İSTANBUL- Türk turizminin önemli isimlerinden Necati Çalışkan “Türsab’ta seher vakti” başlıklı yazıda görevini kesinlikle bırakacağını söyleyen Başaran Ulusoy’un “Gerçekten gideceğini” söylediğini belirterek kendi adayını da açıklaması gerektiğini yazdı.
Öte yandan Türsab’a adayların şimdiden ortaya çıkması gerektiğini belirten Çalışkan, Ulusoy’un “Geçmişte kaybedenler aday olmasın” sözlerini eleştirerek, kendisinin de kaybettikten sonra tekrar aday olduğunu hatırlatarak “Seçim kaybetmek işin sonu değildir” diyor.
Necati Çalışkan, “Türsab’ta başkanlık kimsenin tekelinde değildir” diyerek “Seçilip seçilmeme kararını delegeler verecektir” diyor.
Necati Çalışkan’ın “Türsab’ta seher vakti” başlıklı yazısı şöyle:
Türsab Başkanı Sayın Başaran Ulusoy bu aralar sıkça basına demeçler veriyor. “Bu dönem son dönemim bundan sonra ben yokum” diyor. Ancak kimse başkanın gideceğine ihtimal vermiyor. Daha önceleri gidiyorum deyip son anda tekrar aday olmasından olacak ki sektördekilerin büyük çoğunluğu başkanın bu gidiş kararıyla pek ilgilenmiyor, gideceğine pek inanmıyor gibi bir tavır sergiliyor. Belli ki bu düşüncede olanlar olaya “sadakat” çerçevesinden bakıyor. Bu kelimenin ifade ettiği manayı sanırım hepimiz biliyoruz. ‘’Sadakat’’ bir başkasına verdiği söze sadık kalan ve sözünün gereklerini yerine getirmeye çalışan kimselere verilen sıfattır. O nedenle Başkanın geçmiş yıllardaki tavrı göz önüne geldiğinde bugünkü durumu anlamak zor olmasa gerek.
GERÇEKTEN GİDECEK Mİ?
Gerçekten başkan gidecek mi yoksa devam mı edecek ya da kendinden sonra o koltuğa gelecek kişiyi işaret ederek mi veda edecek?
Bu soruların cevabını onun ağzından bizzat dinlemek ve kafalardaki bazı sorulara cevap aramak nedeniyle geçenlerde başkanı Türsab’ta ziyaret ettim. Herkesin merakla beklediği soruyu bu kez de ben ona sordum. Başkan kendinden son derece emin bir ifadeyle kesinlikle 2013 yılında yapılacak seçimlere katılmayacağını ve uzun yıllar yaptığı Türsab başkanlığı görevini bu dönem sonunda bırakacağını defalarca bana da söyledi.
Açık söylemem gerekirse yakından tanıyan birisi olarak bu sefer onu çok ‘’Sadakat’’gördüm.
İcraatlerini beğenirsiniz beğenmezsiniz, kendisini seversiniz sevmezsiniz, ne olursa olsun aslında 16 sene önemli bir görevi yürütme becerisini göstermek başlı başına taktir edilecek bir iş diye düşünüyorum. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki iktidar olmak ne kadar zorsa bu iktidarı koruyabilmekte güç ve marifet isteyen bir meziyettir. Konuya sadece bu açıdan baksak bile başkanı takdir etmek gerekir. Başkan öyle veya böyle o koltuğu muhafaza etmeyi Rahibe Teresa’nın söylediği gibi lambayı yanık tutmayı başarmıştır.
BAŞARAN ADAYLARI NEDEN MERAK EDİYOR?
Başkan gidecek, gidecek de gelecek olanlar varsa onlar neredeler gerçekten, ne yapıyorlar?
Ne zaman ortaya çıkacaklar?
Asıl sorulması gereken sorular bunlar diye düşünüyorum. Ancak bu soruyu delegelerin sormasını beklerken hiç ummadığım bir yerden başkandan geldi bu soru.
Başaran bey son günlerde basına verdiği demeçlerinde bu adayları soruyor. Bende bu soruyu neden sorduğunu başkana sordum.
“Neden merak ediyorsun? Madem gidiyorsun kim gelirse gelsin neden önemli senin için?” dedim. Hatta “böyle konuşunca bazı çevreler tarafından yanlış anlaşılıyorsun gittikten sonra uzaktan kumanda ile yöneteceği bir Türsab istiyor başkan şeklinde yorumlar yapılıyor” dedim.
Başkan bu sözlerime biraz kızgın cevaplar verdi. Adayların biran önce ortaya çıkmasında tekrar ısrar ederken ben araya girdim “Kimin aday olacağını sen biliyorsan o zaman sen söyle başkan” dedim.
