SHINGO / JAPONYA — Japonya’nın kuzeyindeki Aomori bölgesinde, ormanlık tepeler ve pirinç tarlaları arasında bulunan Shingo köyü, yol kenarındaki alışılmadık bir tabelayla ziyaretçilerini karşılıyor: “İsa’nın Mezarı.”
CNN’inh aberine göre, köyde kuşaktan kuşağa aktarılan efsane, Hz. İsa’nın Kudüs’te çarmıhta ölmediğini, Japonya’ya giderek burada yaşamını sürdürdüğünü ileri sürüyor. Ancak bu anlatı, güvenilir tarihî kanıtlarla desteklenmiyor ve Hristiyanlığın kabul ettiği anlatıyla örtüşmüyor.
Köy halkı ise hikâyeyi daha çok geçmişten kalan bir kültürel miras olarak koruyor. Efsane etrafında düzenlenen festival, hem toplumsal dayanışmanın hem de yerel turizm hareketliliğinin odağını oluşturuyor.
EFSANEYE GÖRE JAPONYA’DA 106 YAŞINA KADAR YAŞADI
Anlatının temelinde, Takenouchi Belgeleri adı verilen ve eski metinler olduğu iddia edilen yazmalar bulunuyor. Haberde, bu belgelerin gerçekliğinin geniş ölçüde reddedildiği belirtiliyor.
Belgelerdeki efsaneye göre Hz. İsa, Japonya’ya iki kez geldi. İlk ziyaretinin ardından ülkesine döndü; çarmıha gerilmek üzereyken ise yerine Isukiri adlı kardeşi geçti. Hz. İsa’nın yeniden Japonya’ya giderek çiftçilik yaptığı, evlendiği, üç çocuk sahibi olduğu ve 106 yaşında öldüğü ileri sürülüyor.
Christ Village Gelenek Müzesi Müdürü Hidenobu Kadogishi, ziyaretçilere anlatının bir efsane olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Isukiri adlı kardeşe ilişkin iddia da İncil’de yer almıyor.
1935’TEKİ “MEZARI BULDUM” İDDİASIYLA TANINDI
Efsanenin kamuoyunda tanınmasında, din adamı Kiyomaro Takenouchi’nin 1935 yılında yaptığı açıklama etkili oldu. Takenouchi, belgelerin kendisini o dönemde Herai adıyla bilinen Shingo’ya yönlendirdiğini ve burada Hz. İsa’nın mezarını bulduğunu iddia etti.
Anlatıya kaynak gösterilen belgelerin asıllarının İkinci Dünya Savaşı sırasında yok olduğu, yalnızca kopyalarının kaldığı söyleniyor. Bu kopyalar, 1996’da açılan müzede efsaneyle bağlantılı diğer malzemelerle birlikte sergileniyor.
İKİ TOPRAK HÖYÜĞÜ, İKİ AHŞAP HAÇ
Köydeki Christ Park içinde, beyaz çitlerle çevrili ve büyük ahşap haçlarla işaretlenmiş iki toprak höyüğü bulunuyor.
Yerel efsane, höyüklerden birinin Hz. İsa’nın mezarı olduğunu, diğerinde ise kardeşi Isukiri’nin kulağının gömülü bulunduğunu ileri sürüyor. Bu iddiaları doğrulayan güvenilir tarihî kanıt bulunmuyor.
Müze yılın büyük bölümünde sınırlı sayıda ziyaretçi ağırlarken, kış aylarında kapalı kalıyor. Köydeki asıl hareketlilik, yıllık festival sırasında yaşanıyor.
1964’TEN BERİ İSA FESTİVALİ DÜZENLENİYOR
Kirisuto Matsuri, yani İsa Festivali, 1964’ten bu yana her yıl haziran ayının ilk pazar günü gerçekleştiriliyor.
Programda bir Şinto rahibinin yönettiği anma töreni, geleneksel Shishimai aslan dansı ve bölgeye özgü Nanyadoyara halk dansı yer alıyor. Kimono giymiş kadınların mezar höyükleri çevresinde yaptığı dansın ardından ziyaretçiler de kutlamalara katılıyor.
CNN’in haberinde aktarılan festival, yaklaşık 1.000 kişilik katılımla organizasyonun en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı. Yerel yiyecek tezgâhları ve ramen etkinliği de köydeki hareketliliği artırdı.
GENÇLER VE SOSYAL MEDYA FESTİVALE İLGİYİ ARTIRIYOR
Shingo Belediye Başkanı Kazutomo Sato, sosyal medya tanıtımlarının festivalin daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Gençlerin, özellikle ortaokul öğrencilerinin, Nanyadoyara dansına daha fazla katılması da geleneğin geleceği açısından önem taşıyor.
Sato’ya göre köy halkı için festivalin merkezinde, efsanenin doğruluğunu tartışmaktan çok bir araya gelmek, eğlenmek ve atalarından kalan mirası sürdürmek bulunuyor.
Tokyo’dan gelen bazı ziyaretçiler de köye geliş nedenlerinin Hz. İsa anlatısından ziyade Nanyadoyara dansına katılmak olduğunu söylüyor.
UZMANLARA GÖRE TARİHÎ KANITTAN ÇOK ORTAK HAFIZA
Hokkaido Üniversitesi’nde teoloji ve turizm dersleri veren Ryosuke Okamoto, Shingo’daki höyüklerin Hz. İsa ve kardeşine ait olduğunu gösteren güvenilir tarihî kanıt bulunmadığını vurguluyor.
Okamoto’ya göre efsanenin yaşamasını sağlayan unsur, herkesin anlatıya inanması değil; köylülerin mekâna, festivale ve önceki kuşaklarla kurdukları bağa değer vermesi.
Festivalin bir Hristiyan kilisesi tarafından düzenlenmediğine dikkat çeken Okamoto, merkezdeki törenin yerel bir Şinto anma ritüeli olduğunu belirtiyor. Bu nedenle etkinliği doğrudan Hristiyanlık ile Şintoizm’in birleştiği yeni bir din olarak yorumlamanın doğru olmayacağını ifade ediyor.
KÖYÜN TURİZMDEKİ KAZANCI GÖRÜNÜRLÜK
Yaklaşık 2.000 kişinin yaşadığı Shingo’da konaklama, ulaşım ve yeme içme seçenekleri sınırlı. Ziyaretçilerin önemli bir bölümü çevredeki turistik merkezlerde veya yaklaşık bir saat uzaklıktaki Hachinohe kentinde konaklıyor.
Okamoto’ya göre efsanenin köye en büyük katkısı yüksek turizm gelirinden çok, Shingo’nun adını dış dünyaya duyurması ve köyü hatırlanabilir kılan bir hikâye sunması.
Towada Gölü ve Oirase Boğazı gibi doğal güzelliklerle birlikte değerlendirilen Shingo, Japonya’nın daha az ziyaret edilen kırsal bölgelerine ilgi duyan gezginler için sıra dışı bir kültür durağı oluşturuyor.