• BIST 12433.5
  • Altın 6495.18
  • Dolar 44.3489
  • Euro 51.3612
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C
  • Antalya 16 °C

Yeni yıla girerken ortalık toz duman

Yeni yıla girerken ortalık toz duman
AKP ile Cemaat arasındaki kavganın nasıl durulacağı belli değil. Fethullah Hoca da saldırı aldıkça cevap yetiştirmekten geri kalmıyor.

MURAT EMEN-EMEN&EMEN
Haftalık Ekonomik Bülten- 30 Aralık 2013-3 Ocak 2014
İSTANBUL
- Yolsuzluk operasyonunun arkasından başlayan siyasi kaos, ekonomik olarak piyasalarımızı allak bullak etti. Kırılganlığımıza birde siyasal risk eklendi. Varan 2 derken hükümet durumu kontrole almağa çalıştı ve erkler arasında bir dizi hukuksuzluk yaşandı. Sarsılan piyasalar biraz daha sarsıldı.

TÜRKİYE DOSYASI

DÜNYANIN GÜNDEMİNDE BİRİNCİ HABERİZ.
Çok değil iki hafta önce 74 binlerde seyreden BIST İstanbul’da endeks birara 61binlere kadar gerilerken, 1.97’lerde seyreden dolar 2.17 seviyelerini gördü.
Dünyanın gündeminde neredeyse birinci haberiz. CNN ve BBC yanında WSJ ve FT gibi önemli gazeteler her gün Türkiye’deki yolsuzluk olayını ve devamını ekranlarına taşırken ülke ekonomisinin kırılganlığından da söz ediyor.,
AKP ve Erdoğan Hükümeti hiç beklemediği bir darbe ile karşı karşıya kaldı. Bir nevi kendisinin büyüttüğü ortağının hışmına uğradı. Dersaneler konusu pahalıya patladı.. 4 Bakan yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden alındı. Sevilen ve başarılı bakanlardan Nihat Ergün, Gezi olaylarından buyana mutsuzluğunu belli eden bir bakandı.Kendisi bakanlık görevini bırakmak istedi. Toplam on bakan ayrıldı ve yerine yenileri atandı. Dikkati çeken İçişleri Bakanının dışarıdan olması. Gezi olayları sırasında şiddeti yöneten Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala İçişleri Bakanı yapıldı..
Türkiye yerel seçimler yaklaşırken zor günler geçiriyor. AKP ile Cemaat arasındaki kavganın nasıl durulacağı belli değil. Fethullah Hoca da saldırı aldıkça cevap yetiştirmekten geri kalmıyor.

HERKESİN MERAK ETTİĞİ. PİYASALAR NASIL VE NE ZAMAN DÜZELECEK?
Bu hafta Salı günü piyasaların nasıl kapanacağı merak konusu. Açık pozisyon riski olanlar, döviz kredisi kullananlar kara kara düşünüyor. Banka ve şirket karlarına nasıl yansıyacak merak ediyoruz.

BORCU OLANI ATEŞ BASTI

Sadece kur nedeniyle özel sektör borcu 101.6 milyar arttı.

