KAZIDA 4 BİN YILLIK MÜHÜR BULUNDU
Kütahya Seyitömer Höyüğü'nde yapılan kazılarda, dünyada eşine az rastlandığı bildirilen 4 bin yıllık çekiç başlı mühür bulundu.

17 Haziran 2010 Perşembe 22:40
KÜTAHYA -Kütahya Seyitömer Höyüğü'nde yapılan kazılarda, dünyada eşine az rastlandığı bildirilen 4 bin yıllık çekiç başlı mühür bulundu.
Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Güner Önce, il merkezine 26 kilometre uzaklıkta, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğüne bağlı Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessesesi sahasındaki höyüğün kazılara başlanmadan önceki 150 metre çap, 23.5 metre yüksekliğe sahip olduğunu belirtti.
Arkeoloji Bölümünce 2006 yılından bu yana yapılan kazılar ın bu yılki bölümünün geçen ay başladığını ve kazıların çok hızlı ilerlediğini ifade eden Önce, bu yıl SLİ Müessesesinin sağladığı 250 işçiyle Arkeoloji Bölümünden 50 öğretim elemanı ve öğrencinin höyükte çalıştığını söyledi.
Güner Önce, "Burası gerçekten görülmeye değer. Tüm üniversitelerin arkeoloji bölümlerinin bu kazıyı görmesi gerektiğini düşünüyorum. Kazı ne kadar kısa sürede tamamlanırsa altındaki kömürün çıkarılması da o kadar çabuk olacak. Ekonomik yönü olan bir kazı aslında. Ancak şu yönünü de gör üyoruz, çok sayıda tarihi eser ve buluntu ortaya çıkıyor. Kazının teorik olarak bu yıl bitmesi gerekiyor. Bu hızla ilerlenirse belki bitebilir ama emin değiliz" dedi.
Kazı Grubu Başkanı ve DPÜ Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen de, geçen yıl 8 metrelik kültür katmanı tespit ettikleri höyükte bu yı l bu katmanın çoğunu kazabileceklerini anlattı.
Prof. Dr. Bilgen, geçen yıl kazıları M.Ö 2000'lerin başları na tarihledikleri Orta Tunç Çağı katmanında bıraktıklarını ifade ederek, şiddetli deprem yaşandığını saptadıkları bu katmanda korunmuş insan beyinleri bulduklarını hatırlattı.
Kazılara başladıkları katmanın, Asur Ticaret Kolonileri Devri diye tanımlanan M.Ö 2'nci binin ilk çeyreği olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Bilgen, sözlerine şöyle devam etti:
"Höyüğün, uluslararası ticarette hem Mezopotamya, hem Batı Anadolu, hem de Ege Adaları ve eski Yunan medeniyetiyle bağlantılı olduğunu, büyük bir ticaretin ortasında yer aldığını saptadık. Bunu teyit eder bir biçimde çok önemli bir mühür elimize geçti. Asur Ticaret Kolonileri Devrinde, dünyanın önemli müzelerinde ancak birkaç tane örneği sergilenen çekiç başlı mühür bulduk. Dünyada bu mühür tipinin örnekleri British, Metropolitan ve Louvre müzelerinde bulunuyor, dördüncüsü de İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Dünyada bu mühürlerin sayısı 10'u geçmez. Belki dünyanın birçok yerinden insanlar sadece bu mührü görmeye gelecek, bu kadar arkeoloji literatüründe önemli bir mühür. Bu yıl için çok sürpriz, çok hoş bir buluntuydu."
Bilgen, ortaya çıkarttıkları mührün, Hitit döneminde çok sevilen ve Hitit krallarının üzerlerine adlarını yazıp kullandığı tipte bir tarihi eser olduğuna işaret ederek, bunun şimdiye kadar oluşturdukları teorinin doğruluğunu ve höyüğün o dönemlerde ne kadar önemli bir yer olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.
