• BIST 1.435,380
  • Altın 532,23
  • Dolar 9,2750
  • Euro 10,7700
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 15 °C
  • Antalya 28 °C

Zenginler ismini açıklamak istemiyor

Zenginler ismini açıklamak istemiyor
Toplum içinde zengin olduklarının bilinmesini istemeyen en çok vergi ödeyenlerde isminin açıklanmasını istemeyenlerin sayısı artıyor.

EKONOMİYE BAKIŞ
İSTANBUL-
En çok vergi ödeyenler sıralaması Türkiye genelinde, isminin açıklanmasını istemeyenlerin sayısı artıyor. 1999 yılında sayıları sadece 11’di. 2013 yılında ise Türkiye genelinde en çok vergi ödeyen 100 kişiden 33’ü isminin açıklanmasını istemedi. “Vergisini ödeyen örnek vatandaş” sözlerine de konu olan isimler arasındaki vergi rekortmenleri, kamuya açıkça “örnek olmaktan” her yıl biraz daha uzaklaşıyor. 2013 yılında en çok gelir vergisi ödeyen 100 kişiden 33’ü adının açıklanmasını istemedi. Gizlemek tamamen kişisel sebeplere dayanabilir. Vergi hukuku açısından bir sebebi olamaz. Kişinin çevresindekilerin borç isteme ihtimalinden tutun yanında çalışanların zam istemesine, mafyavari tehditler almaktan çekinmesine, çeşitli kuruluşların ‘bağış’ diye kapısına dayanmasına kadar birçok kişisel sebep olabilir” diyen Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. A. Bumin Doğrusöz, bu sebeplerin on yıl önce de ileri sürülebileceği ve temelde neyin değiştiği sorumuz üzerine; “Demek ki kişilerin bu tip endişelerini artıran yapı, toplumda daha da güçlendi” diyor.

Türkiye genelinde Mart 2014’te 1 milyon 861 bine yakın mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen gelir vergisi matrahı yaklaşık 31 milyar 615 milyon TL ve bunun üzerinden 8 milyar 389 milyon 820 bin TL gelir vergisi tahakkuk edildi. 2013 vergilendirme dönemi içinde mükellef başına ortalama 16 bin 990 TL matrah beyanında bulunulurken, beyan olunan bu matrahlar üzerinden ise mükellef başına ortalama 4 bin 509 TL yıllık gelir vergisi tahakkuk edildi. Yüksek vergi grubunda efektif vergi oranı yüzde 35’e kadar çıkıyor. “Ne kadar vergi verdiğinizin görülmesi, kabaca gelirinizin hesaplanmasını da mümkün kılacaktır. İşte asıl sorun da bu. İnsanlar, ödedikleri verginin değil, gelirlerinin bilinmesini istemiyor” diyen Mazars/Denge Denetim YMM Vergi Hizmetleri Ortağı Dinçer Aydemir, bu durumda rakiplerin, şirketin büyüklüğünü de tahmin edebileceklerini ekliyor.

GIZLENMENIN ÜÇ NEDENI OLABILIR
Vergi rekortmenlerinin isimlerini gizlemelerini üç faktöre bağlayan, fakat hangi faktörün daha etkili olduğunu ise “tartışmaya açık” diye değerlendiren İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Şeker, öncelikle siyasi-ideolojik faktörlerden bahsediyor. Şeker’e göre, son on yılda yükselen yeni sermayedarlar vergilerini ödeseler de şahıs düzeyinde fazla ön plana çıkmayı tercih etmiyor. İkinci nedenin ekonomik olabileceğini söyleyen Şeker, özellikle borsa tabanlı şirketler açısından doğabilecek risklere işaret ediyor: “Bu kişilerin şirketleri halka açık ya da kamuoyunun bildiği şirketlerse, şirket sahibinin bu listedeki sıralamada bulunduğu yerin değişmesi, sahibi olduğu şirketlerin hisse senedi değerlemesinde bir dalgalanmaya yol açabilir.” Son olarak psikolojik ya da sosyolojik nedenlere değinen Şeker, insanların toplum içinde çok zengin olduklarının bilinmesinin yaratacağı kaygı, korku ve güvenlikleriyle ilgili duyabilecekleri endişeden söz ediyor.