emon2.jpg

Artan siyasi gerginlikle dolar rekor üstüne rekor kırarken 257 milyar doları aşan reel sektörün dış borcu kriz alarmı veriyor
Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine, dolar kuru 2.18 liraya dayanınca özel sektörün borcu da katlandı. Yılbaşında 1.7850 olan dolar kurundan hesaplandığında şirketlerin dış borcu TL bazında 459 milyar 410 milyon 805 bin lira iken şu an 561 milyar 73 milyon 140 bin liraya çıktı. Yani sadece kur nedeniyle özel sektörün borcu 101 milyar 662 milyon 335 bin lira arttı.
Son 11 yılda 8 kat artan reel sektörün dış borcu kurdaki son gelişmelerle birlikte yeni bir krizin kapıda olduğunu gösteriyor. Yüksek cari açık ve dış borcu nedeniyle gelişen ülkeler arasında Fed kararından en çok etkilenen Türkiye’nin ekonomik riskine son dönemde tavan yapan siyasi riskler de eklenince piyasalar ağır yara aldı. Doların 2.18 liraya fırlamasıyla gözler dış borçla boğuşan reel sektöre çevrildi. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası hükümet içinde oluşan çatlaklar ve yargı mensuplarıyla büyüyen çatışma Türkiye’nin kırılganlıklarını artırıyor. Zira kur arttıkça durduk yerde döviz borcu olan firmaların borcu da katlanıyor.
Yıl başında 1.7850 olan dolar kurundan hesaplandığında şirketlerin dış borcu TL bazında 459 milyar 410 milyon 805 bin lira iken şu an 561 milyar 73 milyon 140 bin liraya çıktı. Yani sadece kur nedeniyle özel sektörün borcu 101 milyar 662 milyon 335 bin lira arttı.
Reel sektörün döviz varlıkları Eylül 2013 itibarıyla 92 milyar 972 milyon dolar iken, yükümlülükler 257 milyar 373 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde net döviz pozisyonu açığı ise 164 milyar 401 milyon dolar oldu.
1994 ve 2001 krizinde kurdaki artış, borçlu birçok şirket için, aldıkları döviz kredileri oranında ciddi bir sorun oluşturmuştu. Firmalar hiç hesaplamadıkları bir girdaba kapılmış, birçok firma bu nedenle iflasın eşiğine gelmişti. Yolsuzluk krizinden sonra dolar/TL kuru tarihi zirvesine fırlayınca aynı sorun yeniden hortladı.
Küresel krizin patlak verdiği Eylül 2008’de reel kesimin döviz pozisyon açığı 79 milyar dolar dolayındaydı. Reel sektör, kriz nedeniyle ortaya çıkan riskler üzerine döviz pozisyon açığını küçülterek 2009 sonu itibarıyla 65.5 milyar dolara kadar çekmişti.
Merkez Bankası’nın Mayıs 2013’e ait finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri verilerine göre, 2002’de 6.5 milyar dolar olan döviz açığı, eylül sonunda 164.4 milyar dolara kadar yükseldi. Yani yaklaşık 11 yılda şirketlerin döviz açığı 157.9 milyar dolar arttı. Bu, açığın 25 kat arttığı anlamına geliyor. 2012 yılı sonuna göre ise net döviz pozisyonu açığı 23 milyar 17 milyon dolar arttı.
Reel sektörün döviz borçları 257.3 milyar dolar iken, bu borçların 147.3 milyar doları yurtiçinden sağlanan krediler, 83.7 milyar doları ise yurtdışından sağlanan kredilerden oluşuyor. İthalat borçları ise 26.3 milyar doları buluyor.
Eylül 2013’te kısa vadeli varlıklar 78 milyar 819 milyon dolar iken kısa vadeli borçlar 93 milyar 567 milyon dolar oldu. Kısa vadeli net döviz pozisyonu açığı ise 14 milyar 748 milyon dolar olarak gerçekleşti.

BORCU OLANIN HİSSELERİ ERİYOR
Borsadaki performanslara bakıldığında, döviz borcu yüksek olan şirketlerin, 17 Aralık’ta gerçekleştirilen yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra hızlanan TL’deki değer kaybından, operasyonda adı geçen firmalarla birlikte en fazla etkilenenler olduğu görülüyor. Borsa İstanbul’da en yüksek açık pozisyonu olan şirketler arasında Ak Enerji, Aksa Enerji, Ford, Zorlu Enerji, Tüpraş, Türk Telekom, Türk Hava Yolları, Anadolu Efes ve Migros öne çıkıyor. Doların rekor üstüne rekor kırdığı 17 Aralık’tan bu yana Tüpraş hisseleri yüzde 11.8, Türk Telekom yüzde 9.02, THY yüzde 17, Anadolu Efes yüzde 7.1, Ak Enerji yüzde 17.6, Aksa Enerji yüzde 15.8, Ford yüzde 10.2, Zorlu Enerji yüzde 21, Migros hisseleri ise yüzde 19.7 düştü.

