MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten- 18-24 Mayıs 2014
İSTANBUL- Soma’da kan ağlıyoruz. İhmalin, dikkatsizliğin, insana değer vermemenin, paraya tamah etmenin bedelini bu zavallı insanlar ödüyorlar. Soma ve köylerinde babalarını bekleyen çocuklar, eşlerini bekleyen kadınlar, çocuklarını bekleyen ana-babalar elleri böğürlerinde kaldı.
TÜRKİYE RAPORU
Soma felaketi ve takip eden günleri özetlemeyi düşünüyordum. Ancak Can Dündar’ın yazısı o kadar güzel özetlemiş ki, bir bölümünü aşağıya aldım.
Son zamanlarda ilginç gelişmeler oluyor Erdoğan’ın hoşuna gitmeyen. Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Alman Cumhurbaşkanı’nın samimi eleştirilerinin arkasından Soma felaketi sonrası yaşananlar insanı düşündürüyor. Hepsi bir yana ama Soma halkının tepkisi üzerinde düşünülmesi ve ders alınması gereken gelişmeler. Hele bizim halkımızın devlet büyüklerine geleneksel saygısı hatırlanırsa, Soma’da halkın Başbakan’a hatta Cumhurbaşkanı’na olan tepkisini gözardı edemeyiz.
Bir servis arabası sabah köyden 15 tane maden işçisini aldı . Akşam bomboş döndü. Ateş düştüğü yeri yakar derler. Ama bu sefer bütün ülkeyi yaktı. İnsanlar isyanları oynuyor. Hele Başbakan’ın Soma’da yaptığı konuşmada olayı küçümsemesi ve “madencinin kaderidir” demesi vicdanları sızlattı. Olay kader değil, ihmaldir diyemeyen Başbakana tepki çok büyük oldu.. Başbakan’ın bahane ararken verdiği 1800’ler İngiltere’sinden’ örnekler insanı acı acı güldürttü. Bir başbakan nasıl böyle konuşur dedik.
Allahtan hayatını kaybeden maden şehitleri için rahmet, geride kalanlarına başsağlığı diliyoruz.
(Can Dündar’ın yazısından alıntı)
İyi oldu bu değişim:
“Eski Türkiye”, modası geçmiş bir dipçikle yönetiliyordu.
“Yeni Türkiye” copla, tekmeyle, tokatla yönetiliyor.
Diktatörlüğün fıtratında var çünkü bu...
İtiraz sevmiyor, protestoya dayanamıyor.
Önünde el pençe divan durulmadı mı, öfkeleniyor, saldırganlaşıyor.
Ama milletin gözü açıldı; o diklendikçe halk da dikleniyor.
Üniversiteye gidiyor, talebe ayağa kalkıyor.
Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor, hukuk karşısına dikiliyor.
Danıştay’a gidiyor, hataları bahsi açılıyor.
Konuğu geliyor; demokrasi dersi dinliyor.
Maden bölgesine gidiyor, yuhalanıyor.
Kendi kabarttığı öfke dalgası, tehlikeli bir şekilde kendisine yöneliyor.
O mukadderattan kaçmak için, “İnlerine gireceğiz” dediklerinden bir esnafın marketine girip saklanıyor.
Orada da yüzüne yüzüne hesap soruluyor.
Çaresiz, tokatı konuşturuyor.
EKONOMİ
Ülke olarak Soma nedeniyle çok zor günler geçirdik. Sadece ülke çapında değil, neredeyse dünya çapında bir teessür vardı..Üç gün yas ilan edildi. 19 Mayıs kutlamaları iptal edildi.BBC televizyonu gün boyu Soma’dan yayın yaptı.Ülkenin her tarafında Soma nedeniyle hükümet protesto edildi.
Ekonomide geçtiğimiz hafta tat yoktu. Gelişmekte olan ülkelere hakim olan kırgınlık bize de yansıdı.Bozuk ruh halimizle birleşince tatsız tuzsuz bir hafta oldu.
Dolar haftanın son iş günü yükselme trendine girdi ve 2.10 seviyesine çıktı. Euro/dolar paritesi 1.37’ye geriledi.Faizler 9-9.50 aralığında gezindiler.
Borsa herşeye rağmen 75binlerdeki konumunu korudu. Biraz yükselse de satış baskısından cuma günü 75.bin seviyesinden kapandı.
