• BIST 1.392,910
  • Altın 492,22
  • Dolar 8,4360
  • Euro 9,9850
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Nesin'in hamamda şaplak yemesi

Ateş Nesin

Lagaluga Tur (21)

 

Aziz Nesin zaman zaman çocuklarıyla hamama gider, onlarla hamam sefası yapmaya bayılırdı. Yıllar önce yine bir gün, iki küçük kardeşim Ali ve Ahmet'i yanına alıp hamama giden babamın poposuna, peştamalları veren hamamcı bir şaplak atar.

Hamamcının bu rezil hareketine sinirlenen babam "Sen ne yapıyorsun be adam" diye sertçe çıkışır. Hamamcı babamın yüzüne bir an dikkatlice baktıktan sonra, "Kusura kalma ağabey, seni önce tanıyamadım" der.

Babam bu yanıta daha da kızar, köpürür, "Vay alçak vay" der, "Demek sen tanımadıklarının hepsine böyle el atıyorsun haa!.."

 

Taksiden atılan kumrular

 

Ayben Kop, Sivas olaylarında Aziz Nesin'le birlikte ölümden dönen, babam son nefesini verirken de yanında bulunan kıdemli hanım arkadaşı. Ayben hanımın babamla ilgili bana anlattığı iki ilginç anısı şöyle:

Sıcak bir yaz günü Aziz Nesin ve Ayben Kop taksiye binerler. Taksinin arka koltuğuna iyicene yerleşip, birbirlerine kumrular misali kenetlenirler. Bu durumu dikiz aynasından gören şoför fena bozulur ve babama "Üşüdünüzse kaloriferi açayım mı abi?.." diye seslenir. Bizimkiler tınmazlar bile.

Aradan çok geçmez, şoför taksisini durdurur. "Hemen aşağı inin" deyip, ikisini de bir güzel otomobilden aşağı atar..

 

Özel hediye

 

Babam bayram günlerine, yılbaşı gecelerine çok önem verirdi. Ailece beraber geçirdiğimiz her yılbaşında, orada bulunanlara, süslü püslü paketlere sarılmış aldığı hediyeleri, sözüm ona çekiliş numarasıyla kazanan sahiplerine dağıtırdı.

İşte yine böyle, Ayben Hanımın da katıldığı bir yılbaşı akşamı Aziz Nesin, her zamanki gibi hazırladığı hediyeleri orada bulunanlara tek tek verir. Kendisine hiçbir şey verilmediğini gören Ayben  Hanım suratını asarak "Aziz bey hani benim hediyem?" diye sorar.

Aziz Nesin'in cevabı hazırdır. "Biraz sabırlı ol. Senin hediyeni gece 12'den sonra vereceğim!.."


En yeni anı

 

Geçen yıl kitabımı imzalamak için Bursa Kitap Fuarı'ndaydım. Masada otururken, bir ara karşıdan bana doğru gülerek gelen gençten bir hanım gördüm. Bir pot kırmamak için, ben bu hanımı nereden tanıdığımı tam düşünürken, bana iyicene yaklaşan hanım "Aziz Bey merhaba" dedi. Şaşırıp kalmıştım. Sessizce "Benim adım Ateş" diye cevap verebildim kendisine. Birden bozulup, buz gibi donakaldı. Ve sonra da utançtan olsa koşar adımlarla uzaklaşıp yok oldu. Orada bulunan diğer arkadaşlara olayı anlattığımda "O da bir şey mi Ateş Abi, geçenlerde biri geldi  'Aziz bey çoktandır ortalarda görünmüyor,  yurtdışında mı?.' diye sordu!" dediler

Türkiye'nin en çok okunan, sevilen bir yazarının durumu buysa, diğerlerinin halini siz düşünün artık!..


***

Halleri harap

Turizmci türbanı düşünmüyormuş

Herhalde altında gizlenen tehlikeli kafaları düşünüyordur!

***

Yanıt yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, turistlerle iletişim kurabilmeleri için ,  açtığı kurs sonrasındaki  sınavda taksicilere,  "Thank you very much" ifadesinin karşılığı nedir? diye sormuş

Keşke bir de turistlerin taksicilere sorduğu  "How much?" sorusunun namuslu karşılığını isteselerdi!

***

Haddini bilsin

İngiliz  Başpiskopos Rowan Williams şeriat istemiş

Yoo, bu kadar da iç işlerimize karışmak  olmaz yani!

***

Eksik kalmış işlem

Doç.Dr. Şaban Çalış,"Türbana özgürlük bildirisi'ne sadece 160 kadın imza attı, bu facia" demiş

Faciadan kurtulabilmek için geriye kalanlara bari parmak bastırtsaydılar!

***

Hangisi doğru?

Güneş gazetesinin haberine göre, piyasalarda dal kıpırdamıyormuş

Önemli değil, yeter ki yaprak kıpırdamaya devam etsin!

***

Cennetten çıkma ya...

Anadolu Gençlik Derneği'nin İl Müesseseler Başkanı Haşime Reşadiyeli,"Çankaya'daki türban bizim gazımızı almadı" demiş.

Yeterince gaz çıkarmaları için herhalde bebeklerde olduğu gibi  sırtlarına  vurulmasını bekliyorlar...

Atalarımız, " Kadın milletinin karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin" diye meğer boşuna  söylememişler!

***

Müsterih olalım

Üniversiteler karmakarışıkmış

Türban özgürlüğünden sonra sınıfları erkek-kız diye  ayırınca, ne karmalığı kalır ne de karışıklığı

***

Laf ola

Vücut dilinin sesli olarak kullanılmasına hitabet sanatı denilir

Bu yazı toplam 938 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.