MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 1-6 Ekim 2012
İSTANBUL- Dünya Gazetesinin “Anadolu'nun Nabzı” anketinde iş dünyasının hükümetten beklentilerinde ilk sırayı “terörün önlenmesi” aldı. Yeni anayasa ikinci, komşularla iyi ilişkiler üçüncü sırada yer aldı. Ekonomide öncelikli çözüm bekleyen sorunlar arasında “işsizliğin azaltılması””teşvikler”in önünde dördüncü sırada yer buldu.
Terörün önlenmesi 41 ilin sanayi ve ticaret odalarının başkanlarının dörtte birinin açık ara ile ortak beklentilerini oluşturdu. Ülkede pek çok sorun terörün sonlandırılmasıyla ilintili görülüyor.
İkinci çeyrek büyüme rakamları beklentilerin altında kalınca ve bütçe açığı 8.5 milyar gibi ciddi bir rakama dayanınca Babacan-Çağlayan arasındaki “Fren-Gaz” kavgası su yüzüne çıktı. BDDK'da Çağlayan ile birlik olup, “Bizim katiyen duracak frene basamak halimiz yoktur” dediler. Tartışmaya son noktayı başbakan “Yeri gelir fren, yeri gelir gaza basılır” diyerek denge unsurunu belirtti. Gerçekten Yorumcularda “Ne aşırı fren, ne de hesapsız gaza basmak” görüşünü ortaya koyuyorlar.
Fren ve gaz bir arada olmalıdır diyenler durumu şöyle açıklıyorlar.
Aşırı fren büyümeyi düşürür. İhracat kaybı yaşanır.İşsizlik artar. Bütçe gelirleri düşer. Aşırı gaz kredilerin artış hızını artırır. Enflasyon hedefin üstüne çıkar ve cari açık artar. Dış finansman ihtiyacı gerekir.
Ekonomik açıdan son dönemde gündeme bütçe açıkları oturdu. Bakan Mehmet Şimşek tarafından gündeme taşınan konu yeni vergi zamları ile kısmen çözümlendi. Özelleştirmeye hız verildi. Ancak vergi zamları tüketimin daha da gerilemesine neden olacak.
Küresel kriz sırasında bu ülke 2010 yılında %9.2 ve 2011 yılında %8.5 büyümüştü. Bu başarısıyla dikkatleri üzerinde topladı. Bu hızlı büyüme özellikle son yıllarda ülkenin yapısal bir özelliği haline gelen cari açığı beraberinde büyüttü. Cari açık ciddi boyutlara ulaşınca ekonomiyi yavaşlatma yönünde çalışmalar başlatıldı. 2012 yılına yavaşlama modunda girildi. 2012 ikinci yarısına girilince iç açıcı bir tablo göremedik.
• Soğuma öngörülenin ötesine geçti. Bu nedenle 4 üncü çeyreğe girerken hızlanmaya ihtiyaç var.
• İç talep uzun zamandır sıkıntılı.
• İkinci çeyrek büyüme verileri iç talepteki durgunluğun daha ciddi bir boyuta ulaştığını gösteriyor.
• En önemlisi açıklanan vergi oranları tüketimin daha da azalmasına yol açacaktır.
• Cari açık düşerken bütçe açığı ortaya çıktı. Bütçe açığına karşı bazı vergilerde artışa gidildi. Enerjiye zam geldi. Vergi oranlarını artırmak kanaatimizce tüketimin daha da azalması sonucunu getirecektir. Ayrıca bu zamlar sanayimizin rekabet gücüne de zarar verecektir
• İlk altı aydaki büyümede ihracatın yüksek katkısı vardır. İç talepteki sıkıntı karşısında TCMB faiz indirimi başta olmak üzere çeşitli önlemler aldı. Ancak faiz indirimlerinin önümüzdeki günlerde iç talebi hareketlendirmede ne kadar başarılı olduğunu göreceğiz.
• İhracat açısından da şartların uygun olduğunu söylemek mümkün değil.
• İhracat için Eximbank desteğini sonuna kadar sağlamak gerekiyor.
ALTINDA ARAP BEREKETİ
The Lira'ın haberine göre: Geçen hafta açıklanan dış ticaret verileri beklentilerden fazla daralma gösterdi bu küçülmede değerli taş ve metallerinin büyük olduğu görülüyor. Gelen verilere bakıldığında 2012 yılı Ağustos ayında 2011’in aynı dönemine göre ihracat yüzde 14.5 arttı. Beklentilerin altın kalan artışa karşın ithalat tarafında da yüzde 4.8’lik azalış dikkat çekiyor.