Geçtiğimiz yıllarda yapılan Varlık Barışı’nın da gelirde yarattığı ani yükselmeler ile vergi rekortmenleri listesinde “yeni isimsiz” kişileri ortaya çıkarmış olabileceği söyleniyor. Yurtdışında geliri olanların bu geliri yurtiçine getirmeleri çok düşük bir vergiyle mümkün oldu. Yurtdışından bu yolla gelen paranın kaynağı da sorulmuyor. Kaynağı belli olmayınca, ismi açıklanmayanlar arasında Varlık Barışı ile listeye dahil olan kişilerin, “Neden bugün listedesin?”, “Kaynağı nedir?” sorularıyla karşılaşma ihtimalleri var. Elbette bunlar varsayım. Çünkü ismi açıklanmayan kişilerin hangi sırada oldukları, listede nasıl yer değiştirdikleri gibi bir istatistik de yayımlanmıyor.

finansbank.jpg

FINANSBANK, PSA FINANSMAN'ı SATıN ALDı
Finansbank PSA Finansman şirketinin tamamını 9.49 milyon TL'ye satın almak için anlaştı.
Finansbank, Paris merkezli Banque PSA Finance SA’ya ait PSA Finansman Anonim Şirketi’nin tamamını 20 milyon TL nominal değer, 9.4 milyon TL ise toplam tutar üzerinden devralmak için anlaşma imzaladı. 
Finansbank, tüketici finansmanı hizmeti sağlamak üzere, PSA Finansman'nın hisselerinin tamamının satın alınmasına karar verdiğini KAP'a açıkladı. Açıklamada edinilen payların nominal tutarının 20 milyon TL hisse başına alış fiyatının 0.47455 TL ve toplam tutarın ise 9.49 milyon lira olduğu bilgisi yer aldı.
Açıklamaya göre, bu kapsamda Banque PSA Finance, PSA Financial Holding BV, Peugeot Finance International NV, Marcin Bartosz Kruczkowski, BPF Pazarlama ve Acentelik Hizmetleri ve Finansbank arasında bir hisse alım sözleşmesi imzalandı.
Açıklamada satış bedelinin PSA Finansman'ın 2014 sonu finansal tabloları dikkate alınarak hesaplandığı, nihai satış bedelinin, hisse devir tarihindeki finansal tablolar esas alınarak gerekli fiyat farkları yansıtıldıktan sonra kesinleşeceği belirtildi.


cipras1.jpg

"ACı REÇETE" YUNAN PARLAMENTOSUNDAN GEÇTI
Yunanistan'da kanun tasarıları, hükümet ve muhalefet partilerinden 229 milletvekilinin ''evet'' oyu ile kabul edildi.
Parlamentoda saat 21.15'te görüşmelerine başlanan kanun tasarıları, gece yarısından sonra yapılan oylamada, hükümet ve muhalefet partilerinden 229 milletvekilinin ''evet'' oyu ile kabul edildi
Yunanistan Parlamentosu, Avro Bölgesi liderlerinin, hükümete "86 milyar avroluk üçüncü kurtarma paketi" karşılığında ön koşul olarak talep ettiği kapsamlı reform paketi ile ilgili kanun tasarısını kabul etti.
Parlamentoda saat 21.15'te görüşmelerine başlanan kanun tasarıları, gece yarısından sonra yapılan oylamada, hükümet ve muhalefet partilerinden 229 milletvekilinin ''evet'' oyuyla kabul edildi. 300 sandalyeli parlamentoda 299 milletvekilinin katıldığı oylamada, hükümet kanadından bazı milletvekilleriyle muhalefet partilerinden 64 milletvekili ''hayır'' oyu kullanırken, 6 milletvekili ise çekimser kaldı.
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, oylama öncesi parlamentoda yaptığı konuşmasında, pakette yer alan tedbirleri tasdik etmemesine rağmen başka alternatif olmadığını ifade etti. Çipras, "Tedbirlere inanmıyorum .Fakat kabul etmek zorunda kaldık" dedi.
Yunanistan Maliye Bakan Efklidis Çakalotos da solun eski düşüncelerini kırması gerektiğini belirterek, "Aksi halde Yunanistan'ın geleceği olmayacak" ifadesini kullandı.
Çakalotos, "Bir şey biliyorum. Eğer sol eski düşüncelerini kırmazsa, bu ülkenin geleceği olmayacak. Biz ülkenin içinde bulunduğu durumu abartmıyoruz. Şu an kreditörle yapılan anlaşmayı yargılamak için çok erken çünkü çoğusu Avrupa'da siyasi düzeyde ne olacağına bağlı. Gelecek birkaç yıl Avrupa test edilecek" değerlendirmesinde bulundu. kullandı.

