Zenginler daha az vergi verecek

ABD'de Demokrat Partinin Obama-Biden ikilisinin Cumhuriyetçilerin Mitt Romney-Paul Ryan ikilisine karşı başkanlık seçiminin büyük rallysi start alıyor

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 3-8 Eylül 2012
İSTANBUL-
ABD'de Demokrat Partinin Obama-Biden ikilisinin Cumhuriyetçilerin Mitt Romney-Paul Ryan ikilisine karşı mücadele vereceği ve kasım ayında yapılacak başkanlık seçiminin büyük rallysi start alıyor. Kurultaylarını Tampa'da yapan cumhuriyetçilerin özellikle ekonomik görüşleri ABD kamuoyunda ciddi bir tartışma konusu oluyor. Başkan yardımcısı adayı Ryan'ın savunduğu”Zenginler daha az verecek” projesinin ABD hazinesine faturası Nobel ödüllü Ekonomist Paul Krugman’ın hesabına göre 4.3 milyar dolar.
Geçtiğimiz hafta Tampa'da yapılan Kurultay'da Romney resmen aday olurken, Başkan yardımcısı adayı Paul Ryan'ın ekonomik görüşleri ve vergi önerileri ciddi muhalefetle karşılaşıyor. Özellikle Mitt Romney'nin menşeini açıklamakta zorlandığı büyük serveti tartışma konusu olurken ve Warren Buffet'ın sekreteri patronundan fazla vergi verdiği için Beyaz Saray'da ödül alırken Ryan'ın zenginlere vergi indirim önerisi herhalde çok tartışılacak.
Diğer taraftan okyanusun diğer tarafında İngiltere Başbakan yardımcısı Clegg bu tezin aksini savunuyor.



CLEGG: ZENGİNLERDEN FAZLA VERGİ ALINSIN

İngiltere Başbakan Yardımcısı Nick Clegg, belirli bir süre için zenginlerden daha fazla vergi alınmasını önerdi. Koalisyonun küçük ortağı olan Liberal Demokratlar'ın lideri Clegg, İngiliz halkının "birlik içinde, müreffeh bir toplum olarak kalabilmesi" için zenginlerin daha fazla katkıda bulunması gerektiğini belirtti.

Clegg, "Daha adil olmak, uzun verimli bir ekonomik savaşın parçasıdır" dedi.

Ancak Maliye Bakanı George Osborne da istihdam yaratarak ekonomiye büyük katkıda bulunan kesimleri ürkütmemek gerektiğini söyledi. Nick Clegg, Guardian gazetesine, belli bir fiyatın üzerindeki evlerden daha fazla vergi alınmasına yönelik politikalarına ek olarak, zenginlerden ekonomiye sınırlı bir süre için daha fazla katkıda bulunmalarının istenebileceğini belirtti. Başbakan Yardımcısı, bu yolla ülkenin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde ekonomik adaleti sağlayabileceklerini vurguladı.

Ancak muhalefetteki İşçi Partisi Clegg'i "İngiliz halkını aptal yerine koymakla" suçladı.

İşçi Partisi'nin Gölge Maliye Bakanı Chris Leslie, "Clegg zenginlere daha fazla vergiden söz ediyor. Ama Maliye Bakanı George Osborne'un hazırladığı bütçede milyonerlere vergi indirimine destek veren kendisiydi" dedi.



ECONOMİST: ERDOĞAN'IN HIRSI TERS TEPİYOR


Haftalık Economist dergisinin son sayısında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin irdelendiği bir analiz yer alıyor.(BBC)
“Erdoğan’ın ters tepen hırsı” başlığıyla yayımlanan analizde, Başbakan Erdoğan’ın ‘Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanı olmaya fazla odakladığı’ ve ‘giderek daha çok otoriterleştiği’ yazıyor.
Dergi, Erdoğan için “Türkiye’nin Atatürk’ün ölümünden sonraki en etkileyici lideri” yorumun yaparken Erdoğan’ın liderliği döneminde Türkiye’nin ekonomik durgunluk ve siyasi tıkanıklıktan çıktığını, bölge için de ‘esin kaynağı’ olduğunu ifade ediyor.
Ekonomik büyüme yavaşlasa da Türkiye’nin diğer Akdeniz ülkeleri gibi krize sürüklenmediği vurgulanırken kadın hakları ile Kürt haklarında da gelişmeler kaydedildiğine dikkat çekiliyor.
Dergi, Erdoğan’ın 2011 seçimlerinde üçüncü defa seçilmesinin şaşırtıcı olmadığını belirtse de son döneminde, ‘kanser olduğu iddiaları, Gülen cemaati ile anlaşmazlıklar, tırmanan Kürt sorunu ve Suriye’deki savaş’ nedeniyle zorlandığını yazıyor.
Erdoğan için “Giderek daha çok otoriterleşti” ifadesini kullanan dergiye göre bu, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı döneminin sona ereceği 2014 yılında cumhurbaşkanı seçilme hırsından kaynaklanıyor olabilir.