MERKEZ BANKASI BAŞKANI GEÇTİĞİMİZ HAFTA 2014 STRATEJİSİNİ AÇIKLADI

emo3.jpg

Açıklamanın parametreleri;

• 3 milyar dolarlık bir döviz gücü ile mücadele edeceğini belirtti. Hergün yapacağı döviz satım ihaleleri ile doları tutmaya çalışacak.
Başkanı Başçı, ''Bugünden itibaren hergün 450 milyon dolar döviz satacağız. Bu gerekirse 500'e kadar da çıkabilir. Bu yolla sisteme 3 milyar dolar döviz likiditesi sağlayacağız. Ocak ayının başından sonuna kadar da hergün sisteme 100 milyon dolarlık likidite sağlayacağız. Böylece sistemin fonlama ihtiyacı karşılanmış olacak.” dedi. Başkan açıklamasına başlarken 2013 yılının sakin olduğunu söylediğini hatırlatırken yanıldığını ve 1.92 konusunda erken konuştuğunu söyledi.
• Başçı yaptığı açıklamada, bu yıl sonunda enflasyonun yüzde 7'ye yakın veya yüzde 7'nin biraz üzerinde gerçekleşmesinin mümkün olduğunu söyledi. ''Enflasyonunun yüzde 7'nin üzerinde çıkması halinde hükümete mektup yazılacak." dedi.
• Önümüzdeki dönemde geleneksel araçların yanı sıra yeni araçların da kullanılacağın bildiren Başçı, '''TL likitide politikasında öngörülebilirliği kademeli olarak artırdık, biraz daha artıracağız, kafalarda soru işareti kalmayacak'' dedi.
• Başçı, ''2016 yılı enflasyon hedefi yüzde 5 olarak belirlendi. Belirsizlik aralığı her iki yönde de 2 puan olarak belirlendi'' diye konuştu.
• Başçı, likidite programı ile hızlı kredi büyümesinin önüne geçileceğini bildirdi.
• Döviz likidite politikası ile ilgili öngörülebilirliği artıracaklarını belirten Başçı, "BDDK'nın kredi düzenlemesini yıl sonuna kadar tamamlamasını bekliyoruz. Uygulanacak likidite programı hızlı kredi büyümesinin önüne geçecek. Kredi hacmi artış hızında beklentimiz yüzde 15 düzeyinde. Kredi hacmini azaltıcı yönde önlemler sonuç veriyor ve artış hızı yüzde 15'e inecek" dedi.
• Başkan Başçı 2014 yılında ihaleler ile 14 milyar 360 milyon dolar, ihracat reeskont kredileriyle 12 milyar 664 milyon dolar olduğunu kaydederken, TCMB'nin, 2014 yılında dalgalı döviz kuru rejimi uygulamasına devam edeceğini dile getirdi.

Dalgalı kur rejiminde döviz kurları piyasadaki arz ve talep koşulları tarafından belirlendiğini söyleyen Başçı, kurlarda sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi ve aşırı oynaklık durumlarında piyasaya esnek ihaleler yoluyla veya doğrudan müdahale edilebileceğini kaydetti.
Döviz ve efektif piyasalarında TCMB ile söz konusu piyasalarda işlem yapmaya yetkili bankalar arasında gerçekleştirilen döviz karşılığı efektif işlemlerine 2014 yılında da devam edileceğini kaydeden TCMB Başçı, bu yaklaşımla, para politikası üzerinde doğrudan etkisi bulunmayan ve operasyonel süreçlerin etkinliğini azaltan küçük tutarlı birçok kalem zorunlu karşılık yükümlülüğü kapsamı dışına çıkarılacağını dile getirdi.
Değerlendirmelerinde Başçı, 17 Ocak 2014 tarihli yükümlülük döneminden geçerli olmak üzere tesisi 31 Ocak 2014 tarihinde başlayacak olan söz konusu uygulama ile piyasaya sınırlı bir miktarda türk lirası ve döviz likiditesi sağlanması öngörüleceğini kaydetti.
TCMB Başkanı yılsonuna kadar en az 3 milyar dolar döviz likiditesi sağlayacağını kaydederken, böylece sistemin fonlama ihtiyacını artırmış olacaklarını söyledi.
"Ocak ayında da en az 3 milyar dolar sisteme enjekte edeceğiz" diyen Başçı, Ocak'ta her gün minimum 100 milyon dolar döviz likitidesi sağlanacağını, böylece sistemin fonlama miktarı 40-42 milyar dolar seviyesine çıkacağını kaydetti.

