HAFTANIN EKONOMİK DURUMU
İSTANBUL- Türkiye’de garip şeyler oluyor. Başımızda İŞİD belası var. Öte yanda FED’in faiz tahminini artırmasıyla dolar 2.22 TL'yi geçti. Fed veriler ve grafiklere göre faiz oranlarının "uzunca bir süre" sıfıra yakın kalacağını belirterek "Fed bu oranları artırmaya başladığında iki yıl boyunca neredeyse her toplantıda artırabilir* dedi. İskoçya İngiltere'den ayrılmadı. Avrupa borsaları son 6 yılın zirvesine ulaştı. İstanbul borsası hafifte olsa yükselişe geçti. Petrolde 97 doları gördük.
Erdoğan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında Asya Bank için “O banka batmış zaten” diyerek sözleriyle herkesi şaşırttı. Türkiye’de yatırımcı ise tedirgin uzun vadeli planlama yapamıyor ve hedef koyamıyor. Büyüme ile ilgili endişeler var. 26 yıllık DEİK bir yönetmelikle birden kapandı. Hergün yeni bir şeyler oluyor ve hareket durmuyor. Bütün bunlardan Türkiye ekonomisi büyük zarar görüyor.

FED ŞAŞIRTTI
Amerikan Merkez Bankası (Fed) Eylül ayı toplantısında 2015 ABD politika faiz tahminini yükselterek şaşırttı. Fed'in 2015 yılsonu politika faiz tahminini artırması sonucu dolar 2.22 TL'yi geçti. Ardından Fed Başkanı Janet Yellen'in konuşmasıyla sakinleşen dolar 2.21 TL'ye geriledi. FED başkanı Janet Faiz artışının hızı ve ekonomik gelişmelere bağlı. 'Uzun zaman' ifadesi takvimsel gözükse de aslında ekonomik şartlara bağlı" diye konuştu.
ERDOĞAN: O BANKA BATMIŞ ZATEN
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısına katıldı. Erdoğan yaptığı konuşmada, Bank Asya ile ilgili olarak ‘Bir bankanın batırılması için çalışılmıyor, o banka batmış zaten dedi. Erdoğan’ın konuşması sonrası Bank Asya’nın borsada işlem sırası kapatıldı.

HAMDİ AKIN: TÜRKİYE'DE HEDEF KOYAMIYORUZ
Akfen Holding AKFEN.IS -1.60% Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın Türkiye'de 3-6 aylık dilimlerle değişen uygulamalar nedeniyle hedef koymakta zorlandıklarını söyledi. 2015'e yönelik beklentileri sorulunca "Biz hedef koyamıyoruz. Çünkü hedef koyunca sizin o hedefe gitmenizi alıkoyan çok sayıda dış etmen var. Türkiye hala bir süreklilik çizgisini o anlamda yakalayamadı" diyen Akın "2015 hedefine nasıl cevap vereyim. Kendi hedefimi koyamıyorum ben" diye konuştu.
Dışarıdan sermaye gelmediği sürece büyümenin buralarda kalmasının normal olduğuna dikkat çeken Akın şöyle devam etti: "Türkiyenin acil doğrudan yabancı yatırıma ihtiyacı var. Artık bizim tasarruflarımızla olmuyor. Hans'ın George'un da tasarruflarına ihtiyacımız var. Amerika'daki gibi çok düşük faizlerle Türkiye'ye gelmesine ihtiyaç var. Dünyada para hiç olmadığı kadar ucuz. Bunun için de Türkiye önlemini almalı. Bu yapılırsa Türkiye yüzde 5-6 büyüe rakamlarını rahat yakalar."
TÜRKİYE'NİN KİMYASI BOZULDU
Yabancıları getirebilecek ekonomi ve güven ortamının yaratılması gerektiğine dikkat çeken Akın "Son 1 yıldır hepinizin bildiği gibi Türkiye'nin kimyası bozuldu. Bu kimyanın düzelmesi lazım" diye konuştu.
Akın kendilerinin de inşaat projeleri yapmasıyla ilgili olarak "Elimizde bir arsa vardı. Onu satamadık. Bizim elimizde bildiğiniz gibi bir de marka var. Loft markası. Onu geliştirmeye karar verdik. Ama biz çok iddialı gitmeyeceğiz. Onunlas ilgili belki ufak tefek güzel şeyler yapabiliriz. Ama 5-10 bin konutylujk projelerle o sektörde yütümek gibi bir niyetimiz yok" dedi.
