• BIST 1.776,41
  • Altın 702,32
  • Dolar 12.2478
  • Euro 13.8849
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • Antalya 20 °C

Kara para ve terörle mücadele etmek lazım

Kara para ve terörle mücadele etmek lazım
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kara para aklama ve terörün finansmanı konusunda çok ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi

EKONOMİK BAKIŞ
İSTANBUL-
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgedeki El Kaide, El-Nusra, IŞİD gibi örgütler nedeniyle kara para aklama ve terörün finansmanı suçlarıyla etkin mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK)  ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından düzenlenen "MASAK-TBB Çalıştayı"nda açılış konuşması yapan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kara para aklama ve terörün finansmanı konusunda çok ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı ve ekledi:

"Bölgemizde, El Kaide, El-Nusra, DEAŞ (IŞİD) gibi çok büyük tehditler oluşturan örgütler faal. O nedenle ülkemizde bu standartların iyi şekilde uygulanması, aklama ve terörün finansmanı konusunda çok ciddi çalışmamız gerekiyor. Bölgemizde El-Kaide, El-Nusra, DEAŞ gibi hakikaten küresel ekonomi açısından, küresel barış açısından, bölgenin istikrarı, ülkemizin geleceği açısından çok büyük tehditler oluşturun örgütler faal. Ve o nedenle ülkemizde standartların iyi bir şekilde vurgulanması yani aklama suçu ve terörün finansmanı suçlarıyla çok etkin bir şekilde mücadele etmemiz lazım."

‘BU KONUDA GEREĞİNİ YAPACAĞIZ’

Şimşek, Türkiye’nin şu anda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını çok hızlı ve etkin bir şekilde uyguladığını ifade ederek, "Hatta onunda ötesine geçtik ikili bazı talepleri de çok hızlı bir şekilde değerlendiriyoruz ve uygulamaya koyuyoruz. Niye? Çünkü Türkiye terörden çok çekti ve Türkiye’nin bu alanda en ufak bir zaafiyet içerisinde olması düşünülemez. O nedenle de bu konuda gereğini yapacağız" dedi.

‘BANKALARIMIZIN İTİBARINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ’

Şimşek Basel Komitesi çerçevesinden yapılan çalışmalarda itibar riskinin önemine dikkat çekerek, "Bu alan ihmale gelmez. En ufak bir olay belki çok daha büyük karmaşık bir takım terörün finansmanı veya aklama faaliyetinin parçası olabiliyor. Tabi ki biz bankalarımızın itibarını çok önemsiyoruz. Aslında bu karlılığınızı doğrudan etkileyecek bir alandır" dedi.

‘BİZİM SİZİ KORUMAMIZ LAZIM’

Dünyada, özellikle Amerika başta olmak üzere bazı bankalar yönelik çok ciddi yaptırımların olduğunu ifade eden Bakan Şimşek, "Bizim sizi korumamız lazım. Sizin sizi korumanız lazım" dedi ve şöyle konuştu:

"Bunun için de birlikte çalışmamız lazım. Diğer bir önemli risk yasal uyum riskidir. Biz bu konuda yasal düzenlemeleri yaptık. Eksiklikleri giderdik. Yani biz uluslararası sistemin bir parçasıyız. Muhabirlik ilişkisi kurmak zorundasınız. Kuramazsanız faaliyet gösteremezsiniz. Uluslararası kaynaklara ulaşmanız gerekir. Sistemin büyümesi, sağlıklı bir şekilde gelişmeye devam etmesi. Uluslararası normlara, standartlara uymadan bunları biz sağlayamayız. O nedenle bu konuda hepimizin çaba göstermesi lazım."