O da bana sert bir şekilde “Kimin aday olacağını bilmiyorum ama kimlerin aday olmaması gerektiğini çok iyi biliyorum” dedi.
GEÇMİŞTE KAYBEDENLER ADAY OLMASIN!
Başkan bununla da kalmadı ve açık açık şunları söyledi.
“Geçmişte seçim kaybedenler tekrar başkan adayı olmasınlar onlar gerekli cevabı delegeden aldı yeniler gelsin” dedi. İsim vermedi ama birilerine mesaj yolladığı çok açıktı.
Gider ayak kendinden sonra o başkanlık koltuğuna oturacak olanlar için kendince bazılarına set çekiyor ön eleme yapıyor kriterler belirliyordu sanki. B
“Ben yoksam onlarda olmasın”” der gibiydi.
Aslında başkanın bu son sözlerini o an ben de pek önemsemedim. Cevap bile vermedim. Ancak sonradan kafama birşeyler takılmadı değil.
Bu yazıyı yazarken bilgisayarımın başına oturup biraz araştırdığımda keşke başkan bu son lafı söylemeseydi dedim.
Kısa süren bir araştırma ile Ulusoy’un Türsab’a başkan olmadan önceki bir seçimde kendi listesi delinip listesindekilerden de daha az oy alınca istifa ettiğini öğrendim. Yani bir nevi Askeri Müzedeki seçimi kaybetmiş. Duayen turizmcilerden de araştırdım acaba bilgiler doğru mu diye. Doğru olduğunu söylediler. Hatta o günkü konuşmasında başkanın konuya hiddetli bir şekilde yaklaştığını ve “Ben damdan düştüm bana doktor değil damdan düşmüş adam getirin” dediğini söyleyenler oldu.
SEÇİM KAYBETMEK HERŞEYİN SONU DEĞİL!
Ancak bu damdan düşme olayından sonra bir sonraki seçimlerde başkan seçilmiş Ulusoy. Belli ki düşme işinden ders çıkartmış pes etmemiş. Demek ki seçim kaybetmek herşeyin sonu değil çoğu zaman herşeyin başlangıcı olabiliyormuş.
Ancak şimdi neden insanların pes etmesini aday olmamasını istiyor anlamakta zorluk çekiyorum. Kaldı ki Türsab 1972 yılında 1618 sayılı yasa ile kurulmuş yarı kamu kurumu niteliğinde bir birliktir. Kendi yasası, yönetmeliği ve içtüzüğü olan bir kurumdur.
TÜRSAB’TA BAŞKANLIK KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR
Böyle bir kamu kurumuna başkan adayı olmak kimsenin tekelinde olmamalıdır. İsteyen herkes aday olabilir. Kimsenin kimseden bir icazet almasına da gerek yoktur. Zaten seçilip seçilmeme kararını delegeler verecektir.
Bir şeyi söylerken iyi düşünmek lazımmış. Atalarımız böyle durumlar için boşuna dememiş “Düşünmeksizin söylenen söz, nişan almaksızın tüfek atan avcıya benzer” diye. Bunun gibi bir şey olmuş başkanın bu sözleri...
Neyse yazı fazla uzadı şimdi esas meselemize gelelim. Yazıyı yazmamıza sebep olan esas meseleye…
Şunu söyleyebilirim ki başkanın haklı olduğu bir taraf var. Bence de adaylar çıksın ortaya.
Bu konuda bende başkanla aynı fikirdeyim. Türsab koltuğu, adaylığını son 15 günde açıklayacak kadar önemsiz bir koltuk değildir.
ULUSOY DA ADAYINI AÇIKLAMALIDIR
Türsab’ın Türk turizmindeki yeri ve önemi tartışılmaz bir gerçektir. Eğer Türsab başkanlığına adaylığını açıklayacaklar varsa zaman kaybetmeden biran önce ortaya çıkıp adaylıklarını açıklamalıdır.
Aynı şekilde Ulusoy’un da gönlünde bir isim var ise o da son günü beklemeden ivedilikle adayını açıklamalıdır.
Sadece açıklamakla kalmayıp neler yapacaklar, ne gibi projeleri var, neleri değiştirecekler, sektörün ve Türk turizminin geleceği için neler düşünüyorlar bunları da anlatmalıdırlar. Bunu bir başkası istediği için değil doğrusu bu olduğu için yapmalıdırlar.
Seçimlere 1 yıl gibi bir süre var. Bu süre seçim için ne uzun ne de kısa bir süredir. Çalışmalara başlamak için ideal bir süredir. M.Ferguson’un dediği gibi “Herhangi bir yerden veya her yerden başlayabiliriz. Yeter ki orada bir değişim olsun ve bu benimle başlasın” diyorsanız ortaya çıkın ve hemen çalışmaya başlayın. Türsab’ta seher vakti gelmiştir...



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.