Turizmde iş yok güç yok herkes birbirine saldırıyor.
Herkes öküzün altında buzağı arıyor.
Son dönemde moda olan “biat” mantığı ile birilerinin peşine takılmış onlardan medet umuyor.
Halbuki o kişiler kendi işlerine, kendi menfaatlerine bakıyor. Bugüne kadar yaptıklarını ve hatalarını kimse görmüyor.
Birisi iyi bir şeyler yaptığı zaman hemen üzerine gidiliyor. kösteklenmeye çalışılıyor ve Çamur bombandımanına tutuluyor.
Turizmin sivil toplum kuruluşlarının Türk turizmi için bir şeyler yapamadığını herkes biliyor.
Ama sandık başına gidilince gene aynı kaos yaşanıyor.
Birilerin kıskançlıktan mı, hırstan mı bilinmez hep aynı kişilerin peşine katılıyor ve sonu hüsranla sonuçlanıyor. Sonra ise veryansın eleştiri.
Turizmde insanların özgür iradesiyle yaptıkları şüpheli seçimler var.
Birileri ortaya çıktığında herkes eleştiriyor.
Eleştirenlere “Gel sen aday ol” diyenler oluyor.
“Hayır ben aday olmam” deniliyor.
Eeeeee. Ben kardeşim o zaman niye konuşuyorsun diye soruluyor
Cevap yok!
Bizim insanımız konuşmayı sever.
Birilerini “çomak” gibi arkadan yönetmeyi ve kukla yapmayı sever. Ama elini taşın altına koyması istenince de kaçar. Elini taşın altına koyanları da kıskanır. İşte bu kaos ortamı hiç bitmez ve olan zavallı Türk turizmine olur. Bir şeyler yapmak için özveride bulunan insanlar gelir koltuklara oturur ve sonunda “Eski hamam eski tas” olur.
Bu kafayla Türk turizmini kimse kurtaramaz ve daha çok kepenk kapanır,
Kimse proje üretmiyor.
Proje üreten ise kıskanılıyor.
Ağzı olan konuşuyor.
Ama ortada hiçbirşey yok.
Aslında herkes arayış içinde ve penikte...
Öyle ki… Miyadı dolmuş kişilerin kurtarıcı olacağı düşünülüyor.
Geçmişi karanlık kişilerin ise turizme faydası olması bekleniyor.
Dünya değişim peşinde, fark peşinde…
Türk turizmi ise olduğu yerde saymayı bırak geriye gidiyor.
İnsanların aklını başına alıp bir çözüm üretmeliler.
Proje üretenlere saygı duymalılar.
Ama nerede…
Turizmde kıskançlık almış başını gidiyor.
Türk turizmini bu hallere düşüren insanların birbirini çekememesi.
Bu kadar kültürlü, bu kadar donanımlı insanların, cahilce davranışları turizme yakışmıyor.
Turizmde gerçek demokrasinin işlemesi yıllardır engelleniyor.
Herkes "Benim dediğim doğrudur" diyerek ahkam kesiyor.
İnşallah Türk turizmi bir gün gerçekleri görür ve silkinir.
Türk turizmini kurtaracak olan herkesin kendi işini doğru yapmasıdır.
Ona buna çamur atarak kimsenin cebine para girmez.
Değişimin ve fark yaratmanın şart olduğu gözardı edilemez.
Fark yaratanlara ise saygı duyulmalıdır.
Ha bir de insanlar kendi işlerini götürebilmek için proje üretip para kazanıyorlarsa kıskanmamalı.
Herkesin turizm yaparak yaşamaya hakkı vardır.
Özellikle yapılan işte başkalarına fayda getiriliyorsa daha çok saygı duyulmalıdır.
Biliyorsunuz ya zenginin parası züğürtün çenesini yorar.
Sende üret, sen de kazan. Üretene ise saygı duy.
Sözlerimi Mevlana’nın sözüyle bitiriyorum:
“Dün dündü cancağımızın bugün bana yeni bir laf lazım”
- 17:00 - Türkiye’nin En Gözde Kaplıca Merkezleri
- 16:00 - Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası dünyaya yayınlanıyor
- 15:00 - Hataylı çocuklara Karadeniz'de unutulmaz kar tatili
- 14:00 - Çeşme rezidans çöplüğüne döndü!
- 13:00 - Noel Baba Kilisesi'ni 178 bin Hristiyan ziyaret etti
- 12:00 - Manavgat 22 milyar 38 milyon lira vergi ile 52 ili geride bıraktı!
- 11:00 - İTF 2026, Türkiye turizmine ivme kazandıracak
- 09:00 - TÜRSAB, seyahat sitelerine erişim engeli talep etti:
- 22:00 - TÜİK turizm verileri: Tatili kısalttık, harcamayı artırdık!
- 21:00 - Air Astana, yapay zeka destekli yönetime geçti
- 20:00 - Babadağ’da 194 binin üzerinde yamaç paraşütü uçuşu
- 19:00 - Türk Turistin Midilli Ekonomisine Katkısı 80 Milyon Euro
- 18:00 - Eurowings’ten 2026’ya uçakta internet, ödül ve yeni hatlar
- 17:00 - Sabiha Gökçen Avrupa bağlantılarına Slovenya’yı da ekledi
- 16:00 - Alman bisikletçiler Roma su kemerlerini görmek için pedallıyor!
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.




























