FİKRİ TÜRKEL
İSTANBUL - Şehirleri tanımanın birçok yolu var. Sokakta yürürsünüz, kahvelerde oturursunuz, pazarlarda dolaşırsınız. Ama ben size başka bir yol önereceğim bugün: Elektrik faturalarına bakın. CK Enerji Boğaziçi Elektrik'in 2025 yılı raporu elimde. İçinde 4 milyon 627 bin abonenin hikâyesi gizli. Ve inanın bana, bu rakamlar İstanbul'u herhangi bir sosyoloji kitabından daha iyi anlatıyor.
CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac'ın da o isabetli tespitiyle; bu rapor aslında kentin bugünkü fotoğrafını değil, koca bir metropolün geleceğini gösteriyor.
Sadece elektrik tüketimi deyip geçmeyin. Bu rakamların içinde muazzam bir sosyoloji, inanılmaz bir insan hikayesi yatıyor. Çünkü elektrik yalan söylemez. Evde kaç kişi yaşıyor, kaçta uyuyor, ne kadar televizyon izliyor, klima açıyor mu, uzaktan mı çalışıyor... Hepsini sayaç biliyor. Sayaç, bu şehrin en dürüst tanığı.


Esenyurt: Türkiye'nin 58. il’i
Rapordaki hemen her tabloda bir ilçe adı parlıyor: Esenyurt. En kalabalık ilçe, en genç nüfus, en çok taşınma, en çok yabancı abone... Nüfusu 1 milyonu geçti. Türkiye'nin 57 ilinden daha büyük. Yani Esenyurt artık bir ilçe değil; başlı başına bir şehir, başlı başına bir fenomen.
35 yaş altı abonelerin yüzde 17'si Esenyurt'ta. Genç nüfusun en yoğun olduğu yer. 85 bin 905 genç abone. Taşınmalarda da birinci sırada: 71 bin 403 taşınma hareketi. Ortalama yaşı 46,81 ile İstanbul'un en genç ilçesi. Esenyurt, İstanbul'un geleceğini şimdiden yaşıyor.
Ama madalyonun öbür yüzü de var. Yabancı abonelerdeki en büyük düşüş de Esenyurt'ta: 7 bin 120 kişilik azalma, yüzde 18. Suriye'deki gelişmeler, geri dönüşler, politika değişiklikleri... Hepsi bu rakamlarda iz bırakıyor. Toplam yabancı abone sayısı 186 binden 155 bine düştü. Yüzde 16'lık bir erime. 166 ülkeden insanın yaşadığı bir şehirde bu, küçümsenmeyecek bir değişim.
Bakırköy yaşlılar, Beşiktaş’ta kadınlar
İstanbul'un iki yakasını değil ama iki ruhunu görmek istiyorsanız şu iki ilçeye bakın: Bakırköy ve Esenyurt. Bakırköy'de ortalama yaş 55,87. Esenyurt'ta 46,81. Aralarında neredeyse on yıllık bir fark var. Bakırköy'deki abonelerin yüzde 31,76'sı 64 yaş üzeri. Esenyurt'ta bu oran sadece yüzde 11,68.
Bir başka çarpıcı veri: Kadın abonelerin en yoğun olduğu ilçe Beşiktaş. Yüzde 45. Neredeyse yarı yarıya. Bakırköy'de yüzde 42, Şişli'de yüzde 38. Ticari abonelerde ise kadın oranı sadece yüzde 16. İstanbul'da kadın girişimciliğin önünde hâlâ ne kadar uzun bir yol olduğunu bu tek rakam bile anlatıyor.
En genç abone 18 yaşında bir kadın girişimci; Beylikdüzü'nde kostüm dükkanı var. En yaşlı abone ise 110 yaşında, Şişli'de yaşıyor. Aralarında neredeyse bir asırlık fark. İstanbul, bu iki kadının arasına sığan bir şehir.
Hemşehrim, memleket nere?
Bu soruyu İstanbul'da sormak aslında şehrin kendisini sormaktır. Ve cevap değişmiyor: Sivaslılar birinci sırada. 169 bin 805 kişi. Arkasından Kastamonulular geliyor 132 binle, sonra Tokatlılar 112 binle, Malatyalılar 112 binle.
