İSTANBUL- Seyahate çıkmadan önce pasaport, bilet ve bavul kontrolü yapmak dünyanın her yerinde alışılmış hazırlıklar arasındadır.
Ancak bazı kültürlerde yolculuğa hazırlanmak bunlarla sınırlı değil. Bavula sarımsak koymaktan yola çıkan kişinin arkasından su dökmeye, yolculuk öncesi sessizce oturmaktan uğurlu bir kurbağa figürü taşımaya kadar pek çok ilginç gelenek bulunuyor. Dünyanın farklı yerlerinde seyahate çıkmadan önce yapılan batıl inançlar, kültürlerin şans, uğur ve güvenlik kavramlarına bakışını da ortaya koyuyor.
Bazıları kötü şansı uzak tutmayı, bazıları yolculuğun sorunsuz geçmesini, bazıları ise seyahat eden kişinin güvenle evine dönmesini amaçlıyor. Üstelik bugün oldukça garip görünen bu ritüellerin bir kısmı hâlâ günlük yaşamın içinde.
İşte dünyanın farklı yerlerinde seyahate çıkmadan önce yapılan 10 garip batıl inanç ve dayandığı efsane hikayeler şöyle:
1. Rusya: Yola Çıkmadan Önce Valizin Üstüne Oturmak (Prisyadem na dorozhku)
Uygulama: Evden çıkmadan hemen önce yolcu ve evdekiler birkaç saniye boyunca valizlerin üzerine veya bir sandalyeye sessizce oturur.
Efsane/Hikaye: Slav mitolojisinde her evin bir koruyucu ruhu (Domovoy) olduğuna inanılırdı. Evden aniden çıkmak bu ruhu öfkelendirir ve peşinizden kötü şans gönderirdi. Birkaç saniye sessizce oturarak ev ruhu kandırılır, seyahat değil de sıradan bir dinlenme anı yaşandığı hissettirilirdi. Ayrıca bu gelenek, yolcunun unuttuğu bir şey olup olmadığını hatırlaması için pratik bir "zihin boşaltma" ritüeline dönüşmüştür.
Uygulama: Yolcu evden ayrılıp adımını attığı an arkasından yere bir maşrapa su dökülür.
Efsane/Hikaye: Su, kadim kültürlerde saflık, akıcılık ve engelsiz hareketin simgesidir. Balkan ve Anadolu mitolojisinde yolculuğa çıkan kişinin "su gibi engelsiz, berrak ve akıcı bir şekilde" gidip dönmesi hedeflenir. Suyun durmayıp akması gibi yolculuğun da tıkanmadan, kazasız geçeceğine inanılır.
3. İrlanda: Yola Çıkarken Eski Bir Ayakkabı Fırlatmak
Uygulama: Yolculuğa, özellikle de uzun bir deniz veya deniz aşırı seyahate çıkan kişinin arkasından eski bir deri ayakkabı fırlatılır.
Efsane/Hikaye: Kelt folklorunda ayakkabı, kişinin toprağa bastığı kökleri ve varlığını temsil ederdi. Birine ayakkabı fırlatmak, "Bastığın her yer senin olsun, adımların sağlam olsun" dileğini simgelerdi. Gemilerle Amerika'ya göç eden İrlandalıların arkasından ayakkabı atılması, onların fırtınalara karşı güvende kalmasını sağlayan efsanevi bir koruma kalkanı sayılırdı.
Uygulama: Evden ayrılmadan önce aile büyüğü, yolcuya bir kaşık tatlı yoğurt (veya şeker karıştırılmış yoğurt) yedirir.
Efsane/Hikaye: Ayurveda geleneklerine dayanan bu inançta yoğurt vücudu serinletir, şeker ise anlık enerji verir. Mitolojik açıdan ise tatlı gıdaların "kötü enerjilerin dilini bağladığına" ve yolcunun karşılaşacağı kişilerden sadece tatlı dilli ve iyi niyetli muamele göreceğine inanılır.
