CENEVRE - Havayolu sektöründe yapay zekâ şimdi de uçak içi ikram hizmetlerine giriyor. Lufthansa, Virgin Atlantic ve United gibi havayolları, yolcuların hangi yemekleri tüketip hangilerini bıraktığını yapay zekâ ile analiz etmeye başladı. Hedef; milyarlarca poundluk yiyecek atığını azaltmak, menüleri yolcu tercihlerine göre şekillendirmek ve uçakların taşıdığı gereksiz ağırlığı düşürmek.
Havacılık sektöründe yapay zekânın kullanım alanlarına bir yenisi daha ekleniyor. Uçuş planlamasından müşteri hizmetlerine kadar birçok alanda kullanılan yapay zekâ, artık uçaklarda servis edilen yemeklerin ne kadarının tüketildiğini de takip ediyor.
IATA tahminlerine göre havayolları yılda yaklaşık 4,7 milyar pound yiyecek ve içecek atığı üretiyor. Havayolu ikram sektörü uzmanları ise uçaklara yüklenen yiyecek ve içeceklerin yaklaşık yüzde 20'sinin tüketilmeden kaldığını tahmin ediyor.
Sektör şimdi bu büyük israfı yapay zekâ ile azaltmanın yollarını arıyor.
Havayollarının “kara deliği”: Tüketilmeyen yemekler
ABD'nin Teksas eyaletindeki Grapevine'da düzenlenen Uluslararası Uçuş Hizmetleri Birliği Küresel Fuarı'nda konu sektör temsilcileri tarafından masaya yatırıldı.
Uzmanlara göre havayolları uçaklarına ne kadar yiyecek ve içecek yüklediklerini ayrıntılı biçimde biliyor. Ancak uçuş sonunda hangi ürünün ne kadar tüketildiği, hangisinin hiç açılmadığı veya ne kadarının çöpe gittiği konusunda aynı ölçüde sağlıklı veriye sahip değiller.
Havayolu ikram yazılımı şirketi Paxia'nın Başkanı ve COO'su Rodney Duty, geçmişte ürünlerin sistematik şekilde takip edilmediğine dikkat çekerek, uçuş sonunda tam bir tüketim sayımının nadiren yapılabildiğini belirtti.
Bu verilerin eksikliği ise havayollarının hem satın alma hem de ikram planlamasını zorlaştırıyor.
Üstelik mesele yalnızca yolcuların “tavuk mu, makarna mı?” tercih ettiğini belirlemekten ibaret değil. Bir yemek tepsisindeki hangi ürünlerin tamamen tüketildiği, hangilerinin yarım bırakıldığı ve hangilerine neredeyse hiç dokunulmadığı da önem taşıyor.
Bu bilgiler müşteri anketlarıyla birleştirildiğinde havayollarına daha doğru menüler hazırlama imkânı sağlayabiliyor.
Lufthansa'nın yapay zekâsı tepsileri inceliyor
Yapay zekâ destekli yemek takibinde öncü şirketlerden biri Lufthansa Grubu oldu.
Lufthansa, Tray Tracker adı verilen teknolojiyi 2024 yılında Frankfurt'ta kullanmaya başladı ve daha sonra sistemi Münih'e genişletti.
Sistem, uçuşlardan dönen yemek tepsilerini bulaşık yıkama hattında tarıyor. Yapay zekâ, servis edilen yemeğin tamamen mi, kısmen mi tüketildiğini yoksa hiç yenmediğini mi belirlemeye çalışıyor.
Analize uçuş rotası ve kabin sınıfı gibi bilgiler de ekleniyor.
Lufthansa, elde edilen veriler sayesinde porsiyon büyüklüklerini ve yemek seçeneklerini yolcu davranışlarına göre optimize etmeyi hedefliyor.
Bunun yalnızca gıda israfını azaltması beklenmiyor. Uçağa gereğinden fazla yiyecek yüklenmemesi, toplam ağırlığın azaltılmasına; dolayısıyla yakıt tüketimi, maliyet ve emisyonların düşürülmesine de katkı sağlayabilir.
Yapay zekâ uçağın içine giriyor
Airbus'ın geliştirdiği Smart Catering – Akıllı İkram çözümü ise tüketim takibini doğrudan uçuş sırasında gerçekleştirmeyi amaçlıyor.
Virgin Atlantic, sistemi iki transatlantik rotasında denedi.
Kamera tabanlı yapay zekâ teknolojisi, kabin ekibinin tablet ve mobil cihazlarıyla entegre çalışıyor. Yemekler servis arabasından alınırken ürünler kaydediliyor ve elde edilen veriler analiz edilmek üzere yere aktarılıyor.
Sistem aynı zamanda kabin ekibine gerçek zamanlı stok bilgisi sağlayabiliyor. Böylece hangi ürünlerin azaldığının uçuş sırasında görülmesi mümkün hale geliyor.
United da yapay zekâyı test ediyor
United Airlines da uçak içi yemek tüketiminin yapay zekâ kameralarıyla analiz edilmesini test eden şirketler arasında.
United'ın ağırlama programlarından sorumlu Genel Müdürü Aaron McMillan, belirli bir uçuşta gerçekleştirilen testin hangi ürünlerin tüketilip hangilerinin tüketilmediği konusunda önemli bilgiler sağladığını söyledi.
McMillan'a göre bu bilgiler sonucunda uçakta taşınan bazı ürünlerde düzenlemeye gidildi. Böylece müşteri deneyiminden ödün vermeden ağırlığın ve maliyetlerin azaltılması hedeflendi.
Ancak sektörün önündeki önemli sorunlardan biri, bu sistemlerin binlerce uçuşta aynı anda uygulanabilecek ölçekte yaygınlaştırılması.
Yemek siparişi kalkışa dört saat kalana kadar verilebilir
Havayollarının yemek israfını azaltmak için kullandığı bir diğer yöntem ise yolcuların yemeklerini uçuş öncesinde seçmesine olanak sağlayan ön sipariş sistemi.
United, bu uygulamayı ekonomi sınıfına kadar genişleten şirketlerden biri.
Bugün birçok havayolunda yolcuların yemek siparişlerini uçuşlarından en az bir gün önce vermeleri gerekiyor.
Ancak yapay zekâ bu süreyi önemli ölçüde kısaltabilir.
LSG Sky Chefs'in Amerika kıtası ticari işlerinden sorumlu Başkanı Tone Cresswell, daha güçlü veri analizi ve tahmin sistemleri sayesinde catering şirketlerinin son dakika siparişlerini daha iyi yönetebileceğini belirtti.
Bazı havayollarının hedefi, yolcuların kalkıştan yalnızca dört saat öncesine kadar yemek siparişi verebilmesini sağlamak.
Yolcu istediğini yiyecek, havayolu ihtiyacı kadar yükleyecek
Yapay zekâ destekli sistemlerin yaygınlaşmasıyla uçak içi ikram hizmetinin geleneksel “her ihtimale karşı fazla yükleme” modelinden, gerçek tüketim verilerine dayanan bir sisteme geçmesi bekleniyor.
Böylece havayolları hangi rotada, hangi kabin sınıfında ve hatta hangi öğünde hangi ürünlerin daha fazla tercih edildiğini daha doğru tahmin edebilecek.
Yolcular açısından sonuç daha fazla yemek seçeneği ve kişiselleştirilmiş servis olabilirken, havayolları açısından daha az atık, daha düşük catering maliyeti ve daha hafif uçak anlamına gelebilir.
Havacılıkta yapay zekânın yeni hedefi böylece oldukça basit bir soruya yanıt vermek olacak:



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.