SEX AND THE CİTY'Yİ KAYBETTİK!
Amerika'da 27 Mayıs'ta, bizde planları bir hafta sarkıtıp gösterime giren 'Sex and the City 2'nin yarattığı hayal kırıklığı yarattı.

15 Haziran 2010 Salı 18:00
ELİF TÜRKÖLMEZ
İSTANBUL -Tadında bırakmak gibisi yok. Bir espri de olsa ısrar malzemesi, bir ilişki ya da bir dizi de olsa, gazı kaçtıktan sonra çekilmiyor. Tavsadıktan, pörsüdükten sonra güzel günlerin hatırı bile kurtarmıyor iyi yad etmek için. Halbuki zirvedeyken bırakmayı bilmek, jübileyi geciktirmekte ısrar etmemek lazım. Arsızca bir inatla yaşlanmaya, emekliliğe, ayrılığa hatta ölüme direnmek fena.
Amerika ve İngiltere"de 27 Mayıs"ta, Türkiye"de dün gösterime giren "Sex and the City 2" hakkında tüm dünyadan sinema yazarlarının ortak kanaati yukarıdaki ruh hali. Candace Bushnell"in aynı adlı romanından uyarlanan ve 1998-2004 yıllarında dünyanın 15 ülkesinde gösterilen dizi kendi içinde tutarlıydı, hiç de fena sayılmayacak bir izleyici kitlesi yaratmıştı.
New York"lu dört kadın, Carrie Bradshaw (Sarah Jessica Parker), Samantha Jones (Kim Cattrall), Charlotte York (Kristin Davis) ve Miranda Hobbes"un (Cynthia Nixon), "kalabalık kentte yalnız kadın olma hallerini" masaya yatırıp saatlerce didik didik etmeleri tutmuştu. Altı sezon, 94 bölüm dizinin yapımcısını da, senaristini de, oyuncusunu da zengin etmeye yetmişti. Peki filme ne gerek vardı?
"Yapmayın kızlar!"
Sebep tabii ki para! Daha çok kazanma hırsı, berbat bir iş çıkarma pahasına da olsa, özellikle Hollywood"da geçer bir dürtü. İlk film, 415 milyon dolar gibi yapımcısının beklediğinin üzerinde hasılat yapınca, anında ikincisinin çekileceği haberi duyurulmuştu. Çok geçmeden çekimlere başlandı da. Yönetmen koltuğunda yine Michael Patrick King oturuyordu. Masraftan kaçınılmadı, styling için yine çuvalla para harcandı. Oyuncular, tabii ki en ucuzu 1400 dolar olan tasarım ayakkabılar giyip 100 dolarlık elbiselerin üzerine 2 bin dolarlık kemerler falan taktı.
Ama en önemlisi, ekip bu kez küçük dünyalarından, New York"tan çıkıp taa Abu Dabi"ye gitti. Aslında gittikleri yer Abu Dabi de değildi. Oradan izin çıkmayınca çekimler Fas"ta gerçekleştirildi.
Filmin New York"ta yapılan basın gösteriminden sonra ortalık birbirine girdi. Eleştirmenler galanın hemen ardından filmi, "Can sıkıcı, patavatsız ve Müslüman karşıtı" olarak değerlendirdi.
Amerikalı sinema eleştirmeni Dylan Stableford filmi, İnanılmaz derecede kötü diye tanımladı, "Pretty Woman"dan bu yana kadınları bu kadar aşağılayan başka bir film görmemiştim. "Pretty Woman" hiç değilse bunu iyi bir biçimde yapıyordu, bunda o da yok diyerek filmi yerden yere vurdu.
The Guardian"dan Hadley Freeman, Ne de olsa dizinin eski müdavimlerindenim diyerek, daha ılımlı yaklaştı ama o kadar hiddetlenmişti ki, içindekileri dökmek için gazetenin hafta sonu eki g2"den tam dört sayfa kopardı. Comedy Central"da her akşam eski bölümleri var, ben onları izlemeyi tercih ediyorum diyen Freeman, dizinin en zayıf bölümlerini bile filmlerden iyi bulduğunu yazdı. Dizide "kızların" özgürlükçü yanlarına tav olup sutyenlerini ateşe atanların parmakları yanıklarla doludur şimdi herhalde diyerek diziyi seven feministlere de dert yandı. Çünkü ona göre, altı yıldır kadın özgürlüğü diye paralanan karakterler şimdi ağız değiştiriyordu.
Mesela dizinin en işkolik karakteri Miranda, hukuk bürosundaki işini bırakıyordu. Sebep de kocasına, evine daha çok zaman ayırmak istemesiydi. Yapmayın kızlar! diye yazdı Freeman, "Sex and the City"nin hata yapması, basit bir televizyon programının hata yapması olarak geçiştirilemeyecek denli önemli. Sizi izleyerek daha özgür hisseden bir kuşak kadın şimdi ne yapacak?