Ama burada dikkat çekici bir trend var: Her memleketin abone sayısı yıldan yıla azalıyor. Çünkü nesiller değişiyor. Dedesi Sivas'tan gelmiş ama kendisi artık İstanbullu. Abonelerin yüzde 18'i memleketi olarak İstanbul yazıyor. Çatalca'nın yüzde 61'i, Silivri'nin yüzde 39'u, Bakırköy'ün yüzde 36'sı, Beşiktaş'ın yüzde 35'i İstanbul kayıtlı. Yani İstanbul yavaş yavaş kendi nüfusunu üretiyor.
Sivaslıların kalesi Kağıthane. Kastamonuluların yurdu Bağcılar ve Gaziosmanpaşa. Tokatlılar Esenyurt'u mesken tutmuş. Malatyalılar Bağcılar'ı tercih etmiş. Her ilçenin bir memleket haritası var. İstanbul'un her mahallesi aslında küçük bir Anadolu.
Sarıyer'de yaşamak pahalı, Esenler'de sade
Konut başına aylık ortalama elektrik tüketimi en yüksek ilçe Sarıyer: 247 kilovat saat. Onu Beşiktaş 244 ile, Başakşehir 235 ile, Bakırköy 233 ile takip ediyor. En düşük tüketim ise 156 kilovat saat ile Esenler'de.
Bu rakamlar neyi anlatıyor? Evlerin büyüklüğünü, ailelerin alışkanlıklarını, gelir düzeyini, yaşam tarzını. Sarıyer'deki geniş villalarda çalışan klimalara, havuz pompalarına, bahçe aydınlatmalarına karşılık Esenler'deki daha mütevazı, daha küçük metrekarelerdeki hayatı okuyoruz bu verilerde.
Altı yıllık trende bakıldığında en fazla artış Arnavutköy'de: yüzde 14,73. Yeni yerleşimler, TOKİ projeleri, genişleyen şehir. En az artış ise Şişli'de: eksi yüzde 0,93. Beşiktaş'ta da eksi yüzde 0,29. Bu ilçelerde evler küçülüyor, Bomonti gibi semtlerde stüdyo daireler çoğalıyor. Daha az metrekare, daha az kilovat saat.
3 milyon İstanbullu ev değiştirdi
Son altı yılda İstanbul Avrupa Yakası'nda 3 milyon 56 bin 472 taşınma hareketi gerçekleşti. Bu, bazı Avrupa ülkelerinin toplam nüfusundan fazla. 2025'te taşınmalar yüzde 18 arttı. Toplam 544 bin 786 kişi ev değiştirdi. Bunun yüzde 70'i ikinci el gayrimenkule, yüzde 30'u sıfır eve.
Yeni gayrimenkule geçişlerdeki artış özellikle dikkat çekici: yüzde 19,46. 2024'te günde ortalama 366 kişi yeni eve taşınırken, 2025'te bu sayı 438'e çıktı. İstanbul durmadan dönen bir inşaat şantiyesi gibi. Ve bu dönüşüm artık hızlanıyor.
İstanbul kendini yeniliyor
Raporun belki de en çarpıcı bölümü bu. Kentsel dönüşüm nedeniyle abonelik sonlandırma talepleri bir önceki yıla göre yüzde 105 arttı. 2024'te 25 bin 650 olan bu sayı 2025'te 52 bin 662'ye fırladı. Bunun 42 bin 950'si mesken abonesi.
Bahçelievler 9 bin 543 sonlandırma ile başı çekiyor. Avcılar'da 5 bin 873, Küçükçekmece'de 5 bin 298, Zeytinburnu'nda 3 bin 878. Avcılar ve Zeytinburnu'nda önceki yıla göre yüzde 200'ün üzerinde artış var. Güngören, Bahçelievler ve Avcılar'da son beş yılda konut stokunun yüzde 10'undan fazlası kentsel dönüşüme girdi.
