BURHAN ŞEŞEN: MÜZİK HİKÂYESİNİ KAYBEDİYOR
Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR) başkanı Burhan Şeşen ile müzikte telif haklarından yapay zekâya uzanan yeni tartışma alanlarını ele aldık.

12 Nisan 2026 Pazar 17:00
İSTANBUL- Dijitalleşmeyle birlikte müziğe erişim arttı ama gelir aynı oranda yükselmedi. Algoritmalar ve “viral” kültürü, üretime farklı kıstaslar getirdi. Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR) başkanı Burhan Şeşen ile müzikte telif haklarından yapay zekâya uzanan yeni tartışma alanlarını Cumhuriyet yazarı Deniz Ülkütekin ile ele aldı.
Türk popuna unutulmaz parçalar armağan eden Gündoğarken topluluğuyla tanınan müziğin usta ismi Burhan Şeşen, bir süredir Müzik Yorumcuları Meslek Birliği’nin (MÜYORBİR) başkanlık görevini yürütüyor.
Müzisyenlerin geçim sıkıntısı ve yasakların yarattığı belirsizliklerle örtüşen sorunlarına yönelik çalışmalar yapan oluşumun bulgularını ve çözüm önerilerini Şeşen’le konuştuk.
- Yıllardır sürdürdüğünüz müzik kariyerinizde aynı zamanda MÜYORBİR yönetim kurulu başkanlığı da yapıyorsunuz. Bu görevi üstlenmenizin nedenleri nedir? Müzisyenlerin sizden beklentileri nasıl?
Müzik kariyerim boyunca sanatçıların üretim tarafında güçlü olsalar da haklarını koruma konusunda yalnız kaldıklarını gördüm. MÜYORBİR’de görev almamın en temel nedeni de bu yalnızlığı ortadan kaldırma ihtiyacıydı. Bugün müzisyenlerin beklentisi çok net: Ürettikleri eserin karşılığını alabilecekleri, emeklerinin görünür olduğu ve haklarının korunabildiği bir sistem.
Sırf gelir değil, zamanda emeğe saygı talebi var. Biz de bu beklentiyi karşılamak için hem müzik yorumcularının haklarını korumaya hem ülkemizde telif hakları konusundaki farkındalığın gelişmesine hem sektörde daha adil bir yapı kurulmasına hem de müzik yorumcularının seslerini kamuya, sektöre ve kamuoyuna duyurmaya odaklanıyoruz.
- Ülkemizde müzisyenlerin en öncelikli sorunları neler?
Gelir adaletsizliği, sosyal güvence ve örgütlenme eksikliği en temel sorunlar. Ancak bunların da ötesinde daha derin bir mesele var ki o da müzisyenliğin, yorumculuğun hâlâ gerçek bir meslek olarak görülmemesi. Oysa sahnede gördüğünüz her performansın arkasında yıllar süren bir emek, disiplin ve eğitim var.
Buna karşın müzisyenlerin emeği çoğu zaman görünmez kalıyor. Öte yandan bir eserin telif hakkının 70 yıllık bir ömrü olduğu için sanatçının ancak çocuğu onun telif haklarından yararlanabiliyor, ikinci kuşağa, torunlara bu haklar devrolmuyor. Yanı sıra, dijitalleşmeyle birlikte erişim arttı ama gelir aynı oranda artmadı. Bu da sektörde sürdürülebilirliği zorlaştıran en önemli kırılma noktalarından biri.
- Son yıllarda TikTok gibi sosyal medya mecralarının getirdiği alışkanlıklara özellikle gençlerin müziğe bakış açısı ve tüketme biçimleri de bir hayli değişti. Artık pek çok müzisyenin önünde viral olma potansiyeli taşıyan şarkı üretmek gibi bir zorunluluk var.
Bugün müziğin üretimi ile tüketimi arasındaki ilişki ciddi şekilde değişti. Şarkılar artık yalnızca dinlenmek için değil, paylaşılmak ve kısa sürede yayılmak için de üretiliyor. Bu da müzisyenler üzerinde görünürlük baskısını artırıyor.
