DENİZE GİREN İLK PADİŞAH
Osmanlı denize küskün müydü? Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahilden onu seyretmekle yetinmişti?

14 Eylül 2009 Pazartesi 12:20
Azime Acar - DümenSuyu / TurikSail
Osmanlı denize küskün müydü?
Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahildeki kahvehanelerden onu seyretmekle yetinmişti?
Denize girmediği gibi, denizden çıkanı da mutfağına sokmamıştı
Üzerinde saltanat kayıklarıyla dolaşmasına rağmen neden içine girmemişti?
Bu soruların yanıtını gazeteci Burçak Evren İstanbul"un Deniz Hamamları ve Plajları adlı kitabında birbirinden güzel fotoğraflarla aktarıyor bizlere
Osmanlı"nın Çarşı Hamamlarından Deniz Hamamlarına geçişinin izlerini takip eden Burçak Evren, Deniz bir bakıma Osmanlı"nın içinde ama o denli de uzağında idi diyor.
Denizin içinde olup da denize bu denli uzak olmayı ise alışılmış ve sınırlandırılmış yaşam biçimiyle açıklıyor Evren:
Çarşı hamamlarının cehennemi halvet sıcaklığını, dört bir tarafını çeviren denizin o serinleticiliğine tercih eden bir toplumun, natır ve tellaklardan kurtulup, gün ışığı görmeyen o beyaz tenini tuzlu suya değdirmesi için çok, ama çok seneler geçmesi gerekiyordu
İstanbul"un Kumkapusu"ndaki (yanlışlık yok o zamanlar Kumkapusu denirmiş) Deniz Melekleri"nden, denize girmenin güneşlenmenin katı kurallarına, giriş ücretlerine kadar pek çok güzel anıdan bir kaçını seçtik İşte onlar
OSMANLI"NIN DENİZLE FLÖRTÜ
Refik Halid, Abdülaziz dönemindeki Cadı Bostanı"nı (Caddebostan) anlatırken, Lakin mevsim yaza da rastlasa denize girmek kimsenin aklına gelmez der.
Malum, o dönemlerde denize girmek yalnızca balıkçı, kayıkçı, tulumbacı, gemi tayfaları ve bahriyelilerin işi
Bir başka deyişle denize girmek avamlığın, sıradanlığın ayıp sayılan bir göstergesi
19. yüzyıl ortalarına doğru deniz biraz geç de olsa keşfedilmeye başlanmasıyla deniz hamamlarına gidişler başlar Ama denize giriş çıkıştan ibarettir bu gidiş
O da hekimin izniyle, dakikalar sayılarak
DENİZE GİREN İLK PADİŞAH
Ayşe Osmanoğlu, Babam Abdülhamit adlı anılarında, 12 yaşında bir kaza geçiren Abdülhamit"in denize giren ilk padişah olma ünvanını nasıl aldığını onun ağzından anlatır:
O zaman sarayda doktor Masiro adında bir İtalyan hekim vardı. Hemen onu getirip tedaviye başladılar ve bunu babamdan sakladılar. Üç ay kadar hasta yattım. Doktor bana deniz banyosu tavsiye etti. Beylerbeyi Sarayı"na gittim. Doktor da benimle birlikte Beylerbeyi Sarayı"nda kaldı. Her sabah denize birlikte girdik. Beni denize alıştırdığı gibi banyo usulünü de doktordan öğrendim. Şimdi bir itiyat haline geldi. İşte o gün bugündür susuz yaşayamaz oldum.
12 yaşında edindiği bu alışkanlığı uzun yıllar sürdürür Abdülhamit
TÜRKBÜKÜ"NDEKİ LOCALAR MİSALİ
Burçak Evren, kitabında deniz hamamlarının 19. yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini tüm ayrıntılarıyla aktarıyor.
Kadınlar ve erkekler için kurulan genel hamamlarının nasıl ses bile geçemeyecek uzaklıkta kurulduğundan... Deniz hamamcısının aldığı tüm tedbirlere rağmen denizde dahi ateşle barutun nasıl yan yana gelebildiğinden
Genel hamamların yanı sıra bugün Türkbükü sahillerindeki localara müthiş benzeyen büyük yalılarının önünde kurulan özel hamamları da unutmamak lazım.
Reşat Ekrem Koçu, bu özel hamamları şöyle anlatır;
deniz üstünde süslü, zarif ahşap odacıklar idi; denize çakılmış kazıklar üstüne kurulur, içerden ortası havuz halinde, deniz yüzünden üstü tahta perde ile kapatılmış. Dışardan içi görülmez, içinde yüzen, yıkananlar da dışarısını göremezdi.
DENİZ HAMAMINA GİRİŞ PARASI
Yıl 1875. Umumi Deniz Hamamları Hakkındaki Nizamname"ye göre belirlenen ücretler şöyle:
İşbu hamamlardaki hususi localarda denize girecekler ister takımı hamamdan alsın isterse almasın nühas akça olarak üçer ve umuma mahsus olan havuza takımı hamamlardan alıp girenlerden ikişer ve kendi takımıyla yıkananlardan birer kuruş alınacak.
Tabii yüzme bilmeyenlere yüzme öğretmesi ve ilk yardım görevini üstlenmeleri için bir kaç usta yüzücü bulundurmaları da zorunlu.
ILAÇ YUTAR GİBİ DENİZE GİRMEK
Haftaya, denizle vücudu ilk kez Bostancı sahilinde kadınlara mahsus salaş deniz hamamında temas eden yazar Refik Halid Karay ile birlikteyiz
Yün fanilalar içinde büyüyen, dişleri birbirine vurarak denizden çıkıp çarçabuk giyinen soluk benizli İstanbul çocuğunun gözüyle ilaç yutar gibi girilen deniz anılarında dolaşacağız
Osmanlı denize küskün müydü?
Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahildeki kahvehanelerden onu seyretmekle yetinmişti?
Denize girmediği gibi, denizden çıkanı da mutfağına sokmamıştı
Üzerinde saltanat kayıklarıyla dolaşmasına rağmen neden içine girmemişti?
Bu soruların yanıtını gazeteci Burçak Evren İstanbul"un Deniz Hamamları ve Plajları adlı kitabında birbirinden güzel fotoğraflarla aktarıyor bizlere
Osmanlı"nın Çarşı Hamamlarından Deniz Hamamlarına geçişinin izlerini takip eden Burçak Evren, Deniz bir bakıma Osmanlı"nın içinde ama o denli de uzağında idi diyor.
Denizin içinde olup da denize bu denli uzak olmayı ise alışılmış ve sınırlandırılmış yaşam biçimiyle açıklıyor Evren:
Çarşı hamamlarının cehennemi halvet sıcaklığını, dört bir tarafını çeviren denizin o serinleticiliğine tercih eden bir toplumun, natır ve tellaklardan kurtulup, gün ışığı görmeyen o beyaz tenini tuzlu suya değdirmesi için çok, ama çok seneler geçmesi gerekiyordu
İstanbul"un Kumkapusu"ndaki (yanlışlık yok o zamanlar Kumkapusu denirmiş) Deniz Melekleri"nden, denize girmenin güneşlenmenin katı kurallarına, giriş ücretlerine kadar pek çok güzel anıdan bir kaçını seçtik İşte onlar
OSMANLI"NIN DENİZLE FLÖRTÜ
Refik Halid, Abdülaziz dönemindeki Cadı Bostanı"nı (Caddebostan) anlatırken, Lakin mevsim yaza da rastlasa denize girmek kimsenin aklına gelmez der.
Malum, o dönemlerde denize girmek yalnızca balıkçı, kayıkçı, tulumbacı, gemi tayfaları ve bahriyelilerin işi
Bir başka deyişle denize girmek avamlığın, sıradanlığın ayıp sayılan bir göstergesi
19. yüzyıl ortalarına doğru deniz biraz geç de olsa keşfedilmeye başlanmasıyla deniz hamamlarına gidişler başlar Ama denize giriş çıkıştan ibarettir bu gidiş
O da hekimin izniyle, dakikalar sayılarak
DENİZE GİREN İLK PADİŞAH
Ayşe Osmanoğlu, Babam Abdülhamit adlı anılarında, 12 yaşında bir kaza geçiren Abdülhamit"in denize giren ilk padişah olma ünvanını nasıl aldığını onun ağzından anlatır:
O zaman sarayda doktor Masiro adında bir İtalyan hekim vardı. Hemen onu getirip tedaviye başladılar ve bunu babamdan sakladılar. Üç ay kadar hasta yattım. Doktor bana deniz banyosu tavsiye etti. Beylerbeyi Sarayı"na gittim. Doktor da benimle birlikte Beylerbeyi Sarayı"nda kaldı. Her sabah denize birlikte girdik. Beni denize alıştırdığı gibi banyo usulünü de doktordan öğrendim. Şimdi bir itiyat haline geldi. İşte o gün bugündür susuz yaşayamaz oldum.
12 yaşında edindiği bu alışkanlığı uzun yıllar sürdürür Abdülhamit
TÜRKBÜKÜ"NDEKİ LOCALAR MİSALİ
Burçak Evren, kitabında deniz hamamlarının 19. yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini tüm ayrıntılarıyla aktarıyor.
Kadınlar ve erkekler için kurulan genel hamamlarının nasıl ses bile geçemeyecek uzaklıkta kurulduğundan... Deniz hamamcısının aldığı tüm tedbirlere rağmen denizde dahi ateşle barutun nasıl yan yana gelebildiğinden
Genel hamamların yanı sıra bugün Türkbükü sahillerindeki localara müthiş benzeyen büyük yalılarının önünde kurulan özel hamamları da unutmamak lazım.