ASYA DOSYASI
HİNDİSTAN’DA MODİ’NİN BÜYÜK ZEFERİ
Geçtiğimiz hafta aylar süren Hindistan seçimleri belli oldu ve muhalefetin adayı Hindu milliyetçisi Narendra Modi büyük farkla seçimleri aldı. 65 yıldır Hindistan’ın kaderine hükmeden Nehru-Ganhdi ailesinin partisi Kongre hezimete uğrayarak ancak 44 sandalyede kaldı.Seçim sonuçları ve Modi’nin zaferi müslümanlarda tereddüt uyandırdı.
1.2 milyar nufuslu Hindistan fakirliğin kolgezdiği bir ülke konumunda. Modi’nin işi gerçekten zor.Hindu ve müslüman karışımı ülkede istikrar ve demokrasi ancak 60 yılda büyük mücadelelerle kuruldu. Modi’nin müslüman nufus ile dengeleri koruması önem arzediyor.
Neresinden bakarsanız bakın, Modi dönemi Hindistan için yepyeni bir perde açıyor.
ISRAİL’İN ESKİ BAŞBAKANI EHUD OLMERT RÜŞVET ALMAKTAN MAHKUM OLDU.
Israil’in onikinci Başbakanı Ehud Olmert rüşvet almak suçundan altı yıla mahkum oldu. Olmert 2006 yılında Telaviv Belediye Başkanı iken yeni bir yerleşim projesi için bir inşaat müteahhidinden 144.000 Dolar rüşvet almakla itham edildi. Olmert iddiaları reddetti. Şimdi temyize gidiyor.Hatırlanacağı gibi Olmert’in 2008 yılında başbakanlıktan ayrılmasına da bir ABD’li iş adamı ile olan ilişkisi sebep olmuştu.
144.000 USD ‘lik rüşvete altı yıl hapis. Bizimkiler İsrael’de yargılansa herhalde ömür boyu alırlar.Olmert çok ucuza gitmiş
• Çin'de konut balonu patlarsa ne olur?
• Çin'de konut balonunun patlaması ihtimali uzun zamandır ülkenin piyasaları ile ekonomisi için tehdit yaratıyor. Peki balon patlarsa tam olarak neler yaşanabilir
• Barclays Cuma günü yayınladığı bir notta üç baz senaryoyu değerlendirdi: 1. Konut fiyatlarının yavaş ama istikrarlı düşüşünü sürdürmesi, 2. Fiyatların yüzde 10 civarında gerileyeceği bir aşağı yönlü risk durumu, 3. "sert inişin' gerçekleşmesi ve ekonominin çökmesi.
•Barclays ekonomisti Jian Chang notta, "Çin'de emlak sektörü patlama noktasında mı? Henüz değil. Baz aldığımız durum balonun 2014-15 döneminde adım adım söneceği yönünde," değerlendirmesinde bulundu.
• Chang değerlendirmelerine şöyle devam etti: "Ancak konut fiyatlarının gerileyeceği beklentilerinin gerçeğe dönüşmesi, yerel hükümet borcunun devasa boyutlarda olması, gölge bankacılık sektörünün oldukça büyük olduğu kırılgan bir finansal sistem düzensiz ayarlamaların gerçekleştiğine ve arttığına işaret ediyor."
Konut fiyatlarında gerilemenin devam etmesi ve satışların yavaşlaması yatırımlar üzerinde baskı yaratarak 2014 büyümesini yüzde 7,2 civarında sınırlayabilir. Bankanın Çin için belirlediği mevcut büyüme tahmini de bu seviyede.
Jian Chang'ın gerçekleşme ihtimalini yüzde 25 olarak gördüğü ikinci senaryoya göre ise büyümenin bu yıl ve gelecek yıl yüzde 6-6,5 arasına gerileyeceği öngörülüyor.
En olumsuz senaryoda ise konut fiyatları ülke çapında yüzde 30'dan fazla gerileyerek iflas ve temerrütlere neden olabilir. Likidite krizi başlayabilir, büyüme de birkaç çeyrek dönem boyunca yüzde 5'in altına gerileyebilir.(WSJ)
AVRUPA DOSYASI
BUNDESBANK, ECB'NİN PARASAL GENİŞLEMESİNE YEŞİL IŞIK YAKIYOR
Bloomberg News
Konuya yakın kaynakların verdiği bilgilere göre Bundesbank, Avrupa Merkez Bankası tarafından önümüzdeki ay gerçekleştirilmesi muhtemel bir parasal genişlemeyi aşırı düşük enflasyonun üstesinden gelebilmek adına desteklerken, bankanın bu tür adıma senelerdir karşı çıkan tutumunda bir değişiklik olabileceği sinyalini verdi.