DIŞ TİCARET AÇIĞI BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE GERİLEDİ
Dış ticaret rakamlarında dikkat çeken bir başka nokta ise son dönemde altın tarafında gelen katkıda oldu. Türkiye’nin enerji ihtiyacını İran’da altın karşılığında karşılaması nedeniyle bu ülkeye yapılan ticaretin arttığı gözleniyor. Bu ay için verilere bakıldığında altında yönün BAE (Birleşik Arap Emirlikleri) tarafına kaydığı gözleniyor.
Bugün gelen verilere bakıldığında kıymetli veya yarı kıymetli taşlar ve metaller tarafının Ağustos ayında daha önceki aylarda olduğu gibi ihracatın en büyük kalemi olduğu gözleniyor. Geçen yılın aynı dönemine göre bakıldığında yüzde 867’lik artış yaşanan bu kalemde Ağustos ayında 2 milyar 352 milyon dolarlık hareket gözleniyor. Altın etkisi dışarıda bırakıldığında, ihracat yüzde 3.8 azalırken, ithalatsa yüzde 2.3 oranında daraldı.
İran ile ihracat tarafında yakın ilişkilerin olması, geçtiğimiz ay ülkeye yönelik ambargo açıklamalarının artması ve gözlerin Türkiye ve İran’a dönmesi nedeniyle bu ay verilerde yönün Birleşik Arap Emirliklerine döndüğü gözleniyor. Veriler bakıldığında BAE ile ihracat 2 milyar 226 milyon dolara çıkarken aynı dönemde İran ile ihracat 850 milyon dolarda kaldı.
Altın tarafında bakıldığında ise BAE ile olan ticarette payı 1 milyar 980 milyon dolara çıkarken İran ile yapılan ticarette 180 milyon dolarda kaldı.
Bir önceki ayda yeni Temmuz’da ise İran ile yapılan ihracat 2 milyar 157 milyon dolar ile ilk sırada yer alırken, BAE ile olan ihracat geçtiğimiz ayda 13’üncü sırada yer alırken 237 milyon dolar seviyesindeydi.
KÖTÜMSER SENARYO
Ekonomistler, sürdürülebilir bir durum olmadığını kaydederek altın dışı işlemlere bakıldığında sevinilecek bir durum olmadığını belirtiyorlar.. Altın dışı ihracatın yüzde 4,5 oranında daraldığını ifade eden Şenol, altın dışında kötümser bir senaryonun görüldüğüne dikkat çekti.

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNLARI BİRLEŞTİRİLECEK
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çalışmaları süren yeni Gelir Vergisi Kanun Taslağı'nın
hazır olduğunu duyurdu. Taslağın Ekonomik Koordinasyon Kurulu toplantısına sunulacağını belirten Şimşek, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarını birleştiriyoruz. Bu çerçevede 250 maddelik bir kanunu yaklaşık 100 maddenin altına indiriyoruz” diye konuştu.
İstisnaların daraltılacağını belirten Bakan, vergi vermeyen veya az veren kesimlerin hedef alınacağını belirtti. Amaçlardan bir değeri mevzuatın sadeleştirilmesi ve idarenin elinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Eski bir hesau Uzmanı ve yeminli mali müşavir olarak farklı boyutları olan iki ana verginin birleştirilmrsindeki gerekçeyi anlamak mümkündeğil. Bizim Kurumlar Vergimiz Alman Kurumlar Vergisinden devşirmedir. Gelir Vergisi İsviçre patentlidir. Biri kurumları diğeri gerçek kişilerin vergilendirilmesini hedefler. Çok farklı nitelikleri vardır. Usul maddeleri birleştilebilir ama ondan ötesinin kavramayı daha da zorlaştıracağını zannediyorum.
Bütçe açığının önemli nedeni büyük şehirlerin metro yatırımlarının Ulaştırma Bakanlığına devredilmesi
Maliye Bakanı yaptığı konuşmada bütçe açığına da değinirken, önemli neden olarak memur maaş zamları ve büyük şehir metrolarının yapım maliyetinin Ulaştırma Bakanlığına devrini gösterdi.
Emekli maaş ödemelerine değinen Şimşek, 2002 yılında 6.5 milyon olan emekli sayısının 2012 yılında 10.5 milyona ödemelerin ise 16-17 milyardan 110 milyar seviyesine ulaştığğını bildirdi. Halen kadınların 48, erkeklerin 49 yaşında emekli olduklarına değindi.
