MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten- (9-14 Haziran 2014)
İSTANBUL- İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesi "Türkiye'nin açıkları modern ekonomi iddiasını çürütüyor" başlıklı bir haberde, ekonomin geleceği kötü yönetişim ve hukukun üstünlüğünün zayıf olması yüzünden gölgelenmiş durumda denildi.
TÜRKİYE DOSYASI
Türk lirası gelişmekte olan ülke paralarına paralel olarak yeniden değer kaybetmeğe başlamıştı. Faiz indirim isteklerinin yüksek sesle ve tepeden seslendirilmesi de bu değer kaybının bir nedeni idi. Ülkedeki enflasyonun %9.66 ile yüksek kalmasının bu durumu daha karmaşık hale getirdiğini unutmayalım. Bizde ülke olarak yorum yapan ekonomist oldukça fazladır.
Geçtiğimiz haftabaşı TCMB Başkanı Erdem Başçı bu yorumcuları ikna için Bakanlar Kuruluna sunum yaptı. Arkasından birşeyler değişebilir beklentisi vardı. Tam bir rahat “oh!” çekecek iken Erdoğan tekrar “faiz inmelidir” diyerek durumu tekrar gündeme taşıdı.
Hep merak ederim; Niye çağırıp Babacan’ı konuşmaz da düşüncelerine aleniyet kazandırır. Hatırlarım 2088 krizinin başlangıç günlerinde FED Başkanı ile Maliye Bakanı gizli gizli buluşup yemek yerlerdi. Herhalde havalardan bahsetmezlerdi. Bunlardan ders almak lazım.
Enflasyon 9.66 ile en tepeye ulaştı. Bundan sonra düşmesini ve beraberinde de faizlerin indirilmesini bekliyoruz. Esasen enflasyon 9.66 ise faizler sadece AB’de değil, bizde de negatife geçti demektir. Yalnız bizde ki negatif faiz, enflasyonun altında bir faizi içeriyor.
Geçtiğimiz hafta üç ayrı derecelendirme kuruluşu Türkiye hakkında kanaat belirtti. Biri bankaların notunu düşürürken, diğerleri temennide bulundu. Piyasalar etkilenmedi. Birbirini tutmayan değerlemeler, derecelendirme kuruluşları hakkında da tereddütler yaratıyor.
Geçtiğimiz haftanın önemli olayı ECB’nin toplantısıydı. Beklentilerin ötesinde tedbirler vardı. 400 milyarlık fonlama imkanı getirildiı ve faizler geriletildi. Bu tedbirleri ayrıca görüşeceğiz.
Ancak bunların bize yansımalarını kısaca özetlersek;
ECB kararıyla Borsa İstanbul 80 bin barajını geçti. Merkez’in üzerindeki faiz baskısı azaldı. Artık daha rahat indirim yapabilir hale geldi. TL. Draghi’nin açıklamalarından dolaylı olarak faydalandı. Dolar/euro paritesi 1.35’lere geriledi.
Draghi’nin açıklamaları, AB’ye ihracat yapan Türkiye için olumlu. Bizede zaten bu tür fayda gerekli. Rahatlayan Avrupa daha fazla mal alırsa bize faydası daha fazla olacak. Yoksa 400 milyarlık fonlama imkanı, şartlı kullanıma açık.
FT: TÜRKİYE'NİN MODERN EKONOMİ İDDİASI GERÇEKÇİ Mİ?
İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesinde yer alan "Türkiye'nin açıkları modern ekonomi iddiasını çürütüyor" başlıklı bir haberde, "Kötü yönetişim ve yatırımsızlık yeni büyüme modeli arayışını baltalıyor" deniyor.
Daniel Dombey imzalı haberde, Koç grubunun Yeniköy'deki Ford Otosan fabrikasının açılışına gönderme yapılarak 511 milyon dolara mal olan tesisin, Türkiye'nin modern ekonomi olma iddiasını yansıttığını, ama törende neredeyse tüm konuşmacıların 301 kişinin öldüğü Soma'daki maden faciasından söz ettiğini belirtiyor.
Haberde şöyle deniyor:
"Facia, Türk ekonomisi öyküsünün, pek çok düşük katma değerli sektörün olduğu, yatırımın bulunmadığı ve kuralların uygulanmasında lâkayıtlığın hakim olduğu diğer yüzünü hatırlattı."
