Abdurrahman Büyükkeskin
Kınık-Kaş/Antalya - Seydikemer ilçesi Yaka Mahallesi sınırlarında bulunan, tarihi M.Ö. 2000’li yılların öncesine dayanan Tlos Antik Kenti, bölge turizmine yön vermeyi sürdürüyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Xanthos ve Letoon ile birlikte Pınara ve Tlos gibi kadim Likya kentleri, Avrupa kültür ve tarih turizminde Türkiye'nin en güçlü temsilcileri arasında gösteriliyor.
Hitit yazıtlarında "Dalawa", Likya dilinde ise "Tlawa" adıyla anılan antik kent; sarp bir tepe üzerine kurulu yapısı ve yamaç kayalarına oyulmuş tapınak tipli mezarlarıyla öne çıkıyor. Kentin en dikkat çekici yapılarından biri ise kanatlı at Pegasus ile üç başlı canavar Chimera’nın mücadelesinin resmedildiği Bellerophontes mezar anıtı. Şehrin eteklerinde ise Roma Dönemi'ne ait surlar, tiyatro, stadyum, hamam, agora ve Hristiyanlık dönemine ait kilise kalıntıları ziyaretçilerini ağırlıyor.
Tlos’taki ilk arkeolojik çalışmalar 1994 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yüzey araştırmalarıyla başlarken, 2005 yılından bu yana kazı ve araştırma çalışmaları Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından titizlikle yürütülüyor. Kent, aynı zamanda Likya Birliği'nin en önemli piskoposluk merkezlerinden biri olma unvanını taşıyor.
Tlos ve çevre Likya kentlerinin Avrupa’daki popülaritesine değinen kokartlı turist rehberi İlkay Özen, bölgenin kültür ve arkeoloji turizmi açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Özen, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: