Bir dönem sokaklarda iyi giyimli gençler bedava tatil ve devre mülk satıyordu. Ellerinde birer broşür bedava tatil kazanmak isteyenleri eşleriyle birlikte bir toplantıya davet ediyorlardı.Toplantıya katılan herkes Kanarya Adalarında tatile gidiyordu.
Merak edip bende gittim
Şişli, Halaskargazi caddesinde bir apartmanın kapı girişinden asansöre, asansörden kat girişine kadar şık giyimli gençler bizi hoş geldiniz diyerek karşıladılar.
Daha sonra içeri alıp bir salonda ağırladılar.
Yumuşak koltuklara oturduğumuz an bir bayan garson gelerek içecek ikramında bulundu. Çaylarımızı içerek ikram edilen kurabiyelerden atıştırdım.
Salonda bizim gibi birkaç çift daha vardı. Duvarda bulunan kocaman ekranlı televizyonda Kanarya Adalarına ilişkin bir film oynuyordu. Gidilecek yer cennetten bir köşe gibi sunuluyordu. Filmi izleyip te gitmemek mümkün değildi. Ekranda 3-4 katlı villalar, yemyeşil bahçeler, havuzlar, kumsallar ve denizi olan bir yerler anlatılıyordu.
Neden sonra genç bir adam gelerek bizi başka bir salona davet etti. Geçtiğimiz salonda bir sürü masa, bir sürü insan ve ortada masadan masaya dolaşan görevliler vardı. Arkada bir müzik çalıyordu. Ortada ise yabancı olduğu anlaşılan biri masadan masaya geçiyor İngilizce Türkçe karışımı bir şeyler söylüyordu.
Salonda tam bir curcuna vardı.
Görevliyle masaya oturduk. Önümüze bir dosya koydu. İçersinde fotoğraflar, broşürler ve devre mülkü satın alma şartlarını içeren bilgiler yer alıyordu. Dosyayı incelerken bir yandan anlatıyordu. İster alalım ister almayalım Kanarya Adalarına gidebilecektik. Tatil bedavaydı, orada kalabilirdik. Ama uçak parası ve yeme-içme bize aitti. Kabaca bir hesap yapınca bizim bütçemizi aşan bir durumla karşı karşıya olduğumuzu gördüm. Görevli oraları allıyor pulluyor ve anlatıyordu. Bu arada bir bayan görevli gelip bize bir ikramda daha bulundu ve önümüze kurabiye tabağını koydu.
Kanarya Adalarındaki bu cennet köşeden bahsederken 15 günlük tatilde yaşayacağımız günleri anlattı. O sırada yanımıza bir genç kız yanaşarak birkaç masa ileriyi gösterdi: Bakın orada oturan şu üniversiteden profesör. Geçen gün iki tane aldı. Şimdi üç tane almak için geldi. Öbür masadaki ünlü işadamı da aynı
Artık karar verin. İyi komşularla birlikte olacaksınız dedi. O gitti karşımızdaki kişi yine anlatıyordu. Bu arada göz ucuyla kızı izledim. Bir başka masaya bizi gösteriyordu. Kimbilir bizim için neler söylüyordu. Aradan biraz zaman geçti İngiliz olduğunu anladığım kişi masamıza geldi: Yes or no dedi. Sonra kırık bir Türkçe ile Çok kutlu olacaksınız. Geç kalmayın. Alın dedi.
Bembeyaz bir gömlek, kırmızı kravat giyen orta yaşlı İngiliz, devlet dairelerinde kirlenmesin diye korumak amacıyla takılan iki ucu lastikli kılıf takmıştı. Bunu Amerikan filmlerinde borsacıların da taktığını görüyordum. Nitekim burası da bir borsaydı.
Bir yandan müzik, bir yandan anlatanlar. Masamıza gelip gidenler. Bir karamboldür gidiyordu.
Evler için şartlara baktık. Çok cazip geliyordu. Hatta bir ara eşim Alsak mı demeden edemedi.
Karşımızdaki kişi oradan devre mülk satın alan bir çok ünlü kişinin adını sıralıyordu.
Tam o sırada bir çan sesi duyduk. Bütün başlar sesin geldiği yere döndü. Müzik sustu. Ortadaki İngiliz, elinde çekiç kapının yanındaki çanı çalıyor ve ortadaki bir masayı gösteriyordu. O İngilizce bağırıyor, yanındaki aynı tonda Türkçeye çeviriyordu.