Aşk da bir yere kadar...
The Washington Post"tan Ann Hornaday, Dizi pek de azımsanmayacak bir izleyici kitlesi için önemliydi. İyiydi, kötüydü orası tartışılır ama seveni vardı, bize bir şey demek düşmezdi. Ama şimdi, özellikle de ikinci filmle diziyi hiç izlememiş olanlara bile söz söyleme hakkı doğdu. Filmde politik doğruculuk adına eleştirilebilecek bir dolu şey var. Ne feministleri, ne gay"leri, ne de modayla ilgilenenleri memnun ediyor. Bu defa diyaloglar da zayıf, ki diziyi savunayım deseniz bu, en önemli argümanınız olurdu dedi.
Sinema eleştirmeni Christy Lemire"e göre film aşırı derecede "kendi kendini eğlendiriyordu". Ne ustaca yapılmıştı ne de komikti. İçeriği zayıf olan filmde Liza Minelli"nin, Beyonce"nin "Single Ladies" şarkısını söylemesi gibi sahneler de bulunuyordu. Bu sahne tek kelimeyle ıstırap vericiydi, öyle ki gözlerinizi oyup başınızdan çıkarmak istiyordunuz.
Associated Press"e göre de merakla beklenen yeni film, orijinal diziye ve hatta ilk filme kıyasla büyük bir hayal kırıklığı oldu. Carrie ve arkadaşları yeni filmde Ortadoğu"nun "bağnaz" ve kadınlara ikinci sınıf insan muamelesi yapan kültürüyle karşı karşıya geliyor ve şoke oluyordu. Ne büyük klişe! AP"den eleştirmenler İçi boş bir yaz eğlencesi diye tanımladıkları filmdeki "Müslümanları iğneleyici" sahnelerin tartışmalara yol açmasının kaçınılmaz olduğunu yazdı.
Bu arada filmin dört kahramanı yaşlarından daha genç gösterse, fizikleri kusursuz olsa da filmin afişi, birçok internet sitesinde tepkiyle karşılandı. Aşırı Photoshop yüzünden, kahramanlar kendilerine bile benzemezken, Amerikan New York Daily News gazetesi, Hiçbirinin kendileriyle alakası yok! diye yazdı.
"Sex and the City" müdavimi The Daily Mail gazetesi bile, günlerce "Ne olmuş buna yahu?" deyip Sarah Jessica Parker"ın damarlı ellerini, yaşlanan yüzünü haber yaptı. Aşk da bir yere kadar!
Tabii çeşitli blog ve okur yorumlarında da çokça konuşulan bir mevzu oldu bu. Cosmo Guy adlı blog yazarıysa can alıcı bir yorumla noktayı koydu: Sarah Jessica Parker"ın dizinin insanlara verdiği fikri anlatırken bir seferinde, Asla partiyi son terk eden kişi olma dediğini yazan Cosmo Guy, "Oldu mu şimdi?" diye hesap soruyor.
Haksız mı?
O topa hiç girmeyecektiniz!
Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali, film eleştirildikçe arsızlaşıyor. Gösterim tarihleri Dünya Kupası"yla aynı zamana denk gelince, yapımcılar pazarlama stratejisini o yöne kaydırmış.
Slogan "There are other ways to score". Afişteki fotoğrafta da futbol topunu ezen bir topuklu ayakkabı var. Yani film açıkça şunu söylüyor: Erkekler Dünya Kupası"nı izlerken, siz kadınlar da bunu izleyin! Film Ortadoğu"ya bakış açısıyla, diyalogların ve senaryonun cılızlığıyla bu kadar eleştirilirken en azından o topa girmeseydiniz demek geliyor içimden. Dünya Kupası gibi dev bir organizasyona, hele de böyle bir söylemle kafa tutmak yersiz, üstelik cinsiyetçi de. Dizinin en büyük derdi cinsiyetçiliği alt etmek değil miydi?
Bu arada "Sex and the City 2" gösterime girdiğinden bu yana 3.8 gibi rekor seviyede düşük bir IMDB puanına ulaştı. 2010 Güney Afrika Dünya Kupası"nın SporLog puanıysa 10 üstünden 10!
"O çölde ölsünler de 3"üncüyü çekemesinler!"
