Mısır’a demokrasi değil askeri yönetim geldi

Mısırlılar 30 yıldır iktidarda olan Hüsnü Mübarek'in istifasını gözyaşlarıyla kutlarken, başkent Kahire havai fişeklerle aydınlandı.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 14-19 Şubat 2011


İSTANBUL- Mısırlılar 30 yıldır iktidarda olan Hüsnü Mübarek'in istifasını gözyaşlarıyla kutlarken, başkent Kahire'nin gökleri havai fişeklerle aydınlandı. Mübarek, 18 gün devam eden protesto gösterileri ardından Cuma günü istifa etti.
Ülkenin yönetimi şu anda Savunma Bakanı'nın başkanlığında silahlı kuvvetlere geçmiş durumda. İstifa açıklaması, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ömer Süleyman tarafından yapıldı. Süleyman, Mübarek'in yönetimi silahlı kuvvetlere devrettiğini söyledi.
Açıklamadan sonra on binlerce Mısırlı sokaklara dökülerek sevinç gösterileri yapmaya başladı. Kalabalık, "Diktatör gitti" sloganları atarken bir gösterici, "Bu, lidersiz başarılan ilk devrim" dedi.
ABD Başkanı Barack Obama Mısır'ın bir ilham kaynağı olduğunu söyledi ve ülkenin sivil ve demokratik idareye dönmesi gerektiğini belirtti. Askerler başkentin merkezinde bulunan ve gösterilerin karargahı işlevini üstlenen Tahrir Meydanı çevresindeki barikatların bir kısmını kaldırmaya başladı. Ancak bir kaç yüz gösterici ordunun geleceğe ilişkin açıklamasını beklemek üzere meydanda kalacaklarını söylüyor.



Mübarek Şarm eş-Şeyh'e gitti

Mübarek ailesiyle birlikte Kahire'den ayrılarak yazlık konutunun bulunduğu Kızıl Deniz kıyısındaki Şarm eş-Şeyh'e gitti. Mübarek'in başka bir ülkeye yerleşip yerleşmeyeceği bilinmiyor.
Hüsnü Mübarek dün geceki televizyon konuşmasında bazı yetkileri Ömer Süleyman'a devrettiğini açıklamış, ancak başkanlık seçimlerinin yapılacağı Eylül'e kadar görevinde kalacağını açıklamıştı. Açıklama, Mübarek'in derhal istifasını isteyen protestocuları daha da öfkelendirmiş, Başkanlık Sarayı ve devlet televizyonu binası önünde binlerce kişi toplanmıştı.

'Darbeye benziyor'

BBC Kahire muhabiri Jon Leyne, istifanın herkes için sürpriz olduğunu, çok sayıda kişinin arabalarıyla sevinç turu attığını ve havaya ateş açtığını söylüyor. Yönetimin orduya devredilmesinin, daha çok bir darbe görüntüsü verdiğini vurgulayan BBC muhabiri, anayasaya göre devlet başkanının istifası halinde yerine meclis başkanının gelmesi gerektiğine dikkat çekti.
Mübarek rejiminin yasakladığı, ülkenin en büyük ve en örgütlü muhalefet grubu Müslüman Kardeşler "sözünü tuttuğu için" orduya teşekkür etti. Müslüman Kardeşler'in eski parlemento grubu başkanı Muhammed el-Katatni, "Mısır halkını ve şehitlerini selamlıyorum. Bugün Mısır halkının zafer günü. Devrimin ana hedefine ulaşıldı" dedi.

Olayların Yorumu:

Mısır'da yüzbinlerce kişi, 30 yıldır iktidarda olan Hüsnü Mübarek'in istifa kararını sokaklarda sevinç gösterileriyle kutlarken gözlemciler bundan sonraki süreçle belirsizlikler olduğuna dikkat çekiyor.
Hüsnü Mübarek'in 25 Ocak'tan beri devam protesto gösterileri ardından istifa etmesiyle yönetim fiilen Yüksek Askeri Konsey Başkanı ve Savunma Bakanı Muhamed Hüseyin Tantavi'nin eline geçti.
Mübarek'in geçen ay cumhurbaşkanı yardımcılığına atadığı, eski istihbarat servisi başkanı Ömer Süleyman'ın makamı da ortadan kalktı.


