• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C
  • Antalya 10 °C

Ukrayna ve Kırım'da kritik günler sürüyor

Ukrayna ve Kırım'da kritik günler sürüyor
Dünya Ukrayna krizinin siyasi olduğu kadar ekonomik etkilerini de yakından takip ediyor. Ukrayna krizi yumuşayınca piyasalarda yumuşadı

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten 10-16 Mart 2014
İSTANBUL-
Kriz hafiflemiş gözükse de henüz esasa girilmediği için ortalık sakin gidiyor. Bildiğimiz birşey, Rusya’nın milletlerarası meselelerde hiçbir zaman blöf yapmadığıdır. Bu İran ve Suriye konusunda görülmüştür. Aynı şekilde Kırım konusunda da blöf yapmamaktadır. Jeopolitik olarak Kırım ve Karadeniz onun için çok önemlidir. Petrol ve gaz boru hatlarının geçiş yoludur. Halkın %67’si rus veya rusça konuşmaktadır.

kirim-rus-gemileri.jpg

kirim-rus-askerleri.20140309112359.jpg

Çok önceden buranın yerli halkı olan Tatarları (Taras Bulba) Sibirya’ya sürmüş ve yerlerine rusları yerleştirmiştir. Bugünkü nüfus üstünlüğü buradan gelmektedir.
Halihazırda Kırım Parlementosu Rusya Federasyonuna katılma kararı almış olup bunu 16 Mart tarihinde referanduma sunacaktır. Netice çok fazla merak edilmemekle birlikte oy yüzdesi ilgi uyandırmaktadır. Batı dünyası bu gelişmeleri tasvip etmemekle birlikte yaptırım lafları dışında yapacakları fazla bir şey yok ABD daha ileri gitme konusunda isteksiz, AB ise para dışında verebileceği bir şey mevcut değil. Durumun sadece Kırım ile kalacağını zannetmiyoruz.
Ukrayna’nın başka bölgelerinde de kopmalar sözkonusu olabilir beklentisi var.

ukrayna-eylem.jpg

Burada gözardı edilen ve Osmanlı dönemindenberi gelen ve zaman zaman yenilenen bazı anlaşmalar var. Bu anlaşmalara göre Rusya’nın Kırım’ı ilhak etme olanağı yok. Ama şimdilik bunların lafı edilmiyor.

iemen-2.jpg

Dünya Ukrayna krizinin siyasi olduğu kadar ekonomik etkilerini de yakından takip ediyor.
Ukrayna krizi yumuşayınca piyasalarda yumuşadı. Ruble kaybettiği değerin %5’ni geri aldı. Karşılıklı atışmaların yerini sakinlik aldı.FED Eski başkanlarından Greenspan”Ukrayna konusunda Putin’i durdurmak için yapacak fazla bir şey olmadığını, tek yolun Rusya’nın finans sistemini etkilemek olduğunu” söyledi. Diplomasinin Rusya’da borsa hareketlerinden daha etkisiz olduğunu savunan Greenspan “Rublede Ukrayna krizine bağlı bozulma var. Baskı olumsuz etki yaratır.”

TÜRKİYE DOSYASI
BAŞBAKAN NE YAPMAK İSTİYOR

Kısa cevap “ayakta kalmak istiyor”. Başka yolu yok. O kadar batağa saplandı ki tek çıkar yolu gücü bırakmamak. Aksi takdirde yolu yüce divan. Bunun farkında. O nedenle ölümüne mücadele ediyor.Cumhurbaşkanlığını kendi de mümkün görmediğine göre 4.üncü dönem başbakanlığı denemek zorunda kalacak. Ama hedef değişmiyor. Koltuğu ve gücü bırakmamak için elinden geleni yapacak. Bu demektir ki daha da sertleşecek. Anti-demokratik uygulamalar devam edecek.
Ancak giderek içerde ve dışarda imaj kaybı devam ediyor. Özellikle dış basında çok ciddi kritikler yapılıyor ve bunlar türk ekonomisi açısından çok yıpratıcı oluyor.Bu durumu gören dış yatırımcı tereddüt edecek. Hele içinde bulunduğumuz zaaflar gözardı edilerek yapılacak dikkatsızliklerin bedeli ağıt olacaktır.
Bir dostumun şirketi Tayland’dan ötedenberi ithalat yapar. Hiçbir sorun yok iken son partide “Türkiye riskli ülke” demişler ve ek teminat istemişler. Lafını etmek bile can sıkıyor.Böyle giderse bizi zor günler bekliyor.