BAKAN ÇAĞLAYAN: İHRACATIMIZ 100 MİLYAR DOLARI AŞTI
Bakanın dediği gibi 100'ler kulübündeki yerimizi aldık ama hala Almanya'nın aylık ihracatı kadarız. Alınacak daha çok yol var. Bakan'a göre, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki politik, ekonomik ve sosyal çalkantılar devam ediyorken ciddi bir ihracat artışı göstermek zor. Ancak Türkiye bunu başarıyor. Türkiye ihracat odaklı büyüyor.
AVRUPA DOSYASI
Fransa'da son 30 yılın en sıkı bütçe hazırlığı
Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande hükümetinin açıklayacağı ilk bütçe planında kamu açığının kapatılmasına yönelik adımlar atılması bekleniyor. Bütçe planlamasında, ülkenin 30 milyar euro’luk mali boşluğun da doldurulması öngörülüyor.
Yetkililer, bütçe açığının kapatılması için gereken paranın üçte ikisinin harcamalarda kesintiye gitmek yerine vergi artırımlarıyla elde edileceğini belirtiyor. Açıklama, ülkenin istenilen büyüme oranlarına ulaşamamasının ardından geldi.
Hollande, Fransa bütçesinin son 30 yılın en zorlu bütçesi olacağını söyledi.
Yıllık geliri 1 milyon euro’nun üzerinde olanlara uygulanması beklenen yüzde 75’lik vergi oranı Fransız iş adamlarının tepkisini çekmişti, ancak Hollande bu uygulamanın iki yıl sonra sona erdirilebileceğini duyurmuştu.
AFP haber ajansı, Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault’nun, “Sabit gelirlerle, 10 Fransız vergi mükellefinden 9’u vergi artırımlarından etkilenmeyecek” sözlerini aktardı.
Ayrault, “Bu yeni önlemler orta sınıf ve işçi sınıfını birbirinden ayırıyor” dedi.
Ayrault ayrıca Fransa’nın bütçe açığını, GSMH’nın (Gayri Safi Milli Hâsıla) yüzde 3’ünün altına çekme hedeflerini yerine getirebileceğini ifade etti.
Geçen hafta Fransa’da işsiz sayısı 3 milyonu aşarak, Fransa’nın euro bölgesine katılmasından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Fransa’da büyüme oranları üç dönem üst üste ‘sıfır’ olarak açıklandı.
İspanya'nın yeni kemer sıkma planı
Ekonomik sorunları giderek artan ve işsizlik oranı yüzde 25'e dayanan İspanya, kemer sıkma tedbirlerinin yoğunlaşacağı 2013 yılı bütçesini açıklamaya hazırlanıyor.
Bu tedbirler 39 milyar euro tutarında tasarruf, vergi artışı ve yapısal reformlar içeriyor. İspanya bu hafta kemer sıkma politikalarına karşı şiddetli protesto gösterilerine sahne oldu.
Bankalara uygulanan stres testi sonuçlarının Cuma günü açıklanacağı İspanya'da Euro Bölgesi yardım fonuna başvurulması yönündeki beklentiler artıyor. Ülkede borçlanma maliyeti Çarşamba günü tehlikeli boyutlara yükseldi; borsalarda düşüş gözlendi.
İkinci bir yardım paketine başvurulması halinde, bugün açıklanacak tasarruf tedbirleri sayesinde yardımın, daha az şarta bağlı olarak verilmesi bekleniyor.
BORSALARDA DÜŞÜŞ
Başbakan Mariano Rajoy Çarşamba günü Wall Street Journal gazetesine yaptığı bir açıklamada borçlanma maliyetinin "uzun süre yüksek seyretmesi" durumunda Euro Bölgesi yardım paketine başvurusunun "yüzde 100 kesinlik" kazanacağını belirtmişti.
Aynı gün açıklanan merkez bankası verileri de ülkede ekonomik üretimin azaldığını ve resesyonun derinleştiğini gösterdi. Bunun üzerine Madrid borsasında yüzde 4'lük düşüş gözlenirken, 10 yıl vadeli devlet tahvillerinin faiz oranları da yüzde 6'nın üzerine yükseldi.
Geçen hafta ülkenin en büyük bankası BBVA, bankacılık sektörünün kurtarılması için 60 milyar euro gerekeceği tahmininde bulunmuştu. Sorun yaşayan bankalar için bugüne kadar ayrılan ödenek 20 milyar euro'ya ulaştı.
BÜTÇE AÇIĞI ARTIYOR
Euro Bölgesi'nin dördüncü büyük ekonomisi olan İspanya, daha önce emlak sektöründeki çöküşün yol açtığı resesyonun ardından 2011'in son çeyreğinde ikinci kez resesyona girdi.
