• BIST 1.360,840
  • Altın 496,90
  • Dolar 8,5630
  • Euro 10,0900
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C

100 milyar dolar için dünya İran'a akın etti

100 milyar dolar için dünya İran'a akın etti
35 yıldır süren ambargonun kalkacak olması hükümetler ve şirketlerden oluşan delegeler ile İranlı yetkililer arasında hızlı bir trafiğin yaşanmasına neden olacak.

EKONOMİK BAKIŞ
İSTANBUL-
İran’a ambargonun kalkmasıyla oluşacak 100 milyar dolarlık gelirden pay almak için bakan ve işadamı heyetleri harekete geçti. İran ile Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya’dan oluşan 5+1 grubu arasında yürütülen nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılması üzerine güçlü ekonomiler harekete geçti. Viyana’da varılan anlaşmayla 35 yıldır süren ambargonun kalkacak olması hükümetler ve şirketlerden oluşan delegeler ile İranlı yetkililer arasında hızlı bir trafiğin yaşanmasına neden olacak.

STARTI ALMAN BAKAN VE İŞADAMLARI VERDİ
Dün Alman Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel ve beraberindeki işadamları heyetiyle başlayan trafik, eylülde İspanya Sanayi Bakanı Jose Manuel Soria ve Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ile devam edecek. Bakanlar beraberinde sadece bürokratları değil, şirketlerin yöneticilerini de İran’a götürüyor. Çünkü Avrupalı şirketler İran ile yumuşayan ilişkilerden doğacak pastadan pay almak için geç kalmak istemiyor. Bu nedenle, daha önce de ara ara yapılan ziyaretler daha sık ve ciddi gündem maddeleriyle gerçekleşecek.

İLK MARKAJ PETROL VE OTOMOTİVDEN
Delegelerde ağırlıklı temsilcileri yer alan sektörler, petrol ve otomotiv olarak öne çıkıyor. Petrolcüler ambargolar nedeniyle yatırımları zayıflamış sektöre yatırım yapmak için harekete geçerken, otomotivciler halihazırda kısıtlı olarak yer alabildikleri İran’da konumlarını güçlendirmek için eylem planı hazırlıyor. PSA Peugeot Citroen mevcut gücünü artırmak için toplantı düzenlerken, Fiat Chrysler’in CEO’su Sergio Macchionne İran pazarını kendileri için büyük bir fırsat olarak gördüklerini dile getirdi.

İSVİÇRELİLER 2 AY ÖNCE GİTTİ
İsviçreliler erken davranıp anlaşma zeminini hazırlayan çerçevenin imzalanmasını takiben, yani 2 ay önce İran’a çıkarmak yaptı

‘10 YILDA TOPLAM 20 MİLYAR DOLARLIK 400 UÇAK ALACAĞIZ’
İran’a giden heyetler arasında en iştahlı sektörlerin başında uçak ve havayolu şirketleri geliyor. Keza, ambargo döneminin sadece bir kısmında en fazla uçak parçaları satışı yapabilen ABD’li Boeing ve General Electric (GE) gibi üreticilerin ülkeye daha kapsamlı satış yapması artık mümkün olacak. İran Ulaştırma Bakanı Abbas Akhoundi’nin 10 yıl içerisinde 20 milyar dolarlık 400 uçak alacaklarını açıklaması uçak şirketlerinin iştahını daha da artırıyor. Uçakların alınmasının yanı sıra ülkeye yapılacak ziyaretlerin hava trafiğini de artıracak olması havayolu şirketlerinin de ülkeye uçuşlarını artırmasına yol açacak.

CIA: İRANLILAR 100 MILYAR DOLAR HARCAYACAKLAR
CIA tarafından hazırlanan bir raporda, Viyana’daki anlaşmanın ardından İran’ın eline geçecek 100 milyar dolar paranın çoğunun ülke ekonomisi için harcanacağı belirtildi. ABD Başkanı Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, “Paranın büyük bölümünün İran halkı ve ekonomisi için harcanacağına inanıyoruz” dedi. Resmi olarak açıklanmayan rapordan sızanlara göre, Tahran, Hizbullah, Yemen’deki isyancılar ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejimine mali desteğini sürdürecek, ancak miktarlar artsa da bölgedeki güç dengesini değiştirecek etkisi olmayacak.