YUNANISTAN'DA MALIYE BAKAN YARDıMCıSı ISTIFA ETTI
Yunanistan Maliye Bakan Yardımcısı Nadia Valavani "üçüncü kurtarma paketindeki kemer sıkma politikalarına" karşı olduğu gerekçesiyle istifa etti.
Yunanistan Maliye Bakan Yardımcısı Nadia Valavani "üçüncü kurtarma paketindeki kemer sıkma politikalarına" karşı olduğu gerekçesiyle istifa etti.
Radikal Sol İttifak Partisi (SYRIZA) milletvekili Valavani, Başbakan Alexis Tsipras'a gönderdiği mektubunda, bakan yardımcılığı görevinden istifa ettiğini bildirdi.
Valavani'nin istifa mektubu bugün Yunanistan Maliye Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklandı.
Valavani mektubunda, geçen cuma günü Yunanistan Parlamentosu'nda Euro Grubu'na sunulacak teklifleri desteklediğini ifade ederek, "Kreditörlerle anlaşma olmayacak diye desteklemiştim. Bugün halen anlaşma olmayacağına inanıyorum. Bunları sadece Almanya'daki egemen çevrelerin hükümetimizi ve ülkemizi aşağılama taktiği olarak görüyorum. Başbakan Tsipras'a bana hükümette fırsat verdiği için teşekkür ediyorum. Mücadelemizin devam ettiğine inanmak istiyorum" ifadesi kullandı.
SYRIZA milletvekili ve Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Nikos Hundis de pazartesi günü istifa etmişti.

varoufakis.jpg

VAROUFAKIS'TEN SERT SÖZLER
Eski Yunan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis Euro Grubu`nu sert sözlerle eleştirdi.
Eski Yunan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis istifasından sonraki ilk röportajında Euro Grubu ve Yunan Başbakan Aleksis Çipras’la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

EKONOMİ KONUŞMAYA ÇALIŞTIM, OLMADI
Beş ay boyunca günde 2 saat uyuduğunu ve yaşadığı stres sona erdiği için rahatlamış hissettiğini söyleyen Varoufakis, Euro Grubu’yla yaptığı görüşmelerin detaylarını anlattı. Varoufakis, Euro Grubu’yla ekonomik argümanlarla konuşmaya çalıştığını fakat kimsenin buna yanaşmadığını vurguladı. “Üstüne çok çalıştığım, mantıksal bütünlüğü olan argümanlarla karşılarına gittiğimde bana sanki hiç konuşmamışım gibi boş boş baktılar” dedi. Eski Bakan,Euro Grubu’nun, Avrupalıların hayatlarını belirlemek gibi bir gücü elinde tutarken hiçbir üyenin kimseye hesap vermediğini ve aslında bu grubun pek de işlemediğini belirtti.

SCHAEUBLE YÖNETİYOR
Varoufakis Euro Grubu’nu adeta şef görevini Schaeuble’nin yönettiği bir orkestraya benzetti. Sadece Fransız Bakan Michel Sapin’in zaman zaman üstü kapalı bir şekilde karşı çıktığını fakat güçlü ve uzun süren bir tepki olmadığını dile getirdi. Varoufakis, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Çipras’a endişelenmemesini ve Yunanistan’ın Troyka’yla çalışması gerektiğini, kötü bir şey olmasına izin vermeyeceğini söyleyerek Yunan Başbakan’ı yatıştırmaya çalıştığını belirtti.

TSIPRAS'I BEN ŞEKİLLENDİRDİM
Varoufakis, 4 buçuk yıl önce SYRIZA lideri ile tanıştığında Tsipras’ın görüşlerinin tam oluşmamış olduğunu söyledi. Son zamanlardaki fikir ayrılıklarına rağmen “Görüşlerinin şekillenmesine yardımcı olduğumu düşünüyorum” dedi.

