• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 7 °C
  • Antalya 10 °C

Yatırımcılar hayal kırıklığına uğradı

Yatırımcılar hayal kırıklığına uğradı
Ekonomiye destek sağlayacağı beklenen Avrupa Merkez Bankası'nın toplantısından piyasalar umduğunu bulamadı.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 6-11 Ağustos 2012
İSTANBUL-
Euro Bölgesi liderleri sıcak ve sıkıntılı bir yaz geçiriyorlar. Nispeten sakin geçecek bir Ağustos ardından sonbaharla birlikte gelecek fırtınalar liderleri korkutuyor. Merkel’in Monti’ye telefon edip “ ne gerekirse yapılacak demesine rağmen, hiçbir şey yapılmaması piyasalarda endişe yaratıyor.

emenz2.jpg

Draghi'den beklenen adım yok ama piyasalara müdahale sözü var.
ABD Merkez Bankası'nın ihtiyaç duyulduğunda ekonomiye destek sağlayacağı taahhüdünün ardından gözlerin çevrildiği Avrupa Merkez Bankası'nın toplantısından piyasalar umduğunu bulamadı. Geçtiğimiz hafta euro'yu desteklemek için her şeyin yapılacağı sözü vererek borsalarda ralli başlatan Başkan Draghi, euro krizinin çözümü için acil olarak eyleme geçileceğini uman yatırımcıları hayal kırıklığına uğrattı.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, ECB'nin faizlere dokunmadığı toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, euro para birimini desteklemek için alınacak önlemlerle ilgili olarak önümüzdeki haftalarda yeni öneriler açıklayacağını söyledi.
Frankfurt'ta basın toplantısı düzenleyen Draghi'nin açıklamaları, Merkez Bankası'nın söz konusu "önlemleri" almak için AB bünyesindeki destek ve yardım fonlarından yararlanan ülkelerin paralel önlemler almasını şart koştuğu izlenimi belirdi.
Merkez Bankası Başkanı "doğrudan açık piyasa operasyonları" düzenleyeceklerini söyledi.
"Euro'dan dönüş yok" diyen Draghi, Euro Bölgesi'ndeki bazı ülkelerin tahvil satışlarında belirlenen maliyet risk oranının kabul edilemez düzeyde olduğunu söyledi. Maliyet risk oranı, tahvili satın alanların katlanmayı gözönüne aldıkları faiz oranını ifade ediyor. Bu çerçevede, Draghi, Avrupa Merkez Bankası'nın tahvil piyasalarında güçlük yaşayan ülkelere yardımcı olmak için harekete geçebileceğini söyledi.

"TAHVİL ALIMLARI BAŞLIYOR"
Draghi, Merkez Bankası'nın tahvil alımlarına yeniden başlayacağını ancak bunun Menkul Değerler Piyasası Programı'ndan farklı olacağını söyledi.
Mario Draghi’nin sözünü ettiği program, kamuya açık piyasalardaki banka ve diğer finansal kuruluşların tahvillerinin büyük miktarlarda satın alınmasıyla ilgili.
Draghi, uygulanacak yeni programın, kısa vadeli tahvillerle ilgili olduğunu söyledi.
Kısa vadeli tahvil alımıyla ilgili adımın Almanya'nın bazı endişelerini gidermesi bekleniyor.
Ne var ki Draghi, piyasalara müdahale tasarrufunun kısa bir süreyle uygulanacağını vurguladı ve bunu, devletler gerekli adımları atana dek piyasaları mutlu etmek için yaptıklarını belirtti.

draghi2.jpg

DRAGHİ SİYASİ LİDERLERE SESLENDİ

Draghi, "Euro Bölgesi'ndeki siyaset belirleyiciler, bütçe konsolidasyonlarını sağlamak için hamle yapmak, yapısal reformları hayata geçirmek ve Avrupa'nın kurumsal yapılanmasını büyük bir kararlılıkla sürdürmek zorunda" dedi.
Draghi, özel yatırımcıların "büyük küçüğün hakkını alır" şeklinde ifade bulan endişelerini giderme yönünde de önlemler alacağını söyledi.
Söz konusu endişeler, tahvili satın alınan ülkelerin temerrüde düştüğü bir durumda Merkez Bankası’na tahvil alıcısı olarak acil yardım fonlarından aslan payının ayrılmasıyla ilgili.
Bugünkü görünümde, İspanya'nın borçlanma maliyeti yüksek seviyelerde seyrederken, bu, topyekün bir kurtarma paketine ihtiyaç duyacağı endişesini arttırdı.
Draghi'nin açıklamasını izleyen saatlerde İspanyol ve İtalyan tahvil maliyet risk oranı değişmedi ancak hisse senedi piyasalarında yüzde 3'ü bulan düşüşler yaşandı.
Fed müdahale ‘sinyallerini’ artırdı ama harekete geçmedi
ABD Merkez Bankası (Fed), ekonomiyi teşvik etmek için yeni adımlar atacağı mesajını kuvvetlendirirken hemen harekete geçmekten kaçındı.

