• BIST 1.392,910
  • Altın 491,82
  • Dolar 8,4360
  • Euro 9,9850
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Fitch: Türkiye'nin kredi notu durağan

Fitch: Türkiye'nin kredi notu durağan
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin "BBB-" ile "yatırım yapılabilir" seviyede bulunan kredi notunu ve "durağan" not görünümünü teyit etti

EKONOMİK BAKIŞ
İSTANBUL- 
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin "BBB-" ile "yatırım yapılabilir" seviyede bulunan kredi notunu ve "durağan" not görünümünü teyit etti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings türkiye'nin kredi notunu ve görünümünü değiştirmedi
Fitch'ten yapılan açıklamada "Kredi notunun teyit edilmesi güçlü bilançoyu, mali disiplinin seçim döneminde devam ettirilmesini yansıtıyor" denildi. Açıklamanın devamında, "Kamu borcunun GSYH'ya oranında aşağı trendin devam etmesini ve oranın 2017 sonunda yüzde 30'a inmesini bekliyoruz" denildi.

UYARILAR DA GELDİ
Fitch'ten önemli uyarılar da geldi. Açıklamada, "Cari işlemler açığında veya borç yaratmayan finansman kaynaklarının temin edilebilirliğinde yapısal iyileşme işaretleri yok" ifadeleri kullanıldı. Fitch'ten yapılan açıklamada "Yapısal reformlarda ivme yavaşladı ve dış finansal kırılganlıklardan kaynaklanan stres gerçekleşiyor" da denildi.

GERİLİMLER ETKİLEMEYECEK
Fitch, "Jeopolitik gerilimlerin ekonomik aktivite üzerinde kayda değer bir etki yapmayacak" dedi.

FED FAİZLERİ SABIT TUTTU
Türkiye gibi tüm dünyanın merakla beklediği karar açıklandı. ABD Merkez Bankası (FED) faizleri yüzde 0-0.25 aralığında sabit tuttu. FED'in faiz kararı sonrasında uluslararası piyasalarda 2,98 TL altına gevşeyen Dolar, FED Başkanı Janet Yellen'ın basın toplantısının ardından karardan önceki 3,01 TL seviyesi üzerine çıktı.

yellen2.jpg

YELLEN: EKİM AYINDA FAİZ ARTABİLİR
FED Başkanı Janet Yellen, kararın açıklanmasının ardından yaptığı basın toplantısında faiz artışı için Ekim ayının hala bir olasılık olduğunu söyledi.

EURO/DOLAR PARİTESİ
Euro/Dolar paritesi faiz kararının ardından 1,1421 seviyesine yükseldi.
Richmond FED Başkanı Lacker karara muhalefet etti.
Karar sonrası hisse senetlerinde kazançlar genişlerken, 2 yıl vadeli tahvilin faizi düştü. Dolar ise günün en düşük seviyelerine geriledi.

ALTIN YÜKSELDİ
FED kararının ardından spot altının ons fiyatı 1.116 Dolardan 1.132 Dolara çıktı.
Amerikan Merkez Bankası, para politikası kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada istihdam piyasası ve ekonomiye karşı risklerin dengeli kalmayı sürdürdüğünü belirtti.
İşte FED FOMC toplantısından sonra yapılan açıklamanın satırbaşları:
Küresel finansal piyasalardaki riskler ABD enflasyonuna kısa dönemde aşağı baskı yapar.
Hanehalkı harcamaları ılımlı artışını sürdürüyor.
İstihdam piyasasında biraz daha gelişme görmek istiyoruz.
2015 yılı PCE enflasyon beklentisi yüzde 0,3 - 0,5
Yurtdışındaki gelişmeleri takip ediyoruz.
2015 büyüme beklentisi yüzde 1,9 - 2,5.
2015 yılı işsizlik oranı beklentisi ortalama yüzde 5.
2016 büyüme beklentisi yüzde 2,1 - 2,8.
ABD ekonomisi 2018 yılı büyüme beklentisi ortalaması yüzde 2.
FED üyelerinin 7'si bu yıl faiz artırımı bekliyor.