‘REFORMLARDA SIRALAMAYI İYİ YAPMAK GEREKİYOR’

Bankacılık sektörünün sağlığını önemsediklerini ve sektör üzerindeki yüklerin farkında olduklarını belirten Şimşek, "Ama bütün bunların hepsi zaman meselesidir, mali alan meselesidir" dedi ve ekledi:

"Dolayısıyla bütün reformlarda olduğu gibi zamanlama ve sıralama çok önemlidir. Bunları doğru yaparsanız o zaman arzuladığını sonuçları elde edersiniz. Doğru yapmazsanız maalesef bazen o reformlar sakat doğabiliyor ya da sonunu getiremiyorsunuz. Bu her ne kadar iyi niyetle yola çıksanız dahi bu reformlarda zamanlamayı ve sıralamayı iyi yapmak gerekiyor. Onun için burada ortak hareket kültüründen kastım MASAK burada size rehberlik yapsın çünkü uluslararası paydaşlarla yakın çalışıyor, bu konuda bir birikim var. Bu konuda ne gerekiyorsa birlikte çalışalım."

‘BİREYSEL EMEKLİLİK FONLARINA 2.4 MİLYAR LİRA’

Şimşek konuşmasında bireysel emeklilik fonlarına yapılan harcamaya da değinerek, "Bireysel emeklilik fonları gelişsin diye bu sene sadece bütçeden yapacağımız harcama 2.4 milyar lira. Az para değil çok ciddi bir para. Geçmişte bir çok bakanlığın bütçesinden fazla olan bir para. Biz bunlara devam edeceğiz çünkü bu gerekiyor" diye ekledi.

moodys.20150412115739.jpg

MOODY'S TÜRKIYE'NIN KREDI NOTUNU DEĞIŞTIRMEDI

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notunu ve görünümünü değiştirmedi. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Türkiye 'nin Baa3 olan kredi notunu ve 'negatif' görünümünü değiştirmedi. Moody's, Türkiye'nin kredi notuna ilişkin bu yıl diğer değerlendirmelerini 7 Ağustos ve 4 Aralık tarihlerinde yapacak.

fitch.20150412115757.jpg

FITCH'TEN TÜRK ŞIRKETLERINE UYARı

Fitch, Türkiye'de yurtdışından edinilen finansmanın en büyük bölümünün bankalar tarafından sağlandığını ve bu nedenle bankaların yatırımcı algısındaki keskin değişiklikler karşısında kırılgan olduğunu belirtti.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye 'de yurtdışından edinilen finansmanın en büyük bölümünün bankalar tarafından sağlandığını ve bu nedenle bankaların yatırımcı algısındaki keskin değişiklikler karşısında kırılgan olduğunu belirtti. Fitch dün de Türk şirketlerine döviz kuru uyarısı yapmıştı.

Fitch Türk bankaları hakkında yayımladığı değerlendirmede, Türkiye'nin "belirgin büyüklükteki" cari açığının başlıca finansman kaynağının bankaların dış borçlanmaları olduğuna dikkat çekildi. Bankaların risk profilleri açısından toplam dış borçlar içinde uzun vadeli olanların payının artmasını olumlu olarak niteleyen Fitch, buna karşılık mevcut dış yükümlülüklerinin büyük bölümünün kısa vadeli olduğuna dikkat çekti.

KIRILGANLIĞI HÂLÂ YÜKSEK

Raporda, "Geçmişteki yüksek borç çevirme oranları göz önüne alındığında, baz senaryoda beklentimiz Türk bankalarının dış kredi piyasalarına iyi erişimi muhafaza edeceği şeklinde. Döviz likiditesinin de piyasalara kısa süreli erişim yaşanamayan dönemlerle baş etmek için yeterli olduğuna inanıyoruz. Ancak daha uzun süreli erişim kesintilerine bankaların kırılganlığı hâlâ yüksek" denildi.

FITCH: TÜRK ŞIRKETLERI YÜKSEK RISK ALTıNDA

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, döviz kurlarında stres oluşması halinde Türk şirketlerinin en büyük tehlikelere maruz kalacak şirketler arasında bulunduğuna dikkat çekti.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Avrupa ekonomisinin içinde bulunduğu koşulların iyileştiğini ve bu sayede bölgedeki şirketler nakit akışlarının güçlenerek borçluluk oranlarının azalacağını belirtti. Fitch, döviz kurlarında stres oluşması halinde Türk şirketlerinin en büyük tehlikelere maruz kalacak şirketler arasında bulunduğuna dikkat çekti.

Avrupa,  Ortadoğu  ve Afrika'da (EMEA) faaliyet gösteren şirketlerin ekonomik görünümü hakkında hazırlanan raporda, söz konusu bölgedeki şirketler için bu yıl ana makro riskleri "yavaşlayan büyüme, gelişmekte olan ülke kurlarındaki oynaklık ve euro bölgesindeki deflasyon sürecinin uzaması olasılığı" olarak niteledi.

Raporda döviz kurunda baskı oluşan bir senaryo göz önüne alındığında Türk şirketlerinin en yüksek risk altında bulunan şirketler olacağı belirtilerek, "(Bu durum) görece yüksek döviz cinsi borçlanma ve korunma (hedge) araçlarını kullanmamalarından kaynaklanmaktadır, ancak genel olarak bakıldığında gelişmekte olan ülke piyasalarında geniş çaplı finansal baskı olasılığının... düşük olduğunu düşünüyoruz" denildi.

NAKİT AKIŞLARINDA İYİLEŞME

Yayımlanan rapora göre Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'da faaliyet gösteren şirketlerden geniş yelpazede üretim yapanlar ve otomotiv sektöründekilerin nakit akışlarında en belirgin iyileşmenin gerçekleşeceği, elektrik dağıtım şirketlerinin ise düşük enerji fiyatları nedeniyle baskı altında kalacağı tahmin ediliyor.

dolar.20150412115829.jpg

CARI AÇıK ŞUBAT'TA 3.2 MILYAR DOLAR ILE BEKLENTILERIN ÜZERINDE

Şubat ayına ilişkin cari açık 3.2 milyar dolar olarak hesaplandı. Piyasa beklentisi 2.75 milyar dolardı...

Türkiye 'nin ödemeler dengesi, Şubat ayında 3.2 milyar dolar ile, 2.75 milyar dolar olan piyasa beklentilerinin üzerinde açık verdi.

Verinin açıklanmasından önce 2.6195 lira dolayında hareket eden dolar, cari açığın beklentileri aşması üzerine hızlı bir tırmanış ile 2.6267 liraya kadar çıktı.

Merkez Bankası verilerine göre, Şubat sonu itibarıyla 12 aylık cari işlemler açığı, 42.97 milyar dolardan 42.82 milyar dolara geriledi.

Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 346 milyon dolar azalarak 3.143 milyon dolara düşmesi ve net hizmet gelirlerinin 38 milyon dolar artarak 724 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

Merkez Bankası açıklamasında, "Ancak, birincil gelir açığının 238 milyon dolar artarak 853 milyon dolara yükselmesi cari işlemler açığında görülen gerilemeyi sınırlandırdı. Parasal olmayan altın kalemi altında, net altın ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre 932 milyon dolar artarak 1.5 milyar dolara yükseldi" denildi.

Hizmetler dengesi altında, taşımacılık kaleminden kaynaklanan net gelirler bir önceki yılın aynı ayına göre 44 milyon dolar artarak 214 milyon dolara, seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler ise 16 milyon dolar artarak 769 milyon dolara yükseldi.

Birincil gelir dengesi kalemi altında kâr transferlerini içeren doğrudan yatırım kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 221 milyon dolar artarak 358 milyon dolara çıktı.

kart.jpg

BATıK KREDI KARTı SAYıSı 1 MILYONU GEÇTI

Ödenmeyen kredi kartı borç toplamı da 2002'de 222 milyon lirayken, 25 kat artarak 5,8 milyar liraya ulaştı.

Tüketici Birliği Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 9 milyon insanın, kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebildiğini söyledi. Vatandaşın artan enflasyon karşısında çaresiz kalarak karta yüklendiğini belirten Deniz, “Problem yanlış ekonomik politikalarda” dedi.

Artan işsizlik ve kötüye giden ekonomik şartlar batık kredi kartı sayısında patlamaya yol açtı. Küresel krizin yaşandığı 2009’da 1 milyon 246 bine yükselen, sonraki yıllarda 671 bine kadar gerileyen batık kredi kartı sayısı, 2014’te 1 milyon 18 bine fırladı. 2009’da kredi kartı borcundan icralık olup halen borcunu ödeyemeyen 359 bin kişi bulunuyor.

