Ali Koç: Kapitalizm ortadan kalkmalı

Koç Holding'in Yönetim Kurulu üyesi Ali Koç: Eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir."

ANTALYA- Ali Koç... Türkiye'nin en büyük holdinglerinden Koç Holding'in Yönetim Kurulu üyesi... G-20 zirvesi öncesi bugün basına yansıyan şu sözleriyle büyük bir tartışma başlattı: "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir."



Paris’teki terör saldırılarının damgasını vurduğu G20 öncesi toplantıda konuşan Ali Koç, ‘Eşitsizliği gidermek için kapitalizmin ortadan kalkması gerek’ dedi.
Duygu Güvenç ve Pelin Ünker’in Cumhuriyet’te yer alan haberine göre gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri bir araya getiren G20 zirvesi öncesinde dün Antalya’da iş dünyasının zirvesi B20 ve çalışma hayatına yönelik L20 toplantıları vardı.
Paris’ten gelen terör haberleri gündemin ilk sırasına yerleşirken, İş dünyası ve Sivil Toplumla Diyalog toplantısında konuşan B20 İstihdam Görev Gücü Koordinatör Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, sorunların kaynağına vurgu yaparak, “Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir” dedi.

Koç, “Bill Gates diyor ki, 100 bin dolarla siz sıtma ile mücadele edebilirsiniz. Bir insanın saçlarının dökülmesine karşı kellik ilacı için büyük paralar dökülürken insanları öldüren sıtmaya karşı mücadele saç dökülmesine karşı mücadeleden daha zayıf kalıyor. Eğer bu problemlere eğilmezsek sonuçta günlük hayatta karşılaştığımız bu olumsuz şeyler kaçınılmaz olacak” diye konuştu.

“Küreselleşmenin insan tarafı yok” diyen Koç sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en büyük göç dalgasıyla karşı karşıyayız. 60 milyon insan evini terk etti ve kötü insan hakları altında düşük ücretlerle çalışmaya hazırlar. Burada özgür olarak serbest olarak dolaşamayan tek unsur insan."

SOSYAL MEDYAYI SALLADI

Türkiye’nin en zengin insanlarından birinin sarf ettiği bu sözler sosyal medyada bugünün en çok tartışılan konularından oldu. Kimileri Koç’a destek verdi, kimileri eleştirdi. "Kapitalizmle mücadelede Ali Koç'un yanında olmak isterdim ama yeterli param yok" gibi espriler yapıldı.

ALI KOÇ'UN 'KAPITALIZM' AÇıKLAMASı TARTıŞıLıYOR

EKONOMİSTLER NE DİYOR

'TESPİTLERİ GERÇEKÇİ'

“İçinde yer aldıkları oyunun kurallarını da onlar belirlemiyor” diyen Ekonomist Uğur Civelek, “Kurallardaki evrimin giderek dengesizlikleri artırdığını da görüyorlar. Bu şekilde, güvensizlik olarak onlara dönüyor. Belirsizler kırılganlıkları artırıyor. Bu şekilde şikâyetçi olması (Ali Koç’un) normal ve tespitleri gerçekçi” dedi.

Civelek şöyle devam etti: “Bir da farklı açıdan bakmakta yarar var. Eğer fırsat verilseydi dengesizlikleri azaltmaya çalışır mıydı? Bu günün dünyası dengesizlikler üretiyor. Küreselleşme denen kuralsızlığın belirleyici olduğunu görmek gerekir. Üretim faktörlerindeki sermayenin önündeki tüm engeller kaldırıldı, diğerlerinin hareket yeteneği daraltıldı. Kamu yararı kavramı sıfırlandı. Bunun ürettiği bir tek şey var, yoksulluk sınırının altında bir yoğunlaşma. Bu güven bunalımı yaratıyor, sorunları çözümsüz hale getiriyor. Açmazdan çıkmak için bakış açısı değişmeli. Vahşi kapitalizm küreselleşme ile geri döndü. Ve bu süreç kendisini de yok edecek ve dünyayı da istikrarsız hale getirecek. Bu noktadan gelmeden bunların konuşulması lazımdı."

'VİCDANLI KAPİTALİZM' ÇIKIŞI

Hürriyet Dünyası Yazarı Uğur Gürses ise konu ile ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Ali Koç’un sözleri çok açık görünen bir olguya itiraz, ‘vicdanlı kapitalizm’ çıkışı aslında; ‘vahşi kapitalizmin’ artık mevcut makul iş kesimini de rahatsız ettiğinin iyi bir örneği. 20 yıl öncesine göre çok farklı bir yerdeyiz. Küreselleşme görmekten kaçınamayacağımız bir tabloyu hep göz önünde tutuyor. Gelir ve servet adaletsizliği sürüyor. Bu konunun küresel servetin kabaca yüzde 80’inin, küresel yetişkin nüfusun sadece yüzde 9’unun elinde bulunduğu, 900 milyon kişinin yoksul olduğu bir dünyada hala yeterince tartışılmıyor olması üzücü. Bu açıdan Ali Koç’un, kabaca 18 milyon yoksulu olan ülkemizde G20 fırsatıyla bu konuyu gündeme taşıması çok olumlu. Diğer taraftan, iş kesimi sadece konuşarak değil sivil toplum platformlarına destek vererek de çaba göstermeli."

DAHA ÖNCE DE ELEŞTİRMİŞTİ

Koç, Şubat ayında da Antalya'daki "G20 - OECD Nitelikli Çıraklık ve İşbaşında Eğitimin Teşviki" konferansında ücretlerin giderek düşmesiyle gelir dağılımındaki adaletsizliği artmasını eleştirerek gündem yaratmıştı.

Ünlü işadamı, "Ben şahsen 6 ve 8 yaşında iki çocuk sahibi bir baba olarak çocuklarımızın geleceğinden, bu gidişata baktığımız zaman, endişe duymamak mümkün değil diye düşünüyorum. Eminim bu da hepiniz için geçerlidir" demişti.

DÜNYADA TARTIŞILIYOR

Özellikle 2000'lerin sonlarından beri kapitalizmin geleceği tartışmaya açıldı. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek artmasıyla Avrupa'nın birçok ülkesinde radikal sol hareketler güç kazandı, Yunanistan gibi ülkelerde iktidara bile geldi.

Dünyada eşitsizlikleri azaltmak için yaratıcılığı ve yenilikçiliği öne çıkaran 'daha yumuşak bir kapitalizm'in bayraktarlığını Bill Gates yapıyor.

Gelişmekte olan ülkelerdeki yoksulların hayat standartlarının iyileştirilmesini savunan Gates, Amerikalı bir başka milyarder olan Warren Buffett ile birlikte 2010'da "Bağış Andı" adlı inisiyatifi başlatmıştı.

Bağış Andı çerçevesinde bu yıl itibariyle 137 milyarder en az 125 milyar doları yoksullara bağışladı.

Hürriyet

 

Manşetler

Tur şirketi iflas etti, 600 kişi Umre'de mağdur oldu
Fas turizme 3,5 milyar avro yatırım yapıyor
Ekonomi sınıfına yatırılabilen koltuklar geldi
Gemide yapılan düğün töreni gökyüzüne taşındı
Ordu'daki tarihi Aya Nikola adası turizme kazandırılacak
Süper zenginler Türkiye ekonomisinin 2,5 katını saklıyor
Anadolu'nun 106. yıl dönümü için 1920 Koşu Yarışı
Hawaiian Airlines pilotları sakallarını tıraş edecekler
Petrole gelen sürekli zam pazarcı esnafı zorluyor
Hayırsızada’dan günümüze 'köpeksizleştirme siyaseti'