İşte talihliler. Kanarya Adalarından devre mülk aldılar. Bu talihli çifti alkışlayalım
Herkes alkışladı. Biz de alkışladık.
Satışı yapan genç adam ayağa kalktı. İmza attırdığı sözleşmeyi bir şampiyon edasıyla havaya kaldırdı. İngiliz yanlarına gitti. Satın alan çiftin arasına girip onların ellerini havaya kaldırdı. Sonra satanın ellerini havaya kaldırdı. Alkışlar sürüyordu. Salondaki görevliler alkışlayınca herkes alkışlıyordu. Satan değil satın alanın kazançlı olduğu gösteriliyordu. Halbuki atılan imza o günkü şartlarda 150 bin dolar değerindeydi.
Arkasından şampanya patladı ve müzik yeniden başladı. Görevliler masalara şampanya dağıttılar.
Sanki kazanan, satan değil, satın alandı.
Masamızdaki genç Aldıkları yer çok iyi. Sizin kaçırdığınız yer. Onun gibi daha bir iki yer daha var. Fırsatı kaçırmayın diye bize gaz veriyordu.
Eşim nerede ise ikna olacaktı ki masadan kalktık.
Düşünelim diyerek ayrılacağımızı söyledim.
Görevli bir kere daha gelmemizi söyledi. Biz kapıdan çıkarken o hala fırsatı kaçırmamızı söylüyordu.
Asansörden indik ve dışarıya çıktık. Kaldırımda birkaç adım yürüdük, Sonra eşimle bir lokantaya girdik.
Köşede biraz önce salonda Kanarya Adalarından devre mülk aldığı anons edilen çift ile salonda gördüğüm birkaç görevli birlikte yemek yiyordu. Aralarındaki konuşmayı dinleyince hepsinin arkadaş olduğunu anladım.
Demek ki satış bölümlerindeki çiftlerden bir çoğu görevliydi. Toplantıya katılanlara gaz vermek için gösteri yapıyorlardı. Buna işportacı ağzında patalya derlerdi. Adam gömlek satar, çevresinde birkaç kişi Sar bana şu kadar der ve izleyenleri tahrik eder. Burada da öyle yapılıyordu. Ortaya atılan şöhretli isimler ise birer hayaldi.
Kanarya Adalarında devre mülk hikayesi birkaç hafta sürdü
Sonra bir gün onları hayal sattığı anlaşıldı. Parasını kaptıranlar polise başvurdular.
Ama adamlar tası tarağı toplayıp sırra kadem bastılar.
O senaryonun içinde yer alıp alacağı olan görevliler, devre mülk aldık diye bankaya ödeme yapan mağdurlar ortaya çıktı. O mağdurların dışında ödeme yapan oldu mu, olmadı mı bilmiyorum. Kimisi tongaya bastık diye utancından ortaya çıkmadı.
Ama hayal tatil satıcıları geldikleri gibi gittiler.
Hala çalıştıklarını internetten izliyorum.
Hedefleri ise üçüncü dünya ülkelerinin saf ve gariban vatandaşları
Türkiyede insanlar balık hafızalıdır.
Adamlar gelse, yine paraları kaptırırlar.
Yakında ortaya çıkarlarsa hiç şaşırmayın
Bunu niye yazdım.
Bugünlerde Türkiyede yabancılara yönelik yapılan konutlar başka ülkelerde böyle satılıyor.
Konutlar var. Gerçekten satılanlar var. Ama arada hayal olup satılanlar da var.. Zaman zaman patlayan bu gibi inşaatların haberlerini duyuyoruz. Bizce bu işi yapanlar iyi kontrol edilmeli. Yoksa ülkemizin adı kötüye çıkabilir.
- BIST 14172.26
- Altın 6736.38
- Dolar 47.8424
- Euro 55.38
- İstanbul 22 °C
- Ankara 15 °C
- Antalya 29 °C
- Süleymancılar 100 milyarı yurt dışına kaçırmış!
- Otomobil fiyatına bir hafta tatil: 1.8 milyon TL
- Pegasus'tan 4.8 milyarlık net zarar!