iemen-3.jpg

FİNANCİAL TİMES: ABDULLAH GÜL TAVIR ALMALI

Financial Times’ın başyazısında, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e 'tavır alması' çağrısı yapılıyor.
Başyazıda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen arasındaki “çalkantının” ülkeye zarar verdiği vurgulanıyor. İngiliz iş dünyası gazetesi, Erdoğan’ın görevde kalmasının hukuk üstünlüğüne ve ülkedeki kurumlara zarar verdiğini öne sürüyor.

Taraf tutmaktan kaçınılmalı
“Gül için tavır alma zamanı” başlıklı yazıda, Erdoğan’ın Başbakanlık koltuğunda oturduğu 10 yılı aşkın süre boyunca Türkiye’nin siyasi ve ekonomik dönüşümüyle, gelişmekte olan ülkelerin “yıldızı” haline geldiği belirtiliyor. Ancak Erdoğan hükümeti ile eski müttefik Fethullah Gülen hareketi arasındaki siyasi çekişmenin, ekonomik beklentilere ve itibara zarar verdiğini kaydediyor

FT.
Gazeteye göre, siyasi çalkantı iki boyutta ilerliyor:

• Erdoğan ve hükümet üyelerinin yolsuzluk ilişkilerini sergileyen gizli dinlemeyle elde edilmiş ses kayıtlarının yayımlanması,
• Gülen hareketi üyesi olduğu sanılan binlerce polisin görev yerlerinin değiştirilmesi; güçler ayrılığı ilkesine aykırı olarak yargıç ve savcılar üzerinde hükümet kontrolünün artırılması; internete erişim kısıtlamaları.

iemen-4.jpg

Başyazıda şu ifadeler kullanılıyor:

“Bu yıkıcı kavgayı dışarıdan gözlemleyenler bir tarafı tutmaktan kaçınmalı. Hangisinin öbüründen daha çok kaygı verici olduğu tartışılır. Erdoğan göz göre göre, iktidara geldiği ilk yıllarda Türkiye AB üyeliğine talipken yürürlüğe getirdiği önemli anayasal reformları ortadan kaldırıyor. Bununla birlikte, Gülencilerin saldırganca oynadığı ‘devlet içinde devlet’ rolüne, işleyen hiçbir siyasi sistemde göz yumulamaz.”
“Diğer yandan, hiç kuşku yok ki bu kavga Türkiye’nin uluslararası imajına zarar veriyor. Özellikle ekonomi konusunda bu böyle. Özellikle mali ihtiyaçları için sıcak paraya ihtiyaç duyduğu göz önüne alındığında, Türkiye, mali piyasalardaki tedirginlikler konusunda oldukça kırılgan durumda. ABD’nin para politikasını incelttiği bir sırada Türkiye siyasi çalkantıyı göze alamaz.”
“Sonunda, AKP içindeki önde gelen isimler Başbakan’ın pozisyonunu sorgulamaya başlayabilir. Eğer yolsuzluk iddiaları bu ayki seçimde Erdoğan’a desteği ciddi biçimde aşındırırsa, AKP’nin liderliği konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün meydan okumasıyla karşılaşabilir. Gül, Erdoğan’ın eskiden beri müttefiki ve aynı zamanda Gülen hareketine de yakın. Gül’den gelecek bir çıkış, Türkiye’deki krizin kontrolden çıkmasını durduracak tek şey olabilir.”
Öte yandan, Türkiye’deki muhalefet hareketinin çok parçalı olduğuna ve halen halk içinde desteğe sahip olan Erdoğan’ın “gözden çıkarılamayacağına” dikkat çekiliyor.
“Ama uzun süredir iktidarda. O orada kaldıkça, hukukun üstünlüğü ve Türkiye’nin kurumları daha da zayıflayacak gibi” denilen başyazıda, bu tehlikeyi Gül’ün savuşturabileceği öne sürülüyor.

