Dünyaca ünlü National Geographic’in TV’deki programına göre “İstanbul dolandırıcılar şehri”
Sunucu bunu ispatlı şahitli size gösteriyor.
Turistten iki biraya 1.500TL alınıyor.
Sonunda da polisin olduğu mekânda bu kazıklanmayı gözünüzün içine sokuyor.
Valimize sormuşlar bu durumu. Tabii ki “Yok canım her yerde olur böyle şeyler demiş” çıkmış işin içinden.
Başka bir ifadeyle “turist kazıklanmak için vardır. Olacak o kadar”a geliyor sonuç…
İnsanın havsalası almıyor.
Dünyanın reklâm masrafını yap. Paraları yollara dök.
Ülke reklamını yap. Elin oğlu gelsin seni hiç beklemediğin yerden vursun.
Beyoğlu’nun ara sokaklarına ben bile girmeye korkuyorum kazıklanırım diye. Turist nerden bilsin bu durumu. Etrafta poliste var var olmasına ama onların çoğu durumdan haberdar.
Polisin bilmediği beş vakit namaz. O sokakları avucunun içi gibi biliyor da ses çıkarmıyor.
Paylaşılmış sokaklar. Bir tek vali bey bilmiyor Beyoğlu’nu…
Kokteyllerden dolaşmaktan vakit ayırsa da bir akşam sokakları tebdili kıyafet bir dolaşsa…
Esasında vali beyin tebdili kıyafet dolaşmasına da gerek yok. Kimsenin tanıyacağını sanmıyorum. Ben şahsen tanımıyorum. Eski valilerin çoğu dostumdu arkadaşımdı. Ağabeyimdi. Ama bir noktadan sonra tanımaz oldum İstanbul’un valilerini.
Galiba en son kadim dostum ağabeyim Kutlu Aktaş’ta kaldım.
Bu olay Beyoğlu sokaklarında oldu.
Yarın Sultanahmet meydanında olmayacağını kim garanti eder.
Sokak satıcılarının tacizinden, sırnaşıklığından turist rahat yürüyemiyor. Vatandaş olarak benim müdahale edeceğim geliyor.
“Bırakın adamcağızı” diyesim geliyor yüzsüz satıcılara.
Etrafta bir tane polis bulunmaz mı Allah aşkına?
Bulunmaz çünkü başta trafik polisleri bugünlerde çok çok meşgul. Talimat nerden bilmiyorum ama hepsi trafik düzenleme değil trafik denetlemedeler. Ellerinde bir makbuz koçanı olmayacak yerlerde sotaya yatmış vaziyette bekliyorlar.
Köprü geçiş kuyruğunda cep telefonu ile konuştun. Çek kenara. Yaz makbuzu. Sanırsınız bütçe açığını kapatma talimatı almışlar. Öbür tarafta bırakın öbür tarafı polisin arkasında arabalar birbirine girmiş. Dönmüyor bile…
Devletimiz uyumuyor muhakkak ki…
Beyoğlu’nda üç gün göstermelik boy gösterirler. Sonra eski tas eski hamam. Hanutçuluğa devam.
Vali Bey istediği kadar inkar etsin.
Yabancıyı kazıklamaya gerek yok. Bizi kazıklıyorlar hergün.
Her akşam eve dönerken sinir krizi geçiriyorsunuz trafikte.
Arabalar yürüyor adeta. Çare yok. Bizimkiler cami derdinde. Büyükdere caddesi felç olmuş. Acaba Şişli garajlarının yerine cami yapsak mı geldi aklıma.
Akşamları İstanbul trafiği kırmızıya bürünüyor ama çözüm yok. Tabii eskortla gezenlere veya arabasının tepesine kırmızı bir lamba takana sorun yokda vatandaş ne yapacak?
Bilmiyorum ama İstanbul’u İstanbul’u yönetenlere bırakıp terketmenin zamanı geldi galiba…
- 03:00 - İtalyan mutfağı, UNESCO ile korunan dünyadaki ilk mutfak oldu
- 02:00 - Turizmin henüz tamamen yutmadığı muhteşem adalar
- 01:00 - Kira Schikorr, Mein Schiff'in ilk kadın kaptanı oldu
- 00:30 - En uzun rotalarda Airbus A380 ile uçmanın maliyeti nedir?
- 00:00 - Virgin Australia’dan en uzun aktarmasız, 2800 mil uçuş
- 23:45 - Airbus BelugaST #5 son uçuşuna hazırlanıyor
- 23:30 - Müziğin ustaları '' Ustalara Saygı'' konseriyle anılacak!
- 23:00 - Alanya Taşatan'da kar da mahsur kalan araçlar kurtarıldı
- 22:00 - ETİK, TÜROFED: Turizm yasaklarla değil, rekabetle büyür
- 21:00 - 2025’te doğal afetler faturası 260 milyar dolara ulaştı
- 20:00 - AJet’in BARIG üyeliği Türkiye havacılığı için önemli bir adım
- 19:00 - Çin’de sınır aşırı seyahatler 2025’te yüzde 14,2 arttı
- 18:00 - Nevares Sarayı’nı lüks bir enoturizm merkezi oluyor
- 17:00 - Geleceğin tatili: 100 yıl sonra nasıl seyahat edeceğiz?
- 16:00 - Yeni Trabzon Havalimanı'nın maliyeti nasıl 16 kat arttı?
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.




