• Rezerv opsiyon mekanizmasında ocak ortasından itibaren 40-60 dilimlerin her birinin 0,4 puan artırılacağını kaydeden Başçı, en yüksek dilimin katsayısının 2,8'den 3,2'ye çıkacağını belirtti. Başçı, ''Şu aşamada rezerv opsiyon katsayılarını artırmak yeterli, TL zorunlu karşılıklarında değişime gerek yok'' dedi.
• Ayrıca zorunlu karşılık düzenlemesinde sadeleşme adımı attıklarını bildiren Başçı, Ocak ayı sonlarında piyasaya 1 milyar dolar likidite sağlanacağını ifade etti.
• Başçı "faiz oranları ile ilgili olarak aslında önemli bir ayarlama yaptık diye düşünüyoruz, biz daha ziyade enflasyona bakıyoruz" dedi.
• Başçı ''TL şu an net biçimde aşırı satış bölgesinde, gelecek yıl kurda daha az oynaklık bekliyoruz. Orta-uzun vadede reel efektif kur efektif kur tahminimiz 117-122 aralığında. TL'nin değer kazanması için önemli yer var'' diye konuştu.
• Başçı ''Enflasyon görünümünde tedbir alınması gereken bir durum ortaya çıkarsa faiz oranlarıyla ilgili de gereken tedbirler alınabilir'' dedi.
• Likidite kanalını daha çok maliyet kanalını daha az kullanacaklarını kaydeden Başçı, ''Bankaların aracılık maliyetlerinde kademeli azalma söz konusu olacak. Ticari kredi faizlerinde aşağı yönde mevduat faizlerinde yukarı yönlü ivme yapar'' değerlendirmesinde bulundu.

AVRUPA’DA 2014
2008 krizinden buyana sıkıntılar yaşayan AB ülkelerinde acaba 2014 yılı nasıl geçecek?
Bu sorunun cevabında maalesef kuzey ve güney Avrupa ülkeleri diye ayrıma gitmemiz gerekiyor.

emo4.jpg

Başta Almanya olmak üzere kuzeyin ülkeleri kriz dönemini sorunsuz geçirdiler. 2014 yılında da bir sorunları görünmüyor. Çoğunun ihracat fazlaları var. Ekonomik gözle görünür ciddi bir sıkıntıları yok. Biraz serbest dolaşımın yarattığı işçi göçleri ile uğraştılar. Ama parametreler açısından durumları iyi. Tabii ki en iyileri Almanya. Üçüncü dönem koalisyon hükümeti güven oyu alan Şansölye Merkel'le Almanya bu krizden özellikle yeni pazarlar kazanarak güçlü çıktı.AB’nin en güçlü devleti.
Güney ülkelerine gelince başta Yunanistan olmak üzere sorunsuz günleri olmadı. Kemer sıkma tehditleri altında nümayiş ve gösterilerle dolu bir 2013 yılı geçirdiler. Geçen gün TV'de Eurolig basketbol maçı vardı. Olimpiyakos maçı oldu mu yer bulunmayan arenada, tribünlerin 2/3'ü boştu. Fakirlik Atinalıyı ve Yunanlıyı maça dahi gidemeyecek kadar etkiledi. 2014 yılı Yunanistan için daha rahat bir yıl olacak.