AVRO BÖLGESI MALIYE BAKANLARı TELEKONFERANS YAPACAK
Avro Grubu Başkanı ve Hollanda Maliye Bakanı Jeroen Dijsselbloem'un sözcüsü, Avro Bölgesi maliye bakanlarının bugün "Yunanistan'ı kurtarma paketi" ile ilgili olarak saat 10.00'da bir telekonferans yapacaklarını bildirdi.

YUNAN HALKı DAHA FAZLA KEMER SıKACAK
Kanun tasarısının kabul edilmesiyle Yunanistan'da kemer sıkma önlemleri daha da ağırlaştırıldı.
Buna göre, KDV artırımı dahil vergi oranları yeniden düzenlenecek, iş koşulları ve emeklilik gibi konularda kesintilere gidilecek ve köklü reformlar yapılacak. Yunanistan otomatik bütçe kesintilerini öngören mali kurala geçecek ve istatistik kurumunun bağımsızlığını güçlendirecek. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) da aralarında bulunduğu Troyka (Avrupa Birliği-Avrupa Merkez Bankası ve IMF) Yunanistan'ı yakından denetlemeye devam edecek. Troyka ülkede kalarak, Yunan kurumlarını reformların uygulanması konusunda yerinde denetleyecek, emeklilik yaşı en az 67 olacak ve ülkedeki kamu çalışanları azaltılacak.
Ülkede kamunun en değerli aktiflerinin transfer edilmesiyle Atina'da 50 milyar avroluk bir özelleştirme fonu oluşturulacak. Bütün özelleştirmeler Troyka kurumlarının denetiminde yapılacak. Elde edilecek gelirin yarısı bankalara sermaye takviyesinde, bir çeyreği borç geri ödemesine ve kalan çeyreği de yatırımlarda kullanılacak.

AVRUPA PARLAMENTOLARı DA "YUNANISTAN” PAKETI"NI ONAYLıYOR
Avro Bölgesi liderlerinin Yunanistan'ı iflastan kurtarmak ve avroda kalmasını sağlamak için anlaştığı kurtarma paketinin en az 8 Avrupa Birliği ülkesinin parlamentosunda oylanması gerekiyor.
Yine Avro Bölgesi liderleriyle yapılan görüşmelerde Yunanistan'a en büyük desteği veren ve Yunanistan'ın kreditörlere tekliflerini hazırlanmasında teknik olarak yardımcı olan Fransa, "Yunanistan'ı kurtarma paketi"ni Ulusal Meclisi ve Senatosunda oyladı. Ulusal Meclis'te Yunanistan oturumu sonrasında yapılan oylamada, Yunanistan'ı kurtarma paketine 69'a karşı 412 evet oyu, Senato'da yapılan oylama da ise 23'e karşı 260 evet oyu çıktı.
Yunanistan'a sunulan kurtarma paketinin Yunanistan'ın en büyük alacaklısı konumundaki Almanya'nın parlamentosunda da en kısa zamanda oylanması bekleniyor.

5 YıLDA 306 MILYAR AVROLUK KAYNAK
Avro Bölgesi liderleri, Brüksel'de yaptığı 17 saatlik zirveden sonra, pazartesi sabahı Yunanistan'ın Avro Bölgesi'nde kalması için bir kurtarma planı üzerinde anlaşmıştı. Kurtarma paketine göre, Yunanistan, reform karşılığı AB'den 3 yıl içinde 86 milyar avroluk bir finansman alacak. Bu miktarın 53,5 milyar dolarlık kredi kısmı 3 sene içinde taksitlerle ülkeye verilecek. 35 milyar dolarlık hibe kısmı ise kalkınma için kullanılacak.
2010 yılındaki ilk kurtarma paketinde, IMF 21,7 milyar avro, Almanya başta olmak üzere Avro Bölgesi ülkeleri de yaklaşık 53 milyar avro Yunanistan'a kaynak sağlamıştı. 2012 yılındaki ikinci kurtarma paketinde Yunanistan IMF’den 11,6 milyar avro ve Avrupa Finansal İstikrar Fonu'dan da (EFSF) 130,9 milyar avroluk kredi kullandı. Söz konusu üçüncü kurtarma paketi (86 milyar avro) Avro Bölgesi liderleri tarafından tam olarak imzalanır yürürlüğe girerse nakit sıkıntısı çeken Yunanistan’a son 5 yılda 306 milyar avroluk kaynak aktarılmış olacak.