İnşaatın gelişme nedenini "Banka alıcıyı fonlayınca o sektörde iş oluyor. Önemli olan finansman bulabilmek. Hangi sektörün alıcısı finanse ediliyorsa o sektör gelişiyor" diyere açıklayan Akın "Hükümetin bunu zararlı görmesi durumunda bankaların alıcıların arkasından çekilmesi lazım. Bu olursa satış ister istemez düşer.Faizler yüzde 1'in üstüne çıkınca işler duruyor. Bunu çok net görüyoruz biz. Bankaların konut kredisine verdiği faiz ayarlamalarıyla iştahı azaltıp çoğaltmak mümkün olabilir" dedi.

26 YILLIK DEİK BIR YÖNETMELİKLE KAPANDI
Bir yönetmelikle kapanan 26 yıllık DEİK'in (Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu) yeniden açılması ve hedeflerle uyumlu hale gelmesi için yönetmelik hazır. Yeni DEİK ile ilgili yönetmelik bugün Ekonomi Bakanlığı'ndan Başbakanlığa gönderiliyor. The Wall Street Journal Türkiye'nin ulaştığı bilgilere göre DEİK'in AK Parti'nin 2023 hedefleriyle uyumlu hale gelmesini hedefleyen taslak halindeki yönetmelik şöyle:
- Deik'in kuruluş ve oluşumunda özel sektörün rolü artırılıyor. Yönetim Kurulu tamamen özel sektörden oluşacak ve yönetim kurulu üyeleri genel kurulda seçilecek
- Yeni yönetmelik öncesi 23 kişi olan kurul üye sayısı 35'e çıkacak. Burada amaç daha katılımcı bir yapı oluşturmak.
- Yönetmelik öncesi DEİK'in kurucu sayısı 40'tı. Yeni DEİK'te kurucu sayısı 100 olacak. Sayı 2.5 kat artıyor.
- DEİK Başkanını Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi belirleyecek. Ancak başkan memur olmayacak.
- Mevcutta devam eden personel ve iş akışından yararlanılacak
- Yönetmelik öncesi DEİK'in belirlenen program ve faaliyetleri aynen yürütülecek.
- İş Konseyleri devam edecek. Gerekirse yeni iş konseyleri de eklenecek. (Başkanların durumu belirsiz)
- Üyelerin üyelikleri aynen devam edecek
- Özel sektörün DEİK'e üye olması teşvik edilecek
- Yeni yönetmelikte ekonominin tüm aktörlerinin ağırlıklı sivillerden oluşan ve birbiriyle koordine çalışan bir yapıya ulaşması amaçlanıyor
FED'IN 2015-2017 ARASINDA FAIZ ARTIRMASI BEKLENIYOR
Fed tarafından açıklanan veriler ve grafiklere göre faiz oranlarının "uzunca bir süre" sıfıra yakın kalacağını açıklayan Fed bu oranları artırmaya başladığında iki yıl boyunca neredeyse her toplantıda artırabilir.
Fed faiz oranları dün yapılan açıklamaya göre uzunca bir süre yüzde 0 ve 0.25 arasında bir yerde kalmaya devam edecek. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerine göre 2017 yılı sonu itibariyle faizlerin yüzde 3.75 seviyelerinde olması bekleniyor.
Fed genelde faiz artışlarını 0.25 puanlık aralıklarla gerçekleştiriyor. Bu da yüzde 3.75'lik hedefin 13 faiz artırımı sonrasında olduğu anlamına geliyor.
Hesaplamalar Fed'in 2015 yılında 4 kez faiz yükselterek rakamı yüzde 0.25'ten yüzde 1.25'e çıkaracağını gösteriyor. 2016 yılında faizleri beş kez artırması muhtemel olan Fed böylece rakamı yüzde 1.25'ten yüzde 2.75'e yükseltecek ve 2017'de gerçekleştireceği 4 artırımla da yüzde 2.75'ten yüzde 3.75'e çıkaracak.
Fed'in yılda 8 kez toplandığı göz önüne alınırsa hesaplamalar 2015'in ortasından 2017'nin ortasına kadar neredeyse her toplantıda faiz artışı gerçekleşeceğini ortaya koyuyor.
