İSTANBUL- Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan bir çok bakan geçti. Her biri kendi çapında bir şeyler yaptı. Biz de bakalım “Hangi bakan ne yaptı?” sorusuna yanıt arayalım dedik. Böylece geçmişte görev yapan bakanları masayla yatırdık ve Tınaz Titiz ile başladık. İkinci konuğumuz Abdülkadir Ateş oldu.
Tınaz Titiz haberi
Abdülkadir Ateş, 1991-1994 yılları arasında SHP-DYP koalisyon hükümetlerinde Kültür Bakanı olarak görev yaptı. Türk kültür hayatında ve turizm politikasında iz bırakan "reformist" isimlerden biri oldu. Özellikle bürokrasiyi azaltmaya yönelik yaklaşımları ve sanatı sokağa indirme çabalarıyla hatırlanır.
Abdülkadir Ateş döneminin, turizmin "kültürle entegre edildiği" bir geçiş dönemi olduğunu görebilirsiniz. O dönemde turizmdeki büyümenin sadece otel kapasitesiyle değil, ülkenin "kültürel marka değeriyle" ölçülmesi gerektiğine dair vizyoner çıkışları oldu.. Abdülkadir Ateş'in bakanlık tarzı, siyasi kimliğinin ötesinde akademik ve teknokrat bir yaklaşım sergilemesiyle dikkat çekmiştir.
Görev süresi boyunca öne çıkan icraatları şunlardır:
1. "Müze Kart" ve Müze Girişlerinin Düzenlenmesi
Müzelerin sadece turistler için değil, halk için de erişilebilir olmasını savundu. Vatandaşların kendi kültürel mirasına sahip çıkması amacıyla müze girişlerinde kolaylıklar sağladı ve müze işletmeciliğinde modernizasyon çalışmalarını başlattı.
2. Telif Hakları ve Fikir Sanat Eserleri Kanunu
Ateş’in en büyük başarılarından biri, Türkiye’de kangren haline gelmiş olan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu üzerindeki çalışmalarıdır. Sanatçıların telif haklarını koruma altına almak için kapsamlı bir yasa taslağı hazırladı ve bu taslak, kendisinden sonra yasalaşacak olan modern telif hakları sisteminin temel taşını oluşturdu.
3. Sanatın Sivilleşmesi ve Özerklik Tartışmaları
Devletin sanatı finanse etmesini ancak yönetmemesini savunan bir politika izledi. Devlet Tiyatroları, Opera ve Bale gibi kurumların daha özerk bir yapıya kavuşması ve bürokratik baskıdan kurtulması için önemli adımlar attı.
4. Uluslararası Tanıtım ve UNESCO İlişkileri
Türkiye’nin kültürel varlıklarının dünya çapında tanınması için UNESCO ile yakın temaslar kurdu. Özellikle Efes, Bergama gibi antik kentlerin korunması ve restorasyonu için uluslararası fonların ve akademik çevrelerin ilgisini Türkiye'ye çekmeyi başardı.
5. "Kültür Parkları" ve Bölgesel Yatırımlar
Kültürü sadece büyükşehirlerde tutmayıp Anadolu'ya yayma hedefiyle, pek çok ilde Kültür Merkezleri'nin inşasını hızlandırdı. Yerel yönetimlerle iş birliği yaparak tarihi dokuların korunması ve turizme kazandırılması için yerel kalkınma modellerini destekledi.
ABDULKADIR ATEŞ HAKKINDA
Abdülkadir Ateş, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda dünya siyasetini ve ekonomisini yakından takip eden bir stratejisttir. Onun dönemine ait kararların bugün bile Türkiye'nin kültürel turizm altyapısında (özellikle müze işletmeciliği ve telif hakları hususunda) yansımalarını görmek mümkündür. Kendisinin özellikle Gaziantep'in bir gastronomi ve kültür şehri olması yolundaki ilk vizyoner adımlarda da (milletvekilliği döneminde) emeği büyüktür.