7 MILYAR AVROLUK "KÖPRÜ KREDI" VERILECEK
Avrupa Birliği, ülkenin temmuzda finans ihtiyacını karşılayabilmesi için Yunanistan'a Avrupa Mali İstikrar Mekanizması (EFSM) üzerinden 7 milyar avroluk bir köprü kredisi teklifinde bulundu. AB Komisyonu'nun Avro ve Sosyal Diyalogdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, gerekli yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesi halinde Yunanistan'a 7 milyar avroluk köprü kredi verileceğini söyledi.
Dombrovskis, AB Komisyonu'nda gerçekleştirdiği basın toplantısında, Yunanistan'ın acil ihtiyaç duyduğu fonlamanın sağlanması için en iyi seçeneği araştırdıklarını ancak bütün seçeneklerin yasal, siyasal ve finansal zorlukları olduğunu anlattı.

GÖSTERILERDE 50 KIŞI GÖZALTıNA ALıNDı
Başkent Atina'da, kreditörlere söz verilen kapsamlı reform paketi ile ilgili kanun tasarısı Yunan Parlamentosu'nda görüşülürken, "kurtarma paketi"ne karşı gösteri düzenlendi.
Sintagma Meydanı'nda akşam saatlerinde toplanan yaklaşık bin kişilik sol görüşlü grup hükümet karşıtı sloganlar atarak, kurtarma paketini protesto etti. Yoğun güvenlik önlemleri altında devam eden gösteride, kendilerini "iktidar karşıtı anarşistler" olarak adlandıran ve polise molotofkokteyli atan gruba göz yaşartıcı gazla müdahalede bulunuldu.
Polisin müdahalesinin ardından bazı göstericiler ara sokaklara kaçarken, meydanda bulunan bir grubun da Yunanistan Antena televizyonuna ait canlı yayın aracını yaktığı görüldü. Yunan polisi parlamento binasının bulunduğu Sintagma Meydanı'na çıkan bütün yolları kapattı. Olaylar sırasında yaklaşık 50 göstericinin gözaltına alındığı bildirildi.
Gündüz Sintagma Meydanı'nda yapılan gösterilere katılan işçi sendikalarının yöneticileri, eczacılar, kamu çalışanları ve belediye işçileri de yeni kemer sıkma politikalarına karşı çıktı.

alman-bakan.jpg

''YUNANISTAN'ıN GEÇICI EURODAN ÇıKıŞı DAHA IYI OLABILIRDI''
Almanya Maliye Bakanı Schaeuble, "Yunanistan'ın geçici olarak eurodan çıkması daha iyi olabilirdi" diye konuştu.
Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Yunan parlamentosunun Euro Bölgesi liderlerinin vardığı anlaşmada yer alan tedbirlere onay vermesinin olası 3'ncü kurtarma paketine doğru atılmış önemli bir adım olduğunu söyledi. Yunan parlamentosunun kararı sonrasında Yunanistan'a yardım verilmesini Alman parlamentosunda tam bir inançla
talep edeceğini belirten Schauble, bununla birlikte Yunanistan'ın geçici olarak Euro Bölgesi'nden çıkmasının krize daha iyi bir çözüm olacağını düşünmeye devam ettiğini vurguladı.
Birçok ekonomist ve IMF'in Yunanistan'ımn problemlerini bir saç traşı olmadan çözülebileceğine kuşku ile yaklaştıklarını belirten Schaebule, ancak saç traşının Euro Bölgesi içinde olmasının mümkün olmadığını ifade ederek, bu nedenle Yunanistan'ın geçici olarak Euro Bölgesi'nde ayrılması gerektiğini savundu.
Yunanistan'daki gelişmelerin hala belirsizlikler ortaya çıkarabileceğini dile getiren Schaeuble, AB Komisyonu ve ECB'nin Yunanistan'ın Euro Bölgesi için yarattığı riskleri görmezden gelemeyeceğini de vurguladı.

draghi.20150716211643.jpg

DRAGHI: YUNAN BANKALARıNA SAĞLANAN YARDıMı ARTTıRDıK
Draghi gerçekleştirdiği basın toplantısında AMB'nin Yunan bankalarına sağlanan acil yardım fonunu arttırdığını açıkladı.
AMB Başkanı Mario Draghi Frankfurt'ta gerçekleştirdiği basın toplantısında Avrupa Merkez Bankası'nın Yunan bankalarına sağlanan acil yardım fonunu (ELA) arttırdığını açıkladı.

