İSTANBUL – Airbus, gelecek 20 yıllık döneme ilişkin hava trafiği ve uçak talebi öngörülerini içeren Küresel Pazar Tahmini (GMF) raporunun Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Türkiye sonuçlarını İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında paylaştı.
Toplantıya Airbus Türkiye Başkanı Simon Ward, Airbus Doğu Avrupa ile Orta Asya Satış Başkan Yardımcısı Charbel Youzkatli ve Airbus Pazar Analizi ve Tahminleri biriminden Antonio da Costa katıldı.
Avrupa ve BDT’ye 8 bin 190 yeni uçak
Rapora göre Avrupa ve BDT bölgesinde hava trafiğinin gelecek 20 yılda yıllık bileşik yüzde 2,9 büyümesi bekleniyor. Bu büyüme ve filo yenileme ihtiyacı doğrultusunda bölgenin 6 bin 690 tek koridorlu, 1.500 geniş gövdeli olmak üzere toplam 8 bin 190 yeni yolcu uçağına ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.
Yeni uçakların 3 bin 600’ünün kapasite artışı, 4 bin 590’ının ise filodan çıkarılacak eski ve düşük verimli uçakların yerine kullanılması bekleniyor. Böylece toplam talepte filo yenilemesinin payı, büyüme kaynaklı ihtiyacın üzerinde olacak.
Türkiye’de uçuş eğilimi üç katına çıkacak
Airbus, Türkiye’yi bölgenin hızlı büyüyen havacılık pazarları arasında gösteriyor. Tahminlere göre Türkiye, gelecek 20 yıllık dönemde 1.800 yeni yolcu uçağına ihtiyaç duyacak.
Türkiye’de kişi başına yıllık uçuş sayısının üç katına çıkarak 3,1’e yükselmesi bekleniyor. Bu rakam, Avrupa ve BDT bölgesi için öngörülen 2,4 uçuşluk ortalamanın üzerinde bulunuyor.
Hava ulaşımına yönelik talebin artması, Türkiye’deki hava yolu şirketlerinin hem filolarını büyütmesini hem de mevcut uçaklarını yeni nesil modellerle yenilemesini gündemde tutacak.
Coğrafi konum, turizm ve kargo büyümeyi destekliyor
Raporda Türkiye’nin 60’tan fazla ülkenin başkentine dört saatlik uçuş mesafesinde bulunmasının sağladığı avantaja dikkat çekiliyor. Bu konum, ülkenin kısa, orta ve ultra uzun menzilli hatlarda küresel aktarma talebini karşılamasını destekliyor.
Yüksek teknolojili tesislere yapılan büyük ölçekli yatırımlar da Türkiye’nin sınır ötesi e-ticaret ve hava kargo taşımacılığındaki merkez rolünü güçlendiriyor.
Bölgede Türkiye’nin yanı sıra İspanya, İtalya ve Polonya da turizm potansiyelleri ve bağlantı avantajlarıyla büyüyen pazarlar arasında gösteriliyor. BDT ülkelerinde ise genç nüfus ve yükselen refah düzeyinin hava ulaşımına yönelik talebi artırması bekleniyor.
Yeni nesil uçakların payı yüzde 82’ye ulaşacak
Airbus’ın tahminlerine göre Avrupa ve BDT filosunda 2025’te yüzde 36 olan yeni nesil uçak oranı, 2035’e kadar yüzde 82’ye yükselecek.
Eski uçakların filodan çıkarılmasının hızlanmasıyla yakıt verimliliğinde, operasyonel performansta ve emisyonların azaltılmasında kazanımlar sağlanması öngörülüyor.
Bölgedeki talebi destekleyen unsurlar arasında orta sınıf nüfusunun 20 milyon artarak 790 milyona ulaşması da bulunuyor. Kişi başına yıllık uçuş sayısının ise 1,4’ten 2,4’e yükselmesi bekleniyor.
“Yeni merkezler ortaya çıkıyor”
Toplantıda konuşan Antonio da Costa, jeopolitik gerilimler, faiz artışlarının gecikmeli etkileri ve yüksek enerji maliyetlerine rağmen Avrupa ve BDT’nin yeni yolcu uçağı ihtiyacı açısından Çin’in hemen ardından geldiğini belirtti.
Stratejik konumların ve artan turizm hareketliliğinin yeni havacılık merkezlerini öne çıkardığını ifade eden da Costa, bu gelişmenin hava yolu şirketlerinin filolarını genişletmesini ve modernleştirmesini desteklediğini söyledi. Da Costa, filo dönüşümünün daha verimli ve sürdürülebilir hava taşımacılığına geçişte etkili olduğunu söyledi.
HARCAMA 750 MİLYON DOLAR
Airbus Türkiye Başkanı Simon Ward açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Ward, Airbus’ın Türkiye ile 40 yılı aşkın süredir devam eden iş birliğine ve Türk havacılık sanayisinin şirketin küresel üretim ağındaki rolüne dikkat çekti. Geçen yıl Türkiye’ye yönelik harcamalarının yaklaşık 750 milyon dolar seviyesine ulaştığını belirten Ward, Airbus’ın dünya genelinde kazandığı her uçak siparişinin Türk sanayisine de katkı sağladığını söyledi.
Türk mühendislerin Airbus ile edindikleri uçak tasarımı deneyimini KAAN programında ve yerli helikopter projelerinde kullandığını belirten Ward, bu iş birliğinin Türkiye’deki havacılık sanayisinin gelişimini desteklediğini belirtti.