MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftanın Ekonomik Görünümü 16-21 Temmuz 201
İSTANBUL-Dünya ekonomisiyle ilgili kabus senaryolarına ABD’li yatırım bankası Merrill Lynch de katıldı. Merrill Lynch’in sınırlı sayıda brokera gönderdiği raporda hazırladığı dünyanın korkunç bir belirsizliğe sürüklendiği belirtilerek, “Dünyada bir güç boşluğu doğdu. G20 ülkeleri liderlik yapamadı, ‘G-0’ dünyası ortaya çıktı. Dünya patronsuz kaldı” denildi.
Merrill Lynch’in raporunda ABD’nin yaşadığı sıkıntılar, Avrupa’nın içinde bulunduğu durum masaya yatırılırken, Asya piyasalarının da piyasayı çekip çevirecek gücü bulunmadığından yakınıldı. Dünyada bir otorite ve güç boşluğu bulunduğunu vurgulayan raporda, güç merkezlerinin farklı bölgelere yayılması olasılığından da söz edildi.
Yatırımcıların umutsuz bir çaba içinde olduğu ve güvenlik arayışının arttığı belirtilen raporda, 20’inci yüzyılda dünyanın ABD egemenliğinde şekillendiğini, dünyanın en büyük 7 ekonomisini oluşturan G7’lerin söz sahibi olduğu hatırlatıldı. 2007-2008 yıllarıyla birlikte ise güç ve söz hakkının G20’lere kaydığına dikkat çekildi.
2008’de patlak veren ekonomik krizi önceden tahmin eden Nouriel Roubini, geçtiğimiz hafta yaptığı öngörülerle karamsar bir senaryo çizdi. Roubini, “ABD ekonomisi 2013’te ikinci dip yaşayacak. Türkiye dahil gelişen ülkelerde sert inişler olacak. 2008 krizi bile gölgede kalacak” diye konuştu. Avrupa Merkez Bankası Baş Ekonomisti Peter Praet de halihazırda Euro Bölgesi’nde yaşanan krizin 2008’de ABD’de ortaya çıkan ve küresel ekonomiyi alt üst eden yatırım bankacılığı krizini mumla aratabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Milyarder işadamı Warren Buffett, büyük ekonomiler içinde durumu en iyi olan ülkenin ABD olduğunu söyledi. CNBC’ye konuşan Buffett kurulduğu şekliyle Euro Bölgesi’nin var olamayacağını iddia etti. Buffett, şunları söyledi: “ABD ekonomisi yavaşlamıyor. Sadece büyüme hızı yavaşladı. Ancak ABD’de tüketimin azalması şirket kârlarını olumsuz etkiliyor. Banka kredilerine olan talep de zayıf. Yine de Fed’in büyük bir hamle yapacağını düşünmüyorum. Avrupa’ya gelirsek de Avrupa 10 yıl sonra çok daha iyi bir durumda olacak ancak Euro para birimi 10 yıl sonra olur mu bilmiyorum. Avrupalılar da bilmiyor. Avrupalılar temelde sorunlu olan bir sistemi düzeltmeye çalışıyorlar. Euro Bölgesi kurulduğu şekliyle var olamaz.”
Çin ve diğer gelişmekte olan ülkelerle ilgili kaygıların gün yüzüne çıkması ve liderlik rolünü başarı ile sürdürememeleri sonucunda içinde bulunulan dünyanın G0 dünyası olduğuna vurgu yapıldı. Merrill Lynch raporunda yatırımcılara tavsiyelerde bulunurken, yatırım için ülkelerin değil şirketlerin tercih edilmesi gerektiğine yer verdi.

VERGİ ÖNCESİ İŞLEM ZARARI 4.4 MİLYAR DOLAR
JP Morgan Chase, türev işlemlerden 4.4 milyar dolar vergi öncesi zarar ettiği ikinci çeyreği hisse başına 1.21 dolar, 5 milyar dolar zarar ile tamamladı.