Tabii ki bu hesaplamalar gelecekte kesin olacak diye tam olarak algılanamaz fakat bu kararları veren komite üyelerinin görüşlerini anlayabilmek için önemli bir gösterge.
Fed Başkanı Janet Yellen'in basın toplantılarında dediği gibi Fed'in beklentileri hakkında birçok bilinmezlik var. Önümüzdeki çeyrekler için bile bu kadar bilinmezlik varken 2017 yılı sonu için yapılan beklentilere biraz daha az ağırlık vermek gerekiyor.
Fed 2004 yılında faiz artışlarına başladığı dönemde üst üste 17 toplantı boyunca 0.25 puan artışa giderek 2004 Haziran ayında yüzde 1 olan faiz oranlarını 2006 Haziran ayında yüzde 5.25'e çıkartmıştı. O dönemde bazı Fed yetkilileri bankanın atacağı adımları çok belli ettiğine ve dolayısıyla piyasalarda kredi balonunu yaratan rehavete yol açtığına inanıyordu.
Fed beklenmedik bir artışa gittiği ve Şubat ayından başlamak üzere yılın geri kalanında faizleri artırdığı 1994 yılında ise bunun tam tersi bir etkiyle karşı karşıya kalmıştı. O dönem ortaya çıkan soruna da 1994 Tahvil Katliamı ismi verilmişti. Fed o yılın başında yüzde 3 olan tahvil faizlerini yıl sonu itibariyle yüzde 5.5'e çıkartmıştı.

DOLARDA 2.2250 TL SEVİYESİ KRİTİK
Fed açıklamalarının ardından dolar/TL kurunu değerlendiren ALB Menkul Değerler Ekonomik Araştırmalar Müdürü Yeliz Karabulut dolar/TL kurunda takip edilmesi gereken seviyelerin 2,2150 ve 2,2250 seviyesi olduğunu belirtti. Bu seviyelerin doların yükselişi için geçilmesi gereken seviyeler olduğunu belirten Katabulut "Yakın vadede 2,2250 seviyesinin aşılması halinde yeni bir bant açılması gündeme gelir ki burada 2,2250 -2,30 bandıdır. Paritede gerçekten bir gerileme görülmesi için 2,20'nin altına gerileme beklenmelidir" diye konuştu. (Hürriyet - Barış Balcı)
BANKACILIK MEVDUATLARI YÜZDE 1 YÜKSELDI
Bankacılık sektöründeki toplam mevduat, 12 Eylül ile biten haftada yüzde 1,04 artarak 1 trilyon 11 milyar 899 milyon 366 bin liraya yükseldi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka istatistiklerine göre, bankacılık sektöründeki toplam mevduat 12 Eylül ile biten haftada bir önceki haftaya kıyasla yüzde 1,04 arttı. Söz konusu haftada 1 trilyon 11 milyar 899 milyon 366 bin liraya çıkan bankacılık sektörü toplam mevduatları, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 14,62 yükseldi.
Bankalardaki TL cinsi mevduat 12 Eylül'de bir önceki haftaya oranla yüzde 1,87 artarak 613 milyar 644 milyon 146 bin lira oldu. Yabancı para (YP) cinsinden mevduat da bir önceki haftaya göre yüzde 0,79 artarak 353 milyar 723 milyon 224 bin liraya ulaştı. Yıllık bazda bakıldığında, 12 Eylül'de bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 8,68 ve yabancı para mevduat yüzde 24,46 arttı.
Bankalararası mevduat ise bir haftada yüzde 7,55'lik azalışla 44 milyar 531 milyon 996 bin liraya düştü.
Yurt içi yerleşiklerin mevduat bankalarındaki toplam TL mevduatı bir haftalık dönemde yüzde 1,87 yükselerek 568 milyar 600 milyon 946 bin liraya çıktı. Yurt içi yerleşiklerin mevduat bankalarındaki toplam YP mevduatı ise bir önceki haftaya kıyasla yüzde 0,62 artarak 301 milyar 16 milyon 959 bin lira oldu.
Bankalardaki TL mevduatının 576 milyar 898 milyon 747 bin lirası mevduat bankalarında, 36 milyar 745 milyon 399 bin lirası katılım bankalarında bulunuyor. YP mevduatın ise 328 milyar 296 milyon 540 bin lirası mevduat bankalarında, 25 milyar 426 milyon 684 bin lirası da katılım bankalarında tutuluyor.
