DEDEMAN HOSPİTALİTY SALONLARINI GENÇ SANATÇILARA AÇTI
Dedeman İstanbul’da düzenlenen Horizon adlı resim sergisinde 13 genç sanatçı eserlerinde Gazze’deki çiğlıktan esinlenerek “Savaşa Hayır”, “Çocuklar ölmesin” dediler.

02 Nisan 2026 Perşembe 12:00
ÖZKAN ALTINTAŞ - TÜRKİYE TURİZM
İSTANBUL- Uz Gallery ve Dedeman Art Space iş birliğiyle, Havva Kurt küratörlüğünde gerçekleştirilen Horizon adlı resim sergisinde 13 genç sanatçı eserlerinde Gazze’deki çocukların, ailelerin ve ölen insanların çığlığından esinlenerek “Savaşa Hayır”, “Çocuklar ölmesin” dediler. Sergi "Horizon" adıyla "ufuk çizgisi"ne ve "son"a farklı bir gözle bakıyor, yaşanan acıyı ortaya koyuyor.
Dedeman İstanbul Genel Müdürü Tayfun Sancar, açılışta Dedeman Hospitality’in yurtiçi ve yurtdışında 53 oteli ile genç sanatçıların yanında yer aldığını belirtti. Otellerin tüm salonlarını genç sanatçılara açarak kültüre ve sanata destek verdiklerini belirten Sancak “Dedeman Türkiye’nin önemli zincir oteli olarak her zaman sanatın yanında yer alacaktır” dedi.
UZGallery Kurucu Mehmet Uzer, Dedeman ile işbirliği içinde her ay sanat etkinlikleri düzenleyeceklerini belirterek “Güçlü turizm kuruluşu ile sanatçıların yanında yer alan bir misyon edindik” dedi.


KRİZİ SORGULAYAN ESERLER
Dedeman İstanbul’da “Horizon” sergisi, üç aşamalı çerçevede hem toplumsal hem de bireysel belleğin kesişim noktalarını, insanın kriz, umut ve doğa ile ilişkisini kuramsal bir perspektiften yeniden sorgulama imkânı sunuyor.
Sergide eserleri ile yer alan sanatçılar Aslı Aydemir, Çağla Öztürk, Didem Ünlü, Emir Yasin Yağmurca, Haydar Akdağ, Filiz Piyale Onat, İnan Burhanlı, Mustafa Yılmaz, Kenan Filiz, Korkut Sönmez, Tekin Karakuş, Tuğba Akça, Turgut Türker genç kuşağın olaylara bakışını tablolarında sundular.


GAZZELİ ÇOCUKLARIN AYAKKABILARI
Aslı Aydemir’in etiketine Fransızca olarak “C’est Fini” yani “Bitti” veya "Son" diye yazdığı porselenden yaptığı Gazze’de öldürülen çocukların geride kalan ayakkabılarını simgeleyen eser acı gerçeği ortaya koydu. Günümüzde çocuk öldürmenin artık savaş suçu sayılmadığı katillerin çocuk öldürmeye devam ettiğini ve geride sadece çocukların ayakkabılarının kaldığı “Son” insanın içini acıtıyor ve bunu yapanlara lanet okutuyor.


SAVAŞ ÇOCUKLARI YOKEDIYOR
Sergide bir başka sanatçı yalınayak yakınlarını kaybetmiş savaş kurbanı bir çocuk, bir başkası çevresindeki çiçekler yanan bir asker kaskı, bir başkası mülteci çadırlarının perişanlığını gösteriyor. Bulanık tabloların ardında gerçeğin aranmasında ise ayrı bir bakış açısı var.
Çevresinde kaynayan kazanın ortasında bulunan Türkiye’de savaşın acı çığlıklarının genç ressamların tablolarına yansıması ve “Savaşa hayır” denilmesini gösteriyor
INSANIN DOĞAYLA KURDUĞU BAĞ
Dedeman İstanbul’da kurulan Dedeman Art Space’in açılış sergisi “Horizon”, farklı şehirlerde üretimlerini sürdüren ve çeşitli disiplinlerde çalışan sanatçıları bir araya getiriyor.
Sergi deneyimi üç temel eksen üzerinden ele alır: savaş ve krizlerin bireysel ve toplumsal düzeyde yarattığı etkiler, geleceğe dair belirsizlik ve olasılıklar üzerine kurulan anlatılar ve ufukta beliren barış fikrinin insanın doğayla kurduğu bağ aracılığıyla yeniden düşünülmesidir. Bu üç katmanlı yapı, bireysel belleğin kesişim noktalarını görünür kılarken, insanın krizler karşısında geliştirdiği içsel yönelişleri ve doğayla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor.