İtalya dünyanın üçüncü büyük tahvil pazarı. İtalya son kasım ayı enflasyon rakamları ile ABD, İngiltere ve hatta Almanya'nın altına indi. Şimdi gözler İtalya'da borçların yeniden yapılandırılmasına dikildi. Herhangi bir mani görünmüyor.
İspanya ve Portekiz'de de kemer sıkma politikası semere verdi. Bu yıl oldukça gevşetilecek diye bekleniyor. Fransa Başbakanı ise atılımlarına devam ediyor. Genel olarak kemer sıkmanın aleyhinde olan tutumu ile biliniyor.
Özetle 2014 yılı daha rahat bir yıl olacak. Ancak ufukta başka bir tehlike var. 2014 yılında pekçok AB ülkesinde yeni seçinler var ve AB karşıtı partiler favori gözüküyor. Parlementoya geldikleri takdirde AB Komisyonunun eskisi kadar rahat çalışamayacağına kesin gözü ile bakılıyor

AMERİKA RAPORU
2008 ABD Krizini anlatan çok güzel bir film var. “Büyük felaket” diye türkçeleştirilmiş bir film.CD’sini bulmak mümkün.

emo5.jpg

Tıpkı “Margin Call” gibi bir şey.Filmde zaman zaman FED Başkanı Bernanke ile ABD Hazine Bakanı Henry Paulson karşılıklı oturup çorbalarını içiyor ve ülkenin en önemli sorunlarını konuşuyorlar. Bir kriz nasıl yönetilirin dramatik görüntüleri. Krizi baştan sona karşınızda izliyorsunuz.Lehman Brathers’in batışı ve diğerlerinin kurtuluşu. Kurtarma paketi olmasaydı inanıyorumki pekçok Amerikan bankası batacaktı. Bırakınız bankaların batmasını sistem çökecekti. Filmi hayranlıkla birkaç defa izledim. Herkese de tavsiye ederim.
O dönemin Hazine Bakanı eski Goldman Sachs CEO’su Henry M. Paulson geçtiğimiz günlerde verdiği bir konferansta ABD’nin her sekiz yılda bir krize yakalanma hastalığından bahsetti.
Paulson, ABD'de her 8 yılda bir kriz ile karşılaştıklarını belirterek, "Görevi bıraktıktan sonra kendi kendime, yeni bir kriz olur mu diye soruyordum. Korkarım bunun cevabı evet. Önceki dönemlerde yaptıklarımızdan ders çıkararak, krizin daha fazla büyümesinin engellenmesi gerekir." dedi. Eski ABD Hazine Bakanı, eksik bilgilerle bir çözüme ulaşmaya çalışmanın kötü sonuçlar doğuracağını ifade ederek, şu uyarılarda bulundu:
"Öncelikle eski krizi iyi temizlemek lazım. Ondan sonra istikrarlı bir ekonomik büyüme için en iyi politikamız ne olmalı sorusuna cevap aramalıyız. Ayrıca bu hem ulusal güvenliğin hemde global liderlik içinde önemli bir adımdır. Politikamızı düzeltmediğimiz takdirde çocuklarımız ve torunlarımız daha düşük hayat standartlarında yaşamak zorunda kalacak. ABD için en büyük mücadele, harcamaların azaltılması ve vergilerin yükseltilmesidir."
2008 kriz döneminde özellikle Kongre'nin hızlı bir şekilde hareket etmemesinin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını aktaran Paulson, bir başka eksiklik olarak da kriz süresince yaptıkları çalışmaları Amerikan halkına iyi anlatamamalarını gösterdi. Eski bakan, görevinden ayrıldığı zaman krizin daha da derinleşmesini engellemek için bazı adımlar attığını ve bunların başarılı olduğunu ileri sürerek, "Piyasaya sürülecek acil eylem planı konusunda kendimden emindim. Obama hükümetinin hayata geçirdiği yüzde 95'lik acil müdahale paketinin yüzde 75'ini planlamıştık. Ama birçok Amerikalının evini kaybetmesine sebep olan hacizleri azaltmak için daha iyi bir hükümet programı hazırlayamadık. Bu konu, bugün de yakamızı bırakmıyor." ifadelerinin kullandı.
2008 krizinin üzerinden 5 yıl geçtiğini, bu süreç içerisinde ekonominin yaklaşık yüzde 2 büyüyerek daha iyi bir şekil aldığını dile getiren Paulson, Amerikan Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, Obama hükümeti eski Hazine bakanlarından Tim Geithner ve New York FED Başkanı'nın iyi bir üçlü olduğunu ve süreci iyi yönettiklerini de kaydetti.
Eski Hazine Bakanı Paulson’un dedikleri bir yana ancak ABD 2008 krizinden tamamen olmasada arınmış ve bütçe ve harcama limit problemini çözmüş olarak 2014 yılına giriyor. Tabii yapılacak şey Paulson’un dediği gibi ABD’nin yaşadıklarından gereken dersi almış olması gerekiyor.