Zaman 'da yer alan habere göre, ödenmeyen kredi kartı borç toplamı da 2002’de 222 milyon lirayken, 25 kat artarak 5,8 milyar liraya ulaştı. Batık kredilerin, işsizliğin zirve yaptığı kriz dönemlerinde yükselmesi dikkat çekiyor. 2009’da 3 milyon 43 bine ulaşan işsiz sayısı daha sonra azalarak, 2012’de 2 milyon 518 bine inmişti. Geçen yıl ise bu sayı 3 milyon 64 bine yükseldi.

Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı avukat Mehmet Bülent Deniz, kredi kartı borcundaki artışın felakete doğru gittiği uyarısında bulundu. 3 milyona yakın kişinin yasal takip altında olduğunu, 9 milyon insanın da kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebildiğini söyledi. Mutfaktaki enflasyonun açıklanandan fazla olduğunu belirtti ve “Vatandaş aç oturamayacağına göre, mecburen kartına yükleniyor. Problem, kartın bilinçsiz kullanılmasında değil, yanlış ekonomik politikalarda” dedi.

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin yayınladığı istatistikler kredi kartından dolayı yasal takibe girenlerin sayısındaki tehlikeli artışı gözler önüne serdi. Kredi kartı borcunu ödemeyip yasal takibe düşenler küresel krizin yaşandığı 2009’da 1 milyon 246 binle zirve yaptı. 2010’da 824 bin, 2011’de 671 bin kişi kredi kartı borcundan dolayı icralık oldu. Söz konusu rakam 2012’de yeniden artışa geçti. 2012’de 907 bin, 2013’te 915 bin kişi hakkında bankalar kredi kartı borcundan dolayı yasal takip başlattı. Geçtiğimiz yıl ise icralık olanların sayısı 2013’e göre 100 bin artarak 1 milyon 18 bine yükseldi. Artış 2015’te de sürdü. Geçen yılın ilk iyi ayında 186 bin kişi kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe alınırken, bu yılın ilk iki ayında bu rakam 211 bine yükseldi. İcralık olmasına rağmen borcu halen devam edenlerin sayısı da ürkütücü boyutlara ulaştı. Hakkında 2009’da yasal takip başlatılan 359 bin kişi halen borcunu ödemedi. 2010’dan 207 bin, 2011’den 178 bin, 2012’den 316 bin, 2013’den 436 bin 2014’ten 710 bin, 2015’in ilk iki ayından ise 185 bin olmak üzere halen toplamda 2 milyon 391 bin kişinin ödenmemiş kredi kartı borcu bulunuyor.

'ARTIK BORÇLULUKTAN UTANILMIYOR'