DOLAR FIRLADI, ALTIN TUŞ OLDU
Dolar/TL, bankalararası piyasada 2,2353 seviyesine kadar çıkarak son altı ayın en yüksek seviyesini gördü. Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı ise Fed'in faiz tahminini yükseltmesi ve doların değer kazanmasının etkisiyle yılın en düşüğüne yakın seviyede seyrediyor.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) dün açıklanan kararları ve Başkan Janet Yellen'ın basın toplantısındaki söylemleriyle küresel piyasalarda dolara talebin artması, doların diğer para birimleri ve emtialar karşısında değer kazanmasına neden oldu.
Dolar/TL, Fed kararlarının ardından güne 2,2239 seviyesinden başladıktan sonra yukarı yönlü seyrini sürdürerek 2,2353 ile 25 Mart'tan bu yana gördüğü en yüksek düzeyine ulaştı.
Analistler, Fed'in beklentilerden önce faiz artırımına gidebileceği ve faiz artışının piyasa tahminlerinden hızlı olabileceği endişelerinin, gelişen ülke varlıklarıyla birlikte TL varlıkları üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, avro/TL'nin de avro/dolar paritesindeki düşük seyre karşın dünkü kapanışa göre yüzde 0,6 artışla 2,8827'ye kadar yükseldiğine dikkati çekiyor.
BORSALARDA DÜŞÜŞLER OLABİLİR
ALB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Yeliz Karabulut, dün açıklanan Fed kararlarında asıl önemli noktanın 2015 yılına ilişkin faiz beklentilerinin yukarı çekilmesi olduğunu vurguladı. Bu nedenle dolarda yukarı yönlü hareket görüldüğünü anlatan Karabulut, diğer taraftan Yellen'ın şahinleşen bir söylem değişikli bulunduğuna işaret etti.
Karabulut, "Yellen, faizlerdeki artışı ekonomik aktiviteye bağladı ve belli bir kıstas vermedi. Biz bundan, ABD'de açıklanacak her iyi veri, özellikle gelişen piyasalarda sert hareketlere neden olabileceği anlamını çıkarttık. Verilerin ABD tarafında iyi gelmeye devam etmesi durumunda, cari açığı yüksek ve kırılgan beşli olarak adlandırılan ülke borsalarında düşüşe neden olabilecek ve o ülkelerin para birimlerinin de dolar karşısında değer kaybetmesine yol açabilecek bir sürece girdiğimizi söyleyebilirim" diye konuştu.
Dünkü söylem değişikliği ve faiz beklentilerindeki artış nedeniyle dolar/TL'de 2,2250 seviyesinin kırıldığını anımsatan Karabulut, aynı şekilde altın tarafında dolardaki değer kazancına bağlı olarak satış baskısının arttığını, avro/dolar paritesinde ise 1,29 seviyesinin aşıldığını dile getirdi.
Karabulut, dolar/TL için 2,2250 seviyesinin önemli bir direnç seviyesi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Dolar/TL o seviyelere doğru birkaç kez hamle yapmıştı. Birkaç saat önce bu seviyenin aşıldığını gördük. Daha doğrusu dolar/TL'nin 2,2250-2,2280 seviyelerinin bulunduğu bölgeyi aşmaması gerekiyordu ancak aştığını görüyoruz. Dolar/TL'nin, 2,2250 seviyesinin üzerinde tutunmaya devam etmesi halinde önümüzdeki günlerde 2,25-2,27 seviyesine doğru bir hareketlenme görebiliriz.
Kar realizasyonundan bahsedebilmek için 2,20'nin altında kapanışların olması gerekiyor ki bu durumun şu an epey bir uzağındayız. Bununla birlikte dolar/TL'de aşağı yönlü hareketler, kar realizasyonları ya da durulmalar piyasa tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilebilir diye düşünüyorum. Buradaki gelişmelerin borsa ve faiz tarafında da reaksiyonu olacaktır. Yani dolar/TL'deki gelişmelerin faiz ve endeks tarafında negatif etkisi olabileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte gösterge tahvilin bileşik faizinde de yüzde 9,50 seviyesinin takip edilmesi gerek."
