• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 6 °C
  • Antalya 10 °C

TCMB Başkanı Başçı: Frenleri boşalttık

TCMB Başkanı Başçı: Frenleri boşalttık
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı: İhracat gelirleri ne kadar artarsa, iç talebin o kadar artmasına izin veriyoruz.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 24-30 Eylül 2012
İSTANBUL-
Avrupa'nın yüzde yarım daraldığı bir dönemde Türkiye'nin büyüme kaydetmesinin önemli olduğuna işaret eden Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, "Kimsenin kuşkusu olmasın, Türkiye'de ılımlı büyüme devam edecek. 2013, 2012'den daha iyi bir yıl olacak. Yüzde 3-4 arasında büyüme ile yılı tamamlarız, bu da önemli bir başarı. Gelecek yıl da yüzde 4 ile 5 arasında büyüme yakalarız" dedi.

emenn2.20120923162817.jpg

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, iç talebin canlanmasına karşı frenleri yavaş yavaş azalttıklarını belirtirken, “İhracat gelirleri ne kadar artarsa, iç talebin o kadar artmasına izin veriyoruz. Buradan söz veriyoruz” dedi.
Faiz koridorundaki 150 baz puanlık indirimi, ROK'u bir araç olarak kullanabildikleri için yaptıklarını kaydeden TCMB Başkanı , "Bundan sonra da faiz koridorunda ölçülü daralma, ROK'ta ölçülü artış aynı anda olacak" dedi.
Başkan Kocaeli Sanayi Odası ile Dünya Gazetesi tarafından ortaklaşa düzenlenen 'Para Politikaları' konulu toplantıda son alınan kararlara ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu...
Faiz koridoru ve diğer araçlarla TL'nin daha istikrarlı olmasını sağladıklarını kaydeden Başçı, "Faiz koridor sistemi çok başarılı, işe yarayan bir mekanizma. ROK da çok başarılı bir Türk icadı. Faiz koridorunu kullanmak için ZK'ya faiz ödememiz gerekir; biz bunu yaptık. Belli bir noktaya gelince ROK'a da dokunmayacağız" diye konuştu.

ANAHTAR KELİME 'KRİZE KARŞI DAYANIKLILIK'TIR.
TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın konuşmasından önemli başlıklar şöyle:
- Büyümenin üç sac ayağını sizlerle paylaşmak istiyorum.
- Fiyat istikrarı, finansal istikrar ve verimlilik.
- Bunların herhangi birindeki sıkıntı büyümeye etki ediyor.
- MB'nin finansal istikrar içindeki görevi, para ve dövizdeki istikrardır.
-- Enflasyonun tek haneye inmesinin en önemli iki gerekçesi; MB'nin bağımsızlığı ve mali disiplin.
- Enflasyon, % 5 sabit olsaydı, büyüme her yıl 1-2 puan yüksek olurdu.
- Rekabette en zayıf olduğumuz alan işgücü verimliliği.
- Türkiye'de bugün kişi başı gelir artışı yıllık yüzde 4.
- Yıllık yüzde 5 büyüme potansiyelinde 2023 için 25 bin dolar kişi başı gelir hayal değil.
- Verimlilik artışı sağlanırsa yıllık yüzde 7.5 büyüme yakalabilir.
''Küresel krizin, gelişmiş ülkelerde nispeten daha kalıcı etkileri gözlendi. Bunun nedenleri konusunda zihin egzersizi yapılacak olursa, anahtar kelime 'krize karşı dayanıklılık'tır. Gelişmekte olan ülkelerde krize karşı daha dayanıklı yapı olduğunu görüyoruz'' dedi.
Merkez Bankası Başkanı Başçı, ''İyi finans ile kötü finansı nasıl ayırt edebiliriz? Dayanıklılık, şoklara karşı direnç bunun sadece bir boyutu. Diğer boyutları nedir diye düşündüğümüzde, finans sisteminin, mali sistemin verimliliği ve üretimi desteklemesi gerekir, artırıcı yönde çalışması gerekir. Bu, üzerinde çok fazla tartışma ihtiyacı olmayan bir konu. Dünya çapında bütün akademisyenler bu konuda zaten hemfikir” dedi.

