın bilinen ilk aşk şiirinden Kadeş Barış Antlaşması’na kadar insanlık tarihini değiştiren gizemli hazineler, büyüleyici ve modern bir sergileme konseptiyle ziyaretçilerini bekliyor.08 Ağustos 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Turistler Sünnet Düğününde Pistin Tozunu Attı!Dizilerde izledikleri Türk kültürünü birebir yaşama şansı bulan İsviçreli, Fransız, İngiliz ve Avustralyalı turistler, Kapadokya'da katıldıkları sünnet düğününde halay mendilini kapıp saatlerce dans etti.08 Ağustos 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
THY’nin Çalışan Sayısı 36 Bin 482’ye UlaştıTürk Hava Yolları (THY), 2026 yılı ikinci çeyrek faaliyet raporunda güncel insan kaynakları verilerini açıkladı. Şirketin çalışan sayısı bir yılda yüzde 3 artarak 36 bin 482'ye yükselirken, THY ekosistemindeki toplam istihdam 100 bin kişiyi aştı.08 Ağustos 2026 Cumartesi 13:00ULAŞTIRMA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.