JPMorgan Chase'in karı, mali yılın ikinci çeyreğinde türevişlemlerde oluşan 4.4 milyar Dolar vergi öncesi zararın etkisi ile yüzde 9 düşüş gösterdi.
JPMorgan, ikinci çeyrekte net 4.96 milyar Dolar, hisse başına1.21 Dolar kar elde etti. Geçen yılın aynı döneminde 5.43 milyar Dolar, hisse başına 1.27 Dolar kar etmişti. İkinci çeyrekte gelirler 22.9 milyar Dolar oldu.
Analistler, JPMorgan'ın işlem zararının 4 milyar Dolar, hisse başına karın 0.70-0.72 Dolar ve gelirlerin 21.8-21.9 milyar Dolar olacağını tahmin ediyorlardı. JPMorgan ayrıca ilk çeyrek sonuçlarında revizyona gitti ve ilk çeyrek karını 459 milyon Dolar düşürdü. İkinci çeyrekte hesap ajanlamalarının etkisi hariç tutulduğunda hisse başına kar 1.09 Dolar oldu.
Libor skandalı bankacılık sistemini değiştirebilir
AB Komisyonu'nun rekabetten sorumlu üyesi Joaquim Almunia, Libor soruşturması sonrasında bankacılık sektöründe önemli değişiklikler yaşanabileceğini söyledi.
AB Komisyonu'nun rekabetten sorumlu üyesi Joaquim Almunia, Libor sabitlemelerinde manipülasyon idialarının büyük endişe yarattığını ve Avrupalı regülatörlerin bu konunda kendi soruşturmalarını öncelikli olarak yürüttüklerini söyledi. Almunia, Libor manipülasyonunda bir kartel oluşumu olup olmadığını soruşturduklarını vurguladı. Almunia, faiz oranlarına ilişkin endişeler teyit edilir ise bankacılık sektöründe önemli değişiklikler yaşanabileceğini belirtirken "libor skandalı şok edici" dedi.
Financial Times Deutschland'ın haberine göre Libor skandalı ile ilişkili bankalar için 6.2 milyar Dolar yükümlülük riski ortaya çıktı. Habere göre skandala karışmakla suçlanan 16 bankanın her biri için 400 milyon Dolar tutarında risk mevcut.
FTD'nin haberine göre hesap, libor manipülasyonunun global ekonomiye maliyetinin 17.1 milyar Dolar olduğu ve finansal krizin başından bu yana açılmış davalarda başarı oranını yüzde 36 olduğu üzerinden yapıldı.Ayrıca regülatörlerin her bankaya 460-850 milyon Dolar arasında ceza vermesi gündemde.
Moody's İtalya'nın kredi notunu düşürdü
Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's, İtalya'nın kredi notunu iki basamak birden düşürdü. Düşürme kararıyla İtalya'nın kredi notu A3'ten Baa2'ye indi. Kredi notunun iki basamak daha düşmesi halinde İtalya, "değersiz ülkeler" kategorisine düşebilir. Oysa, İtalya hükümetinin perşembe günü görece düşük faizle 7,5 miyar Euro değerinde bir yıllık tahvil alması, yatırımcıların bu ülkeye güveninin arttığı yorumlarına yol açmıştı.
Bu beklentiyi boşa çıkaran açıklamada, "İtalya'nın yakın dönem ekonomik görünümünün kötüleştiği ve kredi piyasalarına erişiminin zorlaştığı" vurgulandı. Moody's şirketinin açıklamasına göre, İtalyan ekonomisinin fonlama maliyetlerinde hızlı bir yükseliş ve piyasalara erişim gücünde daha da azalma bekleniyor.