Varlık Yönetim Şirketleri Derneği eski Başkanı Hilmi Güvenal, batık kredilerin iki yıl ödenmedikten sonra, bankaların bu kredilerinin varlık yönetim şirketlerine satıldığını anlattı. Batıkların yüzde 75’ini kredi kartı, geriye kalan yüzde 25’ini ise diğer kredilerin oluşturduğunu vurgulayan Güvenal, batıktaki yükselmenin getirdiği değişime de değindi. Artan sayının insanları borca alıştırdığına dikkat çeken Güvenal, “Borçlu sayısı az olduğunda insanlar ‘borçluyum’ demekten çekinirken, borçlu sayısının artması ile borçlu olma durumunu normalleşti” dedi. Şimdiye kadar 500 bin kişinin varlık yönetimi şirketleri aracılığı ile borçlarını kapattığını belirten Güvenal, 2008-2014 yılları arasında bankaların varlık yönetim şirketlerine 19 milyar lira batık kredi sattığını, şirketlerin ise bu alım için 2,8 milyar lira ödediğini açıkladı. Anadolu’da yaşayanların işsiz kaldıklarında yeni bir iş bulma imkânlarının çok sınırlı olduğunu, bu sebeple borcunu ödeyemediğini ifade eden Güvenal, bankaların tahsil edemediği batıkların yüzde 60’ının Anadolu’dan çıktığını kaydetti. Güvenal, “Anadolu, krediyi daha az kullanıyor ama daha fazla yüzdesini batırıyor” diye konuştu.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Başkanı Avukat Mehmet Bülent Deniz, geçen yıl temmuz ayından bu yana kredi kartı borçlarındaki büyük artışa dikkat çekmeye çalıştıklarını söyledi. 2014’ün Ekim, Kasım aylarında tüketici derneklerine kart borcunu ödemeyen vatandaşların yoğun başvuru yapmaya başladığına işaret eden Deniz, bu konuda gerekli uyarıları yaptıklarını ancak iktidarın önlem almak yerine, mevcut pozisyonunu sürdürme kararı aldığını söyledi. Batık kredi kartlarındaki artışı, tüketici güven endeksiyle incelediklerinde, sayının felakete doğru sürüklendiğine işaret eden Deniz, şu bilgileri verdi: “ Bugün 3 milyona yakın insan yasal takip altında. 9 milyon insan da kart borcunun yalnızca asgari tutarını ödeyebiliyor. Yani, bu kadar insanın yasal takibe düşme tehlikesi söz konusu. Ailelerle hesapladığımızda, bu, nüfusun hemen hemen yarısının çok sıkıntı içerisinde olduğuna işaret ediyor.”

Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin kart harcamalarının yüzde 60’ının gıda, ısınma ve iletişim gibi zorunlu yaşamsal kalemlere yaptığını belirten Deniz, “Vatandaş aç oturamayacağına göre, mecburen kartına yüklenerek yaşamını devam ettiriyor. Problem, vatandaşın kartı bilinçsiz kullanmasında değil, yanlış ekonomi politikası izlemesinden kaynaklanıyor” saptamasını yaptı. Kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısının artmaya devam edeceği tahmininde bulunan Deniz, kamu borçlarının yapılandırması çalışmasında, kredi kartı borçlarını ödeyemeyenlerin de eklenmesini istediklerini, fakat  iktidarın bu taleplere kulak tıkadığını sözlerine ekledi.

LIMIT SıNıRLAMASı, BORCU BORÇLA KAPATMA DÖNEMINI BITIRDI'

Borcunu ödeyemeyenlerin sayısındaki artışta kredi kartı harcamalarına çekidüzen vermek için 2013 yılında hayata geçirilen limit sınırlaması da etkili oldu. Bir banka borcunu başka bankadan çektiği nakit avans ve kredilerle kapatan borçlular limit sınırlamasından dolayı bu yola başvuramıyor. Bankalardan batık kredilerini satın alıp tahsilini yapan şirketlerin oluşturduğu Varlık Yönetim Şirketleri Derneği’nin eski Başkanı, Turkasset’in Genel Müdürü Hilmi Güvenal, “Diyelim ki 20 bankadan kredi kartınız vardı. Birine borç taktığınızda diğerlerinden nakit çekerek borcu kapatıyordunuz. Bankaların 50-60 bin lira limit imkânı tanıdığı kredi kartı sahiplerinin limitleri bu düzenlemenin ardından bir anda birkaç bin liraya kadar düştü. Böyle olunca da kredi kartı borçlarını borçla kapatamaz hale geldiler” dedi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, (BDDK) Ekim 2013’te yaptığı düzenlemeyle kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartı limiti, ilk yıl için aylık ortalama net gelirinin 2 katı, ikinci ve sonraki yıllar için ise 4 katı aşamayacak şekilde sınırlandırmıştı. Düzenleme ayrıca bir takvim yılı içinde asgari ödeme tutarı toplam üç kez ödenmeyen kredi kartlarının kullanıma kapatılmasına da imkan tanıdı. BDDK’nın Şubat 2014’te yaptığı diğer bir düzenlemeyle de gıda, yemek, akaryakıt, kuyum ve cep telefonu gibi ürünlerde taksitlendirmeyi kaldırmıştı. Düzenlemeyle mobilya ve beyaz eşya satışlarında ise taksit sayısı 9 ayla sınırlı tutulmuştu.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.