YUNAN BANKALARı IÇIN ELA 900 MILYON EURO ARTıRıLDı.
Draghi, ''Bugün ELA'yı artırırken Yunanistan Merkez Bankası'nın acil likidite ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerini baz aldık. Yunan hükümet kağıtlarının kalitesinde iyileşme, Yunan bankalarının teminatlarını da iyileştirdi. Bizim görevimiz Yunanistan'ın Euro Bölgesi üyesi olduğu ve olmaya devam edeceği varsayımı ile hareket etmek. Yunanistan'da sermaye kontrollerinin ne zaman kaldırılacağını öngörmek zor. Sermaye kontrolleri Yunan hükümetinin aldığı bir karar. Yunanistan'da bankaların kaçış riski önlenmeli. ELA'ya ilişkin iletişim stratejimizi revize ediyoruz. Tüm kanıtlar 20 Temmuz'da ECB'ye tahvil geri ödemesi yapacağına işaret ediyor.'' değerlendirmesinde bulundu.
Yunanistan'da bankalar 29 Haziran'dan bu yana kapalı durumda, sermaye kontrolleri uygulanıyor.

YUNANISTAN “ACı REÇETE”YI ONAYLADı
Yunanistan yeni kemer sıkma paketini Çarşamba gecesi onayladı. Söz konusu önlemlerin onaylanması, kreditörler tarafından 86 milyar euroluk finansal yardımın ön koşulu olarak talep edilmişti.
Parlamentoda saat 21.15'te görüşmelerine başlanan kanun tasarıları, gece yarısından sonra yapılan oylamada, hükümet ve muhalefet partilerinden 229 milletvekilinin ''evet'' oyuyla kabul edildi. 300 sandalyeli parlamentoda 299 milletvekilinin katıldığı oylamada, hükümet kanadından bazı milletvekilleriyle muhalefet partilerinden 64 milletvekili ''hayır'' oyu kullanırken, 6 milletvekili ise çekimser kaldı.
Başbakanı Alexis Tsipras, oylama öncesi yaptığı konuşmasında, pakette yer alan tedbirleri tasdik etmemesine rağmen başka alternatif olmadığını ifade ederken, Maliye Bakanı Euclid Tsakalotos da "Aksi halde Yunanistan'ın geleceği olmayacak" ifadesini kullandı.

