ROMA- Wyndham Hotels & Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis, ITHIC’den (İtalyan Konaklama Yatırım Konferansı) Irina Hernández ile geçen yıl yaptığı sohbette konaklama sektöründeki dönüştürücü trendleri ele aldı. Sektörün geleceğini şekillendiren stratejileri, zorlukları ve yatırım fırsatlarını tartıştılar.
ITHIC (İtalyan Konaklama Yatırım Konferansı), konaklama sektöründeki yatırımların, küresel liderleri bir araya getirerek içgörüleri paylaşmayı ve yeniliği teşvik etmeyi amaçlayan İtalya'nın önde gelen etkinliğini düzenliyor.
Dimitris Manikis, ITHIC 2024’te yaptığı sohnbatte EMEA bölgesindeki büyüme stratejileri, pazar fırsatları ve otelcilik sektörünün dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Önümüzdeki günlerde ITF’ye konuşmacı olarak katılacak olan Dimitris Manikis’in o tarihten bu yana görüşlerini değerlendirmek için Irina Hernández ile sohbetinhde konuşulanları değerlendirdik.
Seyahatin Demokratikleşmesi ve Erişilebilirlik
Dimitris Manikis, turizmin sadece dar bir gelir grubuna hitap eden lüks bir ayrıcalık olmadığını, aksine küresel ölçekte “mutluluk endüstrisi” ve temel bir insan hakkı olduğunu savunuyor.
Wyndham’ın stratejisinin merkezine koyduğu bu yaklaşıma göre, özellikle orta segment (midscale) ve ekonomi sınıfı otel yatırımları, geniş kitlelerin seyahat etmesini mümkün kılmakta ve pazarın tabana yayılmasını sağlıyor.
Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Büyüme Üssü Olması
Manikis, Türkiye’yi EMEA bölgesindeki en dinamik ve hızlı büyüyen kilit pazarlardan biri olarak konumlandırıyor. Türkiye pazarındaki otel sayısının ve proje hatlarının hızla artmasını, ülkenin turizm potansiyeline duyulan güvenin somut bir kanıtı olarak görüyor. Türkiye'nin sunduğu çeşitlendirilmiş turizm olanaklarının ve güçlü altyapının, uluslararası markaların bölgesel büyüme hedefleriyle birebir örtüştüğünü belirtiyor.
Franchise Modeli ve Yerel Girişimcilik ("Owner First")
Dünyanın en büyük otel franchise şirketlerinden biri olarak Wyndham, yerel girişimcileri ve yatırımcıları destekleyen bir iş modeli benimsiyor. Manikis, yatırımcılara öncelik veren (Owner First) bu yaklaşımın, yerel dinamiklerin global dağıtım ağları, teknoloji ve pazarlama gücüyle birleşmesini sağladığını, bunun da bölgesel kalkınmayı ve esnek büyümeyi hızlandırdığını belirtiyor.
İnsan Kaynakları ve Sektörün Dilinin Dönüştürülmesi
Sektörün geleceğindeki en büyük zorluklardan birinin nitelikli iş gücü çekmek ve genç yetenekleri elde tutmak olduğunu belirten Manikis, otelcilikte kullanılan geleneksel unvanların ve kurumsal dilin modernize edilmesi gerektiğin belirtiyor. "Resepsiyonist" gibi eskimiş ifadeler yerine "Deneyim Sorumlusu" (Experiences Officer) gibi kapsayıcı terimlerin kullanılmasının, yeni neslin sektöre bakış açısını değiştireceğini ve kariyer yolculuklarını teşvik edeceğini anlatıyor.
Çeşitlilik ve Marka Esnekliği
EMEA gibi kültürel açıdan heterojen bir coğrafyada tek tip bir konseptin başarısız olacağını savunan Manikis; standart markaların yanı sıra özgün kimliklerini koruyan butik karakterli "soft brand" (örneğin Trademark Collection veya Dolce by Wyndham gibi) konseptlere yatırım yaptığını belirtiyor. “Bu çeşitlilik, hem yatırımcılara esneklik kazandırmakta hem de seyahat severlere yerel dokuya uygun otantik deneyimler sunmaktadır” diyoır.