• BIST 12374.26
  • Altın 6597.06
  • Dolar 49.1722
  • Euro 55.4049
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 14 °C
  • Antalya 21 °C

20 yıllık destekle kültürel miras geleceğe taşınıyor

20 yıllık destekle kültürel miras geleceğe taşınıyor
Tofaş’ın 2005'ten bu yana desteklediği Hierapolis Antik Kenti’nde kazı çalışmaları yeni bulgularla sürüyor. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, kültürel mirasın korunmasına katkı sağlamayı geleceğe yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak gördüklerini belirtti.

BURSA – Pamukkale ile birlikte 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Hierapolis Antik Kenti’nde kazı, restorasyon ve koruma çalışmaları devam ediyor. Tofaş’ın 2005 yılından bu yana destek verdiği çalışmalar, antik yapıların korunmasının yanı sıra bölgenin geçmişine ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkarılmasına katkı sağlıyor.

Antik tiyatrodan kutsal alanlara uzanan çalışmalar kapsamında, 2026 yılı kazı sezonunda anıtsal Severuslar Nymphaeumu’nun önünde traverten tabakasının altında kalan yeni mermer yapılar gün ışığına çıkarıldı.

hierapolis-antik-kenti-004.jpgEroldu: “Kültürel mirasa destek geleceğe yatırımdır”

Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, şirketin toplumsal yatırımlarında sürdürülebilir ve kalıcı değer yaratmayı hedeflediğini söyledi.

Güçlü bir toplumun iş dünyasında kalıcı başarının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Eroldu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Toplumsal gelişmeyi destekleyen, ülke ekonomisine katkı sağlayan ve toplum için kalıcı değer yaratan projelere uzun yıllardır yatırım yapıyoruz. Kültürel mirasa verdiğimiz desteğe de aynı anlayışla yaklaşıyoruz. Hierapolis bu yaklaşımımızın en uzun soluklu ve en değerli örneklerinden biri. Kültürel mirasa desteğimizi bir sponsorluk ilişkisi olarak görmüyor; eserlerin korunmasına katkı vermeyi, geleceğe yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.”

Eroldu, çalışmalara katkı sağlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Valiliği’ne teşekkür etti. Hierapolis kazılarında uzun yıllar görev yapan Prof. Dr. Francesco D’Andria, mevcut Kazı Başkanı Prof. Dr. Grazia Semeraro ve kazı ekibinin bilimsel çalışmalarının önemine de dikkat çekti.

hierapolis-antik-kenti-005.jpgAntik tiyatrodan “Cehennem Kapısı”na uzanan çalışmalar

Tofaş, 2005’ten bu yana Frontinus Kapısı, Antik Tiyatro, Nekropol ve San Filippo Martyriumu gibi alanlarda yürütülen çalışmalara destek verdi. Şirketin katkı sağladığı projeler arasında, antik kaynaklarda “Cehennem Kapısı” olarak anılan Ploutonion Kutsal Alanı’nın kazı ve restorasyonu da bulunuyor.

Ploutonion’da elde edilen bulgular, bölgede kutsal alan kullanımının kentin kuruluşundan çok daha önceye uzandığını göstererek Hierapolis’in geçmişine ilişkin bilgilerin yeniden değerlendirilmesini sağladı.

Ploutonion bulguları bölgenin geçmişini 300 yıl geriye taşıdı

2013 yılında gerçekleştirilen kazılarla yeniden ortaya çıkarılmaya başlanan Ploutonion’da, Arkaik Dönem’e ait parçalar ve Friglere ait Kibele kabartması bulundu.

Kentin MÖ 3. yüzyılda kurulduğu kabul edilirken, bu bulgular Friglerin kent kurulmadan önce bölgedeki mağarayı ziyaret ettiğini ve alanın MÖ 6. yüzyılda kutsal alan olarak kullanıldığını ortaya koydu. Böylece bölgenin bilinen kutsal alan geçmişi yaklaşık 300 yıl geriye taşındı.

Kentin orta bölümünde, yaklaşık 35 derece sıcaklığındaki termal suyun çıktığı doğal bir boşluğun çevresinde bulunan Ploutonion, antik dönemde yeraltı dünyasının tanrısı Hades ile ilişkilendiriliyordu.

Kazılarda ortaya çıkarılan, yerel mermerden yapılmış ve Hades’i tahtında otururken tasvir eden heykel, bugün Denizli Arkeoloji Müzesi’nde korunuyor. Antik tarihçi ve coğrafyacı Strabon’un bölgedeki ölümcül gazlara ilişkin anlatımları da araştırmalara ışık tutarken, alanda bulunan kuş kemikleri antik kaynaklardaki anlatıları destekleyen bulgular arasında yer aldı.

hierapolis-antik-kenti-006.jpgFay hattı üzerine inşa edilen anıtsal çeşme araştırılıyor

Hierapolis’te son dönem çalışmalarının önemli odaklarından birini Apollon Kutsal Alanı ve anıtsal Severuslar Nymphaeumu oluşturuyor.

2022’den bu yana sürdürülen çalışmalarla anıtsal çeşmenin korunması ve restorasyonunun yanı sıra ziyaretçilere açılması, gezi güzergâhlarının geliştirilmesi ve yapının tarihinin daha kapsamlı biçimde anlatılması hedefleniyor.

Son araştırmalar, Nymphaeum’un kutsal alan boyunca uzanan büyük bir deprem fayının doğrudan üzerine inşa edildiğini ortaya koydu. Fay hattı boyunca ilerleyerek yüzeye çıkan termal suların ve bölgedeki gazların, antik dönemde yapının konumlandırılmasında etkili olduğu belirlendi.

Araştırmalar, antik dönem mimarlarının sismik hareketliliğe karşı özel mühendislik çözümleri geliştirdiğine de işaret ediyor. Fay hattını aşan taşıyıcı kemerlerle inşa edilen yapının günümüze ulaşan bölümlerinin yüksekliği 12 metreyi aşıyor.

hierapolis-antik-kenti-007.jpg2026 kazılarında yeni mermer yapılar ortaya çıkarıldı

2026 yılı kazı sezonunda çalışmalar, gelecekte ziyaretçi güzergâhlarının oluşturulması planlanan Nymphaeum’un önündeki alana genişletildi. Kalın bir traverten tabakasının altında yeni mermer yapılar gün ışığına çıkarıldı.

Restorasyon çalışmaları da kazılarla eş zamanlı yürütülüyor. Yapının kuzey köşesinde 2025 yılında özgün mimari parçaların yeniden bir araya getirilmesi yöntemi olan anastylosis uygulaması gerçekleştirildi. 2026 yılı programında ise üç sütunun daha özgün parçalarıyla ayağa kaldırılması planlanıyor.

Cephede yeniden kullanılması mümkün olmayan özgün mimari parçaların, Nymphaeum’un önünde tasarlanacak çelik taşıyıcılar üzerinde sergilenmesi hedefleniyor.

Bu haber toplam 85 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.