dolar.20150917235031.jpg

DOLAR ‘CITI’LENINCE 3 TL’NIN ALTıNA INDI
Güneydoğu’da silahların susma ihtimali ile Citigroup’un “TL sat Dolar+Euro sepeti al” pozisyonu için kâr realizasyonu vaktinin geldiğini duyurması doları 3 liranın altına çekti. İki gün önce 3.0710 ile tarihi zirvesini bulan dolar, dün üç koldan aşağı çekildi ve 3 liranın altına indi. Önceki gün Güneydoğu’da artan çatışmaların bir ateşkese dönüşme olasılığı ile çıktığı zirveden düşmeye başlayan dolar ABD Merkez Bankası’nın FED faiz artırmayabileceği haberi ile tüm gelişmekte olan para birimleri ile birlikte değer kazanmaya başladı. Dolara son tokadı Citigroup vurdu.

para.20150917235501.jpg

FED ÖNCESI GELIŞMEKTE OLAN ÜLKE PARALARı DEĞER KAZANıYOR
FED bugün bitecek Eylül toplantısında faiz artırmayacağı beklentisinin güçlenmesi, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini değerlendirdi
ABD Merkez Bankası'nın Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) küresel büyüme ve finansal piyasalara yönelik endişeler nedeniyle faiz artışına gitmeyeceği spekülasyonları, son dönemde dolar karşısında ciddi değer kaybına uğrayan gelişmekte olan ülke paralarına yaradı.
Petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle zor günler geçiren Rus rublesi, yüzde 2,4 artışla 65,25 dolar seviyesine yükselerek, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en iyi performansı gösterdi. Benzer şekilde, Malezya ringiti ve Güney Afrika randı yüzde 1,4 kazançla son iki haftadaki en değerli seviyelerini gördü.
Dolar/TL paritesi de yüzde 1,08 düşüşle 2,9974 seviyesine gerilerken, bu Türk lirasının son zamanlardaki en yüksek günlük kazancı olarak kaydedildi. Analistler, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde izlenen yükselişin, Fed'in faiz artışını ertelemesi durumunda devam edeceği öngörüsünde bulunurken, bunun yeniden düşüşe geçmeden önce geçici bir trend olacağını ifade ediyor. Fed'in yaklaşık 10 yıl aradan sonra faiz artırım sürecine girmesi, yatırımcıların dolara yönelik talebini artırırken, gelişmekte olan ülke paralarında değer kaybına yol açmıştı.

babacan.20150917235059.jpg

ALI BABACAN: GÖRÜŞLERIMI DAHA LIBERAL IFADE EDEBILIRIM
Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı C20 (Civil20-Sivil Toplum 20) Zirvesi’nde “Bizim Türk devletinin öncelikle olan belirledikleri ile STK arasında örtüşme var. 13 yıl devlet tarafında geçirdikten sonra C20 tarafındayım. Sonra daha liberal bir pozisyonda görüşmeleri ifade edebilirim. Küresel büyümenin krizden sonra yavaş yavaş başladığını gördük ama büyümenin kalitesine göre sorunlar var.” diye konuştu.

BÜYÜME KAPSAYICI DEĞİLDİ
Ekonomiyle ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Babacan, “ Büyüme kapsayıcı değildi. Büyüme parasaldan geliyordu, reformdan değil. Yeteri kadar dikkat gösterilmiyordu. İstihdamı yaratacak olan günün sonunda özel sektörün yaptığı yatırımlar genel kanaatin aksine kamunun yatırımları o kadar büyük istihdam yaratmıyor. Kapsayıcılığın uluslararası tarafı da var.
Düşük gelirle ülkelere başvuru yaptık. Bizim G20’mizde böyle ülkeler var. Böyle görüştükleri sürece görüşülüyor. Bildiriye baktığımızda en az gelişmiş ülkeler G20, belki dünyanın yüzde 43’ünü temsil ediyor ama yine de tamamını değildir. Eski ve yeni başbakan yardımcılarının yan yana oturması yaygın bir şey değildir. Bu çalışmalarımızın pürüzsüz bir şekilde geçtiğini gösterir” diye konuştu.

