• BIST 117.741
  • Altın 398,997
  • Dolar 6,8523
  • Euro 7,8114
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

Figen Erkan - Acente Müdürü

Jolly’e ‘üç şapka’ çıkartan deneyim: Figen Erkan Röportaj: Hatice Ünal Bilen Fotoğraflar: Hakkı Günerkan

Jolly’nin genel müdürü aynı zamanda yönetim ve icra kurulu üyesi. 30 yıldır sektörün içinde. Turizme yakın ilgisi lise yıllarında başlayan Figen Erkan, sektörün en çok da yeni ortamlar ve iletişimlere açık dinamiklerini, insana keyif veren eğlenceli yanını sevip, bağlanıyor. Bu yakın alakanın uyanmasında “akrabam” dediği Saffet Emre Tonguç’un rehberlik yaptığı dönemin de etkisi büyük oluyor, şüphesiz.

Tamamen tesadüflerle başlayıp gelişen süreçte lise eğitiminin hemen ardından çalışma hayatına atıldığını söyleyen Figen Erkan, kariyer yolculuğunun o ilk günlerini, “Turizm yolculuğum tesadüflerle başladı. Galleria AVM’de dolaşırken, Fame City adlı bir eğlence merkezinden bahsedildi. Bu benim, hem bir müşteri hem de iş olarak çok ilgimi çekti. Türkiye’de olmayan bir organizasyon şekliydi çünkü. İlana başvurduktan sonra alan görevlisi olarak işe başladım. Sonra birgün, eski bir turizmci olan müdürümle sohbet ederken, konusu açıldı, ona turizmle ilgili hayallerimi anlattım. Bu sohbet o kadar teşvik ve motive edici oldu ki, turizme girmeye karar verdim. İlk adımı da Pamfila Turizm ile attım.” sözleriyle aktarıyor.

http://www.hotelrestaurantmagazine.com/jollye-uc-sapka-cikartan-deneyim-figen-erkan/ Page 1 of 8

Jolly’e ‘üç şapka’ çıkartan deneyim: Figen Erkan 24.01.2020 06:03

Jolly’i üç ayrı şapkasıyla yönetiyor

Figen Erkan’ın bahsettiği o yıllar, Türkiye turizminde tam da Körfez Krizi’nin yaşandığı döneme denk geliyor. Incoming seyahatler düzenleyen Pamfila Turizm’in o zorlu sürecinin yaklaşık bir buçuk yılına çömez ve tecrübesiz bir çalışan olarak dahil olduğunu söyleyen Erkan’ın Jolly ile tanışması da o sürecin bir parçası oluyor. Üstelik yine bir tesadüfün, belki de payına düşen şans ve kısmetin bir sonucu olarak!

1992 yılında Jolly Ailesi’ne operasyon elemanı olarak girip, neredeyse 30 yılını tek bir şirkete adayacak kadar istikrarlı ve özverili bir serüven onunkisi. Henüz bir lise talebesiyken turizmi ‘temmuz-ağustosta yapılan bir iş’ vasfına koyup, yıllar içinde bu tutkuyu büyütüp geliştirerek bugünlere azim ve başarıyla taşıyan bir yükseliş öyküsü. Öyle ki, bundan 27 yıl önce operasyon elemanı olarak başladığı Jolly’deki görevini yıllar içinde operasyon müdür yardımcılığı, operasyon müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı ve 1999’da genel müdürlük pozisyonları ile taçlandırmayı başarmış bir deneyim. Son üç senedir Jolly çatısı altında farklı şapkaları da kariyer listesine katan Figen Erkan, şimdilerde şirketin hem yönetim kurulu hem de icra kurulunda söz sahibi bir isim...

Figen Hanım, bir tesadüfle tanıştığınız Jolly’i bugün üç ayrı şapkayla yönetiyorsunuz. Sürecin devamında belli hedefleriniz oldu mu, yol haritanızı ne şekilde çizdiniz?