Viral olmak elbette bir fırsat yaratabilir. Ancak müziği yalnızca algoritmalara uygun içerik üretmeye indirgediğinizde, uzun vadede yaratıcılık zarar görebilir. Müzik bir trend üretme aracı değil, bir ifade biçimidir. Bu dengeyi kaybetmemek gerekiyor.
ALGORİTMALARIN ROLÜ
- Dediğiniz gibi algoritmalar da müziğin sunuluş ve tüketiliş biçiminde ciddi söz sahibi. Hem müzisyen hem de müzisyenlerin hakları için çalışan bir kurumun başkanı olarak bu yeni duruma bakışınız ve yarattığı etkilere yönelik çözüm önerileriniz neler?
Algoritmalar müziğin görünürlüğünü belirleyen en önemli faktörlerden biri oldu. Ancak bu sistemler çoğu zaman eşit bir rekabet alanı sunmuyor. Büyük yapımcıların ve belirli içeriklerin öne çıktığı, bağımsız sanatçıların ise görünürlük mücadelesi verdiği bir yapı söz konusu. Daha şeffaf ve adil algoritma sistemlerine ihtiyaç var. Aynı zamanda meslek birliklerinin rolü daha da kritik hale geliyor. Bizim önceliğimiz, müzisyenlerin haklarının bu yeni dijital ekosistemde de korunmasını sağlamak.
- Günümüzde şarkılar için belli bir süre sınırı konuşuluyor. Yine albüm yapmaya sıcak bakılmıyor ve genelde tekliler üzerinden süregelen bir müzikal iklim söz konusu. Bu "yenilikler" müziğe neler kaybettiriyor?
Müzik üretimi daha hızlı ama aynı zamanda daha yüzeysel bir hale gelme riski taşıyor. Albüm kültürü, bir hikâye anlatma biçimiydi. Sanatçının dünyasını bütünlüklü şekilde aktarmasını sağlıyordu. Teklilerle ilerleyen bir sistemde ise bu derinlik zaman zaman kaybolabiliyor. Şarkı sürelerinin kısalması, dinleyici dikkatine uyum sağlama açısından anlaşılabilir ama müziğin duygusal ve anlatısal gücünü sınırlayabiliyor. Yine de bunu tamamen olumsuz okumamak lazım. Önemli olan bu yeni form içinde de nitelikli üretimi sürdürebilmek.
YAPAY ZEKÂ İÇİN YASAL DÜZENLEME TALEBİ
- Müzikle ilgili en tartışmalı konulardan birisi de yapay zekâ. Sizin kurumsal olarak bu konuya bakış açınız nedir? Önerdiğiniz belli etik sınırlamalar var mı?
600’e yakın müzik yorumcusu üyemizin katkılarıyla gerçekleştirdiğimiz “Müzik Sektöründe Yapay Zekâ Etkisi” başlıklı araştırmamıza göre müzik yorumcularının yüzde 65,2’si yapay zekâ uygulamalarına yönelik sıkı bir yasal düzenleme talep ediyor. Yani mesele yapay zekâyı durdurmak değil. Onu adil, şeffaf ve hak temelli bir çerçeveye oturtmak.
Özellikle izinsiz kullanım, ses klonlama ve gelir paylaşımı gibi alanlarda yaşanan belirsizlikler, sanatçıların haklarının korunmasını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. MÜYORBİR olarak beklentimiz; yapay zekâ uygulamalarının sanatçıların haklarını gözeten, şeffaf ve adil bir çerçevede düzenlenmesi, ses ve performans kullanımının açık rızaya tabi olması ve bu alanda güçlü bir lisanslama modeli oluşturulması.
UZUN VADELİ ÜRETİM
- Müzisyenlerin mesleklerindeki bu zorlayıcı durumlarla daha kolay baş etmesini sağlamak için ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz ve kişisel olarak genç müzisyenlere ne önerirsiniz?
MÜYORBİR olarak hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda yorumcu haklarını takip ediyor, lisanslama süreçlerini güçlendiriyor ve sanatçıların hak kayıplarını önlemeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Aynı zamanda yeni teknolojilere karşı sektörü koruyacak modeller üzerinde çalışıyoruz. Genç müzisyenlere en önemli önerim, kısa vadeli görünürlük yerine uzun vadeli üretime odaklansınlar. Müzik sabır isteyen bir alan ve kendini geliştirmeden, emek vermeden kalıcı bir değer yaratmak mümkün değil.
Noma, yeni yönetimiyle kapılarını açıyorKopenhag’ın dünyaca ünlü restoranı Noma, taciz suçlamaları sonrası yeni yönetimiyle kapılarını açıyor. Açılıştaki tek dikkat çekici eksiklik Redzepi değil; restoranın üç Michelin yıldızı da artık yok. Üçüncü yıldız 2021 yılında verilmişti.09 Ağustos 2026 Pazar 14:00GASTRONOMİ
Kelebeklerin10 türünden biri yaşam alanını terk ettiYeni bir küresel araştırma, bilinen kelebek türlerinin yaklaşık her 10'undan birinin iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle yaşam alanını değiştirdiğini ortaya koydu.09 Ağustos 2026 Pazar 13:00GÜNDEM
Roma ile Madrid arasında gerilimİspanya hükümeti, Ceuta’daki kriz sonrası Roma’nın kısıtlamalarına karşılık İtalya’dan gelen yolculara sınır kontrolü başlattı. Evrak, çocuk ve hayvanlarla seyahat kuralları: bilmeniz gerekenler.09 Ağustos 2026 Pazar 12:30TURİZM
Akdeniz'de 1.300 yıllık Bizans gemisi bulunduAkdeniz'de Bizans dönemine ait en önemli arkeolojik keşiflerden biri gerçekleşti. Hırvatistan açıklarında bir Bizans gemisinin batığı bulundu.09 Ağustos 2026 Pazar 12:00TURİZM
Bedavacı “influencer”lardan bıktı, yasak koyduKanarya Adaları'ndaki bir restoran, "her şey bedava" diyen influencer'lardan bıktı ve girişine astığı bir tabela ve sosyal medya hesaplarından yaptığı bir duyuruyla, içerik üreticilerinin ( influencer) girişini yasakladığını açıkladı09 Ağustos 2026 Pazar 11:00GASTRONOMİ
TUI, yeni marka ile 'düşük maliyetli' segmente girdiTurizm devi, TUI orta ve üst segmentteki prestijini tehlikeye atmamak için ana markasından ayrı bir marka olan Sundeals'ı İngiltere'de piyasaya sürüyor.09 Ağustos 2026 Pazar 10:30ACENTELER
Tuna'dan Wehrmacht askerleri ve motosiklet çıkarıldıBudapeşte'de Tuna'nın su seviyesi öylesine düştü ki, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma kalıntılar ortaya çıkıyor; bir motosikletin yanı sıra iki askerin naaşı da çıkarıldı.09 Ağustos 2026 Pazar 10:00GÜNDEM
Kruvaziyerde, suç hikayesi temalı turlar ve çikolataDünyanın dört bir yanındaki filolara katılmaya hazırlanan çok sayıda yeni gemi ve hem yeni hem de geri dönen yolcuları çeken temalı rotalar sayesinde, kruvaziyer sektörü canlılığını koruyor.09 Ağustos 2026 Pazar 09:00ULAŞTIRMA
Tarihin En Eski Aşkı, Eski Şark Eserleri Müzesi’ndeDünyanın bilinen ilk aşk şiirinden Kadeş Barış Antlaşması’na kadar insanlık tarihini değiştiren gizemli hazineler, büyüleyici ve modern bir sergileme konseptiyle ziyaretçilerini bekliyor.08 Ağustos 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Turistler Sünnet Düğününde Pistin Tozunu Attı!Dizilerde izledikleri Türk kültürünü birebir yaşama şansı bulan İsviçreli, Fransız, İngiliz ve Avustralyalı turistler, Kapadokya'da katıldıkları sünnet düğününde halay mendilini kapıp saatlerce dans etti.08 Ağustos 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.