İSTANBUL - IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoelick ile birlikte düzenlediği basın toplantısında yüksek işsizlik nedeniyle krizin atlatıldığını söylemenin zor olacağını belirtti. Strauss-Kahn, "Küresel ekonomide toparlanma başladı ama bu kadar yüksek işsizlik varken krizi atlattığımızı söylemek zor. Toparlanma ağır ağır gerçekleşecek. Sorunları ve riskleri unutmamak gerekiyor. İstihdamı artırmak ancak 10-12 ay içinde olabilir. Bu bazı ülkelerde daha da zor" dedi,
Parasal ve mali politikalar olmasaydı, krizin sonuçlarının daha ağır olacağını dile getiren Strauss-Kahn, "Dünya Bankası ve IMF olarak yeterince kaynak sağladık. Son bir yılda kazandıklarımızı kaybetmek istemiyoruz. Bu ülkelerin kafalarını suyun üstünde tutabilmesi önemli" diye konuştu.
Türkiye'deki toplantıların başarılı bir şekilde devam ettiğini belirten Strauss-Kahn, bu toplantıları Washington dışında ikinci kez düzenleyen tek ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, Türk halkı ve hükümetine teşekkür etti. Basın toplantısında soruları cevaplayan IMF Başkanı Strauss-Kahn, Başbakan Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı Babacan'ın IMF anlaşmasıyla ilgili farklı demeçlerini anımsatması üzerine şunları söyledi:
"Bunu hükümetinize sorsanız daha iyi olur. Türkiye ile görüşmelerimiz devam ediyor ama toplantılar sırasında bu görüşmelere ara verdiğimizi açıklamıştık. Farklı görüşler hakkında yorumda bulunmak istemiyorum. Ama Türk ekonomisi gayet iyi gidiyor. Önümüzdeki günlerde bize ihtiyaç olursa çalışırlarsa anlaşırız, ihtiyaç olmazsa ona göre bakıp hareket ederiz"
-DÜNYA BANKASI'NDA OY ORANLARI DEĞİŞİYOR-
Toplantıda kalkınma komitesinin aldığı kararları açıklayan Dünya Bankası Başkanı Zoellick, İstanbul'daki toplantının G20'den sonraki en büyük toplantı olduğunu söyledi.
Ülkelerin daha fazla gelir daha fazla iş yaratmak zorunda olduğunu belirten Zoellick, korumacılığın riskine dikkat çekerek "Eğer hükümetler parasal ve mali destekleri çekerlerse ekonomideki kazanımlar yeniden geriye düşebilir. Bu durumda da faizler yeniden yükselebilir. Ekonomilerde büyüme başladı ama bunun garantisi yok" dedi.
Dünya Bankası'nın 20 yıllık aradan sonra ilk kez sermaye artışına gideceğini açıklayan Zoellick, gelişmekte ve geciş halinde olan ülkelerin Dünya Bankası'ndaki oy ağırlığının ve buna bağlı olarak da hisselerinin yükseltileceğini, bu konudaki kararın 2010 ilkbaharında sonuca bağlanacağını açıkladı.
Dünya Bankası'nda daha eşitlikçi bir oy gücünün oluşturulmasının amaçlandığını anlatan Zoellick, gelişmekte olan ülkelerin oy ağırlıklarının en az yüzde 3 oranında artırılacağını, daha önce yapılan yüzde 1.46'lık artışla bu ülkelerin Dünya Bankası içindeki hisse oranlarında önemli bir yükseliş meydana geleceğini, bu ülkelerin toplam hisse oranının da yüzde 47'ye ulaşacağını söyledi. Zoellick, Dünya Bankası'nın yeterli mali kaynağa sahip olduğunu, gelecek 3 yıl içinde IBRD üzerinden 100 milyar dolardan fazla bir kaynağın aktarılacağını, yine bir Dünya Bankası kuruluşu olan IFC'nin de sermaye ihtiyacını bu sürede gözden geçireceğini açıkladı.
Zoellick, komite toplantısının ortak bildirisinde de küresel krizin bir sonucu olarak 90 milyon insanın daha yoksullar arasına katılacağının belirtildiğini aktardı
Manşetler
Hawaiian Airlines pilotları sakallarını tıraş edecekler
Petrole gelen sürekli zam pazarcı esnafı zorluyor
Hayırsızada’dan günümüze 'köpeksizleştirme siyaseti'
Valilik sokak köpekleri için mayıs sonuna kadar süre verdi
Balkon bahçeciliği eğitimi ile balkonlar renkleniyor
Maceranın ön saflarında yer alan yeni nesil kadınlar
Norveç'i kasıp kavuran Paskalya suç dalgası:Påskekrim
Issız bir adada mahsur kalma fikri çok zor!
Yeni dünyaya hazırlık: Değişen güç odakları
Rallide Yeni Sezon Marmaris'te Açıldı