Şirketin değerlendirmesinde şu tespitlere yer verildi:
"Yunanistan'ın Euro'dan çıkması riski yükselirken, bankacılık sistemi öngörülenden daha fazla kredi zararına uğrayan İspanya'nın fonlama zorlukları, önceki tahminleri aşıyor." "İtalya'nın yakın dönemdeki ekonomik görünümü kötüleşti; zayıflayan büyüme ve daha yüksek işsizlik göstergeleri mali konsolidasyon hedeflerine ulaşamama riskini artırdı." "Mali hedeflere ulaşılamaması ise piyasaya olan güveni daha fazla zayıflatarak piyasa finansmanını aniden kesebilir."

ÇİN'DE EKONOMİK BÜYÜME YAVAŞLADI
Çin ekonomisinde son üç yılda görülen en düşük büyüme yaşandı.Bu, yatırımların azalmasına ve ABD ve Avrupa gibi önemli piyasalarda talebin düşmesine bağlanıyor. Geçen sene aynı döneme kıyasla, yılın ikinci çeyreğinde GSYH, yüzde 7.6 yükseldi. Bu yılın ilk çeyreğinde ise oran yüzde 8.1'di. Çin, Mart ayında, 2012 büyüme hedefini yüzde 7.5'e çekti.
Çin, dünya toplam ekonomik çıktısının beşte birini üretiyor ve Çin ekonomisinde herhangi bir yavaşlama küresel ekonomiye zarar verebilir. Aynı zamanda Asya'nın en büyük ve yeni ekonomileri de, ticaret ortakları Çin'e giderek bağımlı hale geliyor. Singapur'daki Standard Chartered bankasından Tai Hui, Çin'in bu yıl Asya'da yaşanan kötü gidişatta önemli bir rolü olduğunu söyledi.
Tai Hui, eğer Çin'deki ekonomik büyüme yılın ikinci yarısında iyileşmezse, bu, bölgedeki üreticiler için önümüzdeki dönemin çok zor geçeceği anlamına geliyor" dedi.
BÜYÜMEYİ TEŞVİK
Ancak Cuma günü açıklanan düşük büyüme rakamlarına rağmen, birçok uzman, Çin ekonomisinde yaşanan sert iniş ve bunun dünyanın geri kalanı üzerindeki etkisi ile ilgili korkuları gidermeye çalıştı. Columbia Üniversitesi'nde Nobel ödüllü politik ekonomi profesörü Edmund Phelps BBC'ye yaptığı açıklamada, "büyüme oranında yıllık yüzde bir düşüş görülmesi dünya GSYH'i ile karşılaştırıldığında çok büyük bir oran değil" dedi.
Phelps, Çin'in yavaşlamayı tersine çevirmek için çok fazla kaynağı olduğunu ve ABD'deki düzensiz iyileşme ve euro bölgesindeki borç ve ekonomik sorunlar nedeniyle bu kaynakların bir kısmını kullanmaya başladığını söyledi.
Çin Merkez Bankası, bankaların rezervlerinde tutabilecekleri sermaye oranını kredi miktarını artırmak amacıyla azalttı. Merkez Bankası bir ay içinde iki defa borçlanma maliyetini azaltmıştı. Bu hafta başlarında Başbakan Wen Jiabao yatırımı artırmanın büyümeyi istikrara kavuşturmak için gerekli olduğunu söyledi.
Bu, devlet tarafından büyüme önlemlerinin alındığına dair umutları yeşertti.
YAVAŞLAMA
Ancak uzmanlar Çin'in büyüme sorunlarının ekonomiye sermaye pompalanması ve kamu harcamalarının artırılması ile çözülemeyeceğini söylüyor. Özellikle bugün yaşanan sorunların 2008-2009 küresel kriz sonrasında hükümetin aldığı büyümeyi hızlandırma politikalarına bağlı olduğu belirtiliyor. O tarihte hükümet, ekonomiye, özellikle altyapı ve inşaat yatırımları için büyük oranda sermaye pompalamıştı.
