• BIST 12249.04
  • Altın 6584.88
  • Dolar 49.0234
  • Euro 55.1229
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • Antalya 19 °C

Zamana meydan okuyan Aralık ayının saklı köşeleri

Zamana meydan okuyan Aralık ayının saklı köşeleri
Şirince, Kapadokya, Cunda ve Safranbolu... Dört mevsim duruşunu bozmayan kasabalar, kışın tadını çıkarmayı bir yıl önceden bilen müdavimlerini bekliyor

İSTANBUL- Aralık ayında zamana meydan okuyan gelenekleri, ışıkları henüz kitlelerin akınına uğramadan yakan hanları ve nesillerdir değişmeyen ev sahipliğiyle öne çıkan o özel yerler sadece Okyanus’un ötesinde değil; Anadolu’nun ve Marmara’nın köklü köşelerinde de tam olarak bu ruhla yaşar.

 

sirince,-kapadokya,-cunda-ve-safranbolu.jpgYeni bir yıla girerken taş konakların pencerelerinden sızan sıcak ışıklar, sokaklara yayılan taze odun kokusu ve tıkır tıkır işleyen eski düzenler… Türkiye’de Aralık ayını bir gösteri malzemesi olarak değil, takvimin doğal ve köklü bir ritmi olarak karşılayan, karakterini dört mevsim koruyan özel rotalar var.


 

Şirince: Bağ Bozumu Sonrasındaki Asıl Sessizlik

Temmuz ve Ağustos aylarında daracık taş sokaklarında iğne atsanız yere düşmeyen Şirince, Aralık ayı geldiğinde ticari kaygılardan arınır ve asıl masalsı kimliğine bürünür. Kalabalıkların çekildiği, bağların nadasa bırakıldığı bu dönemde kasaba; gösterişli süslemelere ihtiyaç duymadan, asırlık Rum konaklarının pencerelerinden sızan loş ışıklarla kendini aydınlatır.

 

Kuşaklardır aynı avlularda yaşayan yerli aileler, akşamüstü vadiye çöken pusla birlikte şömineleri ve sobaları yakar. Havaya yayılan çıra ve odun kokusu, taş sokaklarda yürürken size eşlik eder. Buraya her yıl aynı haftalarda dönen sadık konuklar, turistik etkinliklerin değil; mahzenlerde dinlenen yerel içeceklerin, odun ateşinde demlenen çayın ve soba başında edilen o dingin sohbetlerin peşindedir. Erken sonbaharda rezerve edilen o birkaç özel konak odası, kışın en huzurlu sığınağına dönüşür.
 

Kapadokya: Kar ve Pusta Kayadan Oyma Ev Sahipliği

Kapadokya’da kış, peribacalarının üzerine çöken ilk kar ve vadileri kaplayan pus tabakasıyla başlar. Ancak bu coğrafyayı sırf kış fotoğrafları çekmek için değil, yıllardır aynı aileler tarafından işletilen kayadan oyma hanlardaki o tanıdık ve samimi ev sahipliği için tercih eden kemik bir kitle vardır.

 

Aralık ayında Göreme, Uçhisar ve Mustafapaşa sokaklarında yürümek; rüzgarın peribacaları arasında çıkardığı sesi dinlemek ve gün batarken mağara restoranların şömine başındaki yerini almak, tesadüflere bırakılmayacak kadar kıymetli bir ritüeldir. Taş duvarların doğal yalıtımı sayesinde dışarıdaki dondurucu soğuğa tezat oluşturan o iç sıcaklık, yüksek sezonda asla yakalanamayacak bir derinlik sunar. Bu deneyimi her yıl aynı tarihlerde tekrarlayan müdavimler, rezervasyonlarını henüz Ağustos sıcakları geçmeden tamamlamış olurlar.
 

cunda.jpgSafranbolu ve Cunda: Karakterini Koruyan Diğer Duraklar

  • Safranbolu: Konakların pencerelerine yansıyan loş ışıklar, arasta çarşısından yükselen taze kavrulmuş kahve kokusu ve mum ışığıyla aydınlatılan tarihi mekanlar… Safranbolu, Aralık ayında yapay düzenlemelere ihtiyaç duymaz; asırlık ahşap dokusu ve yerleşik gelenekleri zaten mevsimin ruhunu kendiliğinden taşır.

 

  • Cunda ve Ayvalık: Temmuz’da neyse Aralık’ta da o olan, mevsimlik heveslerle değişmeyen kasabaların başında gelir. Kapı tokmaklarına asılan zeytin dalları ve kışın rüzgarı sertleştiğinde taş binalardan yükselen sıcaklık, Kuzey Ege’nin en samimi kış atmosferini sunar.

 

Beklemeyenler İçin Planlama Disiplini

Aralık ayında karakterinden ödün vermeyen bu rotalar içten dışa doğru dolar:
 

  1. Müdavimler: Yıllardır aynı odada kalan, işletmeciyi ismiyle tanıyan ve bir sonraki yılın rezervasyonunu ayrılırken yapanlar.

 

  1. Müdavim Olmaya Adaylar: İşi şansa bırakmayıp yaz sonundan itibaren yerini ayırtanlar.

 

  1. Erteleyenler: Takvimin kendilerini kandırmasına izin verip son dakikada dışarıda kalanlar.

 

Eğer bu yılın sonunda kendinizi Şirince'de bir taş konağın şöminesi başında ya da Kapadokya'da kar altındaki bir vadinin kıyısında hayal ediyorsanız, planı sonbaharın ilk günlerinde tamamlamış olmak gerekir. Ağustos veya Eylül'de rezervasyon yapan o öngörülü gezginlerden olmak, bu kasabaların sunduğu huzura ulaşmanın tek kesin yoludur.

 

Bu haber toplam 509 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.