Ekonominin daralması ve artan protestolar, bütçe açığını gidermek için hükümetin kemer sıkma önlemlerine başvurmasını zorlaştırıyor. Uzmanlar İspanya'da bütçe açığının bu yıl yüzde 7'yi aşabileceğini belirtiyor.
Yeni kemer sıkma tedbirlerinin açıklanması beklentileri İspanya'da yeni protesto dalgalarına neden oldu.
ÇİN RAPORU
Sert düşüş endişeleri yaşayanÇin'de yılın ikinci yarısında mali göstergeler beklenen iyileşme sinyallerini vemedi. Çin şimdi mali tedbirlerle ekonomiyi canlandırmak için hazırlık yapıyor. Çift rakamlı büyüme rakamlarına alışmış olan ülkenin %7-8 gibi büyüme rakamlarında istikrar bulması amaçlanıyor.
İmalat ve ihracat ta yavaşlama var. Çinli yetkililer ekonomideki dinamikleri yeniden hareketlendirebilmek için yaklaşık 2.5 trilyon USD'lik bir yatırım planı açıkladılar.
Ancak kapsamlı plan incelendiğinde uzun vade tamam ama kısa vade de fazla ümit vermediği ifade ediliyor. Bunda bile finansmanın %50'den fazlasının borçlanma ile sağlanacak olmasıda endişe verici gözüküyor.
Bütçe açığına çare aranıyor.Hükümet özelleştirmelere yöneldi
Ağustos ayı itibari ile 8,5 milyara ulaşan bütçe açığının sene sonu tahmini 35 milyara ulaşacağı beklentisi hükümetin elindeki varlıkları satış sürecine almasına neden oldu. Söz konusu şirketlerden Halkbank, Türk Telekom ve THY'de ikinci halka arzlar gündemde. Devlet bu 3 satış ile birlikte Halkbank'ın yüzde 24'ünün satışından 4,2 milyar TL, THY'nin yüzde 30'unun satışından 1,6 milyar TL ve Türk Telekom'un yüzde 30'unun satışından da yaklaşık 7,2 milyar TL elde etmeyi planlıyor. Söz konusu satışların toplamı 13 milyar TL civarında.
ZİRAAT BANKASININ İLGİNÇ BATAK KREDİSİ
Vatan Gazetesinin haberi
Ziraat Bankası, Bayrampaşa-Ora Alışveriş Merkezine 2010’da verdiği 285 milyon euroluk krediyi tahsil edemedi. Banka batık krediyi ‘tahsili gecikmiş alacak’ olarak kayda geçirince BDDK’nın tahsili gecikmiş alacaklar kalemi bir haftada 568 milyon lira birden arttı. Bankanın toplam alacaklarının gecikme faiziyle birlikte 630 milyon lira olduğu ifade ediliyor.
Bu skandal Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bir veri sayesinde ortaya çıktı. BDDK’nın haftalık interaktif bülteninde yer alan bilgilere göre 31 Ağustos 2012’de 5 milyar 41 milyon lira olan batık kredi miktarı sadece bir hafta sonra yani 7 Eylül 2012’de 5 milyar 609 milyon liraya yükseldi. Bu beklenmedik artış bankacılık kulislerini de hareketlendirdi. Sektörde batan 568 milyon liralık kredinin ticari kredi olduğu ve tek bir banka tarafından verildiği iddiaları dolaşmaya başladı.
Gelişmeleri izleyen Vatan, son derece çarpıcı bir sonuca ulaştı. Bahsi geçen batık kredi Ziraat Bankası tarafından 2010 yılında Ora AVM’ye kullandırılan 285 milyon euroluk kredi idi. 2010 yılında kullandırılan kredinin geri ödemesiz dönemi 2012 başında sona ermişti. Ancak şirket vadesi gelen borçlarını ödeyememişti. Bu yüzden kredi yasal zorunluluklar nedeniyle tahsili gecikmiş alacaklar hanesine kaydedilmişti.
MUHTEMELEN SİYASİ ETKİLERLE KREDİYİ ZİRAAT ÜSTLENDİ
İstanbul Bayrampaşa’da 70 bin metrekarelik alan üzerine inşa edilen Ora İstanbul’un bankalarla sorunu daha proje aşamasında, 2008 yılında başladı. Projeye ilk olarak Garanti Bankası finansman sağladı. İlk 2 yılı geri ödemesiz projeye 118 milyon euro kredi vermeyi kabul eden Garanti, Ora Gayrimenkul’un mali yapısının yeterince güçlü olmadığına kanaat getirerek, 2009 sonunda projeden çekilme kararı aldı. Devam eden projeyi tamamlamak için birçok bankanın kapısını çalan ve birçoğundan ‘hayır’ cevabı alan şirket sonunda Ziraat Bankası ile anlaştı. Ziraat Bankası Ora Grubu’nun hem Garanti Bankası’na olan borçlarını üstlendi hem de yeni bir kredi açarak projenin tamamlanmasını sağladı.