ALTINDAKİ GİDİŞAT NEREYE
Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı, Fed’in faiz tahminini yükseltmesi ve doların değer kazanmasının etkisiyle yılın en düşüğüne yakın seviyede seyrediyor.
Eylül ayı başından itibaren düşüş trendinde bulunan altının ons fiyatı bugün 1.216,04 dolar ile 2 Ocak’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Altının onsu 2 Ocak’ta en düşük 1.203,20 seviyelerinden alıcı bulmuştu.
Analistler, Yellen’ın faizlerin artırılması konusunda yeni bir söyleme geçmesi durumunda altında mevcut değer kayıplarının artabileceğini belirtiyor. Altının onsunun teknik olarak 1.250 dolar direncinin üzerine çıkılmadığı sürece satış baskısının aralıklı olarak devam edeceğini ifade eden analistler, 1.210 ve 1.196 seviyelerinin önemli destek konumunda bulunduğunu kaydediyor.
KALICI BİR YÜKSELİŞ BEKLEMEK GEREK
Marbaş Menkul Değerler Araştırmalar Müdürü Üzeyir Doğan ise toplantıdan çıkan en önemli sonucun Fed üyelerinin gelecek dönemlerdeki faiz oranlarına ilişkin artış beklentisi olduğunu ifade etti.
“2015 sonu için tahmin edilen yüzde 1,375 (önceki tahmin yüzde 1,125) faiz tahmini için yılın ilk yarısı içinde faiz artış sürecinin başlayacağı tahmin ediliyor” diyen Doğan, bu nedenle Fed’in uzun süre ifadesini tekrarlasa da açıklamasının ana fikrinde faiz artışının yılın ilk yarısında yapılması olduğunu kaydetti.
Doğan, bu nedenlerle doların uluslararası piyasada değer kazanma sürecine girdiğini anımsatarak, altının ise hem faiz artışı hem de doların değer kazanmasıyla ters orantılı bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle dün gece karar sonrası altın fiyatlarında yeni bir düşüş görüldüğüne işaret eden Doğan, faiz artışı durumunun fiyatlara tam olarak yansıyana kadar da altında kalıcı bir yükseliş beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
Doğan, mevcut düşüş trendi içinde zaman zaman tepkiler olacak olsa da bu tepkilerin mevcut konjonktürde bir yükselen trende dönüşme ihtimalinin çok zor olduğunu aktararak, bu süreçte kırılan her desteğin yeni güçlü direnç olarak takip edilmesi ve bu seviyelerin yeni satış fırsatı olarak değerlendirilmesinin daha doğru olacağını belirtti.
“Teknik olarak 1,240 seviyesinin ilk güçlü direnç olmakla birlikte 1,275 dolar orta vadede geçilmesine çok düşük ihtimal verdiğimiz seviyemiz” diyen Doğan, aşağıda ise bu seviyelerin altında kalındığı sürece 1,160 ve 1,180 dolar aralığı ve o bölgede oluşacak baskı ile bu seviyelerin altında rakamların gündeme gelebileceğini vurguladı.
NEW YORK TIMES: TEHDITLER KABUL EDILEMEZ
WASHINGTON - Cumhurbaşkanı Erdoğan ve New York Times arasında başlayan polemiğin ardından, gazete yönetimi çok sert bir açıklama yayınladı.
Genel yayın yönetmeni adına yayınlanan bildiride, “Bazı Türk yetkililer ve medya organlarının Türkiye’deki muhabirlerine yönelik tehditlerinin kabul edilemez” olduğu belirtilerek, Türk devletinden muhabirlerinin güvenliğini sağlaması istendi.