Yeni anayasa oluşturma sürecinin de tıkandığı ifade edilen analiz şöyle devam ediyor:
“Erdoğan’ın hırsının, yeni demokratik anayasa oluşturma sürecini baltaladığı söyleniyor. Meclis komitesinin anayasa taslağı hazırlaması gerekiyordu ancak bu başarısız oluyor gibi görünüyor.”
“Birçokları, Erdoğan’ın başbakanlıktan sonra cumhurbaşkanı olabilmek için AK Parti tarafından cumhurbaşkanlığı konumunun gücünü arttıracak bir proje hazırlanmasını istediğinden şüpheleniyor. Mecliste üçte iki çoğunluğa sahip olamadığı için yeni bir anayasanın referandumdan geçmesi gerekiyor.”
Erdoğan döneminde PKK ile gizli görüşmeler yapıldığının ortaya çıktığı hatırlatılırken, Erdoğan’ın daha sonra güç kullanmaya yöneldiği ve binlerce Kürt eylemcinin tutuklandığı yazıyor.
Yazıda, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın da “Türkler ve Kürtler arasındaki bağ giderek zayıflıyor” sözlerine yer veriliyor.
Medya ve hükümet ilişkisine de değinen Economist dergisi, medya patronlarının hükümetle ilişkilerini kaybetmek korkusuyla muhalif gazetecilerin işine son verdiğini yazıyor.
Dergiye göre laik kesim de Erdoğan’ı ‘İslamcı köklerine dönmekle suçluyor. Bu suçlamaların kaynağında, kürtajı yasaklama önerisi, imam hatip ortaokullarının yeniden açılması, öğretim müfredatına Kurân ve Arapça derslerinin konulması yer alıyor.
Yazıda, Erdoğan’ın ‘din odaklı milliyetçiliğinin aşırı sağcı ve muhafazakâr seçmenleri’ çekme amacında olduğu yorumu yapılıyor.
Türkiye’nin Suriyeli muhaliflere desteğinin eleştirildiği belirtilen analizde birçok generalin cezaevinde olduğu hatırlatılırken ‘ordunun sessiz kaldığı, Erdoğan’ın destekçilerinin bile Suriye kumarını sorgulamaya başladığı’ yazıyor.

'ÖNCELİĞİ KENDİ EVİNİ DÜZENE SOKMAK OLMALI'

Dergi analizi şu sözlerle sonlandırıyor:
“Son anketlere göre Türklerin yalnızca yüzde 17’si Avrupa Birliği üyesi olabileceklerine inanıyor. Birçokları ülkelerinin bölgesel bir savaşa saplanmasından korkuyor. Erdoğan, kamuoyunun havasını koklamakta ustadır, fakat popülaritesi giderek azalıyor. Önceliğinin, cumhurbaşkanı olma hırsından çok, tüm Türk vatandaşlarını destekleyecek bir anayasa ile evini düzene sokmak olmalıdır.”



FAKİRLİK AVRUPA'YA GERİ DÖNÜYOR


Dünyanın en büyük üçüncü tüketici malları üreticisi Unilever Grubu Avrupa Şefi Jan Zijderveld, gelişmekte olan ülkelerdeki stratejilerle Avrupa'daki krize karşı mücadele ettiklerini ifade ederek, "Fakirlik Avrupa'ya geri dönüyor." dedi.
İkinci Dünya Harbinde fakirliği dolu dolu yaşayan Avrupanın pek çok yerinde yaşam şartları giderek zorlaşıyor. Bedava aşevleri yanında dilenciliğin yaygınlaşmaya başladığı konuşuluyor.