29 Ekim 2011’de görkemli bir açılışla kapılarını ziyaretçilere açan Ora İstanbul, bir türlü beklenen başarıyı elde edemedi. 235 mağazanın yer aldığı alışveriş merkezinin lokasyon açısından zor bir yerde bulunması, aşırı rüzgâr alması ve yeterince ilgi çekmemesi kiracı firmaların bir bir ayrılmasına sebep oldu. Bu olumsuz gelişme Ora Gayrimenkul’un ödeme gücünü ciddi anlamda zayıflatırken, buraya hizmet veren şirketlerin de tedirgin olmasına neden oldu.
Alacaklı firmaların, sorumluluklarını yerine getirmediği gerekçesiyle Ora hakkında iflas davası açması, Ora yönetiminin de buna karşılık iflas erteleme talebiyle yargı yoluna gitmesi süreci daha da içinden çıkılmaz hale getirdi.. Kredi tahsilâtının giderek imkânsız hale geldiğini gören Ziraat Bankası da bu alacağını tahsili gecikmiş alacaklar hanesine kaydetti.
Bankalar Kanunu ve Karşılıklar Yönetmeliği gereğince 90 gün içinde ödenmeyen kredilerin tahsili gecikmiş alacak olarak kaydedildiğine dikkat çeken bankacılar, “Hiçbir banka kredisinin batmasını istemez. Ancak Banka- şirket-yargı üçgeninde yaşanan gelişmeler Ziraat yönetimini böyle bir karar almaya zorlamış olabilir” yorumunu yaptı. İstanbul Bayrampaşa’daki Ora Alışveriş Merkezi’ne tahsis edilen kredi hakkında herhangi bir açıklama yapmayan banka yönetimi konu hakkında gereken yasal sürecin yapıldığı bilgisini vermekle yetindi.
BDDK İNCELEMESİ NE OLDU?
Bahsi geçen kredi hakkında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yaklaşık 18 ay önce bir inceleme başlatıldı. Ancak Ora Gayrimenkul kredisinde imzasını bulunan Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar tam bu sırada BDDK’ya kurul üyesi olarak atandı. Bu atama inceleme sürecini de sıkıntıya soktu. Çağlar’ın murakıpların amiri sayılabilecek bir konuma gelmesi soruşturmanın sonuçlanmasını zorlaştırdı. Bankalar Kanunu açısından tipik bir Zimmet davası niteliği taşıyan konu hakkında gelişmeler merak konusu. Garanti’ninde risklerini devralarak Ziraat’i devreye sokan güçlerin kimler olduğu yakında fısıltı gazetesinde duyurulacaktır.
PİYASALAR
Zam beklentisi ve arkadan gelen zamlar borsadaki yükselişi menfi etkiledi.
İspanya endişeleriyle geçen hafta global piyasalara bağlı olarak gerileyen borsamız,
tepki alımlarıyla toparladı. Ancak doğalgaza zam beklentisinden etkilendi. 67.000 civarında alım ağırlıklı bir seyir görüldü. Borsa geçtiğimiz haftayı 66.396’dan kapattı.
Bu hafta İspanya izlenmeye devam edilecek. Bu arada fiyatlara doğalgaz ve elektrik zamları yansıtıldı.
FAİZLER
Mevduat faizlerini hemen hemen bütün bankalar aşağı çektiler. Bireysel kredi faizlerinde 0.90 'lara doğru bir çekilme bekleniyor. Hala 1.00 üstünde faiz uygulayanlar var. Normal kredi faizlerinde faiz koridorundaki düşmenin veya ortalama 5.9 civarında olan İnterbank fonlamasının yansımaları görülmeğe başlandı.
Hazine tahvilleri ÖTV zamlarını fiyatlara yansıttılar. Doğalgaz ve elektrik zamlarının yukarı doğru baskısı var. 7.55 civarında bir faiz görmek mümkün.
DÖVİZ
Dolar haftanın son gününe 1.7890 fiyatından girdi. Bunda yerel kurumların yüklü dolar ve euro satışlarının etkisi oldu. TL değerlendi.Dolar haftayı 1.7971 euro haftayı 2.3107 den kapatırken parite 1.2859 oldu.
Bu hafta Suriye gelişmeleri de yakından izlenecek.
Esenlikle kalın.
(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.