PİYASALAR

Borsa
BIST İstanbul tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor. Bir taraftan FED’in tapering programına başlamış olması diğer taraftan yaşanan siyasi kaos endeksi bir ara 61bin seviyelerine getirdi. Yılsonuna iki gün kala kapanışını 63binlerden yapan borsanın yılı nasıl kapatacağı merak konusu. Gerçekte pekçok yatırımcı özellikle yerli yatırımcılar bu tür siyasi kaoslara alışık oldukları için zamanın tam alış zamanı olduğunu telaffuz ediyorlar. Ancak içlerindeki tereddüt acaba biraz daha düşermi beklentisi.oluyor. Çok değil 15 gün önce 74bin seviyelerinde dolaşan endeksin 61binlere gerilemiş olması hatta 50bin direnç noktasına kadar gerilemesinin beklenmesi spekülatörlerin en büyük beklentisi.Daha açık sözlü olursak dahada düşürtüp sonra borsaya girip düşük fiyattan vurgunu vurmak. Zaman tam vurgun zamanı.

Faizler
Erdem Başçı 2014 programında faiz silahı ile oynamayacağını açıkça belirtti. Ta ki enflasyon ciddi noktalara gelinceye kadar. Eğer enflasyon %7’yi geçtiği zaman TCMB olarak Hükümete mektup yazacaklarını belirtti. Merkez’in güdümündeki kısa vadelilerde fazla bir hareket yok. Uzun vadeliler ABD uzunları paralelinde yükseliyor. Dış kaynaklı kredilerde de Libor yerinde sayarken spread artmaya devam ediyor. Libor+5 dediğiniz kredi ertesi günü libor+6 diye telaffuz edilebiliyor. Kaldık yakında liborlarında yukarı hareketlenmesi beklenebilir.

Döviz
Hepimizin merak ettiği nokta dövizler ne olacak. Dolar/TL 2.17 sınırına dayandı. Haftanın kapanışı 2.1556 olurken, Euro 2.9623 ile 2’yi test etti. Sepet zirve yapıp 2.56’lara ulaştı.Merkezin döviz ihaleleri banamısın demiyor. Piyasa talebi özellikle son siyasi kaostan sonraki gelişmelerde adliye-hükümet çekişmesinden sonra aldı başını gidiyor.Pazartesi Salı günüde özel sektörün bu talebin pozisyon kapamaya yönelik talebi devam edecektir. Herşey dış gelişmelerden ziyade içerdeki gerilime endeksli. Atılan nutuklarda ortalığı sakinleştirmekten ziyade daha çok karıştırmaya yönelik gövde gösterileri olunca piyasalar sakinleşemiyor.
Ancak bu kriz sırasında dış basının hükümet aleyhine yazıları hiç durmadı. Hala da devam ediyor. Uzun yıllarla kazanılan itibar ve demokrasi yolundaki müsbet adımlar giderek yokoluyor havası seziliyor. Dışa çok bağımlı bir ülke olduğumuzu hiçbir zaman unutmamamız gerekir. Bu tür yayınların devamı dış yatırımcıyı uzaklaştıracaktır.
Yeni yılınızı bütün içtenliğimizle kutlar, nice sağlıklı, mutlu ve başarılı yıllar dileriz.

Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Türkiye Turizm | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.