• BIST 11498.38
  • Altın 5984.943
  • Dolar 43.0179
  • Euro 50.436
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -11 °C
  • Antalya 2 °C

Aşırı turizme karşı 2026'da diğer şehirler çıkış yaptı

Aşırı turizme karşı 2026'da diğer şehirler çıkış yaptı
Yerel kültürle temas kurmaya, ziyaret edilen yerlerle gerçek bağlar geliştirmeye imkân tanıyan bu yaklaşım, aşırı turizmin baskısından uzak “ikinci şehirleri” yeni dönemin yıldızları haline getirdi.

İSTANBUL- Çok turist alan şehirlerde aşırı turizme karşı direnişler ve farklı engellemeler ortaya çıkınca, ülkelerin diğer şehirleri turist almaya başladı.  Böylece aşırı turizme karşı 2026'da diğer şehirler çıkış yaptı. Bu durum seyahat anlayışını köklü biçimde değiştirmeye başladı.
Gezginler için yolculuk, yalnızca bir varış noktasına ulaşmaktan ibaret olmaktan çıktı.Asıl belirleyici olan, ayrılırken geride kalan deneyim oldu. Yerel kültürle temas kurmaya, ziyaret edilen yerlerle gerçek bağlar geliştirmeye imkân tanıyan bu yaklaşım, aşırı turizmin baskısından uzak “ikinci şehirleri” yeni dönemin yıldızları haline getirdi.
CNBC, Lemongrass Marketing, HunterMoss, Oracle Hospitality, The Future Laboratory, Virtuoso, Agoda, Amadeus ve Contiki gibi kurumların raporlarına dayanan analizler, 2026 yılına yön verecek beş temel seyahat eğilimini ortaya koyuyor. Bu eğilimler, gezginlerin beklentilerinin olduğu kadar sektörün önceliklerinin de değiştiğine işaret ediyor.

Aşırı turizmin gölgesinde ikincil şehirler yükseliyor

Araştırmalar, gezginlerin yüzde 45’inin iklim değişikliği nedeniyle seyahat planlarını değiştirdiğini gösteriyor. İlginin ara sezon ve düşük sezona kaymasıyla birlikte, daha ılıman iklimlere yönelim artıyor. Büyük turizm merkezlerinin dışında kalan, daha sakin ve derinlikli deneyimler sunan ikincil şehirler bu dönüşümden güç alıyor. Asya’daki ikincil destinasyonlarda konaklama aramalarının geleneksel merkezlere kıyasla daha hızlı artması ve Japonya’nın ziyaretçileri büyük şehirlerden uzaklaştırmaya yönelik bölgesel kampanyalara ağırlık vermesi bu eğilimin somut örnekleri arasında yer alıyor.

Tatil planlaması profesyonellere bırakılıyor

Bir diğer dikkat çekici eğilim, “karar verme detoksu” olarak adlandırılan yaklaşım. Günlük hayatta zihinsel olarak yorgun düşen gezginler, tatil planlamasını seyahat acentelerine veya her şey dahil paketler sunan otellere devrediyor. Amaç, seçim yapma yükünden kurtularak daha rahat bir deneyim yaşamak. Bu eğilim, ultra lüks segmentteki gezginler için de geçerli; ek maliyetler ve lojistik detaylarla uğraşmadan, sürecin profesyoneller tarafından yönetilmesi tercih ediliyor.

Sağlıklı yaşam turizmi yeni bir boyuta geçiyor

Sağlıklı yaşam artık yalnızca spa merkezleriyle sınırlı değil. Bilimsel temelli uzun ömür programları, ruh sağlığı odaklı inzivalar ve bütüncül wellness yaklaşımları giderek daha fazla ilgi görüyor. Hindistan’daki Ayurveda programlarından Kosta Rika’daki yoga ve sörf kaçamaklarına, Kanada’daki sessizlik inzivalarına kadar uzanan bu seçenekler, birçok gezgin tarafından uzun vadeli bir sağlık yatırımı olarak görülüyor. Özellikle genç gezginler, seyahat ederken aktif olmayı ve sağlıklı yaşam rutinlerini sürdürmeyi önemsiyor.

Nostalji, yeni nesil seyahat motivasyonu oluyor

Genç gezginler geçmişle bağ kuran tatillere yöneliyor. Çocukluk anılarını yeniden yaşamak ya da geçmişte hayalini kurdukları yolculukları gerçekleştirmek, güçlü bir motivasyon kaynağı haline geliyor. Aynı zamanda yeni emekliler, artan özgürlüklerini uzun ve daha maceralı seyahatlerle değerlendiriyor. Karayolu ve yolcu gemisiyle yapılan bu uzun yolculuklar, klasik emeklilik seyahatlerinden daha cesur bir profil çiziyor.

Otelcilikte yapay zekâ dönemi hızlanıyor

2026’ya doğru otel hizmetlerinde yapay zekânın rolü belirgin biçimde artıyor. Oteller, misafir taleplerine yanıt vermenin ötesine geçerek, bu talepleri önceden tahmin etmeye odaklanıyor. Tahmine dayalı sistemler sayesinde konaklama deneyimi, misafir daha gelmeden kişiselleştiriliyor. Oda düzeninden ekipman tercihlerine, küçük detaylara kadar uzanan bu yaklaşımın, kişiselleştirmeyi isteğe bağlı bir özellik olmaktan çıkarıp standart bir beklenti haline getirmesi bekleniyor.

Tüm bu eğilimler, 2026’nın seyahat dünyasında daha bilinçli, daha sakin ve daha anlamlı deneyimlerin ön plana çıkacağını gösteriyor. Aşırı turizmin yerini, yerel yaşamla uyumlu ve sürdürülebilir bir seyahat anlayışı almaya hazırlanıyor.

Bu haber toplam 73 defa okunmuştur
Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.