The Wall Street Journal'a bilgi veren kaynağın aktardıklarına göre Bundesbank agresif hatta daha önce benzeri görülmemiş adımları desteklemeye hazırlanırken, bunların arasında negatif mevduat faizleri, bankalara sabit faizlerle uzun vadeli kredi sağlanması ve paket kredilerin bankalardan alınması gibi önlemler yer alıyor.
Bundesbank'ın bu adımlarının duyulmasının ardından euro hızlı bir değer kaybına uğradı ve ECB'nin 5 Haziran'da gerçekleştireceği toplantıda faiz indirimleri ve diğer önlemleri beraberinde alacağı beklentilerini artırdı.
Konuyu anlatan kaynak ECB yetkililerinin 2016 yılı enflasyon beklentilerinin Bundesbank'ın son kararında etkili olacağını söyledi. Fakan Alman merkez bankasının böylesine bir plana onay vermeye hazır olması bile euro krizi süresince
Her ne kadar Bundesbank son bir senedir eski muhalif pozisyonundan yavaş yavaş uzaklaştığının sinyallerini veriyor olsa da aşırı düşük enflasyona karşı sergilediği bu son duruş bankaya bazı stratejik konularda da yardımcı olabilir.
Bundesbank'ın desteği aynı zamanda ECB başkanı Mario Draghi'nin elini bir sonraki toplantı için önemli adımları atabilmek adına güçle
AVRUPA'NIN İKİ BÜYÜK EKONOMİSİ FARKLI YÖNLERE GİDİYOR
Euro Bölgesi'nin iki büyük ekonomisi Almanya ve Fransa'nın 2014'ün ilk çeyreğinde farklı yönlere doğru ilerlediği görüldü. Almanya büyümeye devam ederken Fransa durma noktasına geldi.
Bu durumun devam etmesi halinde Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) her iki ekonomi için de uygun olan bir faiz oranı belirlemesi zorlaşabilir. İki ekonominin performansı arasındaki farklılık, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande üzerindeki baskıyı daha da artırabilir.
Hollande, cumhurbaşkanlığının ilk 18 ayında vergileri sert şekilde artırmasının ardından tutumunu Ocak ayında değiştirmiş ve bunun yerine harcamaları azaltıp, şirketleri yatırım yapmaya ve işe alımları artırmaya teşvik amacıyla vergileri düşürme yoluna gitmeye başlamıştı.
Almanya istatistik kurumu yılın ilk çeyreğinde milli gelirin bir önceki çeyrek döneme kıyasla yüzde 0,8 arttığını açıkladı. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde kaydedilen büyümenin iki katı olan bu oran aynı zamanda 2011'in ilk çeyreğinden bu yana kaydedilen en hızlı büyüme olma özelliğini de taşıyor.
De Statius tarafından yapılan açıklamada büyümenin ana tetikleyicisinin hane halkı ile hükümetin yaptığı tüketim olduğu belirtildi. Dış ticaret büyüme üzerinde baskı yaratırken öncü hesaplamalar da ithalat artarken ihracatın gerilediğini gösteriyor.
Öte yandan geçtiğimiz hafta açıklanan veriler, Fransız tüketicilerin ise kemerlerini sıktığını ve şirketlerin de yatırımlarını azalttığını gösterdi ki bu da Euro Bölgesi toparlanmasının zayıf ve gerilemelere karşı kırılgan olduğuna işaret etti.
Fransa ulusal istatistik bürosu Insee Euro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisi Fransa'nın çeyrek dönemde büyüyemediğini gösterdi. Fransa ekonomisi geçtiğimiz yılın son çeyreğinde yüzde 0,2 oranında büyümüştü. The Wall Street Journal'ın anketine katılan ekonomistlerin beklentisi ise ekonominin ilk çeyrekte yüzde 0,1 büyümesini bekliyordu.
Euro Bölgesi geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinde daralmadan kurtuldu ancak büyüme geçmiş ekonomik toparlanma dönemlerinde olduğu kadar güçlü değil. Büyümenin zayıf olmasının yanı sıra yıllık enflasyon da Ekim ayından bu yana yüzde 1,0'ın altında seyrediyor. ECB geçtiğimiz hafta faiz oranlarını indirmeye hazırlandığının ya da Haziran ayı toplantısında başka canlandırma tedbirleri alabileceğinin sinyallerini verdi.Piyasalar bu gelişmelere endekslendi
AMERİKA RAPORU
HİLLARY CLİNTON VE AYAKKABILI KARŞILAMA
ABD ’nin eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (66), Las Vegas’ta katıldığı bir konferansta ayakkabılı saldırıya uğradı. Clinton, geridönüşümle ilgili konuşma yaptığı sırada kürsüye doğru bir ayakkabı fırlatıldı. Önceki gün yaşanan olay sonrası, Clinton’ın soluna doğru eğilerek korunduğu eyleme verdiği ilk tepki ise “O bir yarasa mıydı? Birisi bana bir şey mi fırlattı? Yoksa bu Cirque de Soleil şovunun bir parçası mı” oldu. Ayakkabıyı fırlatan kadın katılımcı apar topar Gizli Servis ajanları tarafından salondan çıkarılarak gözaltına alındı.