ASYA RAPORU
Hindistan'da milyonlar grevde


emenn3.20120923162845.jpg

60 yıllık bir mücadelenin sonunda demokrasisini oturtan dünyanın en kalabalık 2.ci ülkesi Hindistan'da durum karışmağa başladı.
Hindistan'da hükümetin geçen hafta açıkladığı ekonomik reformlara karşı geniş çaplı gösteriler düzenleniyor.
Hindistan'daki küçük işletmeler ve ticari birlikler, büyük yabancı süpermarket zincirlerinin perakende piyasasına girmesine izin verilmesine karşı çıkıyor.
Muhalefet partilerinin ve işçi sendikalarının de yer alacağı greve 50 milyon kişinin katılması bekleniyor. İktidardaki koalisyonun önemli ortaklarından biri planları protesto etmek amacıyla hükümetten çekildi; ancak gözlemciler, koalisyonun parlamentodaki çoğunluğunun hemen tehlikeye girmeyeceğini belirtiyor.
AVM küçük işletme kavgası yanında mazot ve tüpgaz fiyatlarının artırılmasına da karşı çıkılıyor. Kongre Partisi'nin önderliğindeki koalisyon ise ülkenin yavaşlayan ekonomisini canlandırmak için reformların şart olduğunu savunuyor.
Ana muhalefet partisi olan Bharatiya Janata Partisi (BJP) ve müttefikleriyle, Komünist partilerin çağrısı üzerine başlatılan grev kapsamında, bugün birçok kentte okullar ve işyerleri kapalı kalacak, kamu ulaşımı da duracak.
Günün ilk haberlerinde hükümetin planlarına karşı çıkan işçilerin Uttar Pradeş ve Bihar eyaletlerinde demiryollarına barikat kurdukları bildirildi.
Televizyonda Hindistan'ın kuzeyindeki Patna, Allahabad ve Varanasi kentlerinde düzenlenen protesto gösterilerinden görüntüler aktarıldı. Doğudaki Kolkata (Kalküta) kentinde işyerlerinin hemen hemen tümünün kapalı olduğu, kamu ulaşımının da aksadığı belirtiliyor.
BJP yönetimi altında olan güneydeki Karnataka eyaletinde de grev çağrısına uyulduğu; okul, otel ve ticari işletmelerin kapalı kaldığı, yollarda hiç otobüs görülmediği bildiriliyor.
IBM ve Microsoft gibi çok uluslu bilişim şirketlerinin yer aldığı eyalet başkenti Bangalore'da da çalışma hayatının tamamen durduğu gözleniyor.
Bir çok uluslu şirketin sözcüsü BBC'ye yaptığı açıklamada "Kapatma kararının ardındaki etmenlerden biri, korku." dedi. Hindistan'ın önde gelen yazılım şirketlerinden Infosys'in bir yetkilisi, "Çalışanlarımdan evlerinde oturmalarını istedik. Bugün yerine, Cumartesi günü çalışacağız." dedi.

ÇİN VE JAPONYA GERİLİMİ
ABD'de bulunduğum yıllarda Çinli dostlarımın japonlardan ezeldenberi hoşlanmadıklarını farketmiştim. Aynı bakış Korelilerde de vardır. Nedense uzakdoğu'da Japonya'nın bir refah ülkesi olması yanında tarihsel çekişmeler ve başka etkenler yüzünden herzaman aralarında bir soğukluk olmuştur.sorun olmuştur.
Bugünlerde Güney Çin denizindeki yerleşim olmayan birkaç küçük ada yüzünden iki ülke arasında gerilim yaşanıyor. Çin'de Japonya aleyhtarı gösteriler yapıldı. Güvenlik nedeniyle Toyata ve Honda fabrikalarını geçiçi olarak kapattılar. Soruna ilgili ülkeler Çin, Japonya, Güney Kore, Taiwan, Vietnam ve Filipinler.

emenn4.20120923162936.jpg

JAPONYA ÇİN'DEKİ ÜRETİMLERİNİ ASKIYA ALDI
Olayın özü şu:

Çin’in uzun zamandır üzerinde hükümranlık iddialarının bulunduğu Diao Yu adaları Güney Çin denizinde bulunan üzerinde insan yaşamı olmayan kayalıklardır. Bu adalar 1972 yılından beri Japonya’nın kontrolünde bulunmaktadır. Ancak Çin bölgenin kendisine ait saydığı Taiwan eyaletinin bir parçası olduğunu iddia etmektedir. Japonya’ya göre bölge Okinawa’nın bir parçasıdır. Taiwan (Çin Cumhuriyeti) ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında birçok anlaşmazlık devam etmekte olsa da bu konuda hem Taibei hem de Pekin aynı fikirdedir ve bölgenin Taiwan’ın bir parçası olduğunu savunmaktadırlar.
Japonlar ise adaların kendilerine ait olduğunu savunurken Çin tarih kayıtlarını kullanmaktadırlar. 16. Yüzyıl Ming tarih kayıtları içerisinde “Yabancı Ülkeler” (Wai Guo Lie Zhuan) arasında Taiwan’dan bahsedilmektedir. Buna dayanarak Japonlar adaların Çin’e ait olmadığını savunmaktadır. Ayrıca 1920 yılında Nagasaki’de bulunan Feng Mian adlı Çinli diplomat adalardan Japonya’ya bağlı Okinawa’nın bir parçası olarak bahsetmektedir.
İki ülke arasında yaşanan gerginlik nedeniyle Çin'deki üretimlerini askıya alan Japon firmalarının hisselerinin değerleri hızla düşüyor. Otomobil üreticisi Nissan'ın hisseleri % 5 düşerken, bir başka otomobil üreticisi Honda'nın hisseleri de % 2,5 düştü.