Yazıda Massachusetts Institute of Technoloy'den ekonomi uzmanı Daron Acemoğlu, Türk ekonomisinin geniş ölçüde çifte bir yapısı olduğunu belirtiyor.
Acemoğlu, İstanbul ve Ankara gibi bazı bölgelerde orta sınıf ve ihracat sektörü için üretim yapan çok modern tesislerin bulunduğu, fakat diğer taraftan, kayıt-dışı, iş güvenliğinin düşük olduğu, çalışanların düşük ücretler aldığı çok sayıda şirketin olduğuna dikkat çekiyor.
'ORTA GELİR TUZAĞI'
Haberde Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası'nın verilerine dayanılarak son 10 yıl içinde yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracat içindeki payının yüzde 4'ünün altına düştüğü, bunun Türkiye'yle kıyaslama yapılabilecek birçok ülkedekinden düşük bir seviye olduğu kaydediliyor:
"Bu eğilimi geri çevirecek yeterli yatırım da yok. Tüketim ve kamu harcamalarıyla ayakta duran ekonomide özel sektör sermaye harcamaları geçen yıl sadece binde 7 arttı. Lira yılın başlarında çökmesine rağmen Türk piyasaları toparlandı, yılın ilk üç aylık döneminde ihracat yüzde 9 oranında arttı ve göreceli olarak güçlü sanayi üretimi, karamsar tahminleri yanlış çıkardı."
"Ama Prof. Acemoğlu'nun ortaya koyduğu tabloda, ekonomin geleceği kötü yönetişim ve hukukun üstünlüğünün zayıf olması yüzünden gölgelenmiş durumda.
AVRUPA DOSYASI
ECB sonunda beklenenden fazlasını verdi. Ancak verdiğini sağlam esaslara bağladı. FED gibiverdiği fonları serbest bıramkmayan ECB, kobilere kullandırmak koşuluyla 400 milyar AB bankalarına imkan tanıyor.
Uzakdoğu ECB'den beklediğini bulamadı. Gelişmekte olan ülkeler de aynı şekilde beklediklerini bulamadılar. Türkiye iyileşecek AB grubuna ihracat yaptığı için dolaylı olarak faydasını görebilecek. AB bankaları Kobi plasman programlarını ECB'ye sunacaklar. Uygun görülürse kullanabilecekler. Toplam portföylerinin %7'sine kadar kredi kullanabilecekler.Aldığı parayı istediği gibi kullanma imkanı tanınmıyor. Bir bakıma ECB nokta atışı yaptı.
Faiz verme tavanını 0.40'a gösterge faizi 0.15'e çekti. Bankaların ECB'ye olan veya olacak mevduatlarına -.10 negatif faiz verecek. Yani bankalara bana getirme paranı daha verimli kullan demeğe getiriyor.
Biz enflasyonu indirmeğe çalışırken, ECB bölgede enflasyonu artırmağı hedefliyor.
Kameraların karşısına geçen Draghi, "Reel ekonomiye destek vermek amacıyla faizlerde indirime gittik." açıklamasında bulundu.
"Uzun vadeli kredi imkanlarını artırmak için faiz indirim kararı aldık." diyen Draghi, "Hazırladığımız paket uzun vadeli kredileri de içinde barındırıyor." dedi.
Enflasyonun bir süre daha düşük seyredeceği ve 2015'ten itibaren yükselmeye başlayacağını söyleyen Draghi, enflasyon beklentilerinin hedeflerle uyumlu olduğunu vurguladı ve "Gerekmesi halinde parasal genişlemeye daha da hız verebiliriz" duyurusunda bulundu. Jeopolitik risklerin artmasının büyümeyi zayıflatabileceğini ifade etti.
"Hukuki çerçevemiz içinde sıradışı politika araçları kullanılabilir." diyen Draghi, "Faizler gerektiği sürece düşük kalmaya devam edecek." açıklamasını yaptı.
Sağladığımız fonlama imkanları Eylül 2018'e kadar devam ettirilecek." bilgisini paylaşan Draghi, "Bankalar toplam kredi hacminin yüzde 7'si kadar yeni fonlama imkanı sahibi olurken fonlama operasyonunun büyüklüğü 400 milyar euro olacak. Fonlama operasyonları Eylül ve Aralık 2014'te gerçekleştirilecek.
