• BIST 1.082
  • Altın 457,271
  • Dolar 6,9671
  • Euro 8,2375
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Çimen Filiz Paşa - Rehber, Acente

Türk turizminde farklı çalışma yöntemi ve sosyal yapısıyla yeniliklerin öncüsü olan A-Level Turizm’in sahibi ve Turist Rehberleri Vakfı- TUREV Başkanı Çimen Filiz Paşa, “enerji dolu yapısı” ile yaşamı boyunca sosyal hareketlerin içinde olmayı benimsedi. Özellikle erkek hakimiyeti olan çevrelerde kadın olarak mücadele sürdürerek başarılı sosyal etkinliklerde bulundu.
Her girdiği projede mutlaka başarıyı hedefleyen ve eninde sonunda başarıya ulaşan Çimen Filiz Paşa, TUREV ile meslektaşlarına hizmet verebilmek, bilgilerini artırmak ve kaliteyi yükseltmek için yurtiçi, yurtdışı turlar düzenlemeyi sürdürüyor. Ayrıca düzenlediği paneller, seminerler ile özellikle kadın rehberlerin önünü açabilmek için tüm enerjisini kullanarak farklı konularda çalışmalar yürütüyor.

5 Ağustos 1964 yılında Hatay Antakya’da 4 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak düyaya gelen Çimen Filiz Paşa’nın yaşamındaki hareketli çizgi daha o zamanlarda belirmişti.

Aslan burcu kadınının liderlik yapısı onu yönlendiriyon. Hem kendi çalışıyor, hem de başkalarını çalıştırıyor. Ama yetinmiyor, her zaman daha iyisini arıyor. Aslan burcu kadının cesur ve dürüst yapısı yanında pratik, işlevsel bir zekaya sahip oluşu onu bir çok işe girmeye yönlendiriyorl Aslan burcu kadını, bir kez karar verdi mi bir daha asla dönmez. İşte Çimen Filiz Paşa’nın yaşamını da bu dönülmeyen kararlar oluşturuyor. Burcunun etkisiyle akıllı, neşeli, yaşam dolu ve sıcakkanlı özelliği onun çevresindeki insan birikimin sürekli artırıyor.

Çimen Filiz Paşa, heyecanlı yapısı nedeniyle kendini tarif ederken “Allah dünyaya bir ceza vermek istedi sanırım” sözleriyle bu yapısı hakkında özeleştiri yapacak kadar demokrat bir düşünceye sahip bulunuyor.

İlkokul birinci sınıfı Samandağ Devrim İlkokulu’nda okurken terör hareketlerinin okullara bulaşması sırasında dayıları ve yeğenleri tehlikeden uzak kalsın diye onlarlabirlikte İstanbul’a gönderilir. Böylece eğitimini İstanbul’da tamamlar.
Büyük şehir İstanbul, Çimen Filiz Paşa’nın yaşamında büyük değişikliklerin olmasını sağlar.

Lise yıllarında yabancı dilleri gelişsin diye yaz aylarında tur asistanlığı yaparak turizme adım atar. Hataylı olması nedeniyle Arapça bilen ve okul seviyesinde İngilizce bilen Çimen Filiz Paşa turizmde iyi İngilizce bilmenin önemli olduğunu görür.

Marmara Üniversitesi Kitle İletişim Fakültesi’nde öğrenim görürken kaydını dondurur. Yüksek düzeyde İngilizce öğrenmek ve İngilizce dilinde gazetecilik yazım tekniğini öğrenmek için İngiltere’ye gider. Londra’da kendisi için yeterli olacak düzeyde İngilizcesini ilerletir.
Türkiye’ye döndüğande ise eğitimine devam ederek, üniversiteyi bitirir. Artık iyi İngilizce ve Arapça konuşabilen biri olduğu için seyahat acentesinde çalışarak tur asistanlığı yapmayı sürdürür.
Turizmde çalışmayı sürdüren Çimen Filiz Paşa’nın hayalinde gazetecilik bulunuyordu. Gazeteci Uğur Mumcu’nun şehit edilmesi onun gazetecilik hırsını artırır. Bunun üzerine Amerika’ya gidip gazetecilik eğitimi almaya karar verir. Böylece Amerika macerası başlar. Döndüğünde gazetecilik yerine yine turizmde karar kılar. Acentecilik, rehnberlik yapmaya devam eder.

1993 yılında kardeşi ile birlikte A-Level seyahat acentasını kurarak özel müşterilere, özel turlar yapmaya başlar. Farklı konularda verdikleri hizmet nedeniyle kısa sürede yüksek gelir düzeyine sahip turistlerin tercih ettikleri bir acente haline gelirler.
Dünyanın en zenginleri, birbirlerinden aldıkları referanslarla A-Level’e gelmeye başlarlar. Başarıları ve yurtdışı ilişkileri güçlendikçe müşteri portföyü daha yukarılara çıkar. Gezginler A-Level’dan sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu,Afrika, Asya ve Doğu Avrupa ülkelerine yaptıkları gezilerde yardım almaya başladılar.
Turizm artık Çimen Filiz Paşa’nın deyimiyle yine sosyal ağırlıklı bir iş haline gelir ve “Turizm benim için barışa giden yolun ilk ve doğrudan kapısıdır” ilkesiyle hareket etmeye başlar. Hatta turizm adına sürekli proje üreten Çimen Filiz Paşa, yaptığı her işte “önce insanlık “ diyerek her ortamda insanlığa hizmet için çalışarak her zaman sosyalleşmenin sınırını zorluyor.