Benim Jolly için bir genel müdürlük, yönetim kurulu üyeliği ya da patron olmak gibi bir hedefim olmadı hiç. Hayatı yaşayış şekli olarak da, ne iş yapıyorsam, elimden geldiğince en iyisini yapmaya çalıştım. Turizm, hedefleyerek başladığım bir iş değildi, özellikle Jolly tarafı için söylüyorum, tamamen tesadüflerle gelişti. Birgün kahve içmeye bir arkadaşıma uğradık. Hani “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır” derler ya, benimki de o misal işte! O kahveden bugünlere... Şimdi arkama dönüp baktığımda çok değişik deneyimler elde ettik tabii. 27 yıl öncesi diyorum. Turizmin emekleme safhaları daha. Önümüzde otel kapasitelerini arttırmak, sektörün gelişimini sağlamak gibi yol ve yön gösterici pek çok sorumluluk ve misyon var. Bu

http://www.hotelrestaurantmagazine.com/jollye-uc-sapka-cikartan-deneyim-figen-erkan/ Page 2 of 8

Jolly’e ‘üç şapka’ çıkartan deneyim: Figen Erkan 24.01.2020 06:03

süreçte hem öğrenen olduk hem de öğrendikleriyle sektöre yön gösteren... O telaşenin içinde zamanın nasıl geçtiğini çok fazla anlamadık.

“Turizmde bir yerlere gelmek için altın bilezikleri arttırmak gerekiyor”

Ama şimdi yeni neslin kendi beklentilerini daha ön planda tuttuklarını, çok fazla sorumluluk almak istemediklerini görüyorum. Herkes için olmasa bile geneli için tablo bu. Turizmde bir yerlere gelmek istiyorsanız, elinizdeki bilezikleri arttırmanız gerekiyor. Çünkü her bilgi bir altın bilezik! Bu da beraberinde çok fazla sorumluluk almak demek! Genç yaştaki arkadaşları gözlemliyorum, her şey çok kolay ve hızlı olsun istiyorlar. Ama iş hayatı böyle değil! Hayatta başarılı olmak, iyi yerlere gelmek için efor ve özveri şart! Kendi adıma şu ana kadar bildiklerim, gördüklerim, öğrendiklerim, sorumluluklarım beni bu noktaya getirdi. Normalde insanlar gider, bir pozisyon ister. Ama ben istemedim, patronlarımın takdiri ve vizyonuyla bugün buradayım.

Peki turizmci olmaktan memnun musunuz? Sektörün en çok nesini sevdiniz veya benimseyemediniz diye sorsam?

Galleria’daki müdürüm “ne zaman turizmci olacaksın?” diye sorduğunda “temmuzda” diyordum. Yıllar geçtikçe bu işin temmuzda olmadığını, hazırlıkların çok daha önceden yoğun emeklerle başladığını yaşayarak öğrendim ve evet, turizmi çok sevdim... Turizmin insanın kendini geliştirmesine, her gün yeni bir şey öğrenmesine, yeni insanlarla tanışmasına fırsat veren yönünü sevdim herhalde. Sektör bana bir okulda, üniversitede öğrenebileceğimden çok daha fazlasını öğretti. O yol haritası sayesinde yönümü buldum. Bunun yorucu yanları yok muydu, elbette vardı, hala da öyle! Bunca yoğun ve kalabalık bir hacmin içinde olmak müthiş bir baskı ve stres kaynağı olabiliyor. Turizm, şimdilerde iş yapış biçimi olarak belki biraz daha oturmuş, belli bir kural ve düzen dahilinde işliyor. Bugün baktığımızda pek çok otel açılıyor, yeni konseptler belirleniyor.

Biz Jolly tarafında ağırlıklı müşteri deneyimine odaklandığımız için sektör ne kadar ağır olsa da aldığımız olumlu geri dönüşümler en çok keyif aldığımız nokta oluyor. Bizler işi aslında el yordamıyla öğrendik. Bir el kitabımız yoktu. Gerçi yurt dışında çok büyük turizm deneyimleri vardı ama Türkiye’de turizm, 1950- 60’lardan sonra yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. 80’li yıllar ile birlikte artan otel yatırımları devam eden süreçte hızlandı. Bense 80’li yılların sonuna denk geldim. Dolayısıyla turizmle birlikte büyüdük, geliştik, sevdik...

http://www.hotelrestaurantmagazine.com/jollye-uc-sapka-cikartan-deneyim-figen-erkan/ Page 3 of 8

Jolly’e ‘üç şapka’ çıkartan deneyim: Figen Erkan 24.01.2020 06:03

Ve tabii Jolly de büyüdü...

Elbette. Biz pazar liderliği hedefinde bir şirketiz. Bu amaca ulaşabilmek için gerek patronlarımız gerekse şirket ekibimizle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. İleriye dönük stratejik planlarımız var. Dinamik, kendini sürekli yenileyen ve geliştiren bir yapıya sahibiz. Beni sektörün tüm bu zorluklarına karşın en çok motive eden de, şirketimin bu özellikleri! Jolly, yılda 10- 15 bin insan taşırken bugün milyon kişiyi taşıyan bir potansiyele sahip. Bu, inanılmaz bir büyüklük ve yükseliş... Ben iş hayatına atıldığımda bir teleks vardı. Şu an bir teknoloji, dijital devrim sürecindeyiz. Keyifli olduğu kadar zor da bir düzen. Biz Jolly olarak bu dönüşümü başarıyla sürdürebilen bir yapıdayız. Bundan 15 sene evvel yaptığımız kişi sayıları ile şu anki rakamlar arasında müthiş bir uçurum var. Hedeflerinizi büyütürken, mevcut çizgiyi korumak gibi üzerine yeni şeyler de katmak ayrı bir efor istiyor.

Jolly’nin öncelikli hedefi her zaman müşteri memnuniyeti oldu. Ne yaparsak yapalım, en iyisi olsun istedik. Kendimize yapılmasını istemediğimizi başkalarına da yapmamak gibi bir iş etiğimiz oldu. Müşteri memnuniyetinde yüzde 97 seviyelerine ulaşmamız da bu bakış açımızın bir sonucu zaten.

Jolly, aynı zamanda teknolojik entegrasyonuna ciddi yatırım da yapan bir şirket. Şirketin bu yatırımlardan beklentisi tam olarak nedir?

Ülke ekonomisi paralelinde şirket politikalarımıza yön veriyor, sürece adapte olmaya çalışıyoruz. Bu doğrultuda dört yıl önce Gordion Yazılım Şirketi ile bir iş birliği yaparak çok ciddi bir yatırım gerçekleştirdik. Bu, Jolly’nin geleceğine de yön verecek önemli bir karardı. Çünkü sektör tamamen teknolojiye yöneliyor. Gittiğiniz yer gerçek, gezdiğiniz yer gerçek, size hizmet verenler gerçek ama satın

http://www.hotelrestaurantmagazine.com/jollye-uc-sapka-cikartan-deneyim-figen-erkan/ Page 4 of 8

Jolly’e ‘üç şapka’ çıkartan deneyim: Figen Erkan 24.01.2020 06:03

alma süreçleri ve ön deneyimler tamamen teknoloji ile dönüyor. Bu yüzden biz de teknolojiye konsantre olduk. Bu değişim sürecinde zaman zaman eksik kaldığımız, kendimizi eleştirdiğimiz noktalar oluyor. Sonuç olarak, yine de iyi bir durumda olduğumuzu söylemeliyim. Jolly olarak, çok yeni fikirlerimiz, üzerinde çalıştığımız projelerimiz var. Tamamladığımızda müşterilerimizi bilgiye çok daha rahat eriştirecek, satın alma süreçlerini daha da kolaylaştırmış olacağız.

Eskiden müşteri memnuniyeti çalışmalarında anket formu verirdik. Şimdi bakıyorsunuz, iş tamamen e- mail ve anket sistemlerine dönmüş. Seyahat öncesi ve sonrası, müşteriye 7/24 yanlarında olduğunu hissettirmek zorundasınız. Bunun için teknoloji büyük bir imkan. Diğer taraftan zorlukları da yok değil. Bir anda kendinizi anormal bir mail ve iletişim trafiğinin içinde bulabiliyorsunuz. Biz müşteriden gelen geri bildirimleri çok önemsiyoruz. Bu bizi sürekli düşünmeye, yeni projeler üretmeye, daha çok araştırmaya ve en önemlisi de empati kurmaya yöneltiyor. “Bunu ben yaşasaydım ne yapardım, ne beklerdim” düşüncesini kendi içimizde daima sıcak ve hakim tutmaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz yıl Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) tarafından verilen Onur Ödülü ile başarılarını taçlandıran Figen Erkan, “Bu ödülü sektörün elinden çok büyük bir gururdu” derken, o gün hafızasına kazıdığı şu diyalogunu da aktarmadan geçmek istemiyor: “Ödülü almamın ardından bir firmanın kadın kontrol sorumlusu yanına geldi ve ‘Figen Hanım, benim sektöre olan inancımı artırdınız.’ dedi. İnanın bunları duymak, ödül almaktan çok daha anlamlı ve değerliydi. Demek ki farkında olmadan böyle bir misyon edinmişim. Birilerine dokunabilmişim”.

Şirket için yıl nasıl geçiyor, rakamlarla sezondan beklentilerinizi ve 2020 tahminlerinizi paylaşabilir misiniz?

Jolly olarak bu yılki hedeflerimizi ekonominin gidişatını öngörerek daha düşük tutmuştuk. Şu an 2019’u, o

Jolly’e ‘üç şapka’ çıkartan deneyim: Figen Erkan

hedeflerimize yakın kapatmayı umuyoruz. Ortalamada geçen yıla kıyasla yüzde 25’lik bir artış öngörmüştük. Kişi sayısı bazında tahminim, 1 milyon 150 civarında bir rakama ulaşacağız. Tabii, Eylül- Ekim-Kasım- Aralık verileri asıl önem taşıyan.

Önümüzdeki yıla ilişkin ise, bu dönemde strateji ve bütçe çalışmalarına başlıyoruz. Şu an bir oran telafi edemem. Önümüzdeki birkaç ayın ekonomik gidişatı doğrultusunda planlarımız daha net bir hale gelecek. Ancak, önümüzdeki senenin biraz daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Çünkü 2019, iç turizm anlamında durağan bir yıl olarak geçti. Yabancı ziyaretçide bir artış elde ettik ama yerli turizm, ekonominin etkisiyle bir yavaşlama seyrindeydi. Turizm, her sene yüzde 30 -40 artış elde ederken, bu sene ortalamada yüzde 20-25 aralığında kalacağımızı düşünüyorum. Bunun sebebi de, dediğim gibi, ekonomik etkenler.

Şimdi biraz da size dönmek isterim. Sektörden takip ettiğim kadarıyla son derece güçlü, maskülen ve vizyoner bir duruşa sahipsiniz. Ya siz bize kendinizi nasıl anlatırsınız? Figen Erkan kimdir?

Çok hızlıyımdır. Bir işi gücümün yettiği kadarıyla en iyi şekilde yapmaya çalışırım. Hırslıyım diyeceğim ama yanlış anlaşılmasını da istemem. Çünkü hırs biraz dengesizdir. İki yönde kullanabilirsiniz. Benim sözünü ettiğim, çalışkanlık anlamında bir hırs. Çalışkanımdır. Ne iş verilirse verilsin, sonuna kadar giderim, denerim, zorlarım, araştırırım. Sonuç odaklı çalışmayı severim. Sadece işte değil, özel yaşantımda da iki konu beni çok rahatsız eder. Biri haksızlık, diğeri dürüst olmamak! Her şeyi absorbe edebilirim ama bu ikisini asla kabul etmem! Özelde daha duygusal, daha sakin sessiz, daha kendi içinde ve çevresinde bir yapım vardır. Ama söz konusu iş hayatım olduğu zaman çok farklı bir kimliğe bürünebiliyorum.

Türkiye’nin en güçlü tur operatörlerinden Jolly’i üç ayrı şapkasıyla yöneten Figen Erkan, son dönem seyahat tercihlerine ağırlıklı uzak destinasyonları koyuyor. Geçtiğimiz senelerde Meksika, Küba, Amerika ve Afrika’yı uzun deneyimleme fırsatı bulduğunu anlatan deneyimli turizmci, yurt içinde doğu ve güneydoğu şehirlerini keşfetmeyi seviyor. Türkiye’deki seyahat severlere öncelikli olarak kendi ülkelerini gezmelerini tavsiye eden Erkan, bu rotaların yurt dışı kısa programlar ve uzak destinasyonlar ile de zenginleştirilebileceği önerisini yapıyor.

Ya turizmde kadın olmak üzerine düşünceleriniz? Şirketin kadın istihdamına katkısı ve bakış açısı nedir?

Sektörde ne yazık ki çok fazla kadın yönetici yok. Gönül ister ki, daha fazla olsun. Ama tabii iş hayatı kolay değil. Bu noktalara gelirken çok ciddi savaşmanız ve efor harcamanız lazım. Hayatınızdan ödün vermeniz gerekiyor. Turizm başlı başına özveri gerektiren bir sektör zaten. Bizde 9.00-18.00 mantığıyla çalışamazsınız! Ben bile daha yeni yeni kendim için planlar yapıyor, uzun tatillere çıkabiliyorum. Yoksa herkesin tatil yaptığı dönemlerde en çok çalışan durumundaki bizler için büyük lüks bu anlattıklarım. Bu

bir evre tabii. İşi öğrenene kadar, belli bir bilgi ve tecrübe seviyesine erişene kadar çok çalışmalısınız. Patronlarım bunu gördüler ve bu noktada önümü açtılar.

Kadın istihdamına gelirsek, şirketin yüzde 40-45’lik diliminde kadın çalışan var. Bunun da yüzde 13-14’ü kadın yöneticilerden oluşuyor. Cinsiyetçi bir yaklaşımımız yok, turizm gibi insanlara hizmet sunan bir sektörde işini kim iyi yapıyor ve sorumluluk alıyorsa, onunla çalışıyoruz. Şirket politikası olarak, genelde kurum kültürünü bilen, şirketin gelişimine katkı sağlamış çalışma arkadaşlarımızı cinsiyetine bakmadan belli noktalara taşıyabiliyoruz.

30 yılın izdüşümü bu. Peki iş ve özel hayatınızda bundan sonra neler olsun istiyorsunuz?

Çok uzun yıllardır bu pozisyondayım. Mevcut iş akışı içinde çalışmalarımı sürdürüyorum. Bir süre sonra tempomu daha da azaltarak hayatıma devam edeceğim. Belki biraz daha fazla gezeceğim. Seyahat etmek çok güzel bir duygu! Seyahat demek; yeni kültürlerle, yeni insanlarla tanışmak, yepyeni tecrübeler elde etmek benim için. Her yeni gittiğiniz yerden, yepyeni fikirler, bilgiler ve duygularla dönüyorsunuz. Bazen iyi şeyler görüyorsunuz bazen kötü şeyler. Kimi zaman üzülüyor kimi zaman da mutlu oluyorsunuz. Misal, Güneydoğu’ya gittiğinizde insanların bilgiye, eğitime açlığını ve heyecanlarını görüyorsunuz. Bu defa onlar için bir şeyler yapma isteği doğuyor içinizde. Jolly olarak da bu bilinçle yürüttüğümüz birtakım sosyal sorumluluk projelerimiz var. Zaman zaman yarışmalar yapıyoruz. 23 Nisan dönemlerinde çocuklara dönük yarışmaları yaptık mesela. Türkiye genelinde bütün okullara yaydık.
 

“Bilgi paylaştıkça güzel”

Sonuç itibari ile birilerine yol çizmek lazım. Benim şahsi bakış açım da o. Bugüne kadar binlerce kişiyle çalıştım. Bilgiyi, tecrübeyi, deneyimi paylaşmak temel düsturum oldu. Bildikleriniz, öğrendikleriniz sizde kalıyorsa bir fayda da sağlamıyor. Biraz önce verdiğim Güneydoğu örneği gibi, oradaki insanlara bir ışık olur, bir yol çizerseniz, bakış açılarını değiştirebilir, farklı yönlere gitmelerini sağlayabilirsiniz. Amaç sadece iş yapmak değil, çevrenizdekilere de bir şeyler katabilmek olmalı. Benim için işimi doğru yapmak, insanları memnun etmek, bu işi sevdirir hale getirmek çok önemli.

Jolly olarak da bu anlayışta olduk hep. İçimize sadece tecrübeli elemanları katmak istemedik. Kültür turlarımızdaki rehber arkadaşlarımızdan örnek vereyim, şirkete fi tarihinde yardımcı eleman olarak girmiş, kokartlarını almış, bir yandan çalışırken bir yandan da okullarına devam etmişler. Demek ki biz şirket olarak onlara bu yolu çizmişiz, bu fırsatı vermişiz. Sadece çalışanlarımıza da değil, tedarikçisinden tutun, sahadaki pek çok insana da dokunuyor, yön çözmeye çalışıyoruz. Jolly, bir okul. Benim için de öyle oldu. Ben de tıpkı patronlarım gibi, öğrendiklerimi yeni nesile aktarmaya ve paylaşmaya çalışıyorum. Bilgiyi saklamanın hiç kimseye faydası yok! Önemli olan birilerine öncü olmak, yol göstermek!

Kaynak: hotelrestaurantmagazine