iemen-5.jpg

TÜRKİYE’NİN BALON EKONOMİSİ (Forbes Weekly Magazine)

Amerikan Forbes Dergisinin geçtiğimiz haftaki sayısında yeralan bir makalede “Türkiye ekonomisi patlamaya hazır bir balona benzetildi. Artan krediler ile borçların balonu patlatabileceği ve bunun diğer gelişmekte olan ülkeleride etkileyebileceği uyarısı yapıldı.

Why The Worst Is Still Ahead For Turkey's Bubble Economy
Makaleye göre; Türkiye ekonomisinin son on yıldaki hızlı yükselişi, tüm zamanların en görkemli büyüme hikayelerinden biri. Gerçekten batının gelişmiş ülkeleri durgunlaşırken pek çok gelişmekte olan ülke gibi Türkiye ekonomiside büyümeye devam etti. Ne yazık ki, çoğu gelişmekte olan ülke gibi, Türkiye’nin ekonomik yükselişi, 6 yıl önce batı ülkelerinde yaşanana benzer bir şekilde balona dönüştü.
Forbes’e göre son yılda para birimi ile finansal piyasalarda yaşanan sert düşüşün ardından ilgi çekmeğe devam eden Türkiye ekonomisinde oluşan balon ve korkutan etkilerine ilişkin ufak bir farkındalık vardı. Aşırı düşük faiz oranları, hızlı kredi büyümesi ve yükselen varlık fiyatları ortamında diğer gelişmekte olan ülkeler gibi finansal krizden buyana Tüekiye ekonomisindeki büyüme, ağırlıklı olarak sıcak para akışlarına dayalı idi. Türkiyenin gösterge faiz oranı ve üç aylık bankalararası uygulanan faiz oranı, finansal kriz sonrasında tüm zamanların en düşük seviyesine düstüğünü gösteriyor.

iemen-6.jpg
iemen-7.jpg

Türkiye’nin ekonomik mucizesi kredi balonu öncülüğünde hareket etti. Özel sektörün kredi borcu 2008 yılından buyana üç katına arttı ve GSYH büyümesinin önemli bir bölümüne bu borçlanma öncülük etti.
Türkiye’nin kurumsal borcunun 590’nın yabancı para cinsinden bulunması Türkiye’yi tehlikeli derecede zayıf bırakıyor. Türkiye’nin kısa ve uzun vadeli borçları ekonomik büyümeden daha hızlı artış gösterdi. Kısa dönemli borçların fazla olması, ekonomiyi yükselen faiz oranları karşısında daha kırılgan hale getiriyor. Kısa vadeli borçlar, ülke reservlerini aşınca Türkiye’yi gelişmekte olan ülkeler karşısında en riskli ülke haline getiriyor.
Son on yılda dış borçların sürekli artma nedeni, cari açığın fonlama ihtiyacından kaynaklanmaktadır.
Tüketim balonunun şişmesinde tüketici kredileri ve kredi kartları önemli rol oynamaktadır. Ülkede 75 milyon vatandaşın 57 milyon kredi kartı buna karşılık 45 milyar borcu vardır. IMF kayıtlarına göre gelişmekte olan ülkelerde ortalama tasarruf oranı %33.5, bizde 12.6 gibi komik bir durumdadır.
Diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, düşük faiz oranları, bazı merkezlerde balonların oluşmasına yolaçmiştır. Mesela 2009 yılından buyana konut sektöründe fiyatlar %53 oranında artmıştır.