Bu, aşırı kapasite sorununa, ev fiyatlarının yükselmesine ve tüketici maliyetlerinin ve enflasyonun artmasına neden oldu.Bu sorunlar karşısında ve ekonominin aşırı ısındığı korkuları nedeniyle, yetkililer borçlanmayı durduracak ve enflasyonu azaltacak önlemler almaya karar verdi.
Ancak bu önlemler, ABD ve Avrupa gibi piyasalarda Çin ürünlerine olan talebin azalması ile birlikte, büyümenin yavaşlamasına neden oldu. 2010 yılında yüzde 10.4 büyüme gösteren Çin ekonomisi, 2011 yılında yüzde 9.2 büyüdü. Ancak uzun dönemde yavaşlama görülmesi beklenirken, Çin'in Cuma günü açıkladığı rakamlar ekonomiye dair karmaşık bir mesaj verdi.
Resmi rakamlara göre, perakende satışlar, Haziran ayında yüzde 13.7 arttı. Bu oran Mayıs ayında yüzde 13.8'di.Aynı zamanda, birçok uzmanın mevcut şirket ve tüketici faaliyetini hesaplamak için kullandığı elektrik üretimi rakamları da Haziran ayında saati 393 milyar kilowatt ile sabit kaldı.Ancak Mayıs ayında 124.4 milyar dolar olan banka kredilerinin Haziran ayında 144.4 milyar dolar artması olumlu bir hava yarattı.
PİYASALAR
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 0,19 değer kaybetti.
Haftanın son işlem gününü Avrupa’da iyimser tablonun ışığında kapatan İMKB haftanın son gününü pozitif kapattı. İkinci seanstaki satıcılı seyre rağmen günü önceki gün kapanışına göre 337,52 puanlık yükselişle 62.662,16 puandan kapattı. İMKB'de hisse senetleri ortalama yüzde 0,54 oranında değer kazanırken toplam işlem hacmi 1,4 milyar lira ile sınırlı kaldı. İMKB 100 endeksi gün içinde en yüksek 62.830,79 en düşük 62.298,87 puanı görürken, ikinci seansta ilk seans kapanışına göre 65,86 puan ve yüzde 0,10 oranında değer kaybetti.Borda haftalık bazda 0.19 değer kaybetti.
Önceki hafta sonu 93,35 lira olan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 93,15 liraya, 626 lira olan Cumhuriyet altınının satış fiyatı 625 liraya geriledi.
Bugünkü kapanışa göre, haftalık bazda Amerikan Dolarının satış fiyatı yüzde 0,43, avronun satış fiyatı ise yüzde 0,44 azaldı.
Bu hafta, borsa yatırım fonları yüzde 0,37 oranında, emtia yatırım fonları yüzde 2,29 oranında, fon sepeti yatırım fonları yüzde 0,44 oranında, uluslararası yatırım fonları yüzde 1,19 oranında değer kaybederken, esnek yatırım fonları yüzde 0,17 oranında, hisse senedi yoğun yatırım fonları yüzde 0,16 oranında, karma yatırım fonları yüzde 0,05 oranında, para piyasası yatırım fonları yüzde 0,14 oranında, tahvil bono yatırım fonları yüzde 0,39 oranında, bireysel yatırım fonları yüzde 0,09 oranında,gruplara yönelik yatırım fonları yüzde 0,38 oranında değer kazandı.
İMKB Tahvil ve Bono Piyasasında, ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki bono ve tahvillerin haftalık net getirileri ise yüzde 0,15 ile yüzde 0,20 arasında gerçekleşti.
Bu hafta sonunda ortalama faizleri yüzde 9,00 dolayında olan haftalık reponun net getirisi de yüzde 0,09 olarak gerçekleşti.
Esenlikle Kalın.
(DİKKAT: Haftalık ekonomik ve politik yorum Emen&Emen tarafından turkiyeturizm.com için hazırlanmaktadır. İzinsiz kopyalanıp kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi takdirde Basın Yasası ve Telif Hakları Yasası'na göre yasal işlem yapılacaktır)



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.