avrupa.jpg

ECB: BÜYÜME VE ENFLASYON TAHMINLERI AŞAĞı YÖNLÜ
Avrupa Merkez Bankası, Euro Bölgesi'nde büyüme ve enflasyonun tahminlerin altında kalması riskinin arttığını bildirdi
ECB: Büyüme ve enflasyon tahminleri aşağı yönlü, Avrupa Merkez Bankası
Avrupa Merkez Bankası (ECB), Euro Bölgesi büyüme ve enflasyon görünümü için risklerin aşağı yönlü olduğunu, büyüme ve enflasyonun tahminlerin altında kalması riskinin arttığını bildirdi.
ECB bugün yayımladığı ekonomik bülteninde, yaşanan son gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümünü tehlikeye atıp atmadığı konusunda bir sonuca varmak için çok erken olduğunu belirtirken, Yönetim Konseyi'nin gerektiğinde mümkün olan tüm araçları kulanma istek ve kabiliyetini ortaya kolduğunu vurguladı.Bültende, Euro Bölgesi'nde büyümenin önceden tahmin edilenden daha yavaş bir hızla da olsa büyümeye devam edeceği de belirtildi.

avrupabanka.jpg

ECB: TÜRK BANKACıLıK SISTEMI NEGATIF ŞOKLARA DAYANABILIYOR
Avrupa Merkez Bankası, yayımladığı bir raporda Türk bankacılık sisteminin negatif şoklara dayanma kabiliyetinin yüksek olduğunu bildirdi
Avrupa Merkez Bankası (ECB), Arnavutluk, Bosna Hersek, İzlanda, Kosova, İzlanda, Makedonya, Karabağ, Sırbistan ve Türkiye gibi Avrupa Birliği'ne (AB) aday ve potansiyel aday ülkelerin yaşadığı finansal istikrarsızlığı inceleyen bir rapor yayımladı.
Raporda, finansal istikrardaki yakın vadeli sorunların, özellikle "Batı Balkanlar"da bankacılık sisteminde yüksek seyreden takipteki kredi yükleriyle zayıf ekonomik dinamiklerden kaynaklanan kredi riskleri endeksli olduğu belirtildi.
Türk bankacılık sektöründeki sorunlara ilişkin değerlendirmenin yer aldığı raporda, "Sektörde ileriye dönük en önemli sorun, değişen uluslararası ortamda artan yurt dışı fon ihtiyacından kaynaklanan riskleri kontrol ederken, kredilerin büyüme hızında 'yumuşak bir iniş' gerçekleştirmek" denildi.
Raporda, Türkiye'de kredi sağlama hızının ivme kaybettiği, ancak kredi sağlama hızının Türkiye bankacılık sektöründe genel olarak hala kuvvetli olmaya devam ettiği bildirildi.

YÜZDE 26 ARTARAK GÜÇLÜ ŞEKİLDE GENİŞLEDİ
Türkiye'de banka bilançolarının, 2013 yılının sonunda, bir önceki yıla kıyasla yüzde 26 artarak güçlü şekilde genişlediği ifade edilen raporda, İzlanda ve Sırbistan bankalarının varlıklarının aynı dönemde genel olarak durağan bir seyir izlediği kaydedildi.
Raporda, "Şirketlerin uzun vadeli banka finansmanı gerektiren olası yatırım faaliyetleri, Türkiye hariç, çoğu aday ve potansiyel ülkede düşük kaldı" ifadesi kullanıldı.

TEMPOLU BİR HIZLA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
Bankaların Türkiye'nin finansal sisteminde önemli bir yeri olduğu belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:
"Türk bankacılık sistemi, inceleme yapılan dönemde toplam bankacılık aktiflerini 2013 yılının 2. çeyreğinde yaklaşık yüzde 11,5 ve 2012-2013 yılları arasında yaklaşık yüzde 26 artırarak tempolu bir hızla büyümeye devam ediyor. Toplam finansal sistem varlıklarının yaklaşık yüzde 90'ını oluşturan bankalar, finansal sistemde önemli bir role sahip. Türkiye açısından 'Batı Balkanlar'daki AB üyeliğine aday ve potansiyel aday ülkelerin bankacılık sistemleriyle karşılaştırıldığında önemli bir fark, ana iştirak dinamiklerinin çok sınırlı olmasıdır."
Raporda, Türk bankacılık sisteminin, 'Batı Balkanlar' bölgesindeki AB üyeliğine aday ve potansiyel aday ülkelerle bazı benzer kırılganlıklara sahip olduğu aktarıldı.