Reşat Ekrem Koçu, bu özel hamamları şöyle anlatır;
deniz üstünde süslü, zarif ahşap odacıklar idi; denize çakılmış kazıklar üstüne kurulur, içerden ortası havuz halinde, deniz yüzünden üstü tahta perde ile kapatılmış. Dışardan içi görülmez, içinde yüzen, yıkananlar da dışarısını göremezdi.
DENİZ HAMAMINA GİRİŞ PARASI
Yıl 1875. Umumi Deniz Hamamları Hakkındaki Nizamname"ye göre belirlenen ücretler şöyle:
İşbu hamamlardaki hususi localarda denize girecekler ister takımı hamamdan alsın isterse almasın nühas akça olarak üçer ve umuma mahsus olan havuza takımı hamamlardan alıp girenlerden ikişer ve kendi takımıyla yıkananlardan birer kuruş alınacak.
Tabii yüzme bilmeyenlere yüzme öğretmesi ve ilk yardım görevini üstlenmeleri için bir kaç usta yüzücü bulundurmaları da zorunlu.
ILAÇ YUTAR GİBİ DENİZE GİRMEK
Haftaya, denizle vücudu ilk kez Bostancı sahilinde kadınlara mahsus salaş deniz hamamında temas eden yazar Refik Halid Karay ile birlikteyiz
Yün fanilalar içinde büyüyen, dişleri birbirine vurarak denizden çıkıp çarçabuk giyinen soluk benizli İstanbul çocuğunun gözüyle ilaç yutar gibi girilen deniz anılarında dolaşacağız
Yorumlar
SON DAKİKA
İspanya’nın savaş karşıtı olması ilişkileri güçlendirdiİspanya’nın uluslararası krizler karşısında sergilediği savaş karşıtı tutumun da etkisiyle oluşan bu atmosfer, İspanyol vatandaşlarının Türk vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı sağlanması için imza kampanyası başlatmasına kadar uzandı.08 Mart 2026 Pazar 17:54GÜNDEM
İstanbul’un Atlantis’i: Sular altındaki "Lanetli" 10. ada Vordonisi!Yüzyıllarca sadece balıkçıların "oltalarımız kayalara takılıyor" dediği bir efsane olarak kalan Vordonisi, Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 tarihli tozlu arşivlerinden çıkan bir haritayla yeniden doğdu.07 Mart 2026 Cumartesi 12:00TURİZM
ITB Berlin: Savaşın gölgesinde diyalog ve dayanıklılık gösterdiDünyanın önde gelen B2B seyahat fuarı, İTB Berlin 2026, 60. yıldönümünde çok sayıda kaynak ve hedef pazardan yaklaşık 97.000 katılımcıyı bir araya getirdi.07 Mart 2026 Cumartesi 11:00MICE
Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri sahiplerini bulduKadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde toplumsal dönüşüme katkı sunan Türkiye’nin önde gelen markalardan 30 proje ödüllendirildi.07 Mart 2026 Cumartesi 10:00MICE
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyorLufthansa Grubu CEO'su Carsten Spohr, Boeing teslimat gecikmesi yüzünen Lufthansa’da 40'tan fazla yeni uçağın alınamadığını söyledi. Geciken uçaklar arasında Boeing 787 ve 777X modelleri de bulunuyor.07 Mart 2026 Cumartesi 09:00ULAŞTIRMA
Raylar üzerinde “mermi trenler” seyahati değiştiriyorRaylarda hız yarışı sadece "çabuk varmak" ile ilgili değil. Hızlı trenler; uçaklara göre %90 daha az karbon salımı yapmaları, şehir merkezlerinden kalkış kolaylığı, dijital göçebeler için 5G bağlantısı sunmalarıyla turizmin geleceğini şekillendiriyor.06 Mart 2026 Cuma 18:30ULAŞTIRMA
Dünyada en çok turist öldürülen, güvensiz şehirlerTuristlerin en çok hayatını kaybettiği bölgeler genellikle suç oranının yüksek olduğu Latin Amerika ve Güney Afrika şehirleridir.06 Mart 2026 Cuma 18:00TURİZM
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyorRezervasyon yapmanın ötesine geçen bir yapıya bürünen Airbnb, yapay zekayı temel yapısına entegre ederek teknolojik yeniden buluşlara yöneliyor.06 Mart 2026 Cuma 17:30KONAKLAMA
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedeflediSingapur, önümüzdeki 15 yıl içinde MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans ve Sergi) sektörünü üç katına çıkarmayı planlıyor.06 Mart 2026 Cuma 17:00MICE
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoruBrezilya Turizm Bakanlığı ve Embratur'un resmi rakamlarına göre, 2026 Karnavalı'na 300.000 yabancı ziyaretçi geldi; bu rakam 2025'e göre %17'lik bir artış anlamına geliyor.06 Mart 2026 Cuma 16:31MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.