emenn5.20120923163002.jpg

Şirketler şimdilik Çin'deki üretimlerini sadece geçici olarak durdurdu ancak iki ülke arasındaki çatışmaların giderek şiddetlenmesinden ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha da zarar görmesinden endişe duyuluyor.

JAPON ŞİRKETLERİ BÜYÜK ZARAR GÖRÜR'
Fujitsu Araştırma Enstitüsü'nden Martin Schulz ''Çok endişeliyiz. Bu sorun bir an önce çözülmezse kontrolden çıkabilir. Ve Japon şirketleri büyük zarar görür'' dedi.
Bugün Japon süpermarket zinciri Aeon protestolar nedeniyle Çin'deki 30 mağazasını kapatmak zorunda kaldığını açıkladı. Sony, Çin'deki yedi fabrikasından ikisini kapattı.
Japonya Merkez Bankası'nın geçtiğimiz günlerde FED ve ECB gibi parasal genişleme adımının etkisiyle Asya borsaları değer kazancıyla başladılar.. Japonya Merkez Bankası varlık alım programını 55 trilyon yene çıkardı. Banka, politika faizini yüzde 0-0,1 aralığında sabit bıraktı.BoJ desteği sonrası Asya borsaları güçlenirken, yen zayıfladı.Çin'de Ağutos ayında doğrudan yatırımlar yüzde 1,4 geriledi. MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 0.6 kazançla 4 Mayıs'tan bu yana en yüksek kapanışına yöneldi.Endeks bu yıl yüzde 8.7 yükseldi.

AVRUPA RAPORU
Avrupa Merkez Bankası nihayet beklenen genişleme politikasını ucu açık olarak belirledi ve ülkeler nefes aldı. Başta İspanya olmak üzere yüksek faiz kıskacında olan ülkeler biraz rahatladı.
Graghi bu politikasıyla AB bünyesinde varlık fiyatlarını yukarı çekmeğe çalışacak. Bu yolla hem boğuşmakta olduğu kriz ile mücadele ederken, bu yollada büyümeğe çalışacak. Çünkü bu borçlar büyümeden ödenecek cinsten değil. Şimdilik durum sakin. Ancak bazı kesimlerde hala sıkıntının özellikle 2013 yılında devam edeceği konusunda yaygın bir kanaat var. Buna katılmamak mümkün değil.
Euro Bölgesinin dördüncü büyük ekonomisi İspanya’nın yardım talebinde bulunup bulunmayacağı merak ve endişe konusu. Bilindiği gibi İspanyollar IMF denetimine girmek istemedikleri için yardıma sıcak bakmıyorlar. Bu durumda da talep, güçlü Alman tahvillerine kayıyor. Euro/dolar paritesi 1.3047 çizgisi,nde devam ediyor.

AMERİKA RAPORU
Amerika seçim derdinde. Obama 4-5 puan önde gidiyor. Göstergeler şimdilik Obama'nın seçimleri alacağını işaret ediyor. Obama ilginç bir taktikle ortadoğu ve Suriye krizinden kendini çekiverdi. Seçimlere kadar bu konuda tavır almak istemiyor. Ama diğer taraftan CİA ve Genel Kurmay Başkanlarının Ankara ve bölgeye yaptıkları seyahatler manidar.
Neresinden bakarsanız bakın ABD dünyanın hakimi. Ekonomik olarak zor günler geçirsede güçlü bir ekonomik altyapısı var. Kumarı daima ABD tarafına oynamak lazım.
Kısa vadede belki ABD doları uygulanan genişleme politikası sebebiyle basılmış ve basılacak paralar nedeniyle düşük seyredecektir. Ama uzun vadede herzaman dolar kazanacaktır.
Ekonomik olarak ABD piyasaları ucu açık genişleme politikası sebebiyle oldukça rahatlamış gözüküyor. Zamanlama başarısı gösteren genişleme kararı ile Obama’nın ekmeğine yağ süren Federal Reserve tıpkı ECB gibi bu politikası ile varlık fiyatlarını yukarı çekmeğe çalışıyor. Bu yolla iç talebin artmasını ve ekonominin canlanmasını bekliyor.
FED şimdiye kadar işsizlik konusunda başarılı olamadı. Bunu kendiside kabul ediyor. Ancak bunu FED değil, girişimciler başarmalı. Devlet yapsın derseniz bu 1929 sonrası uygulanan FDR’ın “New Deal” politikasına benzer. O zaman pekçok büyük proje ile 8.5 milyon istihdam yaratılmıştı. Günümüzde bu mümkün değil. Obama’nında sorunu büyük ölçüde işsizlik.

