Geçtiğimiz günlerde “İnternet’te insanlar neden bu kadar öfkeli” diye bir yazı okumuştum. Tercüme ve derleme bir yazı olmasına rağmen toplum yapımıza da hitap eden güzel tesbitler vardı.
Makalenin orjinalini buldum ve kaynakları ile birlikte okudum.
Amerikalı Psikolog Prof. Dr. Art Markman’ın Scientific Amerikan’da çıkan yazısını… Herkese tavsiye ederim.
Gerçekten internet medyasında çevrimiçi yorumlar bazen dozunu aşıyor. Bu sadece bizde olan bir şey değil.
Özgürlüğün olduğu her ülkede üç aşağı beş yukarı sosyal medya öfke kusulan bir konumdadır.
Kendimde çoğu zaman futboldan siyasete dek her konuda ahkâm kesen fikir beyan eden bir haldeyim.
“Başka bir ortamda bunları söyleyebilir miyim?” diye bazen düşünüyorum.
Pek söyleyemeyeceğime ve hatta haksızlık ettiğime hükmediyorum.
Sorun çözmeyen, öfke kusan, dizginsiz kısacık yorumlarla kendimizi rahatlatıyoruz.
Ama bu dürüstlük değildir.
Hatta isim vermeden, sanal kimliklerle saldır babam saldır.
Eğer ortamın yöneticisi sansür uygulamıyorsa bazen çok ayıp olduğunun farkındayım.
Yazı “duygusal dışavurumdan başka bir şey elde etmek mümkün değil” diyor.
Madem öyle niye?
Amerikalı Psikolog Art Markman’ın makalesi bu konuda fevkalâde aydınlatıcı ve teşhisler hepimiz için geçerlidir.
Markman “Niye?” diye soruyor.
İki hatta üç cevabı var bu konunun…
Birincisi sanal gizlilik. Ver veriştir nasılsa kim olduğun ortada değil.
İkincisi fiziksel uzaklık.
Üçüncüsü yazma ortamı.
Bütün bunlar çevrimiçi edepsizliği doğuruyor.
O kadar yetersiz ve sağlıksız olduğunu bile bile neden bunu yapıyoruz?
Öfkeli bir toplumuz.
Sporundan siyasetine kadar.
Ama yorumlarımızda da acımasısız.
İşte bu dürüstlük değil.
Ben her zaman ilgili şahısla karşı karşıya kalsam neyi söyleyebilirsem onu söyleme veya yazma taraftarıyım.
Ama sanal kimlikle saygısızlık edepsizlik sosyal medyanın faydalarını yok eder.
Yazı dilimizin de belirli bir edep ve saygı hudutları içinde olmasına özen göstermek gerekiyor.
Yoksa yorumlar faydalı şeyler.
Ama ölçüsünü ve edebini bozmadan gereken saygı hudutları içinde kalarak.
Öfke çözüm değil.
Her trafik kazasında bile tarafların kavgası akıl alacak şey değil.
Neyi çözecek. Hiçbir şeyi…
Bilakis olayı daha da kötüye götürecek.
Kişilik haklarına saygı göstermeli ve öfkemizi kontrol altında tutmayı mutlaka sağlamalıyız.
- 03:00 - İtalyan mutfağı, UNESCO ile korunan dünyadaki ilk mutfak oldu
- 02:00 - Turizmin henüz tamamen yutmadığı muhteşem adalar
- 01:00 - Kira Schikorr, Mein Schiff'in ilk kadın kaptanı oldu
- 00:30 - En uzun rotalarda Airbus A380 ile uçmanın maliyeti nedir?
- 00:00 - Virgin Australia’dan en uzun aktarmasız, 2800 mil uçuş
- 23:45 - Airbus BelugaST #5 son uçuşuna hazırlanıyor
- 23:30 - Müziğin ustaları '' Ustalara Saygı'' konseriyle anılacak!
- 23:00 - Alanya Taşatan'da kar da mahsur kalan araçlar kurtarıldı
- 22:00 - ETİK, TÜROFED: Turizm yasaklarla değil, rekabetle büyür
- 21:00 - 2025’te doğal afetler faturası 260 milyar dolara ulaştı
- 20:00 - AJet’in BARIG üyeliği Türkiye havacılığı için önemli bir adım
- 19:00 - Çin’de sınır aşırı seyahatler 2025’te yüzde 14,2 arttı
- 18:00 - Nevares Sarayı’nı lüks bir enoturizm merkezi oluyor
- 17:00 - Geleceğin tatili: 100 yıl sonra nasıl seyahat edeceğiz?
- 16:00 - Yeni Trabzon Havalimanı'nın maliyeti nasıl 16 kat arttı?
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.




