5. İngiltere ve Denizcilik Geleneği: Gemide Islık Çalmamak
Uygulama: Gemide veya tekneyle seyahat ederken asla ıslık çalınmaz.
Efsane/Hikaye: Denizcilik efsanelerine göre ıslık çalmak, rüzgârı ve fırtına tanrılarını kışkırtmak anlamına gelir. "Fırtına çağırmak" ile eşdeğer tutulan bu davranışın deniz kızı ve sirenlerin dikkatini çekip gemiyi kayalıklara sürükleyeceğine inanılırdı.
6. İtalya: "In Bocca al Lupo" (Kurdun Ağzına) Demek
Uygulama: Biri seyahate veya tehlikeli bir yolculuğa çıkarken "İyi yolculuklar" denmez; bunun yerine "In bocca al lupo" (Kurdun ağzına gir) denir. Karşıdaki kişi de "Crepi il lupo" (Kurt gebersin/ölsün) diye yanıt vermelidir.
Efsane/Hikaye: Roma'nın kurucuları Romulus ve Remus'u emziren dişi kurt efsanesine dayanır. Kurt ağzı aslında bir tehlike değil, yavrusunu koruyan bir anne güvenliğidir. Ancak kötü ruhları şaşırtmak için aksi söylenir: "İyi şanslar" derseniz kötü ruhların nazar değdireceğine, tehlike temenni ederseniz kaderin tersine işleyip sizi koruyacağına inanılır.
7. Çin: Yola Çıkmadan Önce Süpürgeyi Saklamak ve Evi Süpürmemek
Uygulama: Yolculuk günü ev süpürülmez, süpürgeler gözden uzak bir yere saklanır.
Efsane/Hikaye: Çin mitolojisinde süpürgenin kendine ait bir ruhu (Süpürge Tanrıçası) olduğuna inanılır. Yola çıkacak biri varken evi süpürmek, o kişinin şansını ve bereketini evden dışarı süpürmek anlamına gelir. Yolcu geri dönene kadar evdeki iyi enerjinin sabit kalması için temizlik ertelenir.
8. Yunanistan: Biri Seyahate Çıkarken Arkasından "Tükürmek" (Ftou Ftou)
Uygulama: Seyahate çıkan kişinin arkasından veya giysisine doğru sembolik olarak üç kez "Ftoulanır" (gerçekten tükürmeden "ftou ftou ftou" sesi çıkarılır).
Efsane/Hikaye: Antik Yunan'dan beri nazarın (Mati) kıskançlıktan beslendiğine inanılır. Yolculuğa çıkan kişiye imrenilmesi kötü ruhların dikkatini çeker. Yolcuya doğru "ftou" demek, onu değersiz veya çirkin göstererek kötü ruhların ilgisini dağıtma stratejisidir.
Uygulama: Seyahatten bir gün önce pencere kenarına beyaz kâğıt veya kumaştan yapılan küçük hayalet benzeri bebekler asılır.
Efsane/Hikaye: Edo dönemine dayanan efsaneye göre, kötü hava koşulları nedeniyle sürekli yağmur yağan bir köyde bir keşiş iyi hava sözü verir ama başaramaz. Bunun üzerine halk, güneşin doğması için dua simgesi olarak bu bebekleri yapmaya başlar. Bebek düz asılırsa güneşli hava, baş aşağı asılırsa yağmur dileği anlamına gelir.
10. Norveç / İskandinavya: Yola Çıkarken Sol Ayakla Başlamamak
Uygulama: Evin kapısından çıkarken veya taşıta binerken mutlaka sağ ayakla adım atılır.
Efsane/Hikaye: İskandinav mitolojisinde ve Orta Çağ Avrupa inanışlarında "sol" taraf (sinister), kötü ruhların ve cadıların durduğu taraf olarak kabul edilirdi. Sol ayakla yola çıkmak, yolculuk boyunca sol taraftaki kötü ruhların rehberliğini kabul etmek anlamına geliyordu. Sağ adım ise iyi tanrıların korumasını temsil ederdi.