ÇİN ENDÜSTRİSİ KAN KAYBEDİYOR


Çinli sanayi firmaların dört ay üst üste kâr kaybetmesi, keskin bir ekonomik yavaşlama yaşanacağına dair endişeleri artırdı.
Geçtiğimiz yılın temmuz ayına kıyasla, kazançlar yüzde 5,4 düştü. Haziran ayındaki yıllık düşüş ise yüzde 1,7'ydi. Çinli firmalar, ürünlerine küresel pazarda gösterilen talebin azalmasının yanı sıra, iç tüketimdeki cansızlıktan da zarar gördü. Ekonominin büyümesinde önemli bir rol oynayan endüstri sektörünün zayıflaması, hükümetin bu konuda daha çok önlem almasına neden olabilir.
Çin ekonomisi uzmanı Dariusz Kowalczyk, "Hem dış, hem de iç pazarlardaki faaliyeti canlandırmak için daha yeni ve güçlü girişimler bekliyoruz" dedi.
Dünyanın en büyük ikincisi olan Çin ekonomisi, ikinci çeyrekte yılda yüzde 7,6 oranında büyüdü. Bu, ülkenin son üç senede yaşadığı en yavaş büyüme oranı oldu.
İhraç pazarları, Avrupa ve ABD'deki ekonomik sorunlar, Çin ürünlerine olan tüketici talebini etkiliyor. Bu da ekonominin yakın dönemde daha çok yavaşlayacağına dair endişeler uyandırıyor. Başbakan Wen Jiabao, ihracata yönelik büyümenin yavaşlaması konusunda endişeleri dile getirdi ve Pekin'in yurt dışındaki satışları canlandırmak için gerekli adımları atması gerektiğini söyledi.
Ekonomist, ülkenin büyümeyi ayakta tutmak adına altyapı yatırımını canlandıracağı ve iç talebi artırmak için "tüketimi teşvik edeceği" görüşünde.



ŞANSÖLYE MERKEL ÇİN'DE

Çin yeni düzende en fazla ziyaret edilen ülkelerden. Önce Mısır'ın yeni Başbakanı Çin'i ziyaret etti ve destek istedi. Arkasından Şansölye Merkel, ikili ticari ilişkileri düzeltecek temaslar yapıyor. Bu temaslar sırasında 50 adet Airbus siparişi de geldi.Almanya Başbakanı Angela Merkel'i ağırlayan Çin, Avrupa şirketi Airbus'tan 3,5 milyar dolar değerinde 50 uçak almayı kabul etti.
Merkel, ziyaretinin başında 10 anlaşmaya imza attı. Anlaşmalar iletişim, enerji, sağlık ve denizcilik alanlarında.
Çin resmi haber ajansı Şinhua, anlaşmalar kapsamında, Airbus uçaklarının montajının Çin'de yapılmasının da yer aldığını kaydetti. Çin Başbakanı Wen Jiabao ise AB ülkelerine yatırım yapmayı sürdüreceklerini dile getirdi.
Çin ile AB arasında bir süredir Karbon Emisyonu Ticaret Planı nedeniyle anlaşmazlık yaşanıyor. Plan, havayolu şirketlerinin 1 Ocak'tan itibaren atmosfere saldıkları karbon nedeniyle para ödemesini öngörüyor. Çin gibi ülkeler ise, uçuşların sadece Avrupa hava sahasındaki kısmının değil, tümünün ücretlendirildiği gerekçesiyle planı eleştiriyor.
Bu nedenle Çin yönetiminin, "misilleme" olarak Airbus'tan uçak alınmasını engellediği ileri sürülüyordu. Pekin'den bu iddaya yalanlama veya doğrulama gelmedi.
Merkel bu yıl Çin'i ikinci kez ziyaret ediyor. Merkel'e çok sayıda bakan ve şirket yöneticisi de eşlik ediyor. Almanya ile Çin arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 180 milyar dolardı. Bu miktar, beş yıl öncesindekinin beş katı.



