YER HİZMETLERİNDE KARGAŞA
Türkiyede hava limanlarında her türlü yer hizmetleri SHGM tarafından iki Türk şirketi Havaş ve Çelebi'ye ruhsat verildi. Ancak Almanlara serbest.

14 Eylül 2008 Pazar 13:56
AYDIN AYAYDIN- VATAN
ISTANBUL- Bugün okurlarıma karşılaştırmaları için, aynı konuya Alman makamlarının bakış açısı ile bizim bakış açımızı anlatmak istiyorum.
Türkiye"de mevcut ve açılacak hava limanlarında yolcu trafik, haberleşme, yük kontrolü, ramp hizmetleri, yani her türlü yer hizmetleri vermek üzere Sivil Havacılık Hizmetleri Genel Müdürlüğü"nden (SHGM) iki Türk şirketi çalışma ruhsatı almıştır. Biri Havaş, diğeri de Çelebi. Bu şirketlerin sahipleri büyük paralar vererek ve yatırım yaparak ruhsata sahip oldu. Üstelik bu şirketlere ruhsatları verilirken, bundan böyle başka şirkete ruhsat verilmeyeceği de belirtildi.
Her iki Türk şirketi, çok kazançlı olan hava limanlarında da bu hizmeti veriyor, zarar ettikleri, ancak bir sosyal görev diye de adlandırılabilen mesela Bitlis, Van, Kars ve açılacak Sinop gibi hava limanlarına da. Tıpkı kâr edilmediği için hiçbir bankanın şube açmadığı yerlerde kamu bankası Ziraat Bankası"nın şube açması gibi.
***
SHGM"nin resmi internet sitesine girdiğinizde, Antalya, İzmir, Bodrum ve Dalaman havalimanlarında Havaş ve Çelebi"nin yaptığı yer hizmetlerini yapmak üzere Alman Fraport şirketine A grubu çalışma ruhsatına esas teşkil etmek üzere 1 yıl süre ile ön izin belgesi verildiği görülüyor.
Aslında rekabet adına güzel bir girişim. Ancak, Havaş satılırken keşke ileride başka şirketlere de ruhsat verileceği söylenseydi veya ruhsatlarında bu belirtilseydi.
Peki, SHGM"nin Fraport"a verdiği ruhsat ne anlama geliyor, biliyor musunuz: Sektörde en fazla kâr olan bu dört havalimanında Havaş ve Çelebi ile birlikte Alman Fraport şirketi de hizmet verecek ve çok para kazanacak. Kazansın, ona kimse bir şey demiyor da, bu şirket neden Kars, Sinop, Bitlis ve Van gibi hava limanlarında hizmet vermek istemiyor? Çünkü oralarda kâr yok. Nasıl olsa bu yükü çeken iki Türk şirketi var.
Bu çifte standart değil mi?
Madalyonun öbür yüzüne de bakalım: Bir Türk şirketi de Fraport"un işlettiği Almanya"nın Frankfurt Havalimanı"na yer hizmeti vermek üzere müracaatta bulunuyor. Fraport"un Türk şirketine verdiği cevapta Frankfurt Havalimanı"nda hizmet verebilecek (Ramp hizmetleri) taşeron sayısının 2 ile sınırlandırıldığı ve bu hizmetin kamusal rekabete açık olmadığı belirtiliyor. İyi de sen neden 2 firmanın hizmet verdiği yere üçüncü firma olarak giriyorsun?
Fraport demek istiyor ki iki firma bu işi yapıyoruz. Üçüncü bir firmayı kârımıza ortak etmek istemediğimiz için size izin vermiyoruz.
Ancak aynı Alman Fraport şirketi, iki Türk firmasının işlettiği en kârlı hava limanlarında hizmet vermek için elini kolunu sallaya sallaya geliyor ve bizim SHGM onlara bu izni veriyor.
Peki bizim SHGM"nin aklına arkadaş bizde bu işi yapan iki firma var, sizi alamayız. Veya madem siz benden izin istiyorsunuz, siz de işlettiğiniz Frankfurt Havalimanı"nda bu hizmeti vermek isteyen Türk şirketine izin veriniz demek hiç mi gelmiyor.
Biz Alman şirketine buyur gel, al sana ruhsat. Türkiye"nin en kâr getiren havalimanlarında bu işi yap ve bizim şirketlerinin kârının önemli bir bölümünü sen al ye diyoruz.
Merak ediyorum, Fraport yerine başka bir Türk şirketi SHGM"ye müracaat etseydi, Antalya, Bodrum, İzmir ve Dalaman için bu ruhsatı alabilecek miydi? Asla.
Bence SHGM yetkilileri Fraport"a şunu demeli. Ben sana üçüncü firma olarak ruhsat veriyorum ama, sen de kendi havalimanında size müracaat eden bizim firmamızı üçüncü şirket olarak Frankfurt Havalimanı"na sokacaksın. Sen sokmazsan ben de sana ruhsat vermiyorum. Ancak nerede o yüreği taşıyan bürokrat.
ISTANBUL- Bugün okurlarıma karşılaştırmaları için, aynı konuya Alman makamlarının bakış açısı ile bizim bakış açımızı anlatmak istiyorum.
Türkiye"de mevcut ve açılacak hava limanlarında yolcu trafik, haberleşme, yük kontrolü, ramp hizmetleri, yani her türlü yer hizmetleri vermek üzere Sivil Havacılık Hizmetleri Genel Müdürlüğü"nden (SHGM) iki Türk şirketi çalışma ruhsatı almıştır. Biri Havaş, diğeri de Çelebi. Bu şirketlerin sahipleri büyük paralar vererek ve yatırım yaparak ruhsata sahip oldu. Üstelik bu şirketlere ruhsatları verilirken, bundan böyle başka şirkete ruhsat verilmeyeceği de belirtildi.
Her iki Türk şirketi, çok kazançlı olan hava limanlarında da bu hizmeti veriyor, zarar ettikleri, ancak bir sosyal görev diye de adlandırılabilen mesela Bitlis, Van, Kars ve açılacak Sinop gibi hava limanlarına da. Tıpkı kâr edilmediği için hiçbir bankanın şube açmadığı yerlerde kamu bankası Ziraat Bankası"nın şube açması gibi.
***
SHGM"nin resmi internet sitesine girdiğinizde, Antalya, İzmir, Bodrum ve Dalaman havalimanlarında Havaş ve Çelebi"nin yaptığı yer hizmetlerini yapmak üzere Alman Fraport şirketine A grubu çalışma ruhsatına esas teşkil etmek üzere 1 yıl süre ile ön izin belgesi verildiği görülüyor.
Aslında rekabet adına güzel bir girişim. Ancak, Havaş satılırken keşke ileride başka şirketlere de ruhsat verileceği söylenseydi veya ruhsatlarında bu belirtilseydi.
Peki, SHGM"nin Fraport"a verdiği ruhsat ne anlama geliyor, biliyor musunuz: Sektörde en fazla kâr olan bu dört havalimanında Havaş ve Çelebi ile birlikte Alman Fraport şirketi de hizmet verecek ve çok para kazanacak. Kazansın, ona kimse bir şey demiyor da, bu şirket neden Kars, Sinop, Bitlis ve Van gibi hava limanlarında hizmet vermek istemiyor? Çünkü oralarda kâr yok. Nasıl olsa bu yükü çeken iki Türk şirketi var.
Bu çifte standart değil mi?
Madalyonun öbür yüzüne de bakalım: Bir Türk şirketi de Fraport"un işlettiği Almanya"nın Frankfurt Havalimanı"na yer hizmeti vermek üzere müracaatta bulunuyor. Fraport"un Türk şirketine verdiği cevapta Frankfurt Havalimanı"nda hizmet verebilecek (Ramp hizmetleri) taşeron sayısının 2 ile sınırlandırıldığı ve bu hizmetin kamusal rekabete açık olmadığı belirtiliyor. İyi de sen neden 2 firmanın hizmet verdiği yere üçüncü firma olarak giriyorsun?
Fraport demek istiyor ki iki firma bu işi yapıyoruz. Üçüncü bir firmayı kârımıza ortak etmek istemediğimiz için size izin vermiyoruz.
Ancak aynı Alman Fraport şirketi, iki Türk firmasının işlettiği en kârlı hava limanlarında hizmet vermek için elini kolunu sallaya sallaya geliyor ve bizim SHGM onlara bu izni veriyor.
Peki bizim SHGM"nin aklına arkadaş bizde bu işi yapan iki firma var, sizi alamayız. Veya madem siz benden izin istiyorsunuz, siz de işlettiğiniz Frankfurt Havalimanı"nda bu hizmeti vermek isteyen Türk şirketine izin veriniz demek hiç mi gelmiyor.
Biz Alman şirketine buyur gel, al sana ruhsat. Türkiye"nin en kâr getiren havalimanlarında bu işi yap ve bizim şirketlerinin kârının önemli bir bölümünü sen al ye diyoruz.
Merak ediyorum, Fraport yerine başka bir Türk şirketi SHGM"ye müracaat etseydi, Antalya, Bodrum, İzmir ve Dalaman için bu ruhsatı alabilecek miydi? Asla.
Bence SHGM yetkilileri Fraport"a şunu demeli. Ben sana üçüncü firma olarak ruhsat veriyorum ama, sen de kendi havalimanında size müracaat eden bizim firmamızı üçüncü şirket olarak Frankfurt Havalimanı"na sokacaksın. Sen sokmazsan ben de sana ruhsat vermiyorum. Ancak nerede o yüreği taşıyan bürokrat.
Yorumlar
SON DAKİKA
Savaş, Fransızların yaz tatili planlarını etkilediFransa'da yaz tatili rezervasyonlarında "büyük bir düşüş" yaşandı, sadece iki istisna var: İspanya ve Arnavutluk.17 Nisan 2026 Cuma 12:30TURİZM
Yapay zekâ, 2046’ya kadar seyahati şekillendirecekYeni analiz, yapay zekâ, veri ve toplumsal eşitsizliğin önümüzdeki yirmi yılda küresel seyahati nasıl dönüştürebileceğini ortaya koyuyor17 Nisan 2026 Cuma 12:00GEZİ
Kanarya Adaları'nda otellerin yatakları ayarlanabilir olacakKanarya Adaları'ndaki turistik konaklama tesislerinin 2033 yılına kadar yataklarının %100'ünün ayarlanabilir olması gerekecek.17 Nisan 2026 Cuma 11:30KONAKLAMA
Alman havayolu, Lufthansa 100'ncü yılını kutladı,Frankfurt Havalimanı’ndaki Lufthansa Group Hangar One’da düzenlenen törene siyaset, iş dünyası ve medyadan yüzlerce davetli katıldı17 Nisan 2026 Cuma 11:00ULAŞTIRMA
Kanarya Adaları, video oyunu ile genç turistleri hedeflediTurismo de Islas Canarias aracılığıyla, popüler İspanyol arkeologun başrolde olduğu video oyununun yeni genişletme paketi 'The Legacy of the Western Sun' için takımadaları ana mekan olarak belirledi.17 Nisan 2026 Cuma 10:30TURİZM
TUI: Almanların çoğu daha sağlıklı tatil yapmak istiyorTatil, giderek daha fazla insan için sadece dinlenme değil, aynı zamanda sağlık ve yaşam kalitesine yapılan bilinçli bir yatırım haline geliyor.Longevity trendi turizmde uyku, hareket, dijital detoks ve sosyal bağları öne çıkarıyor17 Nisan 2026 Cuma 10:00ACENTELER
Ham bakanlık, hem basının hafızası: Orhan BirgitOrhan Birgit, 1974 yılında Bülent Ecevit liderliğindeki I. Ecevit Hükümeti'nde (CHP-MSP koalisyonu) Turizm ve Tanıtma Bakanı olarak görev yaptı.17 Nisan 2026 Cuma 09:00TURİZM
Meksika Dünya Kupası için otel iptallerini konuşuyorTartışma , Meksika Şehri Otelciler Birliği direktörü Alberto Albarrán'ın FIFA'nın başkentteki ilk otel rezervasyonlarının neredeyse yarısını iptal ettiğini belirtmesinin ardından ortaya çıktı.17 Nisan 2026 Cuma 08:00MICE
Kos’un 302 yıllık ikonik İbrahim Efendi Camii yenilendiDepremin ağır hasar verdiği Defterdar İbrahim Efendi Camii ile tarihi şadırvan, yaklaşık 1,5 milyon Euro bütçeyle yürütülen kapsamlı restorasyon ve konservasyon çalışmalarıyla aslına uygun biçimde ayağa kaldırıldı.16 Nisan 2026 Perşembe 23:30GÜNDEM
Antalya'da Turizm Haftası minyatür ve tezhip sergisiyle başladıAntalya Büyükşehir Belediyesi Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde Turizm Haftası’na özel “Minyatür ve Tezhip Sanatı ile Antalya Sergisi” sanatseverlerle buluştu. 16 Nisan 2026 Perşembe 23:00TURİZM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.