frb.jpg

BEJ KITAP: EKONOMI TÜM BÖLGELERDE TOPARLANIYOR
Fed’in “Bej Kitap” adlı raporu, ABD ekonomisinin tüm bölgelerde toparlanma sinyalleri verdiğini ortaya koydu.
ABD Merkez Bankası Fed’in iş dünyasının nabzını tuttuğu ve temel göstergelerinden olan araştırma raporu “Bej Kitap” ekonomi hakkında iyimser bir tablo ortaya koydu. Söz konusu belge Atlanta Fed tarafından 3 Temmuz öncesindeki verilerle hazırlandı.
Çarşamba günü yayımlanan belge, Fed tarafından yılda 8 kez yayınlanan rapor 2015 bitmeden faizlerin artırılacağına ilişkin beklentiyi güçlendirdi. ABD ekonomisinin büyümesine ilişkin beklentiler “ılımlı veya sınırlı” olarak kayıtlara geçti.
Bej Kitap, “ABD Merkez Bankası’na bağlı 12 bölgede ekonomik aktivite doğrultusunda olumlu sinyaller verilirken, bunların 5’inde toparlanmanın kısmi olduğunu” ortaya koydu.
Belgede; tüketici harcamalarındaki artış, gayrimenkul sektöründeki olumlu görünüm, kredilerdeki artış vurgulanırken, “ılımlı” düzeyde bir ücret baskısından da söz edildi.
Raporda, petrol ve doğalgaz üretimindeki düşüşlerin doların güç kazanmasının önündeki engellerden biri olduğuna dikkat çekildi.
Söz konusu rapor, Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester’in, faizlerin artmasına sıcak baktığı ancak diğer başkanların isteği üzerine beklemeyi kabul ettiğini de ortaya koydu.
Bej Kitap'ta yer alan veri ve analizler, FED’in para politikalarını belirleyen ve bir sonraki toplantısı 28-29 Temmuz’da gerçekleştirilecek olan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tarafından kullanılıyor.
Amerikan iş dünyasının gelecek dönemdeki büyümeye yönelik iyimserliğinin artması dikkati çekti
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) "Bej Kitap" raporu, ülke ekonomisinin mayıs-haziran döneminde büyümeyi sürdürdüğünü ve Amerikalı firmaların geleceğe ilişkin iyimserliğinin arttığını ortaya koydu.
Fed, Amerikan iş dünyasının nabzını tutttuğu araştırma raporu "Bej Kitap"ın temmuz sayısını bugün yayımladı. Mayıs ortasından haziran sonuna kadarki dönemi kapsayan rapora göre, ekonomik aktivite, neredeyse tüm bölgelerde artış gösterdi.
Bankanın 12 bölgesel şubesinin görev alanlarındaki ekonomik aktivitelerle ilgili tespitlerin yer aldığı raporda, Richmond, Şikago, Minneapolis, Dallas, St.Louis ve San Francisco bölgelerinde 'ılımlı', New York, Philadelphia ve Kansas City bölgelerindeyse 'sınırlı' büyüme gözlemlendiği belirtildi.
Öte yandan, Boston ve Cleveland bölgesinden gelen değerlendirmeler, ekonomik şartların değişmediğine ya da kısmi olarak iyileştiğine işaret etti.

"İŞ DÜNYASI DAHA İYİMSER"
Yaklaşık 50 sayfadan oluşan raporda, en çok dikkati çeken noktalardan biri ise iş dünyasının gelecek dönemdeki büyümeye yönelik iyimserliğinin artmasıydı.
İnşaat faaliyetlerinin birçok bölgede iyileştiği ve ev fiyatlarının artışını sürdürdüğü ifade edilen raporda, ekonominin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturan tüketici harcamalarının ise bölgelere göre değişkenlik gösterdiği belirtilirken, "Bazı bölgeler düşen enerji fiyatlarının tüketici harcamalarını desteklediğini, diğerleri ise güçlü doların harcamaları düşürdüğünü rapor etti" denildi.
Aynı zamanda, istihdam artışının istikrarını koruduğu belirtilen raporda, buna karşın sanayi ve enerji sektörlerinde bazı işten çıkarmaların meydana geldiği kaydedildi.
Diğer taraftan, ücretlerdeki artışın hala sınırlı seviyede olmasının yanı sıra girdi ve mamül fiyatlarının da önceki rapora kıyasla sabit kaldığı rapordaki önemli tespitler arasında yer aldı.
Bej Kitap'ta yer alan veri ve analizler, Fed'in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tarafından kullanılıyor. FOMC'nin bir sonraki toplantısı, 28-29 Temmuz'da gerçekleştirilecek.
Analistler, Bej Kitap'ta ortaya konulan iyimser tablonun, Fed'in politika faiz oranını, bu yıl bitmeden artıracağına yönelik beklentileri güçlendirdiğini belirtiyor.
Nitekim, Çarşamba günü ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi'nde sunum yapan Fed Başkanı Janet Yellen da ekonomik şartların, faiz artışına bu yıl içinde başlanmasına imkan sağlayacağını söyledi.