Clinton, hedefi bulmayan eylemle ilgili “Aman Tanrım, katı atık yönetiminin bu kadar tartışmalı olduğunu bilmiyordum. Benim gibi softball oynamaması isabet olmuş” diyerek espri yaptı. Bu açıklamasıyla salonu güldüren eskibakan , konuşmasına kaldığı yerden devam etti. Gizli Servis’ten yapılan açıklamada, ismi açıklanmayan kadın eylemcinin yargılanacağı belirtildi. Salondan çıkarılırken ayağında sandaletleri olan kadının, Clinton’a fırlattığı ayakkabıyı çantasında getirdiği anlaşıldı.
Hatırlardadır 2008 yılı oturumlarının birinde de Hillary’nin sahnede gaz çıkarması uzun zaman mevzu olmuştu.
Hillary’nin Amerikalı nezdinde çok farklı bir yeri vardır. Zamanında kocasını onun yönettiğine ilişkin hikayeler dinlerdik. Ancak Bill müthiş bir çıkışla bütün bu hikayeleri yerle bir etti. Hillary first lady olmanın ötesinde senatör ve ülkenin eski dışişleri bakanı. Son dönemde kendisi görev almak istemedi. Muhtemelen gelecek seçimlere hazırlanabilmek için zaman kazanmak istedi. Amerikalı her vesile ile Hillary’den konuşmaktan hoşlanıyor. Bizim gördüğümüz bu. Herhalde gelecek seçimlerin galibi gibi gözüküyor.
PİYASALAR
US Geçen haftanın kapanışları:
Tahvil-bono piyasasında faizler gevşeme eğilimi gösterdi. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi günü sınırlı bir hareketle (-2bp) %9,12’ye gerilerken, önceki gün satış gören 10 yıl vadeli sabit kuponlu tahvilin (TRT200324T13) bileşik faizi ise 17 baz puan düşüşle %9,38’e çekildi.
Mayıs ayından sonra enflasyonda iyileşme olması yönündeki beklentiler, TCMB’yi faiz indirimine yönlendirebilir. Bu kapsamda bugün açıklanacak olan TCMB Beklenti Anketi de önem taşıyor. İlk PPK toplantısı ise gelecek hafta Perşembe günü. Faiz indirimi konusundaki belirsizlik faizlerin kısa vadede mevcut bantlar içinde dalgalı bir seyir izlemesine neden olabilir.
Gösterge bileşik faizin kısa vadede %9,0-%9,5 bandında kalmasını bekliyoruz. Yukarı yönlü ataklar orta vadeli beklentilerle pozisyon almak için kullanılabilir. ABD 10 yıl vadeli tahvil faizleri dün riskten kaçınma eğilimi ile belirgin şekilde gerileyerek %2,50’nin altını gördü. Türk Eurobond faizleri ise son dönemki gevşeme sonrası mevcut seviyelerde dengelenme eğilimi gösteriyor.
2030 vadeli Eurobond faizi %5,20, 2041 vadeli Eurobond faizi ise %5,50 seviyelerinde. ABD faizlerindeki geri çekilmenin, güvenli limana yönelim amacıyla olması nedeniyle, Eurobond faizlerinde gevşeme sağlayacağını düşünmüyoruz.
ABD verilerinin görünümü ve Fed’in faiz artırımının zamanlamasına dair beklentiler Eurobond faizlerine yön vermeye devam edecektir. Eurobond faizlerinde kısa vadede düşük seviyeler korunsa da, orta vadede Fed politikası ve ABD faizlerine bağlı olarak yükseliş beklenebilir.
Türkiye’de, Soma’da yaşanan acı nedeniyle moraller zaten bozuk ve bu ruh halinin piyasalara da yansıdığını görüyoruz.
Yurtdışının zayıflığı da buna eklenince dün 76.800 sınırına dayanan BIST’te 1.600 puanlık geri çekilme ile 75.200’lerden bir kapanış gördük.
Esenlikle Kalın