Mührün yapıldığı metali belirlemeye çalıştıklarını anlatan Prof. Dr. Nejat Bilgen, "İlk etapta opal olup olmadığını baktık, ancak opal olmadığını belirledik. Kırmızıya yakın bordo rengine sahip. Mührün üzerinde dekoratif desenler var. Zaten bu figürün işlenmesi için mührün yumuşak metalden yapı lmış olması gerekiyor. Tipolojik anlamda çok önemli bir mühür" diye konuştu.
Nejat Bilgen, eski dönemlerin sanayisi diye nitelediği höyüğün etrafında kil yatakları bulunduğuna işaret ederek, kilden üretilen dokuma ağırlıkları ve ağırşakları geçen yıllarda bulduklarını ve M.Ö 3000'li yıllardan bu yana burada kalıpla seramik üretildiğini tespit ettiklerini anımsattı.
Rüzgar ve kil avantajlarıyla höyüğün bulunduğu bölgenin ö zellikle üretim ve sanayi için kullanıldığını, bunu ihracat ve ithalatla ticarette yaşattıklarını belirlediklerine dikkati çeken Prof. Dr. Bilgen, şunları kaydetti:
"Höyüğün Orta Anadolu, Suriye ve Mezopotamya bağlantısı, birçok seramik tipolojisiyle ve birçok başka mühürle ortaya konulabiliyor. Kütahya günümüzde diğer şehirlere oranla ücra bir köşede, sanki ticaretin dışındaymış gibi görünse de eskiden koloni devrinde uluslararası ticaretin tam göbeğinde olduğunu, hem yerel üretim, hem dışarıdan gelen malzemelerle bu höyüğün çok hızlı bir ticari ağın önemli parçası olduğunu saptadık. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda höyüğün bulunduğu bölgenin, Troya, Batı Anadolu veya Ege'ye açılan yolların tali yolları üzerinde olduğu söyleniyordu. Bu mühür tarzı Anadolu'da 3 ya da 4 yerde bulunmuş, Boğazköy, Alişar ve Kültepe'de ele geçirilmiş. Bunlar nasıl o dönemin önemli kentleriyse burası belki çok büyük bir yerleşim yeri değil, ama sanayi ve uluslararası ticaretin işlemesi bakımından önemli bir şehir olduğu buluntulardan ortaya çıkıyor."
Prof. Dr. Bilgen, 2009-2010 öğretim yılında höyükteki kazılara ilişkin 10 yüksek lisans, 15 lisans tezi hazırlandığını sözlerine ekledi.
Seyitömer Höyüğü'nde kazı çalışmaları, altındaki 12 milyon ton kömürün ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989'da Eskişehir Müze Müdürlüğünce başlatıldı. Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünün 1990-1995 yılları arasında yür üttüğü çalışmalar, 2006'dan itibaren DPÜ Arkeoloji Bölümünce yürütüldü.
TKİ Genel Müdürlüğü ve DPÜ Rektörlüğü arası nda imzalanan protokol gereğince her yıl 6'şar aylık dönemler halinde yürütülen kazı çalışmalarının tamamlanması ve höyüğün kaldırılmasının ardından yaklaşık 500 milyon lira değerinde linyit kömürünün çıkartılmaya başlanması hedefleniyor.
Yapılan arkeolojik kazılar sonucunda höyüğün 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu, Orta ve Erken Tunç, Arkhaemenid, Hellenistik, Roma dönemlerinde yoğun olarak iskan edildiği saptandı. Önceki sezonlarda ortaya çıkarılmış Roma ve Hellenistik katmanlara ait atık çukurlarından hala figürlerin parçaları ve seramik parçaları ele geçiriliyor.
2008 kazı sezonunda iki evreli ortaya çıkarılan M.Ö 2'nci binin ilk çeyreğine denk gelen Orta Tunç Çağı yerleşiminin, M.Ö 1800'lü yı llarda depremlerle yanıp yıkıldığı anlaşıldı. Geçen yıl bu tabakaya ait mimari elemanlar çizilerek tamamıyla kaldırılıp alt tabakadaki Erken Tunç Çağı mimarisi ortaya çıkarılmaya başlandı.
Höyükte geçen yıl ortaya çıkarılan yapılardan en önemlisinin bir tapınak olduğu kaydedildi. Megaron denilen bu kutsal mekanın içerisinde önemli tarihi eserler de ortaya çıkarıldı. Bu yıl DPÜ Arkeoloji Bölümünün kazı çalış maları, 10 Mayısta başladı.
-
İspanya’nın savaş karşıtı olması ilişkileri güçlendirdiİspanya’nın uluslararası krizler karşısında sergilediği savaş karşıtı tutumun da etkisiyle oluşan bu atmosfer, İspanyol vatandaşlarının Türk vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı sağlanması için imza kampanyası başlatmasına kadar uzandı.08 Mart 2026 Pazar 17:54GÜNDEM
İstanbul’un Atlantis’i: Sular altındaki "Lanetli" 10. ada Vordonisi!Yüzyıllarca sadece balıkçıların "oltalarımız kayalara takılıyor" dediği bir efsane olarak kalan Vordonisi, Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 tarihli tozlu arşivlerinden çıkan bir haritayla yeniden doğdu.07 Mart 2026 Cumartesi 12:00TURİZM
ITB Berlin: Savaşın gölgesinde diyalog ve dayanıklılık gösterdiDünyanın önde gelen B2B seyahat fuarı, İTB Berlin 2026, 60. yıldönümünde çok sayıda kaynak ve hedef pazardan yaklaşık 97.000 katılımcıyı bir araya getirdi.07 Mart 2026 Cumartesi 11:00MICE
Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri sahiplerini bulduKadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde toplumsal dönüşüme katkı sunan Türkiye’nin önde gelen markalardan 30 proje ödüllendirildi.07 Mart 2026 Cumartesi 10:00MICE
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyorLufthansa Grubu CEO'su Carsten Spohr, Boeing teslimat gecikmesi yüzünen Lufthansa’da 40'tan fazla yeni uçağın alınamadığını söyledi. Geciken uçaklar arasında Boeing 787 ve 777X modelleri de bulunuyor.07 Mart 2026 Cumartesi 09:00ULAŞTIRMA
Raylar üzerinde “mermi trenler” seyahati değiştiriyorRaylarda hız yarışı sadece "çabuk varmak" ile ilgili değil. Hızlı trenler; uçaklara göre %90 daha az karbon salımı yapmaları, şehir merkezlerinden kalkış kolaylığı, dijital göçebeler için 5G bağlantısı sunmalarıyla turizmin geleceğini şekillendiriyor.06 Mart 2026 Cuma 18:30ULAŞTIRMA
Dünyada en çok turist öldürülen, güvensiz şehirlerTuristlerin en çok hayatını kaybettiği bölgeler genellikle suç oranının yüksek olduğu Latin Amerika ve Güney Afrika şehirleridir.06 Mart 2026 Cuma 18:00TURİZM
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyorRezervasyon yapmanın ötesine geçen bir yapıya bürünen Airbnb, yapay zekayı temel yapısına entegre ederek teknolojik yeniden buluşlara yöneliyor.06 Mart 2026 Cuma 17:30KONAKLAMA
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedeflediSingapur, önümüzdeki 15 yıl içinde MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans ve Sergi) sektörünü üç katına çıkarmayı planlıyor.06 Mart 2026 Cuma 17:00MICE
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoruBrezilya Turizm Bakanlığı ve Embratur'un resmi rakamlarına göre, 2026 Karnavalı'na 300.000 yabancı ziyaretçi geldi; bu rakam 2025'e göre %17'lik bir artış anlamına geliyor.06 Mart 2026 Cuma 16:31MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.