emenz3.jpg

Fed’in Açık Piyasa Komitesi(FOMC) toplantısı sonrası yapılan açıklamada, ABD ekonomisinde büyümenin yavaşladığı belirtilerek görünümün kötüleştiği vurgulandı.
Ancak Fed tahvil alımı benzeri bir müdahaleden uzak durdu. İki günlük toplantı sonrası, ABD ekonomisinin yılın ilk yarısında yavaşladığına dikkat çekilerek büyümenin önümüzdeki çeyreklerde hafif olacağı, sonrasında yavaş yavaş yükseleceği dile getirildi.

BEKLE-GÖR POLİTİKASI
Fed işsizliğin de yavaş biçimde azalacağını kaydetti. Yeni bir önlem açıklamayan Fed, 2014 yılı sonuna kadar faizleri sıfıra yakın düzeyde tutacakları taahhütünü tekrarladı. Bilindiği gibi Fed kısa vadeli tahvilleri uzun vadelilerle değiştirerek ekonomiyi canlandırmayı hedefleyen Twist operasyonunu hazirandaki toplantısında yı sonuna kadar uzatma kararı almıştı. Dünkü toplantının ardından yapılan açıklamada ekonomik büyümeyi desteklemek ve iş piyasasını canlandırmak için gereken müdahalelerden kaçınılmayacağı da vurgulandı. Bazı piyasa oyuncularında Fed’in QE3 olarak anılan yeni bir tahvil alımına gideceği beklentisi vardı. Ancak Fed Başkanı Ben Bernanke ve Fed yönetimi ‘bekle - gör’ politikasını tercih etmiş oldu.

YOĞUN TARTIŞMA VAR
Fed’in bir sonraki toplantısı 12 - 13 Eylül’de yapılacak. Karar sonrası bir müdahale beklentisinde olan ABD borsaları düşüşe geçti. New York’taki Mizuho Securities baş ekonomisti Steven Ricchiuto, “Bu açıklamayla hiçbir şey yapmadılar. Bu da Fed içinde bayağı bir tartışmanın sürdüğünü gösteriyor” dedi. Wall Street Journal gazetesi de toplantı öncesi Fed içinde yoğun tartışmaların geçtiğini belirten bir haber yayınlamıştı.

emenz4.jpg

ABD Başkanlık yarışıda bir taraftan devam ediyor. Mitt Romney İsrael, UK ve Polonya’yı içine alan bir propaganda turuna çıktı. O da dilinin kurbanı olmaya gaf üstüne gaf yapmaya devam ediyor.
Obama ise ekonomik sorunlar bir yandan, Ortadoğu krizi diğer yandan sıkışmaya devam ediyor. Ekonomi seçimlere doğru ferahlamaz ise Romney piyasa adamı olarak sürpriz yapabilir.

ÇİN RAPORU
Çin olimpiyatlarda madalyaları topluyor ama aynı başarı ekonomide yok. AB ülkelerindeki kriz belkide en fazla Çin ekonomisinde yavaşlama yaratacak. Yavaşlama şimdiden başladı bile.Bu yılın son çeyreğinde büyüme rakamları son üç yılın en kötüsü. Sadece yurtdışı değil, yurtiçide ekonomik sorunları var. Konut sektöründe fiyatların hızla düşmeye başlaması Çin ekonomisinin en zayıf halkalarından birisi.
IMF Raporunda bu yıl için öngörülen büyüme rakamı 8 olmasına rağmen, %4’e kadar gerileyebileceği belirtiliyor.
Konut sektörünü Hükümet bilinçli olarak teşvik etmiş ve bu konuda bankaları fonlamada cesaretlendirmişti. Bu nedenle gayrimenkul fiyatları ciddi biçimde artmıştı. Şimdi tıpkı kriz öncesi ABD ekonomisi gibi hızla düşen konut fiyatları ile karşıkarşıya.
Çin bu balonu patlatmadan nasıl söndürebileceğinin hesaplarını yapıyor.