AMERİKA’nın önde gelen gazetelerinden New York Times ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında, gazetenin son bir hafta içinde Türkiye ve IŞİD arasındaki ilişkiye dair yayınladığı haberlerin ardından başlayan polemikte, gazete yönetimi bugün çok sert bir açıklama yayınladı. Söz konusu haberlerin ardından Türkiye’deki muhabirlerine yönelik, gerek Türk yetkililer gerek bazı medya organlarından gelen, tehditlerin kabul edilemez olduğunu belirten gazete yönetimi, “Türk yetkililerinden ülkede çalışan gazetecilerimizin güvenliğini sağlamak için çalışmalarını bekliyoruz” dedi. Yazılı açıklama gazetenin genel yayın yönetmeni Dean Baquet adına yapıldı. Türk yetkililerinin bundan sonra konuyla ilgili meseleleri ya kendisi ya da diğer üst düzey editörlerle konuşmasını isteyen Baquest, açıklamasında şöyle dedi:
ARTIK BENİMLE GÖRÜŞÜN
“Terörist grup IŞİD’in Türkiye’de saflarına savaşçı katma çabalarıyla ilgili 16 Eylül’de yayınlanan New York Times makalesine eklenen bir fotoğrafa Türk Hükümeti yetkilileri ve ülkedeki diğerlerinin güçlü bir şekilde tepki gösterdiğinin farkındayız. Sonraki gün 17 Eylül’de yayınladığımız düzeltmede açıkça belirttiğimiz gibi New York’taki fotoğraf editörlerimiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir fotoğrafını nytimes.com’daki makaleye eklerken hata yapmıştır. Makale, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın IŞİD’i desteklediğini ya da IŞİD’in Türkiye’de saflarına savaşı katmasına göz yumduğunu söylemiyor. Ne makale ne de fotoğraf bu yönde bir imada bulunuyor. Yayınlanan düzeltmeye rağmen, bazı Türk yetkilileri ve medya organları, hikâyeyi yazan muhabiri korkutmak ve yalancı göstermek için eşgüdümlü bir kampanyayı tırmandırdırlar. Kendisine güvenliğini tehdit eden binlerce mesaj gönderildi. Gazetecilerimizden birinin bu şekilde hedef haline getirilmesi kabul edilemez. Türk yetkililerinden ülkede çalışan gazetecilerimizin güvenliğini sağlamak için çalışmalarını bekliyoruz ve yetkililerden eğer gerekli olursa bu konuda bundan sonraki iletişimlerini belirlenmiş prosedürlere uygun olarak ya benimle ya da New York Times’ın diğer üst düzey editörleriyle sürdürmelerini istiyoruz.”
ÖNCE PETROL SONRA SAVAŞÇI
Erdoğan ve NY Times arasındaki ilk polemik, geçen hafta sonu resmi ziyaretler için Katar’a giden Erdoğan’ın dönüşte gazetecilere yaptığı açıklamayla başlamıştı. Erdoğan, Pazar günü gazetenin birinci sayfasından anonslayarak verdiği, 'IŞİD’in en büyük gelir kaynaklarından birinin petrol kaçakçılığı olduğu ve satılan petrolün bir bölümünün de Türkiye’ye gittiği' yönündeki haberle ilgili, “Türkiye IŞİD'den petrol alıyor ifadesi, çok çirkin ve kesinlikle yalan. Bu ifadeleri ortaya koyanlar adice bir ifade ortaya koyuyorlar” demişti.
İkinci polemik ise gazetenin Salı günü yine birinci sayfadan anonsladığı, 'IŞİD’in kendi saflarına Türkiye’den düzenli olarak adam kattığı' yönündeki haberin ardından patladı. Gazetenin muhabirinin Ankara’nın Hacıbayram semtinin IŞİD için nasıl adam toplama merkezi haline geldiğini aktaran haberiyle ilgili Erdoğan, "Dün bir gazete, Hacı Bayram Camii'nden çıkışımızın fotoğrafını kullanıp bizi teröre destek vermekle suçluyor. Bu en hafif tabiriyle edepsizliktir, alçaklıktır, adiliktir" dedi. New York Times gazetesi, dün yayınladığı bir açıklamayla haberlerinin arkasında olduğunu yineledi. Ancak haberde kullanılan, Erdoğan’ın eleştirdiği fotoğrafı da değiştirdi ve hikâyeye şu düzeltme metnini ekledi:
“Bu haberin önceki versiyonunda kullanılan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nu Ağustos’ta bir camiden çıkarken gösteren fotoğraf yanlışlıkla yayınlanmıştır. Ne o cami ne de Cumhurbaşkanı’nın ziyaretinin, haberde anlatılan IŞİD savaşçılarının örgüte kazandırılmasıyla ilgisi vardır.”
Gazete yönetimi, yapılan değişlikliğe rağmen haberi hazırlayan, seçilen fotoğrafta hiçbir sorumluluğu olmayan muhabirin hedef haline getirilmesi üzerine de bugünkü açıklamayı yaptı.



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.