İSTANBUL- İstanbul"un önce o meşhur uzun şase dolmuşları yok oldu. Şimdi de üçer-beşer eski vapurları tarih oluyor. Fenerbahçe, Dolmabahçe, İnkılap.. Artık onları sadece eski Yeşilçam filmlerinde görebileceğiz.
Ama bunlardan bazıları zaman içinde kaybolmaya direniyor. Bunlardan biri de Turan Emeksiz vapuru. O kendine Mudanya"yı mesken tuttu.

Günler önce Nazmi Bayar'ın Yelkenciler Lokali adlı e-posta grubunda paylaştı gördüklerini. Bayar mesajında, Turan Emeksiz vapuru ile Mudanya"nın Güzelyalı iskelesinde karşılaştığını anlatıyordu.
Bu notta Turan Emeksiz"in Mudanya Belediyesi tarafından Türkiye Denizcilik İşletmeleri"nden alındığı ve oldukça ağır bir restorasyondan sonra yüzer otele dönüştürüldüğü bilgisi de vardı. Çektiği fotoğrafları da mesajına eklemişti.

LÜKÜS KAMARADA KİMLER OTURUR?
Bu vapurlar bir tarihti İstanbul için..
Şöyle bir dalıp gerilere gitim. Çocukluğumda babamla birlikte Kadıköy-Karaköy seferinde lüks mevkide otururken dolaşan görevlinin kestiği biletleri hatırladım..

Ve Sezen Aksu"nun şarkısındaki Lüküs kamarada kimler oturur? sözü geldi aklıma.. (Demek bizden söz edermiş )
1. mevkisi vardı bu vapurların ve daha ekonomik olan 2. mevkisi..
2. mevki salonlar vapurun ön tarafındaydı. Üst güvertede sınırı açık güverteyi kapalı bölümden ayıran kaportada biterdi. Alt güvertede de iskele ve sancak taraftaki koridorlarda..
Vapurların ortasından (vasat) geriye doğru uzanan bölümü 1. mevki, kıç taraftaki salon ile üstündeki açık güverte lüks mevki idi ve ayrıca ücrete tabiiydi. Kaptan Köşkü"nün arkasında bir açık güvertesi daha vardı.
Orta bölümdeki makine dairesi ve dev buhar kazanları, kaptan köprüsünden gönderilen telegrafın sesi, ciuffff, puffff şeklindeki istim transferleri çocukların sefer sırasındaki en büyük eğlencesiydi

DAHA DA ESKİLER VE EFENDİ KAPTANLAR
Ataköy, Kanlıca, İnkılap, Turan Emeksiz bir örnek vapurlardı. Paşabahçe, Dolmabahçe, Fenerbahçe ise ayrı bir tasarıma sahipti. Bahçe sınıfları daha çok adalar hattında çalışırdı o yıllarda.
Bunlardan önce daha eskileri de vardı.. İlk akla gelen isim Ülev"di..
Ve Efendi kaptanları
Al yanaklı, biraz da göbekli, hoş sohbet bu efendi kaptanlar Şehir Hatları"nın bir anlamda Alamet-i Farikasıydıı. Çiçek saksılarıyla dolu kaptan köşkleri seraya benzerdi. Onlarla konuşmaya başladığınızda, sohbetlerine doyamazdınız.
Önce kaptanlar kayboldu, sonra eskiler, sonra Bahçeler

İSTANBUL"UN DOLMUŞLARI
Tıpkı İstanbul"un simgesi sayılan o eski Dodge, Pleymuth, Chevrolet dolmuşlar gibi.. Hani şaseleri uzatlımış, un camdaki ince uzun küçük vazonun içinde bir gül konmuş, cam siperliklerinde şöförlerin sevgili,,nişanlı ya da eşlerinin, çocuklarının resimlerini taşıdıkları

Kadıköy-Bostancı, Eminönü-Karaköy-Taksim arasında çalışırlardı. İstanbul"un "Boğaz Köprüleri dönemi başladığında da Taksim-Bostancı seferi yaptılar.
Bu dolmuş-taksi"ler vapurlara göre daha hızlı kayboldular. Hani deyim yerinde ,ise İnka uygarlığı gibi bir gecede yok oldular. Yerlerini yeni minibüsler aldı.

Ama vapurların bu süreci ağırdı.. Birer ikişer çekildiler seferden. Yerlerine adına yeni denen, bana göre güdük ve estetikten yoksun bir kuşak geldi. Şimdi bunlar da değişiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Halkın seçtiği ilk vapuru suya indirdi. Ardından diğerleri gelecek.. Ve eskiler.. Onları artık bir zamanların Yeşilçam filmlerinde görebileceğiz ancak..
Bazıları dışında..

Bu bazılarından biri Turan Emeksiz. Diğer şanslıları bilmiyoruz.
Mudanya Belediyesi tarafından Özelleştirme kapsamında alınan, restore edilen ve yüzer otel olarak Güzelyalı İskelesi"ni mekan tutan. Lokantasıyla, toplantı, konferans salonu ve 20 odalı otel bölümüyle Turan Emeksiz böylece tarihin sonsuzluğunda yok olmaktan kurtuldu.

DEVRİM ŞEHİDİ TURAN EMEKSİZ
İngiltere"de 1961"de yaptırılan yolcu vapuruna, 27 Mayıs 1960 devriminde şehit olan Turan Emeksiz"in adı verilmişti.
1960 ihtilalinden kısa bir süre sonra (28 Nisan 1961) İstanbul Üniversitesi bahçesinde düzenlenen protesto mitinginde öğrencilerin üzerine ateş açılması sonucu hayatını kaybeden Malatya doğumlu 20 yaşındaki Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz, 27 Mayıs yönetimi tarafından "devrim şehidi" olarak kabul edilmişti.



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.