Bu rakamlar acı veriyor gibi görünebilir ama aslında umut verici. Her yıkılan bina, depreme karşı bir adım daha güvenli bir İstanbul demek. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz ve bu dönüşüm hayati öneme sahip. Ama işin insan boyutu da var: yıkılan her ev, taşınan her aile, bozulan her komşuluk ilişkisi de bir kayıp.
Gaziosmanpaşa'da 15 bin ev, Çatalca'da 34
Kilometrekare başına konut aboneliği haritası, İstanbul'un ne kadar dengesiz bir şehir olduğunu gözler önüne seriyor. Gaziosmanpaşa'da her kilometrekareye 15 bin 115 konut abonesi düşüyor. Çatalca'da ise bu sayı sadece 34. Aralarındaki fark 444 kat.
İstanbul Avrupa Yakası'nın ortalaması 1.133. Türkiye ortalaması ise 55. Yani İstanbul, Türkiye ortalamasının 20 katı yoğunlukta yaşıyor. Bu kadar insanı bu kadar dar bir alana sıkıştırmak, hem mühendislik başarısı hem de şehircilik trajedisi.
Sultangazi'de doluluk oranı yüzde 98. Yani 100 evin 98'inde biri yaşıyor. Boş ev bulmak neredeyse imkânsız. Güngören'de ise kentsel dönüşüm etkisiyle doluluk yüzde 90'a düşmüş. Bu da geçici; birkaç yıl içinde yeni binalar yükselecek ve doluluk oranları yeniden artacak.
Yabancı aboneler neden azalıyor?
Rapor, yabancı abonelerde %16 düşüş olduğunu söylüyor: 2024’te 186.076, 2025’te 155.657.
Ayrıca yabancı abonelerin 166 farklı ülkeden geldiği ve en büyük payın Suriyelilerde olduğu belirtiliyor.
Bu düşüş “tek bir sebebe” bağlanamaz; ama şu kesin: İstanbul’un demografisi, artık sadece iç göçle değil, dış göçün ritmiyle de şekilleniyor.
Elektrikli araç ve çatılardaki güneş panelleri
Sunumun soru-cevap kısmı çok kıymetliydi. “Emekli birinden yeni nesil soru” yöneltme ihtiyacı hissettim. Gülümseten bir soruydu ama bence o sorular şehrin geleceğini tarif ediyor:
. Elektrikli araç şarjı: Bugün toplam tüketimde payı hâlâ çok düşük (sunumda “%1’e ulaşmadı, binde seviyeler” deniyor). Ama artış trendi net.
. Bireysel yenilenebilir (çatıda güneş, bahçede küçük sistemler): En kritik mesele ölçüm. Sunumda anlatılan şu: tüketim anında üretilip ev içinde kullanılan enerji sayaçtan geçmeyebiliyor; ölçülebilen kısım daha çok şebekeye satılan “fazla üretim”.
Bu bölüm bana şunu düşündürdü:
Şehir artık yalnızca tüketen değil, küçük küçük üreten bir organizmaya dönüşüyor.
Ve bu dönüşümün “istatistiği” için daha akıllı sayaçlar, daha ayrıntılı sınıflamalar, daha rafine veri mimarileri gerekecek.
Bu veriler ne anlatıyor?
Bir elektrik dağıtım şirketinin yıllık raporu, İstanbul'un en kapsamlı sosyolojik röntgenlerinden biri haline gelmiş. Sayaçlar yalan söylemez çünkü. Her açılan lamba, her çalışan buzdolabı, her şarj edilen telefon bir hayat hikâyesinin parçası.
Bu rapor bize şunu söylüyor: İstanbul batıya doğru büyümeye devam ediyor. Genç nüfus çevre ilçelere akıyor. Merkez ilçeler yaşlanıyor ama aynı zamanda yenileniyor. Yabancı nüfus azalıyor. Kentsel dönüşüm hızlanıyor. Ve bu devasa şehir, 4,6 milyon elektrik abonesinin her birinde farklı bir hikâye barındırıyor.
Bir zamanlar İstanbul'u anlamak için Galata Köprüsü'nden bakmak yeterdi. Şimdi elektrik sayacına bakmak gerekiyor.



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.