TÜRKİYE RAPORU
2012 yılının 2.çeyreği hisse ve şirket alım satım hareketleri bakımından oldukça hareketli geçti. Aklımızda kalan önemlileri sıralayalım.
• Citigroup sahip olduğu %20 Akbank hisselerinim %10.1’ni IMKB’de 1.2 milyar dolara sattı. Akbank’ta %40.75 hissesi olan Sabancı Holding’in bakiye 9.90 için alım önceliği var.
• Doğan Enerji, Ağaoğlu Grubunun Enerji Şirketlerini 240 milyon dolar ödeyerek satın aldı.
• Eti Grup Tam Gıda’nın %35 hissesini Otak’tan, bakiyesini İslam Kalkınma Bankası’ndan satın alarak payını %100 artırdı.
• Turkven ve Alman İştiraki Nemo Apperal, Koton ‘dan hisse aldı.
• İngiliz yatırım kuruluşu Bankcroft Kazancı Gruptan Graniter’in %75 hissesini 75 milyon dolar ödeyerek aldı.
• ABD’li Burgen, Mustafa Nevzat Ilaç’ın %99 hissesini satın aldı.
• Fransız Aeroport de Paris TAV Havalimanları A.Ş.’nin %38’ini, TAV Havalimanları Holding’in %49 Hissesini, Tepe İnşaat, Akfen Holding ve Sera Yapı’dan 847.4 milyon dolara aldı.
• Cemaş Döküm Sanayi, Özışık İnşaatın %92.79 hissesini Eğe Kraft’dan 114 milyon dolara satın aldı.
• Türk Telecom, Avea’daki payını %90’na çıkardı.
• Çimsa Çimento, Afyon Çimento’nun %51 hissesini Parcib S.A.S. 25.4 m. Euro ödeyerek aldı.
• İngiliz Eaton firması Polimer Kauçuk’u satın aldı.
• Hollanda menşeli Gamelto, Anel’den Plastikkart’ın kontrol hisselerini aldı.
• Kuveytli Burganbank, Eurotekfenbank’ın tamamını EFG Eurobank ve Tekfen Holding’den toplam 355 milyon dolar ödeyerek aldı.
• Çok uluslu ArcelorMittal, Erdemir’in %12 hissesini 267.5 m. dolara sattı.
Bu dönem zarfında Türk firmaları uluslararası alanda önemli ihaleler aldılar.
• TAV İnşaat Arabistan’da büyük bir uçak hangarı inşaatını aldı.
• Alsim Alarko ve Sarel Ltd. Kazakistan’da 98 m. Dolarlık arıtma ihalesi kazandı.
• Tekfen İnşaat Basra’da Rumalia Petrolum’un 98 m. Dolar değerindeki mühendislik ve yönetim projesini kazandı.
• Gap İnşaat Ashabat ve dört ayrı şehirde ilk yardım merkezleri ihalesini aldı.
• Polimeks Türkmenistan’da Technopark ihalesini(147m.$) kazandı.
• Rönesans firması bir Çek firması olan PSG International ile birlikte Erbil’in 980 MW’lık enerji santral işini aldı.
• Aksa Jeneratör, Çin’in Changahou’da yeni bir üretim hattı kurdu.
• Suudi Petrochemical ile Türk Bayegan Çukurova bölgesinde 1 milyar dlar değerinde PDH ve PP tesisi kurma konusunda anlaşmaya vardılar.
• Çalık-Limak ortalğı Kosova’da enerji dağıtım özelleştirmesinde en yüksek teklifi verdiler.

HAZIR BİNA SATIN ALINMASI DA TEŞVİK KAPSAMINDA
Bakan Çağlayan, inşaatı tamamlanmış ancak kullanılmayan bazı fabrika ve binaların satın alınmasının da teşvik kapsamına gireceğini bildirdi.

