TÜSAD: Oteller duyarlı olmalı

TÜSAD Başkanı Aydın Yaylacıklılar, iflas eden seyahat acentaları yüzünden zarara uğrayan, tatilciler için konaklama tesisleri de sorumluluk üstlenmelidir

İSTANBUL- Tüm Seyahat Acentaları Derneği- TÜSAD Başkanı Aydın Yaylacıklılar,  iflas eden seyahat acentaları yüzünden zarara uğrayan, savunmasız kalan yurttaşların zararlarının karşılanmasında konaklama tesislerinin de sorumluluk üstlenmesini gerektiğini bildirdi.

Tüm Seyahat Acentaları Derneği (TÜSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Yaylacıklılar imzasıyla yayınlanan açıklama şöyle:

Değerli Turizmciler,

Son günlerde yaşanan TatilVitrini.com olayı ile Türk halkının ne kadar savunmasız ve ne kadar kendi haline bırakıldığına bir kez daha şahit olmaktayız. Bugüne kadar kendisini açığa çıkaranları hesapladığımızda en az yaklaşık 500"e yakın kişinin mağdur olduğunu tahmin ediyoruz. Bu kişilerin konaklama satın aldığını düşünürek minumum 2 kişi olduklarını varsayarsak en az 1000 kişilik mağduriyet söz konusu…

Geçtiğimiz aylarda hepimiz şahitiz ki yurt dışındaki iflas eden seyahat acentalarına ait yabancı menşeili turistler sayı gözetmeksizin sahiplenilmiş ve mağduriyetleri giderilmiştir. Öyle ki yabancı turistlerin mağduriyetleri otelde başladıysa konaklama bedelleri alınmadan dahi konaklatılmış veya dönüş yolculuklarının tamamlanması sağlanmıştır.

Daha sonra bu kişilerden hizmeti alamadığını iddia ederek bunu ispat edenlere de sigortaları tarafından ödemeleri yapılmıştır.

Ancak üzülerek görüyoruz ki söz konusu mağdurlar kendi vatandaşlarımız olduğunda ne otelciler ne turizm birlikleri ne de kamu görevlileri olaya müdahil olmaya yanaşmamaktadırlar.

1618 Sayılı Yasayı değiştirerek kültür turlarının zorunlu sigorta kapsamına alınmasını sağlayan zihniyet, otel konaklamalarını sigorta kapsamının dışında tutmuş ve kültür turlarının azalmasına sebep olmuştur.

Kültür turlarının sigortalı olması zorunluluğu ve sigorta nedeni ile kültür turlarının tam belgelenir hale gelmesi maliyet kalemlerini artırmıştır. Kaçak turların kalıcı çözümlerle engellenmek istenmemesi nedeni ile de rekabet şansı kaybedilmiştir. Bütün bu olumsuzlukların üzerine denetimlerin de belgeli seyahat acentalarına uygulanması ile bu mekanizmanın sahibi olduğunu iddia edenler kültür turlarının tükenme durumuna gelmesine sebep olmuşlardır.

Oysa ki yasa değiştirilirken veya yeni yapılacak bir düzenleme ile konaklamalardan doğan mağduriyetleri acente lehine acentanın işlerine balta vurmadan engel olmak halen mümkündür.

Bu, tüm konaklama tesislerinde sigorta zorunluluğu getirenlere ve bu sigorta maliyetinin konaklama tesisince fiyata dahil edilerek uygulandığında rekabet dengelerini bozmayacak ve tüketicinin mağduriyetini maddi olarak telafi edecektir.

Bu önerimizin seyahat acentalarınca yapılması zorunluluğuna döndürülmesi acentaların satışlarının baltalanması anlamına gelecektir.

Bu nedenler ile bu önerimizin konaklamanın yapıldığı ve satıldığı kurum tarafından fiyata dahil olarak yapılması gerekmektedir.

TÜROFED ve TÜROB gibi Konaklama birlik ve derneklerinin bu gibi mağduriyetlerin önüne geçilmesi için ya özerk bir çalışma ile ya da Turizm Bakanlığı nezdinde uygulamaya alınacak bir yönetmelik ile kendi sigorta formüllerini geliştirmeleri gerekmektedirler.

Kısacası

Konaklama tesisleri sattığı konaklamaları oda fiyatları üzerinden geceleme sayısı kadar sigorta ettirmelidirler ve bu sigortayı oda satış fiyatlarına dahil ederek oda satışı yapmalıdırlar.

Bu uygulama kültür turlarında olduğu gibi asla seyahat acentalarının üzerine yıkılmamalıdır.

Ayrıca, Konaklama Sigortası uygulaması ile konaklama tesislerinin konaklamalardan doğan riskleri de ortadan kalkacaktır…

Mağdurlar konaklama hizmetini alamadığında otelde tutturacağı resmi bir zabıt ile benzer şartlarda mağduriyetinin karşılanmasını veya geri ödemesinin yapılmasını talep edebilecektir.

Ayrıca, bu uygulamanın konaklama faaliyetine eklenerek satılması acentalar açısından rekabet şansını da olumsuz etkilemeyecektir.

Yukarıdaki açıklamaları göz önünde bulundurarak

- Kültür ve Turizm Bakanlığımızı
- TÜROFED ve TÜROB gibi Otel Sivil Toplum Örgüt ve Birliklerini
- Ve ilgili Kurumları (TOBB gibi) bu konuda bir çalışmaya davet ediyorum.

Vatandaşlarının kendi topraklarında yaptığı konaklamalardan dolayı mağdur edildiği bir ülkenin Dünya Turizminde 1. Sıraya girmeye kararlı olduğunu söylemesinin hiçbir anlamı yoktur. Bu garanti mekanizmasının seyahat acentalarına bırakılmadan bir an önce çalışmalara başlanılması şarttır.

Saygılarımla

Manşetler

En uzun rotalarda Airbus A380 ile uçmanın maliyeti nedir?
Virgin Australia’dan en uzun aktarmasız, 2800 mil uçuş
Airbus BelugaST #5 son uçuşuna hazırlanıyor
Müziğin ustaları '' Ustalara Saygı'' konseriyle anılacak!
Alanya Taşatan'da kar da mahsur kalan araçlar kurtarıldı
ETİK, TÜROFED: Turizm yasaklarla değil, rekabetle büyür
2025’te doğal afetler faturası 260 milyar dolara ulaştı
Çin’de sınır aşırı seyahatler 2025’te yüzde 14,2 arttı
Nevares Sarayı’nı lüks bir enoturizm merkezi oluyor
Geleceğin tatili: 100 yıl sonra nasıl seyahat edeceğiz?