POLITIK KONULAR
Serginin ilk bölümü, günümüzün politik konularını odağına alıyor. Kadınlar ve çocuklar üzerinden barış ve inanç gibi evrensel kavramlar etrafında şekillenen bir anlatı sunar. Aslı Aydemir’in C’est fini serisine ait enstalasyonu, Albert Camus’nün Veba romanından dokunaklı bir dize olan “C’est fini” (Bitti), çocukların ölümü, umudun yok oluşu ve yarattığımız canavarca dünyaya karşı acı dolu bir çığlık olarak yankılanıyor. Hem bir ağıt hem de bir yüzleşme olarak duruyor ve insanlığın en derin başarısızlıkları karşısında ortaya çıkan umutsuzluğu ve hesaplaşmayı özetliyor.
Aslı Aydemir’in seramik enstalasyonları, kadınlar ve çocuklar üzerinden barış ve inanç gibi evrensel kavramlar üzerinden çok katmanlı bir anlatı kurar. Haydar Akdağ’ın çalışmaları, savaşın hafızada bıraktığı kırılgan izleri çiçek metaforu üzerinden ele alırken yas ve yaşam arasındaki ince gerilimi görünür kılar.
Mustafa Yılmaz’ın “Parazit Serisi”, medya, iktidar ve toplumsal çürüme ilişkilerini eleştirel bir bakışla sorgulayarak güncel olanın arşivsel bir temsilini üretir.
Tuğba Akça’nın “Gerilim Manzaraları”, yıkım ile gündelik hayat arasındaki karşıtlığı sahneleyerek savaşın bireysel yaşamda bıraktığı sessiz etkileri açığa çıkarır.
Tekin Karakuş’un askıda kalan mülteci çadırları ise aidiyetin ertelendiği, zaman ve mekânın belirsizleştiği bir varoluş hâlini simgeler.
TOPLUMSAL HAFIZA
İnan Burhanlı’nın çalışmaları, geleneğin dönüşerek bugüne taşınan canlı bir bellek olduğunu vurgular. Sergi mekanının giriş katında yer alan işler, toplumsal hafızanın yarattığı ağır ve politik atmosferi görünür kılarken, sergi içinde kişisel hafızaya açılan daha içsel bir katmanı da beraberinde getirir.
Didem Ünlü’nün “Aile Albümü” başlıklı serisi, kamusal travmaların ardından bireysel hafızaya yönelen bir anlatı alanı oluşturuyor. Kenan Filiz’in “İncir Yaprağı” savaşlar ve krizlerin yarattığı gerilim ile doğaya yönelme düşüncesi arasında asılı duran bir geçiş alanı olarak kurgulanıyor. Adem ve Havva’nın hikayesi “İncir Yaprağı” çalışmasının çıkış noktasıdır. Tevrat ve İncil gibi kutsal metinlere baktığımızda Adem ve Havva’nın dünyaya gönderdiklerinde bir utanma duygusuna kapılarak yanlarındaki incir ağacından yapraklar alarak mahrem yerlerini örttükleri anlatılıyor. Bu hikâyede yer alan incir yaprağı kapatıcı bir nesne konumunda görülüyor.. Bu çalışmada ise Kenan Filiz, bu nesne bir özneye dönüşerek sansürün ve beraberindeki çağrışımların bir temsili haline getirmiştir. Burada incir yaprağının kendisi sansürlenmiştir, sansürlenen incir yaprağı insanlık ve sansür ilişkisine dair doğru ve yanlışları sorgulamaktadır. Diğer “Yarın Ne Olacak?” adlı çalışması geçmiş, şimdi ve geleceğin iç içe geçtiği kırılgan bir zemin yaratır. Bu geçiş alanı, savaş ve kriz sonrası barışın hem kırılgan hem de kurucu potansiyeline işaret ediyor.
İNSANIN ÖZGÜRLEŞMESI
Serginin son bölümünde doğa, insanın özgürleşme deneyimini mümkün kılan bir alan olarak ortaya çıkar. Çağla Öztürk’ün peyzajları, insanın doğayla kurduğu bağı ve bu bağ üzerindeki müdahaleleri sorgulayarak izleyiciyi farkındalık üretmeye davet eder. Emir Yasin Yağmurca’nın çalışmaları, aynı manzaranın farklı zamanlarda gözlemlenmesiyle oluşan algısal ve duygusal frekans değişimlerini görünür kılar. Filiz Piyale Onat, “noktürn” kavramından ilhamla doğa ve insan ilişkisini şiirsel bir atmosfer içinde yeniden yorumlar. Korkut Sönmez’in heykelleri, su ve toprak arasında konumlanan varoluşsal bir arayışı somutlaştırarak insan ile doğa arasında tinsel bir bağ kurar. Son olarak Turgut Türker’in işleri bilinen ile bilinmeyen arasındaki kaotik insan hâllerini araştırarak ruhsal belirsizliğin estetik karşılığını üretir. Böylece doğa, kriz deneyiminin ardından umutla kurulan mekâna dönüşüyor.
Tuna'dan Wehrmacht askerleri ve motosiklet çıkarıldıBudapeşte'de Tuna'nın su seviyesi öylesine düştü ki, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma kalıntılar ortaya çıkıyor; bir motosikletin yanı sıra iki askerin naaşı da çıkarıldı.09 Ağustos 2026 Pazar 10:00GÜNDEM
Kruvaziyerde, suç hikayesi temalı turlar ve çikolataDünyanın dört bir yanındaki filolara katılmaya hazırlanan çok sayıda yeni gemi ve hem yeni hem de geri dönen yolcuları çeken temalı rotalar sayesinde, kruvaziyer sektörü canlılığını koruyor.09 Ağustos 2026 Pazar 09:00ULAŞTIRMA
Tarihin En Eski Aşkı, Eski Şark Eserleri Müzesi’ndeDünyanın bilinen ilk aşk şiirinden Kadeş Barış Antlaşması’na kadar insanlık tarihini değiştiren gizemli hazineler, büyüleyici ve modern bir sergileme konseptiyle ziyaretçilerini bekliyor.08 Ağustos 2026 Cumartesi 15:00TURİZM
Turistler Sünnet Düğününde Pistin Tozunu Attı!Dizilerde izledikleri Türk kültürünü birebir yaşama şansı bulan İsviçreli, Fransız, İngiliz ve Avustralyalı turistler, Kapadokya'da katıldıkları sünnet düğününde halay mendilini kapıp saatlerce dans etti.08 Ağustos 2026 Cumartesi 14:00TURİZM
THY’nin Çalışan Sayısı 36 Bin 482’ye UlaştıTürk Hava Yolları (THY), 2026 yılı ikinci çeyrek faaliyet raporunda güncel insan kaynakları verilerini açıkladı. Şirketin çalışan sayısı bir yılda yüzde 3 artarak 36 bin 482'ye yükselirken, THY ekosistemindeki toplam istihdam 100 bin kişiyi aştı.08 Ağustos 2026 Cumartesi 13:00ULAŞTIRMA
Konya'ya göl manzaralı 10 katlı otel inşa edilecekKonya'nın devasa gölünü içinde barındıran Beyşehir ilçesinde yeni bir proje daha gündeme geldi. Belediye, 10 katlı sağlık ve turizmi içinde barındıracak oteli yatırım gündemine aldı08 Ağustos 2026 Cumartesi 12:00KONAKLAMA
Akdeniz’de plastik alarmı! Akıntılar Alanya’ya taşıyorAkdeniz, plastik atıklar yüzünden alarm veriyor. Alanya kıyıları tam bir plastik havuzuna döndü. Araştırmalar, ilçedeki bazı noktalarda kirliliğin Akdeniz’deki mevcut kirliliğin 60-65 kat üzerinde olduğunu gösteriyor.08 Ağustos 2026 Cumartesi 11:00GÜNDEM
Turist artışında OECD ülkelerinde dördüncü sıradayızTürkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak salgın öncesine kıyasla en güçlü büyüme gösteren ülkeler arasında yer aldı08 Ağustos 2026 Cumartesi 10:00TURİZM
2026’da aşırı turizmin öne çıktığı 8 destinasyonAntarktika’dan Kanarya Adaları’na, Jungfrau bölgesinden Montmartre’a kadar bazı popüler destinasyonlarda ziyaretçi yoğunluğu çevre, konut piyasası ve yerel yaşam üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor08 Ağustos 2026 Cumartesi 09:00TURİZM
İş Bankası Grubu üst yönetiminde görev değişimiİş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran (solda) görevden ayrılırken, yerine Genel Müdür Yardımcısı Cahit Çınar (sağda) gelecek.08 Ağustos 2026 Cumartesi 08:00KURUMSAL
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.