05 Nisan 2026
  • İstanbul12°C
  • Ankara12°C
  • Antalya13°C

BERNANKE DOLARI HAREKETLENDİRDİ

Bernanke'nin açıklamalarının ardından dolar yen karşısında %0,8, euro karşısında %0,45, sterlin karşısında da %0,3 değer kazandı.

Bernanke doları hareketlendirdi

11 Ekim 2009 Pazar 15:00

MURAT EMEN- EMEN%EMEN

Haftanın Ekonomik Görünümü (12-18 Ekim 2009)
İSTANBUL- ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke'nin ekonominin düzelmesiyle birlikte para politikasını sıkılaştıracağı açıklaması üzerine, dolar son dönemdeki düşük seviyelerinden yukarı doğru hareketlendi. Bernanke'nin Washington'daki basın toplantısında yaptığı açıklamalar, ülkede %0-0.25 aralığında seyreden faiz oranlarının enflasyonist etkileri olacağı kaygılarını hafifletti.
Faiz oranlarının yükselmesinin doları da daha cazip bir yatırım aracı haline getireceği tahmin ediliyor.
Bernanke'nin açıklamalarının ardından dolar yen karşısında %0,8, euro karşısında %0,45, sterlin karşısında da %0,3 değer kazandı.



BERNANKE: EKONOMİ İYİLEŞTİKÇE PARA POLİTİKASI SIKILAŞACAK

ABD Merkez Bankası Başkanı, ileride enflasyon sorunu ile karşılaşmamak için, ekonomi iyileştikçe para politikasını sıkılaştıracaklarını söyledi. Ancak ABD'deki ekonomik veriler, ülke ekonomisindeki iyileşmenin yavaş ve dağınık olduğunu gösteriyor.
Geçen hafta yayınlanan bir rapor işten çıkarmaların Eylül ayında beklenenden fazla olduğunu gösterdi. Bu hafta ise perakende satışlarda artış görülürken, işsizlik sigortası başvurularının da son 9 ayın en düşük seviyesine gerilediği belirtildi.



DOLAR HAFTAYI DÜŞEREK KAPATTI

Doların ABD'deki bu gelişimine karşılık geçen hafta 1.4670 seviyelerinden başlayan dolar kotasyonları perşembe günü 1.4650-1.4675 aralığında seyretmiş ve 1.47 'den kapatmıştı. Cuma gününe tekrar 1.4650'den başlayan dolar haftayı 1.4645'den kapattı.
Diğer taraftan cuma günü Aleminyum devi Aloa'nın bilançolarının iyi gelmesi ABD future piyasalarını hareketlendirince dolar/euro paritesi olumlu hava ile 1.4750 seviyesine tekrar hareketlendi. Cuma günü de bu hareket devam edince parite haftayı 1.4720'den kapattı.



IMF-DB TOPLANTISINI GERİDE BIRAKTIK

İstanbul toplantısını başarılı bir organizasyonla bitirdik. Gösterilerin tadı biraz fazla kaçsa da Erdoğan bunu da kullanmasını bildi ve “Dışarıya kulak verin” dedi. Gelenlerin çok memnun kaldığına eminim. Washington'un alışılmış havasının dışında aktivite ve davet doluluğu içinde geçen toplantı da misafirlere Potomac nehri yerine Boğazın güzelliklerini, tarih dolu İstanbul'u gösterdik.



IMF GÜNAH ÇIKARDI VE DERSLER ALDI

Dünya ekonomisine ilişkin söylem ve konferanslardan arda kalanları toparlarsak, ekonomistler ümit dağıttılar diyebiliriz. IMF günah çıkardı ve dersler aldı diyebiliriz.
Gelişmiş ülkeler “aynı gemideyiz” lafını tekrarlayıp, G-20'nin güç kazandığını bir kere daha ilan ettiler. Dünyanın ekonomik sorunları ancak öyle çözülür dediler.



Başbakan bir yabancı gazeteye verdiği demeçte “İhtilaf çözüldü yeni bir IMF programının yakında olmasını diliyorum” dedi ama arkası gelmedi. Babacan farklı şeyler söyledi. Gelir İdaresinin bağımsızlığı koşulunda anlaşma sağlandığını belirten başbakanın bu sözlerinin teyidi henüz oluşmadı.



STIGLITZ: FİNANS PİYASALARINA VERGİ GETİRİLMELİ

Bazı banka ve kuruluşlarımız, Reubini, Stiglitz ve Fergusson gibi fevkalade değerli konuşmacıları İstanbul'a getirmişlerdi. Mesela Stiglitz “IMF doğru yolda ama stand-by anlaşmaları ile sorunları çözemez “ dedi. “Resesyonun teknik olarak sonu gelmiş olabilir ama sokaktaki insanlar, tüketiciler veiş dünyası için resesyon henüz bitmedi.”
Finans dünyasının toksik varlıklarla küresel ekonomiyi kirlettiğini ifade eden Stiglitz, finans piyasalarına vergi getirilmesini istedi. Mali teşviklerin geri çekilmesi için henüz erken yorumunu yaptı.