ABD’Lİ ŞİRKETLER AVRUPALILARA GÖRE DAHA TEMKİN
Avrupalılar ekonomik temaslara hemen başlarken, ABD’li şirketler en azından resmi açıklamalarında daha temkinli. Chevron sözcüsü Kurt Glaubitz İran ile ilgili sonuçların net ortaya çıkması ve ABD hukukuyla çelişmemesi için çalıştıklarını söylerken, Boeing de ABD hükümetinden kapsamlı yönlendirme gelinceye kadar yorum yapmayacaklarını belirtti. Dün İran’ın dini lideri Hamaney’in “ABD ve İsrail düşmanlarımız olmaya devam edecek” açıklaması da bu temkini doğrular nitelikte.

MARKALAR TANITIM ATAĞINA BAŞLADI BİLE
Perakendeciler İranlıların artan gelirinden pay kapmak için ülkedeki tanıtım faaliyetlerine hız verdi. Apple, Bulgari, Sony, Calvin Klein bu markalardan bazıları.

İRAN'DA TÜRK MALLARıNA BÜYÜK ILGI VAR
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, İran ile nükleer anlaşma sağlanmasının Türkiye için olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.
Dünyada en kârlı ticaretin komşuyla yapılabileceğini ifade eden Işık, "Şu anda aramızdaki ticaret hacmi 10 milyar doların altında. Onun da büyük bir kısmı İran'dan aldığımız doğalgaz. Hedefimiz ilk etapta bunu 30 milyar dolarlık bir hacme ulaştırmak" dedi.

TÜRK MALLARINA BÜYÜK İLGİ
Işık, İran ile Türkiye'nin tercihli ticaret anlaşması imzaladığını hatırlatarak, "İran'da Türk mallarına karşı çok büyük bir ilgi var. Bu ambargonun kalkması en fazla Türkiye'yi olumlu etkileyecektir" diye konuştu. Öte yandan İran'la Türkiye arasındaki ticari ilişkiler şimdiden hareket kazanmaya başladı.
İki ülke arasındaki iş hacmini artırmak için İzmir'e gelen ve İran'da 40 bin üye ile tekstil sektöründe faaliyet gösteren İran Uzman Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Majid Haj Mohammadi ve beraberindeki heyet, Türk tekstilcilerini ülkelerine yatırıma davet etti.

vergi-karikatur.jpg

BAKAN ŞIMŞEK'TEN DIKKAT ÇEKEN PAYLAŞıM
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in dün yeni Vergi Usul Kanunu'na ilişkin bilgiler verdikten sonra Twitter'dan paylaştığı karikatür dikkat çekti. Bakan Şimşek paylaşımını 'vergi adaleti hashtag'i altında yaptı. Karikatürde vergi toplamadaki adaletsiz yaklaşıma vurgu yapılıyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dün Twitter’dan paylaştığı karikatür dikkat çekti. ‘Vergi adaleti’ başlığı ile Şimşek’in paylaştığı karikatürde ‘vergi ödeyen’ kişiler kürekçiler olarak sembolize edilmiş ve bir kişi o insanlara kırbaç ile vuruyor. Geminin üst tarafında ise varlıklı görünümleriyle dikkat çeken kişiler içeceklerini yudumluyorlar. Bu kişilerin bulunduğu alana ‘vergiden muaf’ ve ‘çok uluslu’ isimleri verilmiş.
Bakan Şimşek’in dün yeni vergi kanunu açıkladıktan sonra bu karikatürü paylaşması ise dikkat çekti.

YARIM ASIRLIK KANUNDA DEĞİŞİKLİK
Şimşek dün Türk vergi sisteminin temel taşlarından olan Vergi Usul Kanunu'nun yeniden yazımına ilişkin çalışmaların büyük ölçüde bittiğini söyledi.
Söz konusu kanunun 1961 yılından bu yana uygulandığına işaret eden Şimşek, yarım asırlık kanunda yapılan değişikliğin, büyük bir reform niteliğinde olduğunu ifade etti. Şimşek, yaklaşık 2 yıldır süren büyük bir çalışmayla, kanunu günümüz koşullarına uyacak şekilde yenilediklerini kaydetti.

zeybekci.jpg

BIR ÜLKE DAHA TÜRK LIRASı ILE TICARET YAPACAK
Bakan Zeybekci, İran ve Rusya ile milli parayla yapılan ticaretin Güney Kore ile de yapılabileceğini söyledi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, dış ticaretin yüzde 5’ine karşılık gelen 18-20 milyar dolarlık rakamın milli paralar ile yapılmaya başlandığını belirterek, “Onun için cari açık yüzde 5.8 iken dış finansman ihtiyacı duyan cari açık 4.7. O da buradan kaynaklanıyor. Milli paraların kullanılmasıyla ilgili İran’la Rusya var. Kore ile milli parayla yapabiliriz. Toplam dış ticaretin Yüzde 5’i yüzde 10 yaptığımız zaman cari açıkla ilgili sırtımızı çok daha sağlam bir milli duvara dayamış olacağız. Milli parayla ilgili herkesle görüşüyoruz. Rusya, Kuzey Irak, Suriye, Balkan ülkeleri, Ukrayna bütün bu ülkelerde. Milli para rezerv para haline geliyor” diye konuştu.Zeybekci, İran ile BM arasında nükleer müzakerelerde anlaşma sağlanmasını da değerlendirdi.

İRAN'LA TİCARET 50 MİLYAR DOLAR
Zeybekci, İran ile Türkiye arasında ticarette büyük potansiyel olduğunu belirterek, 35 milyar dolarlık hedef belirlenmesine rağmen bu rakamın rahatlıkla 40-50 milyar dolar olabileceğini söyledi. İran’ın anlaşmasını “İran konusunda Türkiye’ye aferin diyorum” sözleriyle özetleyen Zeybekci, “Tercihli ticaret anlaşmasını bu uzlaşmadan bir yıl önce yaptık. Şu anda yüzde 30 üzerinde ihracatımızda artış var. Tüm bu yaptırımların kalkmasıyla İranlı meslektaşımla bu sene en az 30 ürünü daha sıfır gümrükle eklemeyi düşünüyoruz. İran’la olan ticaretimiz daha çok artacak. Karşılıklı kazan-kazan noktasına geleceğiz. Kendi milli paralarımızla alışveriş yapabildiğimiz zaman İran’la elimiz kolumuz çok daha rahat hale gelecek” dedi.

CEP TELEFONUNA VERGİ GELİRSE FİYAT ARTMAZ
İthal ürünlerin vergilendirilmesine yönelik çalışmalar devam ederken, Ekonomi Bakanı Zeybekci cep telefonu ve elektronikle ilgili düzenlemenin fiyatları artırmayacağını söyledi. Diğer ülkelerin ayakkabıdan mobilyaya, tekstilden bisiklete kadar birçok alanda doğrudan sübvansiyonlar verdiğine dikkat çeken Zeybekci, “Başka ülke külçe fiyatına bitmiş ürün teslim ediyor. Bunları engellemek lazım Türkiye’de firmaların yok olmasını engellemek lazım.

38 MİLYAR DOLAR İTHALAT
Cep telefonları ve elektronikle ilgili yaptığımız çalışma anti damping soruşturmasını aralık ayında ilan ettik. Şimdi de çalışma yapıyoruz bu ilan edilecek itirazlar alınacak sonra Bakanlar Kurulu kararına dönüşecek. Bu gelecek olan gelirse gelme ihtimalini düşük görüyorum gelirse ben fiyatlara yansımaz diye düşünüyorum. Yabancı üreticiler fiyatları kırar. Ama şimdilik yakın gelecekte gündemde güçlü şekilde durmuyor. Çalışma bitmedi daha, itirazlar gerçekleşsin biz çalışalım düşük çıkarsa bakanlar kuruluna getirmeden iptal edebiliriz gerek duymayabiliriz. Toplamda 38 milyar dolarlık ithalatı yeniden elden gözden geçiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

İŞ DÜNYASI SİYASETİ BASKI ALTINA ALMAMALI
İş dünyasının koalisyonu teşvik etmesini olumlu bulduğunu aktaran Bakan Zeybekci, “Acele edin” çağrılarını doğru bulmadığını söyledi. “Çabuk olun kriz geliyor, yangın var, dalgalanmalar var, dünyada deyip de siyaseti baskı altına almayı çalışmayı son derece yanlış buluyorum” diyen Zeybekci, “AK Parti-CHP koalisyonu teşvik edilecekse biz iş dünyasından cesur şekilde popülist yaklaşımların rant oy devşirme uyanıklıklarının olmaması gerektiği yönünde de siyasetle ilgili o yönde de konuşmalarını bekliyorum” tespitini yaptı.

garanti-mudur.jpg

GARANTI BANKASı'NDA BAYRAK DEĞIŞIMI
Garanti Bankası'nda bayrak değişimi Eylül'de: Özen, koltuğu Fuat Erbil’e bırakıyor Nisan 2000’den bu yana Garanti Bankası genel müdürü olan Ergun Özen, eylülde koltuğunu genel müdür yardımcısı Fuat Erbil’e bırakıyor. Özen, bankada yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıya devam edecek
Doğuş Grubu’nun Garanti Bankası’na ait hisselerinin satışına ilişkin beklenen onaylar, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu’ndan (BDDK) çıkarken, bankanın yeni genel müdürünün kim olacağı da netleşti. Habertürk’ün dindiği bilgilere göre, 1 Nisan 2000’den bu yana Garanti Bankası Genel Müdürü olan Ergun Özen, koltuğunu, 1999 yılından bu yana genel müdür yardımcısı görevini yürüten Fuat Erbil’e bırakıyor. Erbil’in, genel müdürlük koltuğuna geçişinin eylül ayında gerçekleşeceği öğrenilirken, Ergun Özen ise Garanti Bankası yönetim kurulu üyesi görevini yürütmeye devam edecek. Eylül ayında gerçekleşecek olan bu görev değişikliği aslında sadece Garanti Bankası için değil, Türk bankacılık sektörü için de önemli bir bayrak değişimi olacak. Şöyle ki, Nisan 2000’de Garanti’nin başına geçen Ergun Özen, 15.5 yıl ile sektörde en uzun süre genel müdürlük yapan sektörün duayen yöneticilerden biriydi. 

BANKAYI ZİRVEYE TAŞIDI 
Genel müdürlük koltuğuna oturduğu ilk yıllarda karşılaştığı sıkıntılı günleri başarıyla atlatan Özen, Ağustos 2001 itibarıyla Doğuş Grubu bünyesindeki Körfezbank ile Osmanlı Bankası birleşmesini, hemen ardından da Aralık 2001’de Osmanlı Bankası’nın Garanti Bankası bünyesine dahil olması operasyonlarını başarıyla yürüttü. Ardından da Ergun Özen ve ekibi yönetiminde adeta şaha kalkan Garanti Bankası, Türkiye’nin en büyük özel bankalarından biri haline gelirken, hem Borsa İstanbul’da hem de doğrudan yatırım anlamında her dönemde yabancı yatırımcıların ilgi odağı oldu. Özen’in genel müdürlük döneminde bankaya, önce dünya devi General Electric, daha sonra da İspanyol BBVA’ya ortak oldu.

midilli.jpg

TÜRKLER AKıN ETTI: GIDIŞ DÖNÜŞ 25 EURO!
Balıkesir'in ilçeleri başta olmak üzere İzmir ve İstanbul’dan yola çıkanlar, bayramda Yunanistan’ın Midilli Adası’na akın etti.
Ekonomik kriz içindeki Yunanistan turizmi, bu zor günlerde Türk turistler sayesinde soluk aldı. Balıkesir’in Edremit Körfezi ilçeleri başta olmak üzere İzmir ve İstanbul’dan çok sayıda tatilci, Midilli’ye akın etti. Yoğun talep artışı nedeniyleAyvalık- Midilli arasına karşılıklı yolcu taşıyan Turyol şirketi ile Jale Tur şirketi, ek sefer koymak zorunda kaldı. Ayvalık gümrük kapısı önünde uzun kuyruklar oluştu. Ayvalık’tan ortalama 1 saat 15 dakika süren feribot yolculuğunun ardından Midilli’ye ulaşan Türk kafileler; Midilli’nin sahil kesimindeki yer alan Thermi, Montamado, Molivos, Petra ve Kalloni yerleşim birimlerini gezdi. Merkezdeki Osmanlı döneminden kalma cami, Osmanlı hamamı, tarihi eserler ve kiliseleri dolaşan tatilciler, ballı yoğurt ile İzmir lokmasının tadına baktı.
Midilli’ye sefer yapan bir tur firmasının sahibi Ahmet Jale, "Adaya gidiş ve dönüş ücreti, tek kişi 25 Euro. Yoğun ilgi var. Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda adaya 5 bin kişi gitmişti. Bu yıl ise tatil süresi dokuz günden dört güne düşünce yolcu sayısında düşüş bekliyoruz" dedi. Ulaşım kolaylığı ile adanın doğal güzelliklerinin bozulmamasının ilgiyi arttırdığını söyleyen Ahmet Jale, "İnsanlar dinleniyor, eğleniyor. Firmamızın turu sayesinde görülmeye değer yerler geziliyor. Adanın gizemli bölgeleri tanıtılıyor. Bu arada fiyatlar da çok yüksek değil. Gruplarda daha da ucuz oluyor" diye konuştu.
Ada’ya ayak basan tatilcilerin çoğunun denizi ve kumsalıyla ünlü Molivos’u tercih ettiği belirtildi.

yerli-ucak.jpg

MILLI YOLCU UÇAĞıNıN MOTORU DA YERLI OLACAK
Başbakan Davutoğlu’nun 27 Mayıs’ta tanıttığı ve 2019’da göklerde olması hedeflenen milli bölgesel yolcu uçağının motoru da yerli olacak.
Türk mühendisleri tarafından tasarlanacak yerli uçağın motor teknolojsi devlet sırrı gibi saklanacak.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 27 Mayıs’ta İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde tanıttığı Türkiye’nin ilk yerli uçağının motoru da yerli olacak.
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı kontrolünde bilim adamlarına yaptıracağı yerli motoru tamamen gizlilik dahilinde tasarlayıp üreteceği belirtildi. Davutoğlu’nun yeri uçağı tanıtımında 29 Ekim 2019 tarihi için temsili bilet kesilen milli bölgesel yolcu uçağına yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye 2023 yılına kadar 70 yolcu kapasiteli milli bölgesel yolcu uçağının tüm parçaları yerli olacak şekilde üretilecek. Uçağın en önemli parçası olan motoru ise tamamen Türk mühendisler tarafından tasarlanacak ve Türkiye’ye ait olacak olan bu teknoloji devlet sırrı gibi saklanacak.

TÜRK MÜHENDİSLER YAPIYOR
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, motor teknolojisi üzerinde Türk mühendislerini bir araya getirerek çalışmalara başladı. Ankara’nın Kazan ilçesinde tasarımına başlanan uçak motorunun en önemli kısmı kompresör, yanma odası ve türbinden oluşan çekirdek motor ile ana motordan oluşan kısımlar yapılacak. Motor üretildikten sonra Bakanlık bir sonraki aşamaya geçerek bu motoru Türkiye’de geliştirilecek milli yolcu uçağı, milli İHA-İnsansız Hava Aracı ve milli helikopterimizde de kullanmaya başlayacak. Böylece Türkiye artık havada tamamen milli imkanlarla üretilmiş araçlarını kullanmaya başlayacak.

DÜNYA İLE REKABET EDECEK
Ayrıca Türkiye motor tasarımında şu anda dünyada kullanılan uçak motorlarıyla rekabet edebilecek en son teknolojiye sahip olması planlanıyor. Bunun için mühendisler az yakıt tüketimi ile yüksek performans elde edecek ve en önemli özellik olarak güvenliği ön planda tutarak motoru üretecekler.

financial-times.jpg

FINANCIAL TIMES SATıLıYOR

127 yıllık İngiliz gazetesi Financial Times'ın satılması gündeme oturdu. Bloomberg’in haberine göre Pearson 127 yıllık İngiliz gazetesi Financial Times için alıcı arıyor. Bu satışla birlikte Financial Times’ın değerinin 1.6 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Konuya yakın kaynaklar dijital yayıncılık devi Axel Springer’in gazeteyi alabileceğinin altını çiziyor.

fitch.20150721081000.jpg

FITCH'TEN 'FAIZ ARTıŞı' UYARıSı!
Fitch, Fed'in olası faiz artışının gelişmekte olan ülkelerin kredi temelleri üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtti.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD Merkez Bankası Fed'in olası faiz artışının gelişmekte olan ülkelerin kredi temelleri üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtti.
Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, "Genel olarak reyting görünümleri artan şekilde istikrarlı olmaya devam ederken, gelişmekte olan ekonomilerin kredi temelleri, ABD'nin faiz artışı ve emtia fiyatlarındaki düşüşle baskılanabilir" ifadesi kullanıldı.
Fitch Ratings, ABD'nin olası faiz artışının geçici bile olsa "piyasaları karıştırma" ihtimali olduğunu belirterek "Diğer merkez bankaları aşırı genişlemeci tutumlarını devam ettiriyor. Merkez bankaları arasındaki bu politika ayrışması, sermaye ABD'ye dönerken, gelişmekte olan piyasaların borçlanıcıları için zorluk oluşturabilir. Gelişmekte olan ekonomiler halihazırda düşük emtia fiyatları ve küresel ticarette devam eden zayıflamayla karşı karşıya kalmış durumda" değerlendirmesinde bulundu.
Kuruluş, 2015 sonu itibarıyla Rusya ekonomisinin yüzde 3,5, Brezilya ekonomisinin ise yüzde 1,5 daralmasının beklendiğini belirterek Çin'de ise büyümedeki kademeli azalışın yüzde 6,8'le devam edeceği öngörüsünde bulundu.
Fitch Ratings, Rusya, Orta ve Doğu Avrupa, Latin Amerika ve Endonezya'daki şirketler için yeniden finansman ve döviz kurunun en büyük riskler arasında yer aldığına işaret ederek bu bölgelerdeki daha az gelişmiş sermaye piyasalarının, koruma altına alınmamış kısa vadeli döviz borçlarının oluşturduğu riski üstlenmek zorunda kalabileceğini vurguladı.
Gelişmekte olan ekonomilerdeki döviz borcu riskine dikkati çeken Fitch, "Finansal kuruluşlar açısından, Türkiye döviz cinsinden yüksek borçluluk seviyesiyle öne çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Fitch, Avrupa'da daha olumlu bir büyüme görünümü olduğunu ifade ederek "Avro Bölgesi'nde işsizliğin yüksek seyretmesine ve Yunanistan'ın halen risk oluşturmasına rağmen, 2015'te büyümenin geçen yılki yüzde 0,9'dan yüzde 1,6'ya yükselmesini bekliyoruz. Şirketler sermaye yatırımları konusunda halen temkinli" ifadesini kullandı.
Öte yandan emtia fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi halinde gelişmekte olan ekonomiler içerisinde bazı negatif reyting eylemlerine gidilebileceğinin altını çizen Fitch, Brezilya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki petrol üreticilerinin fiyatlardaki düşüşlerden olumsuz etkilendiğini belirtti.