Mısır'ı geçiş döneminde yönetecek isim olan Muhammed Hüseyin Tantavi, Yüksek Askeri Konsey"in başkanı sıfatıyla, demokrasi yolunda atılacak adımlara önderlik edecek. 76 yaşında olan ve orduya 1956 yılında katılan Tantavi, üç kez İsrail'e karşı verilen savaşta görev aldı. 1956 Süveyş Krizi, 1967 ve 1973 savaşlarında ön cephelerde olan ve mareşalliğe kadar yükselen Tantavi, 1991'den bu yana da Mısır hükümetinde Savunma Bakanlığı görevini yürütüyordu. Tantavi bu görevini yanında, 25 Ocak'ta halk ayaklanmasının patlak vermesinin ardından, Hüsnü Mübarek tarafından isyan ateşini söndürmesi umuduyla atanan hükümette Başbakan Yardımcısı olarak da yer aldı. Mübarek"in, 18 gün süren direnişinin ardından gelen istifasıyla yönetim Tantavi"nin başkanlık ettiği Yüksek Askeri Konsey"e geçti ve Tantavi ülkenin yeni "lideri" konumuna yükseldi. Muhammed Hüseyin Tantavi'nin geçiş dönemini başarıyla yönetip yönetemeyeceğinin onun siyasi kariyerini de belirleyeceği, bu süreci iyi yönetmesi halinde, yapılacak seçimde Cumhurbaşkanlığı yolunun kendisine açılabileceği yorumları yapılıyor.


'Demokrasi değil, sıkıyönetim geldi'

El Arabiya Televizyonu, Yüksek Askeri Konsey'in hükümeti feshedeceğini, meclisin askıya alınacağını ve Anayasa Mahkemesi'nin başına bir askerin atanacağını öne sürdü.
Reuters ajansına göre merkezi Washington'da bulunan Uluslararası ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden (CSIS) Jon Alterman, "Bu başlangıcın sonu. Mısır demokrasiye doğru gitmiyor. Sıkıyönetim başladı. Ülkenin bundan sonra nereye gideceği konusu tartışmalı" dedi.
Ancak El Ahram Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni Gamal Zayda, ordunun sadece geçiş sürecinde rol oynacağını ve sonrasında siyasi alanın dışında kalacağını belirterek, "Protestolar sırasında ordu halkla eleleydi. Halkın ne istediğini gördü. Ordu yeni bir demokratik sistemin kuruluşuna nezaret edecek" diye konuştu.
Wikileaks'in sızdırdığı 2008 tarihli ABD Dışişleri Bakanlığı yazışmalarında Tantavi, "değişime gönüllü olmayan" ve "İsrail'le yeni bir savaş isteyen' bir asker diye tanımlanıyor.
76 yaşındaki Mareşal Tantavi, İsrail'le girilen üç savaşa (1956 Süveyş Krizi ile 1967 ve 1973 Orta Doğu savaşları) da katıldı.
Mübarek'in protestocuları yatıştırmak için 29 Ocak'ta yaptığı kabine değişikliği sırasında savunma bakanlığının yanı sıra başbakan yardımcılığı görevini de üstlenmişti.

İngiliz Guardian gazetesinin başyazısı Mısır'daki gelişmelere ayrıldı.

Gazete, Mübarek'in, dün akşamki konuşmasıyla, ordu ve halk arasında felaketle sonuçlanabilecek bir çatışmanın fitilini ateşleyebilecek barutu koyduğunu söylüyordu..
Mısır ordusunun bu aşamada büyük bir ikilemle karşı karşıya bulunduğunu yazan Guardian, "Ordu şimdi sokakları baskı altına alıp yeni bir Nasırcı devlet kurmak için harekete mi geçecek; yoksa Tahrir Meydanı'nda 'Sivil bir devlet istiyoruz' diye bağıran göstericiler mi kazanacak?" diye soruyor.
Guardian'a göre, Mısır'daki gelişmelerde en dikkat çekici durum, hem muhalefet, hem de hükümet saflarında güçlü liderlerin olmaması.
Gazete ordu ve iktidar partisindeki isimlerin yaşlı olduğunu ve baskıcı bir rejime hizmet ettikleri için güvenilir bulunmadığını söylüyor.
Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Badi ve laik muhalif lider Muhammed El Baradey'in yaşlı kişiler olduğunu belirten Guardian, bu iki ismin de devrimin liderinden çok takipçisi olduğunu vurguluyor.

Mısır Ordusu'na tavsiyeler

Guardian, başyazısına Mısır ordusuna yaptığı şu tavsiyelerle son veriyor;
"Ordu Mübarek'i tecrit etmeli ve subaylar da dahil, her grubun, sınıfın temsil edildiği bir ulusal birlik hükümeti kurulmasına yardımcı olmalı.
Ama askerler hükümetteki hâkim güç olmamalı. Sonunda ordunun siyasetten çekilmesi gerekiyor. Ama bundan önce ordunun önündeki seçim şu: Ya değişimi kolaylaştıracaklar; ya da olası kanlı sonuçlar pahasına engelleyecekler.
Tüm Mısır gibi, ordu da, geçmişle arasına mesafe koymalı."

PİYASALAR

Tahvil faizleri neden yükseliyor?

Ocak başında 6.80 olan ancak 10 şubat itibariyle 8.65"e kadar yükselen, aynı dönemde TCMB faiz indirimine gitmiş iken faizlerdeki bu yükseliş neden kaynaklanıyor.?
Bilindiği gibi 2010 yılında ekonomide canlılığın başlaması ile kredi piyasasında aşırı bir dalgalanma yaşandı. Bu durum TCMB"yi tedirgin etti ve tedbir almağa başladı. İlk etapda döviz mevduatlarında karşılıklar artırıldı. 2010 aralık ayında da TL piyasasında bu tedbirleri yoğunlaştırdı. Döviz hesaplarındaki karşılık uygulaması döviz piyasasında 3.1 milyar daraltma yarattı. TL. piyasasında da alınan tedbirler ve vade farklılaştırması ile 22.5 milyar TL.lik daraltmaya gidildi.
Böylece yaratılan likidite sıkışıklığı kendini faiz artışı ile gösterdi. Vadeye uyum sancıları geçmek üzere
Karşılıklar kısa vadede %12 uzun vade de %5 olunca piyasada vade uyum sancıları başladı. Hedef TL.sında kısa vadeden uzun vadeye geçmektir. Cazibesini yitiren kısa vadeden çıkış 8 milyar ldolarlık “sıcak para kaçısı” yaratmıştır. İstenende esasen uzun vadeye geçmiyorsan güle güle politikası olduğuna göre bu gelişme olumludur.
Kısa vadeden uzun vadeye geçişte giderek borsa ve döviz piyasalarında görülen olumlu seyrin kısa zamandaTL. Piyasasında da özellşikle uzun vade tercihinde kendini göstermesi beklenmektedir.
Özetle beklenen, iç piyasada yaşanan tercih değişiminin kısa vadeli olumsuz görülen sonuçlarının orta ve uzun vadeli olumlu sonuçlara nasıl ve ne zaman yansıyacağıdır. Alternatif piyasalar bu sürenin çok ta uzak olmadığına işaret etmektedir.

TCMB rahat mı?

Merkez Bankası kendini büyüme-enflasyon ekseninde kendini rahat hissediyor. Onun için enflasyon endişesi şimdilik yok. Dolayisiyle hala faizi indirmekte ve büyümeyi kışkırtmakta beis görmüyor. Şimdilik cari açık üzerinde temerküz etmiş durumda. Yükselen döviz kuru ithalatı düşürürken, banka karşılıkları yükselterek kredileri dolayisiyle enflasyonu kontrol altında tutacağını hesaplamaktır. Bu politikanın yan tehlikeleri ise aşırı faiz düşüşünün sermaye girişini caydırması ve döviz kurunu aşırı yükseltmesi sözkonusu olabilir. Faiz indirimi etki zincirini tamamlamadan enflasyon artmaya başlarsa TCMB"nin bu politikası etkisiz kalmış olur. Gelişmiş ekonomilerin bugünkü derdinin bizim kapımızı ne zaman çalacağı üzerinde ciddi olarak durmak gerekir.



ERSİN ÖZİNCE : Bankacılık sektörü bu yıl Yüzde 10 azalabilir.

Merkez Bankasının attığı adımların kredilerde daraltıcı etki yarattığını belirtti.

İş Bankası Genel Müdürü ve Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, bu yıl sektörün toplam rakamlarında %10 civarında azalma olabileceğini söyledi. TCMB"nin aldığı önlemlerin sektörü empoze parametrelerle yönlendireceğine kesin gözü ile bakan Özince, bu tedbirleri faydalı görmek pek mümkün değil. Dilerim ki uzun vade de olumlu netice yaratmasını bekleyelim dedi. Bu tedbirler sektörün büyümesini yavaşlatacaktır. Özince"ye göre, Yılın ikinci yarısında seçimlerden sonra hızlanma beklenebilir.

Dolar ne durumda?

Enflasyon kaygıları ve yükselen faizler nedeniyle gelişmekte olan ülkelere ilişkin endişeler devam ederken,doların diğer paralara karşı değer kazanması devam ediyor. Geçtiğimiz hafta hareketliliğini koruyan dolar kuru günü 1.5960 dan kapattı.

Bu hafta yapılacak PPK toplantısında sürpriz bir faiz indirim kararı gelirse ki bekleyenler çoğunlukta, dolar kuru 1.60 tavanını delerek yeni zirveler yapabilir. Faiz indirimi sözkonusu olmaz ise; Merkez Bankası'nın toplamda yaptığı 75 baz puanlık faiz indirimlerinden sonra hızla değer kaybeden TL'nin önümüzdeki dönemde kayıplarını telafi etmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Orta-uzun vade : 2010 yılında gelişmekte olan ülkelere artan ilgiye paralel, güçlü ekonomisi ve siyasi istikrarı ile Türkiye varlıklarına olan ilgi TL'nin de USD karşısında değerlenmesine neden oldu. 2011 yılında ise Türkiye için asıl hikayenin not artırımları olmasını bekliyoruz.

Yaz ayları başında yapılacak seçimin ardından en az iki kurumdan not artırımı beklerken en az bir kurumun da Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çekmesi bekleniyor.
Öte yandan yılın ilk aylarında Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin sürmesi TL üzerinde baskı yaratacaktır. Ancak küresel piyasalarda likidite bolluğunun sürmesine bağlı olarak TL varlıklara ilginin süreceğini düşünüyoruz.

Borsa
Bankalardaki satışlar İMKB"yi olumsuz etkiledi

Bernanke"nin açıklamalarının ardından gelen yurtdışındaki şatışlara paralel İMKB"de geçtiğimiz haftanın sonunda satıcılı açıldı. Düşük karlılık beklentisi ile gelen satış ile endeks 64.762"lere geriledi. Garanti"nin karının düşük gelmesi Garanti hisselerine 2.41 değer kaybettirdi.
Borsadaki geri çekilmenin sınırlı kalması bekleniyor. Kötü bir veri oluşmaz ise tekrar endeksin toparlanması beklenebilir. PKK toplantısı kararları haftanın gelişimini etkileyebilir.

Diğer taraftan;

TÜİK tarafından dün açıklanan Aralık ayı sanayi üretim rakamı Türkiye ekonomisi için oldukça pozitif sinyaller verdi. Sanayi üretiminde aylık artış beklentisi %10 - %12 civarındayken, açıklanan rakam %16,9 ile tüm beklentilerin üzerinde kaldı.
2010 yılının son ayına ait bu rakamla birlikte, yılın genelinde ekonominin ne derece büyümüş olabileceğine dair de güvenilir ipuçları almış bulunuyoruz. Buna göre, Türkiye ekonomisinin 2010 yılında %8'in üzerinde büyümüş olabileceğini görüyoruz.
Sene başında tahminlerin %5 - %6 civarında olduğunu hatırlarsak, büyüme performansının başarısı daha iyi anlaşılıyor. 2011 yılında aynı boyutta olmasa da %5'in üzerinde bir GSYİH büyüme rakamı yakalanmasını beklediğimizi paylaşalım.
Yurtiçinde diğer makro göstergelerde de genel olarak olumlu sinyaller alınması TL varlıklara olan yatırımcı ilgisinin de orta-uzun vadede güçlü kalmasını sağlayacaktır. Piyasalara bakarsak, içeride ve dışarıda bugün görünen takvimin sakin olduğunu söyleyebiliriz.
Siyaset sahnesinde Mısır dışında Kıbrıs konusu gündemdeki yerini koruyor. Başbakanın “besleme” tabirini kullanması ortalığı gerdi. Üstüne büyükelçi"nin değiştirilmesi Başbakan"ın dayatmacı politikasının devamı olarak görüldü.
Bazı densizlerin pankartları ve gösterileri şüphesiz hiç yakışık kaçmadı. Ancak bunları bütün Kıbrıs halkına maletmemek gerekir. Diğer taraftan Kıbrıslı" nında kendine çekidüzen vermesi fedakarlık yapması gerekiyor. Bakalım gelişmeler nasıl sürecek.
Diğer önemli bir konu Balyoz davasındaki tutuklamalar. Kuvvet komutanlarıda dahil çok sayıda sanığın savcının talebi ile tutuklanmalarına karar verilmesi ortamı gerdi.

Esenlikle Kalın.

NOT: Ancak, piyasalarda hareketli günler geçiriyoruz ve herhangi bir takvime bağlı olmayan açıklama ve haber akışına duyarlılık yüksek. Bu nedenle yatırımcıların, özellikle de kısa vadeli pozisyonlarını kontrollü bir şekilde yakından takip etmelerini, risklerini dengeli tutmalarını öneriyoruz..

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)

Manşetler

Tur şirketi iflas etti, 600 kişi Umre'de mağdur oldu
Fas turizme 3,5 milyar avro yatırım yapıyor
Ekonomi sınıfına yatırılabilen koltuklar geldi
Gemide yapılan düğün töreni gökyüzüne taşındı
Ordu'daki tarihi Aya Nikola adası turizme kazandırılacak
Süper zenginler Türkiye ekonomisinin 2,5 katını saklıyor
Anadolu'nun 106. yıl dönümü için 1920 Koşu Yarışı
Hawaiian Airlines pilotları sakallarını tıraş edecekler
Petrole gelen sürekli zam pazarcı esnafı zorluyor
Hayırsızada’dan günümüze 'köpeksizleştirme siyaseti'