G-7 ÜLKELERİ LİDERLERİ TOPLANDI
G-7 Sanayileşmiş ülkeler Liderleri, Rusya'nın Kırım ilhakı nedeniyle gruptan ihraç edilmesinin ardından ilk kez biraraya geldi.
G7 liderlerinin ortak açıklamasında şu ifade de yer aldı: "Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlali sürdürmesini hep birlikte kınıyoruz."
G7 ÜLKELERİNDEN RUSYA'YA YAPTIRIM
G7 ülkeleri Rusya'ya enerji sektörünü de kapsayan ticari ve mali yaptırımlar uygulayabileceklerini bildirdi.
Yedi ülke Rusya'dan; Ukrayna'da 25 Mayıs'ta yapılan ve Petro Poroşenko'nun kazandığı cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunu tanımasını, Ukrayna sınırındaki askeri birliklerin "geri çekilme işlemini tamamlamasını", Ukrayna'ya silah akışını ve militanların girişini durdurmasını, silahlı isyancılar üzerindeki etkisini kullanıp bu kişilerin şiddetten vazgeçip silah bırakmalarını sağlamasını talep etti.
Rusya'nın Mart ayında Kırım'ı ilhak etmesinin ardından ABD ve AB bu ülkeye bazı yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. Ancak bu yaptırımlar genelde bazı Rus yetkililere seyahat yasağı uygulanması ve bu kişilerin mal varlıklarının dondurulması ile sınırlıydı.
G7 grubu ABD, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Kanada'dan oluşuyor. Rusya Kırım'ı ilhakı sonrası 1997'de katıldığı sanayileşmiş ülkeler grubundan ihraç edilmiş, G8 grubunun adı Rusya'nın ihracının ardından G7 olarak değiştirilmişti
D-DAY’İN 70 İNCİ YILDÖNÜMÜ KUTLANDI
Ikinci Dünya Harbinin meşhur Normandiya çıkarmasının 70 inci yılı 19 dünya liderinin katılımıyla kutlandı. Normandiya çıkarması tarihin en büyük deniz çıkarması olarak tarihe geçti. Hollande’ın evsahipliğinde çıkarmanın yapıldığı yerde yapılan 70.inci anma törenine İngiltere Kraliçesi’de katıldı. Dünya harbi sırasında onaltı yaşında bir genç kız olan Kraliçe Elzabeth için 70 inci yıl anma töreni mutlaka büyük anlam içeriyordu. O yaşında Londra’da uniforma giyip çalışan bu genç kızın birgün kraliçe olabileceği kimsenin aklına gelmiyordu.
Liderler ve eski muhariplerin katıldığı tören özellikle Obama’nın yaptığı anlamlı konuşma eşliğinde parlak bir şekilde kutlandı. General Dwight Eisenhover, Mareşal Montgomery ve Charles De Gaulle gibi II.Dünya Harbinin büyük komutanları da anılmış oldular.
Hollande’ın Normandiya Şatosunda verdiği eşli yemek için gelenler Başkan Hollande tarafından kapıda tek tek karşılandı.Gelenler arasında Putin’de vardı. İngiltere Kraliçesi dahil liderler hep birlikte hatıra resmi çektirdiler. Liderler arasında Alman Şansölyesi Angela Merkel yoktu.
UZAKDOĞU DOSYASI
TİANANMEN KATLİAMININ 25.İNCİ YILDÖNÜMÜ KUTLANDI
Çin'de Tiananmen Meydanı protestolarının 25. yıldönümünde polis meydanda kuş uçurtmadı. 66 kişi gözaltına alındı. Google ve sosyal medya yasaklandı. Ancak yine de meydandaki anmaya insanlar tek tek aranarak içeri girebilse de izin verildi.
Çin’de öğrencilerin Tiananmen Meydanı protestolarının kanla bastırılmasının 25. yıldönümünde ne başkent Pekin’in meşhur meydanında ne de internette kuş uçurulmadı. Tiananmen’i polis, sivil giyimli güvenlik personeli ve askerlerden oluşan büyük bir güvenlik ordusu bastı. Meydana girmek isteyenlerin kimlikleri kontrol edildi, üstleri didik didik arandı. Yabancı medya mensupları meydana alınmadı. İnsan hakları aktivistleri, avukatlar ve gazetecilerden oluşan en az 66 kişi yıldönümü arifesinde g özaltına alındı. Google hizmet veremedi, muhalif mikroblog sayfası Weibo'da yıldönümünü hatırlatan mesajlar silindi. Twitter ve Facebook’un yasaklı olduğu Çin’de yerli sosyal medyada “meydan”, “ordu”, “4 Haziran”, “bugün”, “hatırla'’, “unutma” ve “ulusal hafıza kaybı günü” gibi kelimeler kullanılır kullanılmaz ya sansürlendi ya da silindi. İnternet kullanıcıları çareyi 4 Haziran yerine “35 Mayıs” demekte buldu.
IMF, ÇİN'E BÜYÜME ORANINI DÜŞÜRMESİNİ ÖNERDİ
IMF'nin iki numaralı ismi David Lipton, Çin'e yakın vadede büyümeyi düşürebilecek reformlar için alan yaratması amacıyla büyüme hedefini gelecek yıl yüzde 7'ye düşürme çağrısı yaptı.
Geçtiğimiz hafta Pekin'de bir konuşma yapan IMF Başkan Yardımcısı Lipton Çin'in 'orta büyüklükte büyüme' hedeflemesi gerektiğini söyledi. IMF ile birçok Çinli ekonomist büyüme modelinin çevre kirliliğine ve finansal zayıflığa neden olan ters tepen bir model olduğunu düşünüyor.
Çin'in bu yıl için belirlediği büyüme hedefi yüzde 7,5. Gelecek yıllar için ise çok daha yüksek hedefler belirleniyor. Yine de bazı ekonomistler ekonomik büyümenin yavaşlaması nedeniyle Çin'in bu yıl hedefi yakalayamayabileceğini düşünüyor.
Lipton ayrıca finans sistemindeki kırılganlıkları da azaltmak için yerel hükümet borçlarının yıldan yıla yavaş bir şekilde azaltılması çağrısında bulundu. IMF daha önce de Çin'de borç seviyelerinin yükselmesi hakkında uyarılarda bulunmuştu.
Lipton para birimi konusunda ise IMF'nin yuanın değerinin 'ılımlı derecede düşük' olduğuna inandığını belirtti.
IMF, Çin'in vaadettiği reform tedbirlerini uygulamaya koyması halinde yuanın orta vadede değer kazanabileceğini savunuyor.
PİYASALAR
BORSA
ECB kararıyla hareketlenen borsa 80bin barajını geçti. ECB’nin politika ve mevduat faizlerini düşürmesi, ekonomiye destek tedbirleri, türk varlıklarına girişleri kuvvetlendirirken, endeks banka hisseleri öncülüğünde 80.380 seviyesini gördükten sonra bir miktar geri geldi. Bu hareketliliğe 195 hisse senedi ayak uydurmadı. Perşembe kapanışı 79.802 olurken, cuma günü endeks tekrar 80binin üzerinde seyretti.Akşam saatlerinde endeks 80.304 civarında idi.
FAİZLER
Tahvil bono piyasasında ECB kararı arkasından gösterge tahvilin faizi 8.16 ile 5 kasım 2012 tarihinden buyana en düşük seviyesini gördü.10 yıllık gösterge tahvil faizi 8.93 ile o da en düşüğü görmüş oldu.
Swap piyasasında 150 baz puana kadar faiz indiriminin fiyatlandığı görüldü. Merkez’in eli rahatladı.24 Haziran’da muhtemelen bu civarda bir indirim bekleyebiliriz.
DÖVİZ
2.1171 sevviyesi ile ECB toplantısına giren dolar, açıklamalar arkasından 2.10 seviyesinin altına geriledi. ECB’nin iki faiz indirimi ve Eylül ve Aralık aylarında yapacağı iki LTRO açıklaması, TL varlıklar için carrytrade imkanı yaratacak gözüküyor. Doların biraz daha gerilemesi beklenebilir. Ancak olası faiz indirimlerinin bekleniyor olması düzgün tahmin yapma şansı tanımıyor. İnebilir de çıkabilirde. İnebilirse 2.05’lere kadar gidebilir. Haftanın kapanışı 2.0917, Euro için 2.8522 oldu.
Esenlikle Kalın.