putin.jpg

RUSYA 42 MILYAR DOLARLıK BORÇLA BOĞUŞUYOR
Yerel yönetimlerin 42 milyar dolarlık borcu, Rus ekonomisini tehdit eden en büyük risklerden biri haline geldi.
Yaptırımların etkisi ve resesyonla boğuşan Rus hükümeti gittikçe büyüyen başka bir ekonomik sorunla daha karşı karşıya: Yerel yönetim borçları.
Bloomberg'ün haberine göre, Rusya'nın mali durumunu anlamak için bölgesel yönetimlerin endişe verici borç seviyelerine bakmak şart.
Standard & Poor's verilerine göre, Alaska'dan sadace bir boğazla ayrılan Çukotka bölgesinde özerk hükümetin borçları gelirlerinin yüzde 144'üne ulaşmış durumda. Belgorod'dan Kuzey Kafkasya hükümetlerine pek çok bölgede yüzde 100'e ulaşan borç-gelir oranları ise endişeleri daha da artırıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2012'de sosyal harcamaları teşvik için yayınladığı bir genelgenin de etkisiyle Rusya'nın 80'den fazla bölgesinin borç yükü beş yıl içinde iki katına çıkarak 2,4 trilyon rubleye (42 milyar dolar) ulaştı. S&P'ye göre, yerel hükümetlerin üzerindeki borç baskısı önümüzdeki iki-üç yıl içinde daha da fazla büyüyecek. Bu durumda yerel hükümetlerin 2010'dan bu yana ilk kez açık veren federal bütçeden sağlanacak fonlarla kurtarılması gerekebilir. S&P Moskova ofisi Genel Müdür Yardımcısı Karen Vartapetov, "Büyük bir bölgenin temerrüde düşmesi Maliye Bakanlığı'nın da piyasalara erişimini engelleyebilir. Şu anda federal merkezin bölgelere yardım etme şansı var.
Ancak üç yıl içinde bölgesel borçlar artabilir ve bu sefer daha az kaynak olabilir; bu da daha büyük risklere yol açar" dedi. Yerel yönetim bütçeleri üzerindeki riskler, Ukrayna krizi sebebiyle uygulanan ambargoların ülkenin finansal piyasalara erişimini kısıtlamasıyla daha da büyüyor. Küresel piyasalara erişimi sınırlanan yerel yönetimler, sosyal harcamalar için daha maliyetli banka kredilerine yönelmek zorunda kalıyor.
Bu yıl içinde bölgesel tahvil ihraçları yüzde 53 azalsa da Moody's yıl sonu itibariyle sağlık, eğitim ve altyapı harcamalarının öncülüğünde borçlanma miktarının yüzde 25 artacağını tahmin ediyor. Borç yükünün bölgeler üzerindeki riskleri artırdığını söyleyen S&P'nin hesaplamalarına göre ise, yerel yönetimlerin bütçe açığı 625 milyar rubleye ulaşmış durumda, yani geçen seneye göre yüzde 42 daha fazla. Rus yetkililer, tahvilleri ve ticari kredileri federal bütçeden alınmış devlet destekli ve yıllık yüzde 0,1 faizli kredilerle değiştirerek krizin etkisini azaltmaya çalışıyor.
Başbakan Dmitry Medvedev, hükümetin bu iş için 2015 yılında 310 milyar ruble ayırdığını söylemişti. Ayrıca başbakan bazı döviz cinsinden borçların rubleye dönüştürülmesi gerektiğini de savunuyor. Ancak merkez bankası verileri yerel hükümetlerin ticari kredilere bağımlılığının hala devam ettiğini gösteriyor. Son verilere göre, banka borçları 2014 başından 1 Mart'a kadar geçen sürede yüzde 25 artarak 1 trilyon rubleye ulaştı.
Merkez bankası da Haziran ayında yayınladığı bir raporda ekonominin daralmasıyla bölgesel bütçelerde dengesizlik risklerinin artabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Banka raporda, "Yüksek borç yükü yüzünden bazı bölgelerde finansman kaynaklarına erişim kısmen kapalı olabilir. Ayrıca bu bölgeler varolan borçlarını yeniden yapılandırma da güçlük yaşayabilir çünkü bankalar bölgesel risk değerlendirmelerinde gittikçe daha seçici oluyor" demişti.

norvec.jpg


NORVEÇ VE İNGILTERE ARASıNDA ENERJI ORTAKLıĞı
Norveç ve İngiltere dünyanın en uzun enterkonnektör elektrik iletim hattını inşa etmek için anlaşmaya vardı.
İki ülke arasında yapılması planlanan enterkonnektör elektrik enerjisi bağlantısının dünyanın en uzun bağlantısı olacağı bildirilirken maliyetinin yaklaşık olarak 1,5 milyar avro olacağı açıklandı.
İki ülkenin enerji sistemleri arasındaki ilk doğrudan bağlantı olacak proje İngiliz enerji şirketi National Grid ve Norveçli enerji nakil operatörü Statnett SF ortaklığında gerçekleştirilecek.
Toplam 740 kilometre uzunluğunda olacak olan hattın 730 kilometrelik bölümü deniz altından geçecek. Hattın oluşturulmasında toplam 1.450 kilometre kablo kullanılacak. Kabloların Prysmian ve Nexans şirketlerinden tedarik edileceği, Norveç ve İngiltere'deki dönüşüm istasyonlarının ise İsveçli güç teknolojisi devi ABB tarafından yapılacağı bildirildi.
Yeni enterkonnektör hattın iki ülkenin artan üretimine ve yenilenebilir enerji kullanımına katkıda bulunacağı belirtilerek toplam kapasitesinin 1.400 megavat olacağı ifade edildi. İki ülkenin proje ile ilgili yetkilileri, söz konusu projenin Avrupa'nın gelecekte oluşturacağı elektrik dağıtım sisteminin önemli bir bölümünü oluşturacağını kaydettiler.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.