"ALMANYA EURONUN ÇIPASI OLMAYA DEVAM ETMELİ"

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, Almanya'nın Euro Bölgesi'nde bir istikrar çıpası olmaya devam etmesi gerektiğini söyled
Die Zeit Gazertesine konuşan Draghi”Refahın devam etmesi için Almanya'nın parasal istikrar bölgesinin merkezinde güçlü bir para biriminin çıpası olmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.
Bölgedeki tüm ülkeler için sürdürülebilir refah oluşturulması Euro Bölgesi ve özellikle Almanya için arzu edilebilir bir durumdur. Almanya'nın başarısının temelinde Avrupa'ya ve dünya ekonomisine olan derin entegrasyonun yattığını vurguladı.
Draghi ayrıca AB ülkesi üye ülkelerin ayaklarını yorganlarına göre uzatmaları gerektiğinide belirtti.

PİYASALAR

Türkiye agustos ayının son haftalarını bayram ve tatil nedeniyle biraz rahat geçirdi. Tıpkı İstanbul gibi piyasalarda oldukça sakindi diyebiliriz. Dünyada olduğu gibi Türkiye piyasalarıda Wyaming-Jackson Hole’da yapılacak FED Yıllık Toplantısına odaklanmıştı.

Jackson Hole'da önce hayalkırıklığı sonra yükseliş geldi

Bernanke’nin “: Parasal genişleme imkanı yaratabiliriz” dediği toplantı erken saatlerde negatif bir bakış sergiledi ancak ilerleyen saatlerde piyasalar olumluya döndü. Wyoming Jackson Hole’daki FED yıllık toplantısında beklenen konuşmasını yapan Bernanke”Yeni tahvil alım imkanını gözardı edemeyiz” dedi.
."İstihdamın zayıf seyretmesi en büyük endişemizi oluşturuyor" diyen Bernanke, "Kalıcı ve yüksek işsizlik ABD ekonomisinin yapısını zedeliyor. Emlak sektörünün durumu ve Avrupa krizi endişe yaratıyor." açıklamasında bulundu. Fed'in , ekonomiyi canlandırmak adına kararlı şekilde adım atacağını söyleyen Başkan, "Ekonomiyi canlandırmak için parasal genişleme imkanı yaratabilirz." dedi.
Açıklamaları önce yeterli bulmayan piyasalar yönlerini eksiye çevirmeye başladı. Bernanke'nin açıklamalarının ardından euro/ dolar 1.2570 TL'ye geriledi. Ancak daha sonra konuşmanın özellikle istihdam konusundaki endişelere önem vermesi bakışları olumluya çevirdi ve bütün endeksler yükselişe geçti.

İMKB 2012’nin zirvesinde kaparken endeks 67.167 oldu.
Haftanın kapanışları; Dolar/TL 1.81, Euro/TL 2.2868, Dolar/Euro 1.2679, Faiz 7.62,Altın 1.681


Hafta başından itibaren tatil sezonunu kapatan piyasalarda dış verilere bağlı olarak canlanma beklenebilir. Tek endişe Suriye konusundaki gelişmeler diyebiliriz. Özellikle BM’den eli boş dönen Davutoğlu’nun tampon bölge politikası kritik edilecek. Suriye konusunda batının Türkiye’yi yalnız bıraktıkları gibi bir hava var. ABD seçim havasına girdi. Avrupa mali sorunlarını aşmağa çalışıyor. Türkiye ve Ürdün gibi komşu ülkelerde Suriyeli mültecilerin sorunları ile karşı karşıya. Mesele sadece mülteci meselesinin ötesinde gibi gözüküyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulması bizi çok rahatsız edeceğe benziyor.Ortaya çıkan bir gerçek; Türk kamuoyunun Suriye ile silahlı bir çatışmayı hiçmi hiç istemediği noktasında toplanıyor.
Esenlikle kalın.

(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

 

Manşetler

Süper zenginler Türkiye ekonomisinin 2,5 katını saklıyor
Anadolu'nun 106. yıl dönümü için 1920 Koşu Yarışı
Hawaiian Airlines pilotları sakallarını tıraş edecekler
Petrole gelen sürekli zam pazarcı esnafı zorluyor
Hayırsızada’dan günümüze 'köpeksizleştirme siyaseti'
Valilik sokak köpekleri için mayıs sonuna kadar süre verdi
Balkon bahçeciliği eğitimi ile balkonlar renkleniyor
Maceranın ön saflarında yer alan yeni nesil kadınlar
Norveç'i kasıp kavuran Paskalya suç dalgası:Påskekrim
Issız bir adada mahsur kalma fikri çok zor!