"TÜRKİYE BANKALARIN KÂRI YÜKSEK"
Türk bankacılık sektöründe karlılığın yüksek seviyede kalmaya devam ettiğine işaret edilen raporda, şu ifadeler yer aldı:"Türk bankacılık sisteminin negatif şoklara dayanma kabiliyeti, bankaların ciddi sermaye tamponları ve 'Merkez Bankası Stres Testleri'nin sonuçları sayesinde yüksek görünüyor. Banka karlılığı da 2013 yılının son çeyreğinde yüzde 13,1 artan öz sermaye karlılığıyla yüksek olmaya devam ediyor. İleriye dönük en önemli sorun; kredi sağlama hızında "yumuşak iniş" elde etmek olacaktır. Bu önemli. Çünkü bazı Türk şirketleri, çoğunlukla uzun vadelerde olsa da döviz cinsinden oldukça büyük açık pozisyon eğilimlerine sahip."
Öte yandan, söz konusu raporun AB üyeliğine aday ve potansiyel aday üyelerin merkez bankaları uzmanlarının yer aldığı Avrupa Merkez Bankaları Sistemi (ESCB) personeli tarafından hazırlandığı ve ECB'nin resmi görüşlerini yansıtmadığı belirtildi. 

kepenk-kilit.jpg

ESNAF BIR BIR KEPENK KAPATıYOR
Bakkal, manav, berber, terzinin iş yapamaması Sosyal Güvenlik Kurumu tablolarına yansıdı. Esnafın kepenk kapatması sebebiyle prim ödeyenlerin sayısı azaldı.
2003 yılında yaklaşık üç Bağ-Kurlu prim ödeyip emeklileri finanse ederken, şimdi bu oran 1.27'ye düştü. esnafın sigorta primi ödeyememesi nedeniyle tarihte ilk kez prim gelirleri aylık bazda 1 milyar liranın altına inerek 715 milyon lirada kaldı.

ÇÖKÜŞ AVM'LERLE BAŞLADI
2003 yılından itibaren artan alış veriş merkezi sayısıyla birlikte esnaf sayısı azaldı. 12 yıl önce Türkiye'de 81 AVM varken, devlete prim ödeyen Bağ-Kurlu esnaf sayısı 3 milyon 383 bin 849 idi. Her yıl azalan esnaf sayısı 2013'de 3 milyonun altına düştü. 2015 yılı mayıs ayı itibariyle Türkiye'deki AVM sayısı 349'a yükseldi. Devlete prim ödeyen berber, manav, terzi, bakkal sayısı 2 milyon 987 bin 673'e geriledi. Hal böyle olunca prim ödeyen Bağ-Kurlu çalışan azaldı. Mayıs ayında esnaf sadece 715 milyon lira prim ödeyebildi. Buna karşılık esnaf emeklisine 2 milyar lira emekli maaşı verildi.

MAYIS'TA AÇIK 561.6 MİLYON TL
SSK işçisi ile Emekli Sandığı memurunun prim ödemelerinde ise esnaf kadar bozulma yaşanmadı. 2003 yılında 1.88 işçi sigorta primi ödeyip emekli maaşlarını karşılarken, bu rakam 2.33'e yükseldi. Devlet memurlarında ise bir emekliyi 1.64 çalışan finanse ederken, 1.59'a geriledi. SSK ve Emekli Sandığındaki olumlu tabloya rağmen sosyal güvenlik sistemi alarm verdi. Bu yılın mayıs ayında 17.6 milyar prim toplanırken, 18.2 milyar emekli maaşı, ilaç ve sağlık harcaması yapıldı. SGK 561.6 milyon lira açık verdi.

AVRUPADA 3, TÜRKİYE'DE 1,96
Yaşlı nüfusa sahip Avrupa ülkelerinde bile üç çalışan bir emekliyi finanse ederken, Türkiye'deki genç işsizlik tabloyu tersine çevirdi. Her dört gençten biri işsiz olunca SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı ortalamasına göre 1.96 çalışan 1 emeklinin maaşını ödemeye çalışıyor.
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.