Haftanın Ekonomik Görünümü- 05-12 Ekim 2009
İSTANBUL-Dünya Bankası-IMF 2009 Yıllık toplantıları İstanbul'da bu hafta toplandı.. Finans dünyasının kurultayı anlamına gelen toplantılar, FED başta olmak üzere, bütün ülke merkez bankaları, Hazine yetkilileri ve bankacılarını bir araya getirdi.
İstanbul bu hafta müstesna günler yaşadı. Birbiri ardına yapılan toplantı ve seminerler ile aktiviteler başladı bile. Ekonomi dünyasının önde gelenleri Prof. Roubini, Harvard'dan Prof. Fergusson dahil ve Goldman Sach'dan Jim O'Neill.
Yapılan basın toplantısıyla, IMF Dünya Ekonomik Görünüm raporunu açıkladı. Raporda Türkiye'ye ilişkin makro tahminler, hükümetin kısa süre önce açıkladığı Orta Vadeli Programa paralellik gösteriyor.
IMF'ye göre, Türkiye ekonomisi bu yıl %6.5 oranında küçülecek, gelecek yıl için ise 3.7 oranında büyüme performansı gösterecek. IMF'ye göre enflasyon bu yıl 6.2, gelecek yıl da %6.8 düzeyinde gerçekleşeceği, cari açığın GSMH'ya oranının sırasıyla %1.9 ve %3.7 olacağı tahmininde bulunuldu.
Geçtiğimiz günlerin İstanbul izlenimlerinden satırbaşlarını verecek olursak;
Strass-Khan İşler iyiye gidiyor, ancak krizin geride kaldığını söylemek için çok erken. Erken zafer ilan etmek, kriz sürecine geri dönme riskine yol açabilir Türkiye gibi bir ülkede krizin bir yıl daha sürebileceğini söyledi.
Profesör Roubini IMF'nin parasına değil ama size sağlayacağı güvene ihtiyaç var
Jim O'Neill Ülkelerin krizden çıkış süreleri farklı farklı olacaktır. İkinci bir dalga beklemiyorum. Bakmayın IMF daha temkinli davranıyor. Son iki yılın en iyimser havasını burada Istanbul'da gördüm.
Christine Lagarde Fransa ve Türkiye, G-20'nin önemli ortakları Krizden çıkıldıktan sonrada devletin ekonomide rolu sürecek
Tevfik Bilgin Bankalarımız çok iyi durumda. Ortalama sermaye taban rasyosu 19.8. Bunun altında olanlarda var ama hiçbiri 12'nin altında değil Bankalarımız vadesi gelen dış borçlarını kısmen de olsa roll etdiler. Bu konuda fazla zorlanmadılar.
OECD ülkeleri içinde krizde bankacılığına yardım yapmayan tek ülke biziz. Getirilmekte olan denetim tedbirleri bizim için yeni değil. Zaten çoğunu uyguladık.
Türkiye-IMF İlişkileri ne oluyor?
IMF toplantıları başlamadan Türkiye-IMF ilişkileri konusunda yorum ve demeçler gündeme oturmaya başladı. En ilginçi, kongre süresince ikili görüşmelerin yapılmayacağı Babacan tarafından ifade edildi.
Her önüne gelen bu konuda birşeyler söylüyor. IMF ile Stand-By imzalamanın faydaları anlatılmakla bitmiyor.
-Faizi %2.3'den 30-35 milyar dolar kredi verecek. Borçlanmanın mümkün olmadığı bir ortamda bu imkan önünde. Piyasadan enaz 7 ile borçlanıyorsun. Hemde bu kadar uzun vade değil.Piyasa ded,iğin iç piyasa ve reel sektöre gitmesi gereken kaynağı devlet topluyor.
-Güven ortamı yaratıyorsun. Bankaların milletlerarası Arena'dan daha kolay borçlanabilecek.
Peki karşılığında IMF ne istiyor.
-Ekonomini tedavi etmek istiyor. Hastalığını öteleme, tedavi et diyor.
-Bazı reformları yap diyor. Sağlık, Belediyeler ve Vergiler konusunda tedbir al.
Bu durum hükümetin işine gelmiyor veya bu konuda taviz koparmaya çalışıyor. Son durum bu. Bu hafta gelişmeleri izleyeceğiz.
Bankalarımız güçlü diyoruz ama bunun faturasını zamanında halk ödedi şimdi reel sektör ödüyor unutmayalım. 2001 krizi sonrası, Kemal Derviş ve Ecevit döneminin katkıları, uygulanan politikalarla bankalara kaynak yaratıldı ve kar etmelerine imkan tanındı.
Bu arada küreselleşme karşıtlarının gösterileri Istanbul'un muhtelif yerlerinde gösterileri devam ediyor. Bu gösterilerin başlangıcı, Bilgi üniversite'sinde Strass-Khan'a ayakkabı fırlatılması ile başladı. Buna bir ekonomist,( ismini unutttum) Bu işin sorumlusu ayakkabı atan kişiye IMF'nin önemini anlatamayan hocalarıdır.
Benim kişisel olarak anlamadığım bu IMF karşıtlığıdır. Herşeyi ile sıkıntıda olan ülkelere ucuz fon sağlayan bir kuruluşlun neyini tenkit ederler anlamıyorum. Uyguladığı reçeteleri beğenmiyorsan almazsın olur biter. Hele onu önemsemeyen ekonomistlerimize güleceğim giliyor. 2001-2 krizinde 23 bankanın ipini çeken sizin beğenmediğiniz IMF idi. Niye sözünü dinlediniz. Ne mecburiyetiniz var dı? diye de düşünüyorum.