Pazarlamada Afrika"ya kafa tutan "Sex and the City 2" içerikteyse büyük büyük klişelerle Ortadoğu"ya sataşıyor. Kızlar bu sefer New York"tan, dünyanın en lüks ve "egzotik" yerlerinden birine, büyüleyici bir macera yaşamak üzere her köşesinde "gizem" barındıran Abu Dabi"ye gidiyor. Üstlerine şehir kadınlarının giydiği siyah çarşaflardan geçirip içine de bikiniler, mayolar giyiyor. Bir diğer sahnede, SATC kızları Abu Dabi"daki bir barda, Helen Reddy"nin "I am Woman" şarkısını söylerken, Samantha"nın kışkırtıcı dansları kulüpteki Abu Dabilileri "şoke ediyor". Klişe üzerine klişe...
Bu konuda en iyi sözleri Hürriyet"ten Tolga Tanış etti: Bir dekor aramışlar. Snob, yarı kokoş yarı bohem ama içten içe feminist, şehirli, özgür kadın stereotipini başka nerede gösterebiliriz, başka nerede insanların gözüne sokarız demişler... Akıllarına Ortadoğu gelmiş. "Sex and the City"deki dört kadının New York davranışlarını alıp Abu Dabi"ye koydukları zaman da ortaya bir karikatür çıkmış. "Görmemiş" Ortadoğulu erkekleri şaşırtmaları... "Geri kalmış" Ortadoğulu kadına özgür olmayı öğretmeleri... Gelişmiş Batılı, çağdışı Müslüman...
The Guardian"dan Xan Brooks"un eleştiriler içinde bana göre en açık sözlü ve acımasız olan yorumuyla bitirelim: Bırakalım da, o beğenmedikleri çölde ölsünler. Ölsünler de üçüncüyü çekemesinler!
Yorumlar
SON DAKİKA
İspanya’nın savaş karşıtı olması ilişkileri güçlendirdiİspanya’nın uluslararası krizler karşısında sergilediği savaş karşıtı tutumun da etkisiyle oluşan bu atmosfer, İspanyol vatandaşlarının Türk vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı sağlanması için imza kampanyası başlatmasına kadar uzandı.08 Mart 2026 Pazar 17:54GÜNDEM
İstanbul’un Atlantis’i: Sular altındaki "Lanetli" 10. ada Vordonisi!Yüzyıllarca sadece balıkçıların "oltalarımız kayalara takılıyor" dediği bir efsane olarak kalan Vordonisi, Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 tarihli tozlu arşivlerinden çıkan bir haritayla yeniden doğdu.07 Mart 2026 Cumartesi 12:00TURİZM
ITB Berlin: Savaşın gölgesinde diyalog ve dayanıklılık gösterdiDünyanın önde gelen B2B seyahat fuarı, İTB Berlin 2026, 60. yıldönümünde çok sayıda kaynak ve hedef pazardan yaklaşık 97.000 katılımcıyı bir araya getirdi.07 Mart 2026 Cumartesi 11:00MICE
Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri sahiplerini bulduKadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde toplumsal dönüşüme katkı sunan Türkiye’nin önde gelen markalardan 30 proje ödüllendirildi.07 Mart 2026 Cumartesi 10:00MICE
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyorLufthansa Grubu CEO'su Carsten Spohr, Boeing teslimat gecikmesi yüzünen Lufthansa’da 40'tan fazla yeni uçağın alınamadığını söyledi. Geciken uçaklar arasında Boeing 787 ve 777X modelleri de bulunuyor.07 Mart 2026 Cumartesi 09:00ULAŞTIRMA
Raylar üzerinde “mermi trenler” seyahati değiştiriyorRaylarda hız yarışı sadece "çabuk varmak" ile ilgili değil. Hızlı trenler; uçaklara göre %90 daha az karbon salımı yapmaları, şehir merkezlerinden kalkış kolaylığı, dijital göçebeler için 5G bağlantısı sunmalarıyla turizmin geleceğini şekillendiriyor.06 Mart 2026 Cuma 18:30ULAŞTIRMA
Dünyada en çok turist öldürülen, güvensiz şehirlerTuristlerin en çok hayatını kaybettiği bölgeler genellikle suç oranının yüksek olduğu Latin Amerika ve Güney Afrika şehirleridir.06 Mart 2026 Cuma 18:00TURİZM
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyorRezervasyon yapmanın ötesine geçen bir yapıya bürünen Airbnb, yapay zekayı temel yapısına entegre ederek teknolojik yeniden buluşlara yöneliyor.06 Mart 2026 Cuma 17:30KONAKLAMA
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedeflediSingapur, önümüzdeki 15 yıl içinde MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans ve Sergi) sektörünü üç katına çıkarmayı planlıyor.06 Mart 2026 Cuma 17:00MICE
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoruBrezilya Turizm Bakanlığı ve Embratur'un resmi rakamlarına göre, 2026 Karnavalı'na 300.000 yabancı ziyaretçi geldi; bu rakam 2025'e göre %17'lik bir artış anlamına geliyor.06 Mart 2026 Cuma 16:31MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.