ÇÖP DAĞLARI OLUŞAN YEDİGÖLLER
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Selçuk Özen: Kütahya Yedigöller mevkisinin atık depolama alanı olarak kullanılması, sulak alanlar ve yaban hayatı için tehlike oluşturuyor.

22 Mart 2009 Pazar 15:20
KÜTAHYA - Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Selçuk Özen, Kütahya'ya 2 kilometre uzaklıktaki Yedigöller mevkisinin yıllardır atık depolama alanı olarak kullanılmasının, buradaki sulak alanlar ve yaban hayatı için tehlike oluşturduğunu bildirdi.
Yrd. Doç. Dr. Özen, kent merkezi ile Turgutlar köyü arasında, Parmakören köyü, İnköy ve Sanayi Sitesi üçgenindeki Yedigöller'in sonradan oluşmuş yapay bir göl kompleksi olduğunu söyledi.
Burada 2'si daha önce doldurulan 7 gölcüğün bulunduğu arazinin toprağının, 1940 yılında Sümerbank Kiremit Fabrikası'nca İnköy halkından satın alındığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Özen, ''Bölgenin toprağı derinlemesine kazılmış ve oluşan çukurlarda zamanla yağışların birikmesi ve yer altı suyunun yükselmesiyle gölcükler meydana gelmiştir'' dedi.
Yrd. Doç. Dr. Özen, Yedigöller'in ekolojik ve biyolojik değişimini 60 yılda tamamladığına işaret ederek, bu ekosistemin, Felent Çayı aracılığıyla Enne ve Porsuk barajlarıyla bağlantısı bulunduğunu kaydetti.
Yabani ayva, armut, erik, alıç, muşmula gibi türlerin bulunmasının, Yedigöller'in meyve çeşitliliği yönünden zengin bir yapıda olduğunu ortaya
koyduğuna dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Özen, göller ve çevresinde 42 bitki türü ile 8 balık ve 20 kuş türünün yayılış gösterdiğini belirtti.
Buradaki en büyük tehlikenin insan baskısı olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Özen, bölgenin, 1977 yılından itibaren atık depolama sahası olarak kullanıldığı bilgisini verdi.
-SULAK ALANLARIN KURUTULMASI-
Yrd. Doç. Dr. Özen, bu alanla ilgili ''Yedigöller Ekosisteminde Biyolojik Çeşitlilik ve Kirlilik'' konulu araştırmasının, DPÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi'nin 2005 yılı aralık sayısında makale olarak yayımlandığını hatırlattı.
Bir ülkenin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin, o ülkenin biyolojik zenginliğini ortaya koyması bakımından önem taşıdığına dikkati çeken Yrd. Doç. Dr. Özen, şöyle devam etti:
''Sulak alanların kurutulması yüzyıllardır ilerici, kamu yararını gözeten, insanları sıtma, sarıhumma ve ansefalit gibi hastalıklara karşı koruyan bir çaba olarak görülmüştür. Dünyadaki sulak alan kurutma akımları Türkiye'de de 1950 yılından itibaren kendini göstermeye başlamış ve 200 bin hektardan fazla sulak alan yok edilmiştir. Türkiye'nin Ramsar Sözleşmesi hükümlerini 1994 yılında yürürlüğe koyması, Beyşehir Gölü, Sultan Sazlığı, Ereğli Sazlıkları ve Seyfe Gölü gibi önemli sulak alanları kurutulmaktan kurtarmıştır. Dünyada Aral Gölü, Türkiye'de ise Amik Gölü'nün kurutulmasıyla görülen ekolojik ve sosyo-ekonomik sorunlar, Yedigöller'in doldurulmasıyla çok kısa zamanda Kütahya'da da ortaya çıkacaktır.''
Yrd. Doç. Dr. Özen, 2003 yılı verilerine göre 2.5 milyon ton evsel, endüstriyel ve her türlü tıbbi atığın bu alanda depolandığına dikkati çekerek, bunların yüzde 20'sinin geri dönüşümlü olduğunu anlattı.
-''SULAK ALANLAR TABİATIN BÖBREKLERİDİR''-
''Çöp dağları oluşan Yedigöller'de hayat, mikroorganizması, balığı, kuşu ve diğer memeli hayvanlarıyla can çekişiyor'' diyen Yrd. Doç. Dr. Özen, burasının kurtarılmayı beklediğini söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Özen, bu sulak alandaki tahribatın önlenmesi gerektiğini belirterek, şu bilgiyi verdi:
''Sulak alanlar tabiatın böbrekleridir. En azından mesirelik bir alan olabilirken maalesef birkaç karış toprak elde etme uğruna bu sulak alan tahrip edilmiştir. 10 yıldır sürekli burasının çöpünün en azından durdurulması ve rehabilite edilmesi konusunda dikkatleri çekiyoruz, ancak maalesef herhangi bir adım atılmış değil. Bir an önce burasının düzeltilmesi, rehabilite edilmesi gerekiyor. Burada yer altı sularıyla yağmur suları birleşmiş vaziyettedir. Koku yaz aylarında had safhaya ulaşıyor. Yakın yerleşim yerlerindeki insanlar bu kokudan rahatsız oluyor. Burası Kütahya tabiatının kanserli bölgesidir. Hemen operasyonla rehabilite edilip kente kazandırılması gerekiyor.''
Burada 25 yıl önce balık üretme çiftliği bulunduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Özen, 8 balık türünün varlığı düşünüldüğünde bu alanın, tatlı su balığı yetiştiriciliği için uygun bir ortam olduğunu kaydetti.
-''ATIK DEPOLANMASI DURDURULMALI''-
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Selçuk Özen, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sulak alan kayıplarının devam ettiğini bildirerek, kayıpların en önemli nedeninin ''izlenen yanlış sulak alan politikaları'' olduğunu savundu.
Yedigöller'de doldurma çalışmalarına paralel olarak biyolojik çeşitliliğin gittikçe azaldığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Özen, şöyle konuştu:
''Yedigöller, yoğun bir şekilde doldurma ve kirlilik baskısı altında bulunmasına rağmen taban suyu ile beslenmesi ve tamamen doldurulmamış olması nedeniyle kurtarılabilecek bir karakterdedir. Bu alanda atık depolanması durdurulmalı, rezerv çöp alanı rehabilite edilmelidir. Gölcükler arasına su
kanalları açılarak, doğal olarak suyun arıtılması sağlanmalıdır. Gölcüklerin içerisine yayılmış olan ve suyun yüzeyini kaplayan atık maddeler toplanmalıdır. Ekosistem içerisinde tatlı su balıklarının ve diğer hayvan türlerinin yaşama standartlarına uygun su kalitesi elde edildikten sonra bölgede balık çiftlikleri kurulmalıdır.''
İspanya’nın savaş karşıtı olması ilişkileri güçlendirdiİspanya’nın uluslararası krizler karşısında sergilediği savaş karşıtı tutumun da etkisiyle oluşan bu atmosfer, İspanyol vatandaşlarının Türk vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı sağlanması için imza kampanyası başlatmasına kadar uzandı.08 Mart 2026 Pazar 17:54GÜNDEM
İstanbul’un Atlantis’i: Sular altındaki "Lanetli" 10. ada Vordonisi!Yüzyıllarca sadece balıkçıların "oltalarımız kayalara takılıyor" dediği bir efsane olarak kalan Vordonisi, Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 tarihli tozlu arşivlerinden çıkan bir haritayla yeniden doğdu.07 Mart 2026 Cumartesi 12:00TURİZM
ITB Berlin: Savaşın gölgesinde diyalog ve dayanıklılık gösterdiDünyanın önde gelen B2B seyahat fuarı, İTB Berlin 2026, 60. yıldönümünde çok sayıda kaynak ve hedef pazardan yaklaşık 97.000 katılımcıyı bir araya getirdi.07 Mart 2026 Cumartesi 11:00MICE
Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri sahiplerini bulduKadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde toplumsal dönüşüme katkı sunan Türkiye’nin önde gelen markalardan 30 proje ödüllendirildi.07 Mart 2026 Cumartesi 10:00MICE
Lufthansa CEO'su, ilk Boeing 777X'i 2027'de bekliyorLufthansa Grubu CEO'su Carsten Spohr, Boeing teslimat gecikmesi yüzünen Lufthansa’da 40'tan fazla yeni uçağın alınamadığını söyledi. Geciken uçaklar arasında Boeing 787 ve 777X modelleri de bulunuyor.07 Mart 2026 Cumartesi 09:00ULAŞTIRMA
Raylar üzerinde “mermi trenler” seyahati değiştiriyorRaylarda hız yarışı sadece "çabuk varmak" ile ilgili değil. Hızlı trenler; uçaklara göre %90 daha az karbon salımı yapmaları, şehir merkezlerinden kalkış kolaylığı, dijital göçebeler için 5G bağlantısı sunmalarıyla turizmin geleceğini şekillendiriyor.06 Mart 2026 Cuma 18:30ULAŞTIRMA
Dünyada en çok turist öldürülen, güvensiz şehirlerTuristlerin en çok hayatını kaybettiği bölgeler genellikle suç oranının yüksek olduğu Latin Amerika ve Güney Afrika şehirleridir.06 Mart 2026 Cuma 18:00TURİZM
AIRBNB yapay zekâ ile yeniden yapılandırılıyorRezervasyon yapmanın ötesine geçen bir yapıya bürünen Airbnb, yapay zekayı temel yapısına entegre ederek teknolojik yeniden buluşlara yöneliyor.06 Mart 2026 Cuma 17:30KONAKLAMA
Sİngapur 15 yılda MICE'ı iki katına çıkarmayı hnedeflediSingapur, önümüzdeki 15 yıl içinde MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans ve Sergi) sektörünü üç katına çıkarmayı planlıyor.06 Mart 2026 Cuma 17:00MICE
Brezilya, 2026 Karnavalı'nda yabancı ziyaretçi rekoruBrezilya Turizm Bakanlığı ve Embratur'un resmi rakamlarına göre, 2026 Karnavalı'na 300.000 yabancı ziyaretçi geldi; bu rakam 2025'e göre %17'lik bir artış anlamına geliyor.06 Mart 2026 Cuma 16:31MICE
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2005 Türkiye Turizm











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.