PİYASALARIN BEKLEDİĞİ OLMADI
Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda, geçici bir süre için getirilen vergi indirimlerine önümüzdeki dönemde devam edilmemesi kararlaştırdı.
Ali Babacan'ın başkanlığında toplanan ve Devlet Bakanları Zafer Çağlayan, Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün yanı sıra ilgili kamu kurumlarının üst düzey yöneticilerinin de katıldığı toplantıda, 30 Eylül 2009 tarihinde süresi sona eren vergi indirimlerinin değerlendirildiği kaydedildi.
Yapılan değerlendirme sonucunda, vergi indirimlerinin uygulandığı süre içerisinde ilgili sektörlerde üretim, satış ve istihdam üzerinde beklenen sonuçların gerçekleştiğinin tespit edildiği ve geçici bir süre için getirilen vergi indirimlerine önümüzdeki dönemde devam edilmemesi kararlaştırıldı.
EKK'da, otomotiv sektörü için gündeme getirilen hurda indirimine ilişkin yapılan değerlendirmede, vergi indirimlerini ikame edecek nitelikte bir hurda indiriminin mümkün olmadığı, ancak Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında çevrenin korunmasına ilişkin amaçları da dikkate alan bir modelin önümüzdeki yıllarda oluşturulmasına yönelik bir çalışma yapılmasının uygun olacağı sonucuna varıldığı belirtiliyor.
Bu açıklamanın tepkileri hemen görülmeye başladı. Otomativ sektörünün gizli veya açık temsilcileri, hemen ekonomik tedbirlerin geri alınmasında Türkiye'nin çok erken davrandığını dile getirmeye başladılar. Bu konuda yazılı basında önümüzdeki günlerde
daha geniş eleştiri görebiliriz.
Döviz Piyasaları
Dolar geçtiğimiz hafta birara 1.51 seviyesine kadar yükselmesine rağmen, haftayı 1.4970'den kapattı. Ancak bu hafta dolarda dagha da zayıflama bekliyoruz.
Yurtiçi döviz piyasası euro/dolar paritesine bağlı hareket ediyor. Bu konudaki haberler TL/dolar paritesine yön veriyor. Hafta içi 1.4930 olan doların, önümüzdeki hafta 1.47-1.52 bandında devam edeceğini gösteriyor. Bu hafta IMF ile ilgili bir gelişme olursa durum çok farkeder.
Euro/dolar paritesi geçen haftayı 1.46 sınırında tamamladı.Bu hafta paritenin biraz daha artması bekleniyor. Hedef 1.47. Bu seviye aşılırsa sıra 1.49'a kadar çıkabilir.
Birde Ekim ayında TCMB'nin faiz indirimine devam edeceğini ve 0.50 gibi bir indirim beklendiğini unutmayalım.
Faizler
Geçen hafta ABD'den peşpeşe gelen kötü haberler toparlanma sinyallerine gölge düşürdü. Yurtdışındaki olumsuz hava içeriyede yansırken, Eylül enflasyonunun yüksek olmaması bu havayı biraz dağıttı.
Eylül Enflasyonunun düşük gelmesi, bu hafta yapılacak hazine ihalesi ve bileşik faizin %9'un altında kalmağa devam ettiği bono piyasası açısından önemli. Faizlerde düşüş bekleniyor. Geçen hafta 8.9 olan gösterge faizin bu hafta 8.3'lere geri çekilmesi bekleniyor. Bileşik faiz 8'in altını, gelecek talebe göre zorlayabilir.
IMKB geçtiğimiz hafta satıcılı bir seyir izledi ve gevşedi.(47611). Önümüzdeki haftaya IMF gelişmeleri ve ABD verileri yön verecek. Ancak 48.000'nin üstü beklenebilir. Bu hafta 5 ihalenin olması Borsayı etkiler.
Bu hafta hareketli bir hafta olarak hatırlanacak. Dünyanın ekonomi devleri CEO'ları başta olmak üzere buradalar. Global krize ilişkin birçok toplantı yapılacak. Yeni kongre sarayımızla başarı ile üstesinden geleceğimiz toplantılardan tek beklediğim, Türkiye-IMF anlaşmasının yolunun açılması. Yoksa siyasi hırs ülkeyi telafisi zor bir darboğaza sokacak. Yani hastayı tedavi etmek mümkünken tedavi edelim. Hastalığı ötelemek AKP'nin politikası. Seçime giderken elini kolunu bağlamak istemeyen bir AKP hükümeti palyatif tedbirlerle ülkeyi nereye kadar götürebileceğini zannediyor? Erken seçimle beraber düşünülse bile geçikme yaratacak bir süreç başlatmak, ülkeyi yakaladığı tedavi imkanından mahrum bırakmak kolay affedilir bir icraat değildir. Devir iktidar hırsını bir tarafa bırakıp, fazilet göstermenin zamanıdır. ERdoğan'a düşende odur.
Birde yerli ve yabancı yalakaların Türkiye'nin çok iyi durumda olduğu söylemlerine, IMF'ye ihtiyaç yok diyenlerin parlak cilalı sözlerine aldanmayın. Kredi vermeyen sağlam bir bankacılık neye yarar. Para bulamayan pasifini yükselyemeyen bankacılık istediği kadar iyi olsun benim için bir mana ifade etmiyor. Çekiniz devlet tahvilini ve yükseltin faizleri 3-5 puan, ortada karlı banka kalmaz. Litfen fazilet gösterin Erdoğan. Tarih sizi göstereceğiniz fazilet ile daha iyi hatırlar.
Esen Kalın.
(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)