Gelelim soruna;
Türkiye’nin 129 milyar dolarlık kısa vadeli borcu vardır vadesi gelecek senedir. FED tahvil alımları bu yıl içinde biteceğine göre, para birimleri değer kaybedecek ve tahvil faizleri yükselecektir. Balonu patlatacak unsurun işte bu kısa vadeli borçlar olacağını belirten makale,, balon patladıktan sonrada ülkenin kredi balonunun patlayacağını, birçok döviz borcu buluanan firmanın batacağını öngörmektedir. Ekonomik büyüme terse dönecek ve işsizlik te artacaktır. Bu arada politik baskı şiddetini artırırken gösteriler artacaktır demektedir.

AB DOSYASI
Avrupa ve İngiltere Merkez Bankaları faizi değiştirmedi.

Dünyanın önemli iki bankası geçtiğimiz hafta yaptıkları toplantıda gösterge faizlerini değiştirmediler. Euro Draghi’nin iyimser bakışı ile prim yaparken parite 1.38 oldu..
ECB’nin toplantısı sonunda uzun bir konuşma yapan Draghi piyasalara Euro konusunda güven verdi. Draghi deflasyon risklerinin azalacağını savundu
AMB Başkanı Draghi, Euro Bölgesi'ndeki deflasyon risklerinin, ekonominin canlanmasıyla azalacağını söyledi

iemen-8.jpg

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, yeni enflasyon tahminlerinin 2016'nın sonlarına doğru fiyat artışı hedeflerine yaklaşacağını göstermesinin ardından, Euro Bölgesi'ndeki deflasyon risklerinin azaldığını belirtti.
Draghi, "Son para politikası toplantısından bu yana gelen haberler olumlu yönde" diyerek, para piyasalarının şu an için kontrol altında olduğunu ve acil likidite tedbirlerine ihtiyacın azaldığını söyledi..Faizler uzun süre düşük kalacak diyen Draghi, genişlemeci para politikasına gerektiği kadar sadık kalacaklarınıda ifade etti.
Draghi, bölgeyi 2 yıl önce dağılma noktasına getiren borç krizinden toparlanan ekonomide deflasyon tehditleriyle karşı karşıya bulunuyor. Yeni AMB tahminleri Draghi'nin ekonomi ilerleme kaydettikçe, Euro Bölgesi'nin Japonya gibi deflasyon döneminden kaçmayı başaracağına işaret etti.

PİYASALAR
Borsa

Ukrayna rahatlayınca piyasalarda rahatladı. Arkasından Avrupa Merkez Bankası faizleri değiştirmeyip Euro’yu destekleyici açıklamalar yapınca Borsa İstanbul yükselişe geçti. Bu yükselişini üç gün üstüste sürdürdü. Perşembe günü borsa 64004’den cuma günü endeks değişmedi ve 64.024 olarak kapattı.
Piyasalar 10 martta yapılacak FED Toplantına odaklandı. Bu arada doları etkileyebilecek veriler bekleniyor. Borsanın bu hafta herhangi bir siyasi kriz olmazsa ufak ufak yükselmesi ve 66bin seviyesine çıkması bekleniyor.

Faizler
10 yıllık tahvilin kapanış bileşik faizi 10.51 valörlüde %1057 oldu. Iki yıllıkta faiz 11.08 valörlüde 11.04 oldu. İki hafta süren baskın arz dönemi bitince baskı kalktı ve faizlerde hafif gerileme sürecine girildi. Tahvile talep yerinde ve getirilere paralel olarak artacak gözüküyor.

Döviz
Dolar Drahgi ile değer kaybetti.

Draghi’den önce dolar değerliydi. Ukrayna krizinin yumuşaması ve Draghi’nin açıklamaları pariteyi 1.38’lere çekti. Dolar da bizde saplanıp kaldığı 2.20’den aşağı kaymağa başladı. 2.18 sonra 2.19 oldu. Haftayı 2.19 olarak kapattı.Kurlar hareketli bir döneme giriyor.İçeride aysonunda yapılacak seçimler ve yarattığı sıkıcı atmosfer, dışarda Ukrayna değişim yaratabilecek güçler.
Esenlikle Kalın.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.