ANTALYA – Türkiye'nin en önemli ören yerlerinden biri olan ve Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belkıs köyünde yer alan, muhteşem antik tiyatrosuyla tanınan Aspendos, bu kez binlerce yıllık bağcılık tarihiyle gündemde. Yozgat Bozok Üniversitesi akademisyenleri, antik kent sınırları içinde yürüttükleri arkeobotanik çalışmalarla geçmişin izlerini sürüyor.
Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Aysun Şehit ile Boğazlıyan Meslek Yüksekokulu Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümünden Öğr. Gör. Dr. Ertan Şehit, Aspendos kazısı ve araştırmaları bünyesinde önemli bir bilimsel çalışmaya imza attı. İkili, ''Aspendos Ören Yeri'nde antik bağcılığın izinde: Kültürel miras olarak asmalar'' adlı çalışmalarıyla bölgedeki antik dönem bağcılığını derinlemesine inceledi.
Akdeniz Havzasının Vazgeçilmez Mirası: Üzüm
Bağcılığın insanlık tarihi kadar köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Öğr. Gör. Dr. Ertan Şehit, bu kültürün özellikle Akdeniz havzasında antik dönemden günümüze kadar büyük bir öneme sahip olduğunu anımsattı.
Üzümün hem günlük beslenmede hem de antik dönemin dini ve kültürel ritüellerinde vazgeçilmez bir parça olduğunu vurgulayan Şehit, Aspendos'taki asmaların biyolojik serüvenine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Aspendos Ören Yeri'ndeki bağların zamanla terk veya ihmal edilmesi, bu asmaların çekirdeklerinin doğada kendiliğinden çimlenmesine yol açmıştır. İnsan müdahalesi olmadan, tamamen doğal yollarla çoğalan bu bitkiler, günümüze kadar ulaşan özel bir kültür formunu oluşturmuş olabilir."
Aspendos’un sadece mimarisiyle değil, tarımsal ve kültürel mirasıyla da ne kadar zengin olduğunu ortaya koyan bu araştırmanın, bölge turizmine ve tarihine yeni bir soluk getirmesi bekleniyor.



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.