- Çukurova Havalimanı iki yılda 10,5 milyon yolcuyu aştı
- Radisson’dan kurumsal seyahate uzun konaklama
- Turizmde “tematik konsept” otel sektöründe
- TUI ve Dertour’dan OTA’lara karşı iş birliği
- Tematik turlar ve dünya seyahatleri yeni trend
- KUDAKA’dan turizme beş yılda 250 milyon TL destek
- Uçaklarda güvenlik standartları yeniden şekilleniyor
- Alman havalimanlarında yolcu sayısı yeniden geriledi
- Kapadokya’da gondol turları keyfi yaşanıyor
- Tünel tatbikatında iki saatlik gecikme tartışma yarattı
- Yerli turistler aile ziyareti ve tatile 83,3 milyar lira harcadı
- 50 Yaş Üstü Turizm Pazarında Güçler Birleşti
Kanarya Adalarındaki devremülkler ne oldu?

Özkan Altıntaş / Turizme Bakış
Bu yazı toplam 4993 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
- 5 Dolara Sapanca turu satılır mı?10 Temmuz 2026 Cuma 12:19
- Mesleklerin geleceğinde, inovasyon ve "Kök ile Kanat" dengesi03 Temmuz 2026 Cuma 10:55
- Ödül enflasyonunun önüne nasıl geçilir?22 Haziran 2026 Pazartesi 04:05
- MICE Turizmini Zoom mu Bitirdi?09 Haziran 2026 Salı 03:55
- Çeşme turizmini geliştirmek için neler yapılmalı?08 Mayıs 2026 Cuma 18:21
- Turizmde fiyat değil, "Vay Be!" etkisi kazandıracak22 Nisan 2026 Çarşamba 13:03
- UNESCO, savaşta zarar gören eserleri nasıl korur?17 Nisan 2026 Cuma 08:28
- Kültürde en güçlü sığınağımız Türk mutfağıdır11 Nisan 2026 Cumartesi 12:59
- Yapay zeka, henüz deneyimli insanı aşamıyor09 Nisan 2026 Perşembe 10:45
- "Yolsuzluk Başka, Hırsızlık Başkadır" ne anlama geliyor?13 Mart 2026 Cuma 15:12
- Yapay zeka bana "Bu maaşla İstanbul'u terket!" dedi25 Ocak 2026 Pazar 22:19
SON EKLENEN GALERİLER
TUI: Kadınlar yalnız seyahati tercih ediyor
Kappatur'dan %100 vize randevu garantili Avrupa seyahati
Meslek Yasası ve liyakat tercih değil mecburiyettir!
Sultanahmet’in turizm için yayalaştırılması konuşuldu
İSATAG'ta Aylin Özsavaş güven tazeledi
Oya Narin: Varış noktalarında geliri artırmak için çalışmalıyız
İTF 2026, Türkiye turizmine ivme kazandıracak
FITUR 2026, hafta sonu gezginlere kapılarını açtı
Hamsiyle horon, Karadeniz alfabesi tavada başlar
Magazin gazetecileri Kapadokya'da iz bıraktı


- 11:00 - Süleymancılar 100 milyarı yurt dışına kaçırmış!
- 10:00 - Otomobil fiyatına bir hafta tatil: 1.8 milyon TL
- 09:00 - Pegasus'tan 4.8 milyarlık net zarar!
- 20:00 - Çukurova Havalimanı iki yılda 10,5 milyon yolcuyu aştı
- 19:00 - Radisson’dan kurumsal seyahate uzun konaklama
- 18:00 - Turizmde “tematik konsept” otel sektöründe
- 17:30 - TUI ve Dertour’dan OTA’lara karşı iş birliği
- 17:00 - Tematik turlar ve dünya seyahatleri yeni trend
- 16:30 - KUDAKA’dan turizme beş yılda 250 milyon TL destek
- 16:00 - Uçaklarda güvenlik standartları yeniden şekilleniyor
- 15:30 - Alman havalimanlarında yolcu sayısı yeniden geriledi
- 15:00 - Kapadokya’da gondol turları keyfi yaşanıyor
- 14:30 - Tünel tatbikatında iki saatlik gecikme tartışma yarattı
- 14:00 - Yerli turistler aile ziyareti ve tatile 83,3 milyar lira harcadı
- 13:30 - 50 Yaş Üstü Turizm Pazarında Güçler Birleşti
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
