ELEKTRİKTE BÜYÜK KAVGA
Dünya Gazetesinin özel haberine göre otoprodüktörler diken üstünde. Hükümetin gündemindeki kanun tasarısı sistemi kökünden değiştiriyor. Yatırım yapmış 262 üretici firma çare arıyor.
Kendi enerjisini kendi üreten, fazla olduğunda sisteme satan otoprodüktör tesisler tedirgin.eğer tasarı yasalaşırsa, otoprodüktörlerin önüne iki seçenek geliyor. Ya otoprodüktör olarak kalacaklar, bu takdirde enerji fazlalarını satamayacaklar;
Ya da eğer satmak istiyorlarsa “üretim lisansı” alacaklar, ürettiklerini kullanamayacaklar tamamını sisteme verecekler.
Türkiye’de 3.000 MW’dan fazla üretim yapan 262 otoprodüktör var. Bunlar kendi elektriklerini kendileri ürettikleri için piyasaya göre %28 daha düşük maliyetli oluyorlar. Tartışılan konu, dünyada enerji tüketilen yerde üretilirken, bizde tersine gidiliyor deniyor. Yeni sistem kojenerasyonun getirdiği tasarrufu ortadan kaldırıyor.Tasarı muhtemelen gelecek yıl başında meclise getirilecek.

Dikkat : AB Ülkelerinin ihracatımızdaki payları %37’ye geriledi.
Altın dahil 6 ayda ihracatımız 74.3 milyar dolar, ithalatımız 117.1 milyar dolar.dış ticaret açığımız 42.7 milyar dolar. Geçen yılın ilk yarısına göre ithalattaki daralma 2.6 milyar dolardış ticaret açığındaki açığa göre, ihracat artışı 8.8 milyar dolar, ithalattaki daralma 11.4 milyar dolar.
Önümüzdeki hafta yayınlanacak 6 aylık cari açık rakamının 35 milyar dolar olması, haziran’dan geriye 12 aylık açık rakamının 63 milyar olması bekleniyor. Bu durumda yılsonu açık beklentisi 55 milyar dolar dolayında. Açığın milli gelire oanı %19 ‘lardan %8’lere gerilemesi bekleniyor.
Bütün bu müsbet gelişmeler kurun yukarı çıkmasını önlüyor. Döviz ucuzluyor.Petrol fiyatlarıda bu tabloya destek veriyor. Ciddi sorun AB ülkelerinin ihracattaki payının %37’lere gerilemesi. Avrupa pazarı ülkemiz için devamlı ve zengin bir pazar.Buradaki payımızı giderek kaybetmemiz ciddi bir sorun. Üzerine birde Suriye olayları sebebiyle Ortadoğu pazarının bundan etkilenmesi üzerine tuzbiber eker.
Temmuz ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Bakan Çağlayan, %5.5’luk ihracat daralmasında , Avrupa’da yaşanan krizin etkili olduğunu bildirdi.

PİYASALAR
Geçtiğimiz hafta önce FED sonra da ECB Avrupa Merkez Bankası’nın toplantıları beklendi. FED bekle gör politikasını tercih ederken, Başkan Draghi, beklenen güçlü adımı atmayınca piyasalar sert düştü. Acil olarak eyleme geçilmesini bekleyen piyasalar umduğunu bulamadı.
Draghi ile Alman Bundesbank arasında uyumsuzluk ve güç gösterisi var. Çizmeyi aşma önerileri alıyor. Bu gelişmelerden IMKB’de etkilendi. Önce 63.000’lere gerileyen borsa kapanışa yakın düşüşü telafi etti. Haftayı Cuma çıkışı ile 65.303’le kapatan borsa bu hafta iç dinamiklere bağlı hareket edecek. Önce enflasyonda beklenen düşme, arkasından TCMB’nin faiz koridorunda daralmaya gitmesini bir müddet sonra satın almaya başlıyacak.
ECB toplantısı öncesi 7.51’e kadar gerileyen faizler beklentiler oluşmayınca 7.67 seviyelerine yükseldi. Cuma kapanışını 7.58 ile yaptı.
ECB toplantısından önce aşağı doğru bir seyir izleyen ve 1.7910’u gören dolar, beklentiler oluşmayınca yeniden 1.80’lere yükselişe geçti.Cuma günü paritenin 1.2388’e yükselmesi ile TL/dolar 1.7788’lere geriledi.
Draghi’nin yarattığı hayal kırıklığı ile 1.24’den 1.22’lere düşen parite sebebiyle dolar yükselirken sepet farketmedi. Paritenin 1.2150’ye kadar gerilemesi bizim sepeti etkilemeyecek. Ama dolar 1.81’e dayanacaktır. Tersi doları aşağı çekecektir. Nitekim tersi oldu. Petrol fiyatlarının 100 ler seviyesinde dolaşmasıda dünya ekonomisi açısından olumlu.
Dünya piyasaları sakin ağustos ayının arkasından, Eylül’den itibaren Avrupada esecek sert fırtınalara hazırlanıyor.
Esenlikle kalın...

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)
 

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.