bakan-zeybekci-1b.jpg

ZEYBEKCI: İRAN'LA ANLAŞıLMASı TÜRKIYE'YI OLUMLU ETKILER
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İran’ın P5+1 ülkeleri ile yürüttüğü müzakereler sonrası Viyana’da ulaşılan mutabakat ve ortaya konulan Eylem Planı'nın, siyasi sonuçlarının yanı sıra hem ülke hem de bölge ekonomisi için son derece olumlu olduğunu vurgulayarak, "Yaptırımların kaldırılmasından en fazla kazançla çıkacak ülkelerden biri Türkiye’dir" ifadesini kullandı.
Zeybekci yaptığı yazılı açıklamada, İran’ın P5+1 ülkeleriyle uzun süredir yürüttüğü müzakereler sonrasında bugün Viyana’da ulaşılan mutabakat ve ortaya konulan Eylem Planını değerlendirdi.
Eylem Planı ile İran’a uygulanan çok taraflı ve ikili ticari yaptırımların belirli bir takvime bağlı olarak kaldırılacağı ve bu sayede İran ile daha fazla ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin önünün açılacağına dikkati çeken Zeybekci, Türkiye'nin, İran konusunda bugüne kadar hem ikili ilişkilerinde hem de BM başta olmak üzere çok taraflı platformlarda barışçıl çözümü inşa etmek üzere çaba gösterdiği, çözüm girişimlerine öncülük ettiğini anımsattı.
Zeybekci, bu çabaların, mutabakata taraf ülkelerin bölgede yapıcı politikalar üretilmesine daha çok katkı koymalarıyla kalıcı bir başarıya dönüşeceğinin açık olduğunu bildirdi.
İran'ın, 80 milyona yaklaşan nüfusu, yer altı ve yer üstü kaynakları ile bölgede Türkiye için son derece önemli bir ekonomik ortak olduğunu vurgulayan Zeybekci, krizlere ve yaptırımlara rağmen ülkeler arasında 13,7 milyar dolarlık ikili ticaret hacminin olduğunu, firmaların en zor zamanlarında İran halkının ihtiyaçlarını uluslararası kurallara riayet ederek tedarik ettiklerini, İran halkının yanında olduklarını ifade etti.
Yaptırımların kaldırılmasından en fazla kazançla çıkacak ülkelerden birinin Türkiye olduğuna dikkati çeken Zeybekci, şunları kaydetti:
"Çünkü Türkiye, yaptırımlar sonrası dönem için hazırlıklıdır. Bu yılbaşında yürürlüğe giren Türkiye İran Tercihli Ticaret Anlaşması (TTA) bunun en iyi örneğidir. TTA’nın olumlu etkileri ve yaptırımların kalkması ile 30 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmamızın önü açılacaktır. Bu hedef çok daha yukarılara taşınacak, ayrıca müteahhitlik, turizm başta olmak üzere hizmetler ve yatırımlar alanında da önemli işbirliği alanları ortaya çıkacaktır. Bu kapsamda, Türkiye, firmalarımızı İran pazarında daha aktif hale getirecek adımları atmak, özellikle İran’a sınır illerimizin İran ekonomisindeki gelişmelerden faydalanmalarını sağlamak için geniş kapsamlı bir çalışma yapmaktadır."

apple.jpg

APPLE STORE KAPANDı, YENI CIHAZLAR GELIYOR
Apple Store kapandı, bu yeni cihazarın kullanıcılara sunulacağı anlamına geliyor.
Apple’ın online mağazası Apple Store, biraz önce (15 Temmuz saat: 16.00) kapandı. Bilindiği üzere Apple Store’un kapanması yeni cihazların kullanıcılara sunulacağının habercisi. Apple Store’un bugün kapanması hakkında çok bir bilgi paylaşılmadı.
Ancak daha önce paylaşılan bilgilere göre Apple’ın efsane müzik dinleme cihazı iPod ailesinin yenilenmesi bekleniyor. Buna göre iPod ailesinin tümüne yeni renk seçenekleri eklenecek.
Teknoyo'nun haberine göre, iPod ailesi, iPod Nano, iPod Shuffle ve iPod Touch olmak üzere 3 yeni modelle kullanıcılara sunulacak ve bu modellerin hepsinde yeni renk seçenekleri bulunacak. Bu renkler arasında pembe, koyu mavi ve altın renklerinin yer alması bekleniyor.

iPOD TOUCH’A YENİ ÖZELLİKLER
iPod Nano ve iPod Shuffle’da donanımsal olarak çok fazla bir yenilik beklenmiyor. Ancak iPhone’lara benzeyen iPod modeli iPod Touch’ta donanımsal olarak da daha iyi kamera ve işlemci gibi yeni özelliklerin bulunması bekleniyor. Apple’ın iPod ailesindeki yeniliklerin tümünü Apple Store tekrar hizmete açılır açılmaz sizlerle paylaşacağız.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.