PİYASALAR
Geçtiğimiz hafta PPK beklendiği gibi faiz koridorunun üst bandında %1.5'lık bir indirim gerçekleştirdi. Bu hareket piyasa tarafından öngörüldüğü ve hatta böyle bir karara TCMB zorlandığı için pek fazla tepki yaratmadı. Dolayisiyle de Sn. Başçı'nın dediğinin aksine “frenlerin boşaldığını” piyasalar farketmedi.

FAİZ DÜŞÜYOR
Değişiklik mevduat faizlerinin düşürülmesine neden oldu. Bazı bankalar bireysel kredi faizlerinde hafif düşmeler yaptı. Bir kısmı “Dur Bekle” uygulamasında. Kredi faizinin 1.5 puan aşağı inmesi, kredi faizininde 1.5 puan inmesi demektir.Örneğin bugün 15 olan kredi faizlerinin yakın vadede 13.5’lara çekilmesini bekleyebiliriz. Aynı şekilde 1-1.10 arasında dolaşan bireysel kredi faizlerinde 0.80’lere kadar gerilemesi mümkün.

KREDİ TALEBİ CANLI DEĞİL
Faizlerin ötesinde özel sektörün yatırım harcamalarında ciddi bir gerileme var.Bir taraftan siyasi durumlar, Suriye krizinin varacağı nokta insanları tereddüde sevkediyor. Diğer taraftan da dünya pazarlarındaki daralma endişe verici. Bu nedenle şimdi olduğu gibi gelecek yılda yatırım kredisi taleplerinde artış beklemeyelim.
İhracat ve işletme kredisi ihtiyaçları içinde aynı şeyleri söylemek mümkün. Bunlar da sermaye ihtiyacına bağlı olarak artan kredilerdir.
Konut kredilerine gelince yeni değişiklik bu kredileri aylık %1'in altına düşürürse ki beklenti 0.80’lere kadar gerilemedir, talep olacaktır. Ancak yasa koyucunun Tüketici Yasası taslağı nedeniyle inşaat sektörü ile ilgili bazı önlemleri konuyu menfi etkileyebilir.Sektörü zorlamaktan sakınmak lazım.
Ülkemiz piyasaları geçtiğimiz hafta S&P'nin bize ilişkin açıklamasından etkilendi. S&P bu açıklamasında Suriye olaylarına atıf yaparak Türkiye için risk vurgusu yapıldı.. Bankacılık endeksi %1.52 düşüş yaşadı.
TCMB sonrası TL.nin güçlendiğini görüyoruz.Döviz sepetindeki son dönemdeki yükselişe rağmen FED kararları sonrası Türkiye’ye para akımının devamı bekleniyor.

• Vergi paketi açıklandı. Bütün vasıtalı vergilerde hemen hemen artış var.
• Sukuk piyasasına hızlı bir giriş yaptık.
• Faktoring ve Finansal Kiralama Şirketleri peşpeşe tahvil ihraç ediyorlar. Bu konuda BDDK dikkatli olmalı.

BALYOZ DAVASI BALYOZ GİBİ SONUÇLANDI
Haftanın son günü Balyoz davası sonuçlandı ve hiç beklenmeyen cezaların verildiği görüldü. Piyasalarda şok etkisi yapan kararlar dış basında da manşetlerden verildi.
Genel kanaat kararın adli değil siyasi bir karar olduğu noktasında toplanıyor. Çoğunun yaşı yetmişi geçmiş birtakım emekli paşalara işlemedikleri bir suçtan dolayı çok yüksek cezaların verilmesi ülkedeki adalet anlayışını ve perde arkasındaki amaçları tekrar gündeme taşıdı.Sanki darbe yapmış gibi cezalandırılmalarının mantığını anlamak mümkün değil. AKP iktidarı bu zaferini bu hafta sonu yapacağı kongrede herhalde çoşku ile kutlayacaktır.
Vatan , millet sevdalısı Atatürkçü komutanlarımızın kaderi Yargıtay’da belirlenecek.
Yüce adaletin ergeç tecelli edeceğine inanıyoruz.

Esenlikle kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.