Abdülkadir Ateş, 1944 yılında Gaziantep’te doğmuş; Türk siyaset hayatında özellikle Kültür Bakanlığı dönemindeki entelektüel ve reformist kimliğiyle tanınan bir akademisyen ve siyasetçidir. Bu disiplini bakanlık dönemindeki icraatlarına da yansıtmıştır.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden (Mülkiye) mezun oldu. Eğitimine Amerika Birleşik Devletleri'nde devam ederek master ve doktora derecelerini aldı.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) öğretim üyeliği yaptı. İktisat ve yönetim alanındaki uzmanlığı, daha sonra siyasi kariyerinde ekonomi ve planlama konularında öne çıkmasını sağladı.
Siyasete Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) saflarında atıldı ve Gaziantep siyasetinin önemli isimlerinden biri oldu.
18. ve 19. Dönem Gaziantep Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yaptı. 1991-1994 yılları arasında, DYP-SHP koalisyon hükümetlerinde (49. ve 50. Hükümet) Kültür Bakanı olarak görev aldı. O dönemde Kültür ve Turizm bakanlıkları ayrıydı. SHP ve ardından CHP’de Genel Başkan Yardımcılığı gibi üst düzey idari görevlerde bulundu.
Ateş'in bakanlığı "sanatçı dostu" bir dönem olarak anılır:
Telif Hakları: Türkiye’de modern anlamda fikir ve sanat eserleri hukukunun temellerini atan çalışmaları başlattı.
Sanatta Özerklik: Devletin sanatı desteklemesi ama denetlememesi gerektiğini savunarak sanat kurumlarının özerkleşmesi için projeler üretti.
Kültürel Miras: Anadolu'daki arkeolojik kazıların bütçelerini artırılması ve tarihi eser kaçakçılığıyla mücadelede aktif bir rol üstlendi.
Siyasetten sonra da uluslararası alanda Türkiye'yi temsil etmeye devam etti:
Avrupa Konseyi: Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyeliği yaptı.
Batı Avrupa Birliği: Batı Avrupa Birliği Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanlığı görevini yürüttü.
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı - TÜRÇEV
Türkiye’de denizlerin korunması ve kıyıların uluslararası standartlara kavuşması adına en önemli adımlardan biri olan Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), gerçekten de Türk turizmi için bir dönüm noktasıdır.
1993 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nün koalisyon hükümeti döneminde kurulan bu yapı, bugün Türkiye'nin dünya genelinde "Mavi Bayrak" sayısında zirveye oynamasının temel taşıdır.
TÜRÇEV'in ve Abdülkadir Ateş'in bu süreçteki yerine dair bazı önemli noktalar:
TÜRÇEV'in Kuruluşu ve Misyonu
Kuruluş Tarihi: 1993.
Amacı: Avrupa Birliği içerisinde plajlar için başlatılan "Mavi Bayrak" kriterlerini Türkiye'de uygulamak ve çevre bilincini yaygınlaştırmak.
Devlet Desteği: Dönemin Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş'in öncülüğünde, Bakanlar Kurulu üyelerinin ve turizm sektörünün temsilcilerinin bir araya gelmesiyle kurulmuştur. Bu, kamu ve sivil toplumun ortak hareket ettiği nadir ve başarılı modellerden biridir.
Abdülkadir Ateş'in Rolü
Turizm eski Bakanı Abdülkadir Ateş, vakfın kurucularından biri olmasının yanı sıra, yaklaşık 4 yıldır sürdürdüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde de vakfın vizyonunu dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yönünde güçlendirmiştir.
Onun döneminde Türkiye:
Dünya Üçüncülüğü: İspanya ve Yunanistan ile birlikte dünya genelinde en çok Mavi Bayrak'a sahip ilk üç ülke arasındaki yerini sağlamlaştırmıştır.
Kapsam Genişletme: Sadece plajlar değil; marinalar, turizm tekneleri ve bireysel yatlar için de kriterler sıkılaştırılmıştır.
Çevre Eğitimi: Okullarda yürütülen "Eko-Okullar" gibi projelerle çevre bilinci yeni nesillere aktarılmaya devam etmiştir.




































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.