EXPO REAL'DE DENETİM VE REYTİNG ŞİRKETLERİ ELEŞTİRİLDİ

Bu ekonomistler gibi çoğumuz bu sistemden beslendiğimiz için kritiklerde müsamahalı olurken, rating kuruluşlarının kusurlarını es geçiyoruz. Almanya'nın Münih kentinde toplanan Expo-Real fuarında konuşmacılar denetim ve rating şirketlerine verdi veriştirdiler. Rating kuruluşlarının yatırım bankalarını yanılttığını belirtirken , hükümetlerin denetim ve risk yönetimi için yeni kural ve yaptırımlarının gerekli olduğunu, ancak çok da sıkıştırmamanın gerekliliğini vurguladılar.



BANKALARDA OTOMATİKLEŞİNCE MEVDUAT SAHİBİ ÜRKÜYOR

Dönüp geldiğimde gazetede Türkiye'de bir banka şubesinin müdür yardımcısı 150 müşteri mevduatını üstüne geçirdiğini okudum. Aynı yöntem birçok kereler denenmiş ve başarılı olmuştu . Onlarda da fail uzun süre tatile çıkmadan işi idare etmişti. Bu da aynı yöntemi kullanmış.
BDDK Başkanı “Biz o tedbirleri zaten aldık” derken, vatandaşın parasının piyasadışı nasıl hiç beklenmeyen bir noktadan havaya uçtuğunu görmek şaşırtıyor. İster istemez paralar kime emanet diyorsun. Birde herşey otomatikleştikçe ve şifreleştikçe mevduat sahibi ürkmeye başlıyor.



HSBC ÖZÜNE, YANİ ÇİN'E DÖNÜYOR

HSBC aslında Honkong Shanghay Bank Corporation ve merkezi Londra'da olan bir Çin Bankası. 15 gün önce karar aldılar ve merkezlerini Hongkong"a taşıyorlar.
Yönetim Kurulu Başkanları Green “Aslında karımız Asya'dan geliyor demiş. Green, CNN Türk"ten Şirin Payzın"a çok açık konuşmuş: “Aslında kârımız Asya"dan geliyor. HSBC olarak uzun zamandır en köklü faaliyetlerimiz, dünyanın bu kısmındadır. En hızlı büyüyen ekonomiler, dünyanın bu bölgesindedir. Dünyanın gittiği yönü dikkate alarak, biz de biraz daha buraya doğru kayıyoruz; buraya yatırım yapıyoruz.”
HSBC"nin bu kararı Londra"nın, dünyanın en önemli finans merkezlerinden biri olmaktan uzaklaşmasının ilk adımı olabilir mi? Pekâlâ olabilir. Zaten Green"in cevabı da bu doğrultuda: “Eski dönem kapandı; önümüzdeki 10-15 yılda tek bir finans merkezi olmayacak;



PİYASALAR
IMF konusunda bu hafta ses gelebilir. Bu da beklentileri etkiler. Piyasanın belirli bir kısmı IMF konusuna o kadar inanıyor ki, şimdiden satınaldı bile. Nasıl inanıyorlar derseler, onlar bizim şarkvari manevralarımızı iyi bilenlerden.
Türkiye Finans kesimi yani bankalarımız dışardan bir kaynak yani yeni sendikasyon beklemesinler. Mevcutlarıda esasen kısmen yeniliyorlar. Ama Avrupa bankalarında hayır yok. 2010 Mart ayından itibaren ümitler yeşerebilir.
Piyasalar için tek dış kaynak IMF parası. Babacan eğer alırsak, borcumuzu ödeyip piyasayı rahatlatacağız demişti. Piyasalar bakımından beklenti, bu ay da TCMB'nin faiz indirimine devam etmesi. *50 base point faiz indirimi ile gevşek para politikasına devam edeceğiz. Borçlanma maliyetini 50 puan aşağı çekmek tahvil piyasasını etkileyecek. Bankalar kar yazmaya devam edecek.



KAR SATIŞLARININ UZUN SOLUKLU OLMASI BEKLENMİYOR

Gelen olumlu enflasyon verileri, başarı ile atlatılan hazine ihaleleri ve yurtdışında yaşanan olumlu havanın yurtiçine yansımaları bono piyasasında yeni rekorların kırılmasına neden olurken, geçtiğimiz hafta kar satışları ile faizlerin yeniden 8,00% bileşik seviyesinin üstüne çıktığını gördük.
Kar satışlarının çok uzun soluklu olması beklenmiyor ve gevşeyen kurun da etkisi ile kısa vadede faizlerin yeninden %7,50 bileşik seviyesine hareketleneceğini düşünülüyor. TCMB faiz indirimi ile bu yön biraz daha sürecektir. Kısa vadede TCMB politikasının değişmesi mümkün değil. Çünkü ekonomi müsait değil. Ancak orta-uzun vadede faizlerin yukarı yönde hareket edeceği düşüncemizi koruyoruz. Kar satışlarına hazır olalım.
Doların bu hafta biraz değer kazanması ve trendini koruması mümkün. Euro/Dolar paritesi 1.46'nın altına gidebilir.
Bu arada bültenimizin başında belirttiğimiz Bernanke'nin basın toplantısına dikkat etmek gerekiyor. Enflasyonist baskısı gördüğü anda sıkı para politikasına geçeceğini belirtti. Yakında FED'den faiz yükseltmeleri gelebilir.

Esen Kalın

(DİKKAT: Haftalık ekonomik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır.  İzinsiz kopyalanıp kullanılamaz.  Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)


Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA